logo
28 EYLÜL 2026

"24-25 yaşındaki isimlere genç diyoruz"

Beşiktaş'ın genç savunmacısı Serdar Saatçı, kendisiyle ilgili bilinmeyenleri anlattı. Takım arkadaşı Vida'dan çok şey öğrendiğini ifade eden 18 yaşındaki oyuncu, Ajax maçı öncesinde sakin olduğunu ancak Şampiyonlar Ligi müziğini duyunca heyecanının tavan yaptığını söyledi

01.02.2022 16:00:00
 
"24-25 yaşındaki isimlere genç diyoruz"
"24-25 yaşındaki isimlere genç diyoruz"
Beşiktaş'ın genç oyuncusu Serdar Saatçı, özel açıklamalarda bulundu.

Kariyerindeki ilk röportajı olduğu için hayatını anlatarak sözlerine başlayan Serdar, 'Bayrampaşa'nın Yıldırım mahallesinde doğdum. 5 kişilik bir çekirdek ailemiz var. Gerçi babaannem de var, o benim kraliçem olur. Bir abim var, bir de ikizim var. Annem 18 yaşında Sırbistan'dan tatile gelmiş. Teyzemi görmeye geldiğinde babamla karşılaşmışlar. Sonra tanışıp evlenmişler. 2000 yılında abim dünyaya geliyor, 2003 yılında da ben ve ikizim doğmuş. Çift yumurta ikiziyiz. Bana hiç benzemiyor. Ben sarışınım, kendisi turuncu. Babam 16 sene profesyonel futbolculuk yaptı. Futbol kariyerinin sonlarına doğru altyapılarda çalışmaya başladı. Nereye giderse biz de peşinden gidiyorduk' dedi.

'Babam beni sırtında taşıyordu'

Babası Sedat Saatçı'nın futbolu bıraktıktan sonra antrenör olduğunu söyleyen Serdar, 'Babam ben 10 yaşındayken Bayrampaşa'da çalışıyordu. U11 liginde antrenördü. 2002 doğumlular oynuyordu. Bana 'Oynar mısın' dedi. Sonra başladık oynamaya. Sonrasında Beşiktaş'tan Semih Sezerli izlemeye gelmişti. Arda Turan Tesisleri'nde oynamıştık. Babamla benim için konuşmaya gittiğinde babam 'Oğlum' demiş ve Semih hoca da 'Beğendik kendisini, Beşiktaş'ta denemek istiyoruz' demiş. Denemeye gittiğimde hayatımda ilk defa Bayrampaşa sınırları dışına çıkmıştım. 4 defa araç değiştirdik, tramvaya bindik derken gittik. Aslında çok kolaymış gitmesi ama sonra öğrendik. Babamla 15 gün üst üste gittik. Yaşım küçük olduğu için antrenman bittikten sonra Mecidiyeköy yokuşundan çıkıyorduk. Oraya da 'Cehennem yokuşu' diyorlarmış. Babam beni bazen sırtında taşıyordu yorulduğum için. Babama üzülüyordum beni sırtında taşıdığı için ve 'Baba imkanlar çok zor, ara verelim' dedim. Bir süre ara vermiştim ama 23 Nisan turnuvası vardı. Bizim yaş kategorisi de Fenerbahçe'ye yenilmişti. Babamı aradılar 'Serdar gelsin' dediler. Babam da bana 'Hayatın için bir karar vermen gerekiyor. Bu senin için bir başlangıç. Şimdiden pes edersen ileriyi göremezsin. Bu basamaklar henüz başlangıç. Tek tek çıkarken, bir sonraki aşamada da zorlanacaksın' dedi. Benimle birlikte gelmeye başladı. Kendisi de yaşadığı profesyonellik hayatından dolayı, bana güç veren kendisi. Ondan birçok şey öğreniyorum. Çok hırslı bir yapısı var. Kritik bir konuşma yaptı benimle. Beşiktaş serüvenimiz de böyle başladı. Bir müddet feda dedik, 3 sene babam benimle birlikte gelmeye başladı. Sonra yaşım büyüyünce tek başıma gitmeye başladım' açıklamasını yaptı.

'Doktor bana 'Bir daha futbol oynayamayabilirsin' dediğinde şok olmuştum'

