logo
05 MAYIS 2026

AB tiyatrosunda son perdeye doğru

08.12.2006 00:00:00
Hükümetimiz hala AB konusunda gerçeklerle karşı karşıya kalmaktan çekine dursun, oynanan AB tiyatrosunda son perdeye doğru yaklaşılmaktadır. Bu perde öğle bir perde ki "ya o yana, ya bu yana" hükmündedir. Daha açık bir ifadeyle yaklaşan son; ya AB ilişkilerinde, ya da ülkemizin toprak bütünlüğünün sonu hükmünde olacaktır. Bağımsız Türkiye Partisinin başlattığı Bağımsız Türkiye mitinglerinden bu hafta sonu Ankara'da düzenlenen toplantısının "Topraklar satılmasın, Türkiye Filistin olmasın" adı altında düzenlenmesi, meselenin ehemmiyeti açısından ayrı bir öneme sahiptir.Yapılan bu miting; senelerdir toprak bütünlüğümüzün tehlike altında olduğu noktasında yapılan uyarılara rağmen, satışa sunulan toprakların sınır tanımadan devam etmesine tepki niteliği taşımaktadır. Bu tepki milletimiz tarafından taraf bulmuştur. Tandoğan meydanındaki kalabalık bunun teyididir. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer'in veto ettiği vakıflar yasasının bazı maddelerinin gerekçeli kararı, aslında bu konuda gelinen noktanın vahametini açıkça ortaya koymaktadır. Gerekçeli kararın sadece bir maddesini aktararak, çıkarılan yasaların ulusumuzun toprak bütünlüğüne zarar ve Lozan'a aykırı maddeler içerdiğini ortaya koymaktadır. "Medeni Yasa'nın 101. maddesiyle getirilen kesin yasak karşısında, azınlık çoğunluk ayrımı yapılmadan cemaat vakfı türünde bir vakfın Türkiye'de kurulması hiçbir biçimde olanaklı değildir. Bu nedenlerle, eskiden kurulmuş cemaat vakıflarına, bu niteliklerini değiştirmemelerine karşın, ekonomik ve siyasal güç elde edecekleri biçimde yeni haklar ve ayrıcalıklar tanınmasını ve bunların mülhak vakıf statüsünden çıkarılarak yeni bir vakıf türü biçiminde yaşayan hukuksal varlıklar olarak sosyal yaşama katılmalarını sağlayacak düzenlemeleri, Lozan Antlaşması'yla, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerinin ortaya konulduğu anayasal ilkelerle, mevcut hukuk sistemiyle, Anayasa'nın ayrıcalıkları yasaklayan 10. maddesiyle ve ayrıca ulusal çıkarlarla ve kamu yararıyla bağdaştırmak olanaklı değildir." Verilen tüm tavizlere rağmen AB ile istenilen uyumu sağlayamayan hükümet, AB den gelen son "askıya alınma" meselesini bile içine sindirmiş görünmektedir. Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yaptığı açıklamayla insana "bu kadar pişkinliğe pes doğrusu" dedirtecek nitelik arz etmektedir.Almanya Başbakanı Merkel'in ortaya attığı ilişkilerin 1,5 yıllığına askıya alınması önerisi kendilerini fazla şaşırtmadığını dile getiren Sayın Çiçek, "Türkiye-AB ilişkileri açısından sürecin belli zorluklarının olacağı ifade edilmiştir. Yani zorluklarla karşılaşacağımız Türkiye açısından bir sürpriz değildir" dedi. Son olarak şunu söylemek gerekir. AB noktasında oynanan tiyatronun son perdesine yaklaşılmasına rağmen, eğer bu kadar vurdumduymaz tavırlar ve tavizler devam edecek olursa; Türkiye Cumhuriyeti Devleti için son perdelerin oynandığı sahneleri izliyor olabiliriz.  Dileğimiz odur ki, oynanan son perde; ülkemiz için değil, AB için son perde olur.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.