logo
28 EYLÜL 2026

57'nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57. Alay'a teslim edildi

Çanakkale Kara Savaşları'nın 111'inci yıl dönümü nedeniyle 57'nci Alay Vefa Yürüyüşü anma programı çerçevesinde Conkbayırı'ndaki Atatürk Anıtı'nda 57'nci Alay Sancağı 111 yıl sonra tekrar kurulan 57. Alay'a teslim edildi

25.04.2026 11:52:00
İHA
 
57'nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57. Alay'a teslim edildi
57'nci Alay Sancağı 111 yıl sonra kurulan 57. Alay'a teslim edildi
Tören, Atatürk Anıtı'na çelenk sunma töreniyle başladı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy tarafından anıta çelenk koyuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve saygı atışı yapılmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Ardından Kur'an-ı Kerim okundu ve şehitler için dua edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşmayı 57. Piyade Alay Komutanı Piyade Albay Şerif Kaan Aka yaptı.






Bugün bir kez daha birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla öreceğiz

Sözlerine hemen Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak'ın selamları ile başlayan Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, "Beyefendilerin selâm ve muhabbetlerini iletiyorum. Bugün burada, 57. Alay'ın manevi huzurunda sizlerle birlikte olmanın gururu içerisindeyim. Evlattan ecdada uzanan bu gönül köprüsünün taşlarını bugün bir kez daha birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhuyla öreceğiz. Bir milletin canını ve tüm varlığını feda ederek ortaya koyduğu iradeyi yeniden kuşanmak için buradayız. Burası sözün bittiği; cesaretin, dirayetin ve imanın konuştuğu Çanakkale. Burası aslanlar yatağı, kahramanlar yurdu. Burası sağına soluna bakmadan 'Ben de varım' diyerek öne atılanların, geri dönmeyi düşünmeyenlerin, bize bu toprakları yurt kılanların toprağı. Burada hâlâ ecdadın aziz hatırası nefes alıp veriyor, dağlar taşlar hâlâ o kahramanlara selâm duruyor! Biz de bugün gözünü kırpmadan şehadete yürüyen ecdadımızın bıraktıkları mirasın emanetçileri olarak buradayız. Allah'ın izniyle, dünya döndükçe bu mukaddes emanet nesilden nesle aktarılacak; bu milletin sorumluluk ve şuur sahibi evlatları ataların emanetini ötelere sadakatle taşıyacaktır" dedi.






Çanakkale hem bir ölçü hem de birliğimizin, cesaretimizin ve kardeşliğimizin öyküsü

Çanakkale'nin bir kardeşlik hikayesi olduğunu belirten Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, "Bu topraklarda hür ve başı dik bir şekilde yaşıyorsak, şanlı bayrağımız göklerde özgürce dalgalanıyorsa, ezan-ı Muhammediye semada yankılanıyorsa; bunu geri dönmeyi düşünmeyenlere borçluyuz. Bu sebeple Çanakkale yalnızca bir hatıra değildir. Çanakkale hem bir ölçü hem de birliğimizin, cesaretimizin ve kardeşliğimizin öyküsüdür. O gün burada omuz omuza düşmana karşı direnen ve bugün şehitlikte yine omuz omuza yatan; Türk, Kürt, Laz, Arap, Çerkez demeden birbirine kardeş olmuş bu toprağın evlatlarıdır. Şimdi karşımda aynı kardeşlik ruhuyla birbirine bağlanmış ve ecdadının manevi huzuruna koşmuş Türkiye'nin pırıl pırıl gençleri var. Sizler bugün bu yürüyüşte sadece adım atmıyor; bir milletin istikbalini, mazlumların ümidini omuzluyorsunuz. Sizinle iftihar ediyoruz" diye konuştu.