Hayatında birçok dönüm noktası olduğunu söyleyen Serdar Saatçı, 'Hala da olacak. Altyapıdan gönderilmek istendim, sonra kaldım. Bana güvenen hocalar oldu. Sezonun başlamasına 10 gün kala tatilde ayağıma demir girmişti. Keşan'da hastaneye gittik ama dikiş yapabilecek hastane 2 saat uzaklıktaydı. Bir kadın yardımcı olmuştu bize. Bizi eve bırakmıştı arabasıyla. Babam da yanımızda değildi. Arabası olan kimse yoktu yanımızda. Şaban amca vardı. Benim için 2 saat yol gitmişti. Ayağımın altına kancayla dikiş atılmıştı. Doktor bana 'Spor yapıyor musun' dediğinde 'Futbolcuyum' demiştim ve 'Bir daha futbol oynayamayabilirsin' demişti. Donup kaldım, içim parçalandı. Şok olmuştum. Ayak tabanımda sinirlere yakın bir yere girmiş demir. Sonrasında dikişler tutmadı. Babamın Bulgar bir doktor arkadaşı vardı. Onun söylediğini yapıp bir süre batikonlu su yaptım ve yara kapandı. 3 ay antrenmanlara katılamadım. Sonra sahaya döndüm ama zaman istedim. Sekerek koşuyordum. Bastığım zaman korkudan dolayı ayağımın olmadığını hissediyordum. Sonrasında bir maçta stoper sakatlandı. Yedek kulübesinde tek stoperdim ve oyuna girdikten sonra toparlandığımı gördüler. Bu da bir dönüm noktası oldu. Sonrasında da köyde tatildeyken tırpanla ayağımı kestim. Çok yaramaz bir çocuktum ben. Ama o zaman sezona yetişmiştim. Artık tatillerde daha dikkat ediyorum' şeklinde konuştu.

'Şampiyonlar Ligi müziğini duyunca heyecanım tavan yaptı'

İlk maçına Türkiye Kupası'nda çıktığını ve çok heyecanlandığını söyleyen Serdar, 'Çok heyecanlıydım. Normalde terleyen bir insan değilim, vücut tipim öyle ama maç bittikten sonra kendimi tekrar televizyondan izledim ve tanıyamadım. O kadar çok gerilmişim ki, hayatımda ilk kez bu kadar terlediğimi gördüm' dedi. Şampiyonlar Ligi'ndeki Ajax mücadelesiyle ilgili de konuşan genç oyuncu, 'İlk kez büyük bir turnuvada ilk 11 başladım. Herkesin hayalini kurduğu bir atmosfer. Isınırken hiç heyecanım yoktu. Mert Günok abi sürekli bana yardımcı oluyordu, hep yanımdaydı. Maça çıkmadan koridorda beklerken de heyecanım yoktu ama Şampiyonlar Ligi müziği bir başladı, bende de heyecan başladı. Ajax'a karşı oynuyorsun, kendi liglerini domine ettiler. Maç başladıktan sonra bir iki müdahale yapınca kendimi toparladım. Anlatılamaz bu heyecan. Her zaman hayalini kuruyordum Şampiyonlar Ligi'nin. Hayal gibi değilmiş. Annem, babam sevinçten ağlamışlar. Maçı kaybettiğimiz için çok üzgündük ama fena bir performans sergilememiştim. Sonuçta Haller'e karşı oynamıştım. Ailem de çok sevinmişti' diye konuştu.

'Vida'dan saha içinde ve saha dışında çok şey öğreniyorum'

Sahada beraber oynadığı ve tip olarak da çok benzediği Vida hakkında konuşan Serdar, 'Birbirimize çok benziyoruz ama futbol tarzımız farklı. Çok kariyerli bir isim. Küçük yaşımdan bu yana stoperlere bakıyordum hep. Şampiyonlar Ligi'nde, büyük organizasyonlarda oynamış bir isim. İdmanlarda da çok beğeniyordum. Çok hırslı bir isim, kaybetmeyi sevmiyor. Futbolu hızlı oynamayı istiyor. İdmanda bile top durduğu zaman herkesi uyarıyor. Sadece bana değil her gence yardımcı oluyor. Antrenman bittikten sonra yemekte hep bir şeyler anlatıyor bize. O bana anlatıyor, ben de diğer arkadaşlara tercüme ediyorum. Annemden dolayı Boşnakça biliyorum ama tam bilmiyorum. Bazı kelimeleri de Vida'dan öğreniyorum. Ayrıca İngilizce dersleri de alıyorum. A takıma geldiğimden bu yana sahada nasıl durmam gerektiğini, müdahaleyi nasıl yapmam gerektiğini anlatıyor. Bunun dışında örnek aldığım isim babam. Babama 'Katil Sedat' diyorlarmış. Hayatımda gördüğüm en sert stoper. Aynı takımda oynadık beraber. Beni forvete geçirdi. Stoperlere göre aslında boyu kısa ama çok iyi sıçrıyor. Müdahaleleri de çok yerindeydi. Benim örnek aldığım isim babam. Ben forvet oynadığımda 6 gol attım ve rakibin stoperi sinirlenmişti ve bana sert müdahale etti. Babam da sinirlendi ve karşılık verdi' ifadelerini kullandı.