Bu millet, tarih boyunca en zor anlarda dahi geri adım atmamış

Türk milletinin tarih boyunca geri adım atmadığını vurgulayan Safa Koçoğlu Gürsoy, "Tarihin akışını değiştiren, mukaddesatı uğruna dünyaya meydan okuyan şehitlerimiz bizlere ebedî bir dava ve yüce istikbâl bırakmıştır. 57. Alay'ın kınalı kuzuları ve çelik yürekli aslanları ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıma sorumluluğunu omuzlarımıza yüklemiştir. Vazifemiz; şanlı mazimize sahip çıkmak, geleceğe değer katmak, Türkiye'yi her alanda daha ileriye taşımaktır. Gözlerinizdeki kararlılık, yüreğinizdeki vatan sevgisi; bu milletin istikbâlinin en sağlam teminatıdır. Unutmayalım ki bu millet, tarih boyunca en zor anlarda dahi geri adım atmamış, yeniden ayağa kalkmayı her defasında başarmıştır. Tarih, sorumluluktan kaçanları değil; sorumluluk alanları yazar. Burada bulunmanız bu yüzden asla bir tesadüf değil. Sizler bu mirası taşıyacak, bu bayrağı daha yükseğe çıkaracak nesilsiniz. Her biriniz bu şanlı hikâyenin devamısınız. Biz de artık sadece geçmişe bakarak değil, o geçmişten güç alarak geleceğe yürümek zorundayız" ifadelerini kullandı.






Konuşmasında gençlere seslenen Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, bu kadim topraklar sizden çok şey bekliyor. Size sonsuz güven duyuyor, atalarımızdan devraldığınız mirası daha ileriye taşıyacağınıza gönülden inanıyoruz" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Kalemiyle iz bırakan, bilgisiyle yön veren, cesaretiyle fark oluşturan bir gençlik olmak bu vizyonla mümkün. Bugün Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, dünyada hatırı ve sözü sayılır bir ülkedir. Türkiye'nin cesaretle yükselen sesi, diplomasideki başarı ve kararlılığı bugün dostlarımıza güven, hainlere ise korku ve derttir. Türkiye Yüzyılı; işte bu ruhun, bu iradenin ve bu kararlılığın adıdır. Bugün kendi savaş teknolojisini ve otomobilini üreten; İHA, SİHA'larıyla muazzam bir güce kavuşan güçlü ve bağımsız bir Türkiye var. Sizler de güçlü, bağımsız Türkiye'nin ve gönül coğrafyamızın ümit membaısınız. Başınız dik, bileğiniz bükülmez, yüreğiniz vatan sevdasıyla mayalanmış bir şekilde yarınlara yürümelisiniz. Hayal kurmaktan, ümit etmekten, inanmaktan ve adım atmaktan vazgeçmeyin. Türkiye'yi yarınlara güvenle taşıyacak olan sizin hayallerinizdir. Bize düşen ise o hayaller için gereken her imkânı sizinle buluşturmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak tüm imkânlarımızla Türkiye'nin gençlerini desteklemeye devam edeceğiz. Bir hilal uğruna toprağa düşen kahramanlarımızın ruhunu şâd edecek olan, sizin emanete sadakatle sahip çıkmanızdır. Emeğiniz, alın teriniz, idealleriniz ve hayallerinizle gönül coğrafyamızın ve 57. Alay'ın bugünkü neferleri sizlersiniz. Bu vatan için çarpışmak kadar çalışmak da mukaddestir. Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Malazgirt'te, 1453'te ortaya konan sarsılmaz irade bize bir şey fısıldar: inanın ve çabalayın. İşte bu ruhu kendinize yol belleyin. Sadece dinleyen değil, harekete geçen bir nesil olmalısınız. Bekleyen değil, üreten, takip eden değil, yön veren olmalısınız. İnanıyoruz ki bu ülkenin geleceği sizin cesaretinizle güzelleşecek. Size uzanan kötü emelli ellere, art niyetli fikirlere bilimle, sanatla, sporla 'dur' deyin. Attığınız her adımda ailenizin ve milletimizin hayır duası ve tüm imkânlarıyla devletimizin desteği sizinledir. Bu kadim topraklar sizden çok şey bekliyor. Size sonsuz güven duyuyor, atalarımızdan devraldığınız mirası daha ileriye taşıyacağınıza gönülden inanıyoruz. Aynı ruhla 81 ilden yola çıkıp ay yıldızlı bayrağımızı daha yükseğe taşıma gayretiyle buraya geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Yolunuz, bahtınız açık; Allah yâr ve yardımcınız olsun. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, istiklâl ve istikbâlimiz için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."








Konuşmaların ardından 57'nci Alay Sancağı'nı, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi öğrencilerinden Muhammed Şamil Cançelik, Adnan Yılmazbaş'tan 111 yıl sonra kurulan 57. Alay Komutanlığına son kez teslim edildi.

Anma programına, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Avukat Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, Gelibolu 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferhat Vural, kurum müdürleri, askeri erkan, siyasi parti temsilcileri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.