'Birkaç maçta daha oynamak isterdim'

Geçtiğimiz sezon yaşanan lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası'nın yanı sıra Süper Kupa'nın alınmasının kendisi için de önemli olduğunu söyleyen Serdar, Türkiye'de genç oyunculara çok şans verilmediğini de belirtti. Ülke olarak böyle bir kültüre sahip olunmadığını söyleyen Serdar, 'Bizde ülke olarak bu kültür yok. Biz 24-25 yaşındaki isimlere genç diyoruz, adamlar 16 yaşındaki oyunculara şans veriyorlar. Oyunculara güvenemiyoruz. Her zaman bir tereddüt içindeyiz. Oyuncuyu oynatırsam kaybedebilirim korkusu var. 3 kupa kazandık ama en üzgün olduğum nokta yalnızca Türkiye Kupası'nda oynamış olmamdı. Ama Sergen hoca her zaman doğru zamanı beklemiştir benim için. Sonrasında Altay maçı ve Ajax maçında forma giymiştim. Ama şampiyon olduğumuz sene birkaç maç daha oynayıp katkıda bulunmak isterdim' değerlendirmesini yaptı.

Kulübün başlattığı altyapı projesinin de genç oyuncuların önünü açacağını söyleyen Serdar, 'Benim hayalim Avrupa'da oynamak. Böyle bir potansiyelim olduğunu düşünüyorum. Ülkemi ve Beşiktaş'ı en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Her gencin hayali budur. Ama oynadıkça birileri sizi keşfeder. Kulübün projesi hayallerimize ulaşmamız için de çok önemli. Bu proje ilerledikçe ve kişi kendisini geliştirirken, hem Beşiktaş'a katkı olacaktır hem de altyapıdan geleceklerin önü açılmış olacaktır. Bu proje alttan gelen isimler için de önemli' dedi.

'Haksız bir galibiyet almak istemezdik'

Kayserispor maçında Hakem Ali Şansalan'ı uyararak topun kendisinden çıktığını söylemesiyle ilgili de konuşan genç oyuncu, 'Ben o gün maçın ardından da söylemiştim. Şerefimizle oynayıp hakkımızla kazanmayı öğrettiler bize altyapıda. Altyapı tesislerimiz eskiden kötü durumdaydı, konteynerde giyiniyorduk ama sonrasında çok değişim yaşandı. Tesisin her yerinde Beşiktaş marşı çalıyordu, büyük yazılarla hayatın bize altın tepside sunulmadığı yazılıyordu. Hocalarımız bize bütün yazıları okumamızı ve kafamızda yer etmesini istiyordu. Cem hocanın sözü çok güzeldi, 'Futbolunuz sizi bir yere getirir ama size zirve yaptıracak konu karakteriniz' diyordu. Bunu hiç aklımdan çıkarmıyorum. O gün saha içinde top bana çarptı ama sonrasını görmedim. Ama rakip o tepkiyi verince, bu yükü üzerime almak istemedim. Belki o pozisyon gol olsaydı haksız bir galibiyet alacaktık. Hiç gerek yoktu. Ben de gidip hakeme kararın değişmesi gerektiğini söyledim. Hakem ve Kayserispor'dan birkaç oyuncu beni tebrik etti' açıklamasında bulundu.

'İtalya'da oynamak isterim'

Fiziksel olarak artıları ve eksileri hakkında da konuşan Serdar, 'Artılarımı konuşmayı hiç sevmem. Ama eksiklerimi söylerim çünkü bunları kapatmam gerekiyor. Boyumun uzun olması benim için artı ama sıçrayışımın da iyi olması gerekiyor. Bunu geliştirmem gerekiyor. Benden iyi sıçrayan forvetler oluyor. Sahaya çıktığımda bana karşı oynayan bir forvetin benden üstün olmaması lazım. Beşiktaş'ın geçilmeyen bir stoperi var dedirtmem gerekiyor. Biraz sert ve hırslı olduğumu düşünüyorum. Mücadele etmeyi çok seviyorum. Tekmeye bile kafa atasım geliyor bazen. Biraz daha hızlanmam gerekiyor. Kısa mesafede çabuk olmam gerekiyor. Uzun mesafede rakibi yakalayabilirim ama kısa mesafede biraz daha çalışmam gerekiyor. Belime ağırlık bağlayarak çalışıyorum bunu. Vücut tipi olarak da biraz daha kaslanabilirim. Güçsüz değilim, çevik bir oyuncuyum' dedi.

Hayalinin İtalya Ligi olduğunu ve burada futbolun dişe diş oynandığını ifade eden Serdar Saatçı, boş zamanlarında da oda arkadaşı Emre Bilgin'le vakit geçirdiğini ve genelde tesiste spor yapıp İngilizce dersleri aldığını söyledi. Serdar son olarak Beşiktaş taraftarına mesaj göndererek, "Bize inanmaktan vazgeçmesinler. Biz yola çıkarken her zaman hedefimiz belliydi. Sahada tek amacımız Beşiktaş'ı en iyi şekilde temsil etmek. Yağmur çamur demeden stada gelen taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz. Sahaya çıktığımızda onları en iyi şekilde temsil edeceğiz' diyerek sözlerini tamamladı. İHA

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.