logo
07 MAYIS 2026

3 ilde 'güzellik merkezi' operasyonu: 14 gözaltı

Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, güzellik merkezleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 14 şüpheli gözaltına alındı

05.05.2026 10:11:00
İhlas Haber Ajansı
3 ilde 'güzellik merkezi' operasyonu: 14 gözaltı
3 ilde 'güzellik merkezi' operasyonu: 14 gözaltı
Tekirdağ merkezli 3 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, güzellik merkezleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı öne sürülen 14 şüpheli gözaltına alındı.






Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Süleymanpaşa ilçesinde faaliyet gösteren güzellik merkezinin vatandaşları "cazip kampanya" ve "uygun fiyat" vaatleriyle iş yerlerine çektiği, burada mağdurları karmaşık sözleşmelerle bağladığı tespit edildi.








Şüphelilerin işlem sırasında mobil bankacılık üzerinden kredi kartı şifrelerini ele geçirerek mağdurların hesaplarından yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği belirlendi.
Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucu şebekenin Elazığ, Afyonkarahisar, Çorum, Kırıkkale, İstanbul Silivri ve Niğde'deki şubeleri üzerinden de benzer faaliyetleri organize şekilde yürüttüğü tespit edildi. Soruşturma kapsamında MASAK raporları, HTS kayıtları ve güvenlik kamerası görüntüleri incelendi. 






Şüphelilere yönelik Tekirdağ merkezli İstanbul ve Çorum olmak üzere 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin ikametleri ve iş yerlerinde yapılan aramalarda suçta kullanıldığı değerlendirilen 16 cep telefonu, çok sayıda sim kart, 2 bilgisayar ile şirket kuruluş evrakları ve noter belgeleri ele geçirildi.

Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu

31 Aralık 2025 günü meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer, aradan geçen 4 ayın ardından ekipler tarafından bulundu

05.05.2026 14:44:00
İhlas Haber Ajansı
Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu
Bülent Gezer'in cansız bedeni 4 ay sonra bulundu
Artvin'in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025 günü meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer, aradan geçen 4 ayın ardından ekipler tarafından çığ altından çıkarıldı.






Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde yürütülen arama kurtarma çalışmalarında yeri tespit edilen Gezer'in cansız bedeni, ekiplerin yoğun çalışması sonucu bulunduğu noktadan çıkarıldı. Zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen sürdürülen çalışmalarda, çığ kütlesi altında kalan Gezer'e ulaşılmasının ardından dikkatli şekilde çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ekiplerin koordinasyonuyla bölgeden çıkarılan Bülent Gezer'in cenazesi, otopsi için Artvin Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.








31 Aralık 2025 günü Zekeriya köyünde meydana gelen çığda, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ve yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa yakalandı. Çobanlardan 3'ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, Suat Temel ile Kerimullah Azizullah'ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Bülent Gezer ise kaybolmuştu. Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları, bölgede artan çığ riski ve olumsuz hava şartları nedeniyle 3 Ocak 2026 tarihinde durduruldu. AFAD ekiplerinin bölgede sürdürdüğü ölçüm ve risk analizleri sonucunda çığ tehlikesinin azalmasıyla birlikte arama faaliyetlerine geçtiğimiz hafta sonu yeniden başlamıştı.

Vertigoyu tetikleyen 10 hata


 
Ülkemizde her 10 kişiden birinde görülen vertigo (baş dönmesi) son yıllarda hızla yaygınlaşıyor. Günümüzde yanlış yaşam alışkanlıklarının etkisiyle gençlerde de sık rastlanan vertigonun bir hastalık değil, önemli bir belirti olduğunu vurgulayan KBB Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, “Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresindeki nesnelerin döndüğünü, sallandığını veya hareket ettiğini hissetmesidir" dedi.

05.05.2026 08:14:00
MURAT ÇORBACI
Vertigoyu tetikleyen 10 hata
Vertigoyu tetikleyen 10 hata

KBB Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, vertigonun tek başına bir hastalık değil, altta yatan başka bir sağlık sorununun habercisi olduğunu kaydetti. KBB Uzmanı Doç. Dr. Sürmeli, günlük yaşantıyı olumsuz etkileyen hatta kişiyi eve hapsedebilen vertigoyu tetikleyen hataları anlattı...







Yüzde 85 iç kulaktan kaynaklanıyor ama!

Halk arasında baş dönmesi olarak bilinen vertigo yüzde 85 iç kulaktan kaynaklanırken, yüzde 15'i beyinle ilgili hastalıkların (migren, inme, tümörler, MS vb) belirtisi olabiliyor. Ancak baş dönmesi durumunda pek çok hasta, çoğu zaman hastanede hangi branşa başvuracağını bilemeyerek zaman kaybedebiliyor. KBB Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli bu konuda şöyle konuşuyor: "Baş dönmesi baş hareketleriyle tetikleniyorsa, kulak çınlaması, işitme kaybı veya kulakta dolgunluk hissi eşlik ediyorsa öncelikle KBB (Kulak Burun Boğaz) uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü bu belirtiler iç kulak kaynaklı bir soruna işaret eder. Ancak baş dönmesi şiddetli baş ağrısıyla geliyor, kolda-bacakta uyuşma/güçsüzlük, çift görme, konuşma bozukluğu, yutma güçlüğü gibi belirtiler eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden Nöroloji uzmanına başvurulmalıdır."







Tanı koymada gecikme yaşanabiliyor, çünkü…

Ülkemizde her 10 kişiden birinde vertigo görüldüğünü, ancak vertigonun her hastada aynı şekilde ortaya çıkmadığını belirten Doç. Dr. Sürmeli, bu durumun tanıyı zorlaştıran en önemli faktörlerden birisi olduğunu söylüyor. Doç. Dr. Sürmeli şöyle konuştu: "Hastalar şikayetlerini çoğu zaman 'her şey dönüyor', 'yürürken savruluyorum', 'yer ayağımın altından kayıyor' ya da 'sarhoş gibiyim' şeklinde ifade ediyor. Bazı hastalarda ise sadece sersemlik hissi, göz kararması veya dengesizlik ön planda olabiliyor. Bu nedenle her baş dönmesi aynı değildir ve detaylı değerlendirme gerektirir." Vertigonun çoğunlukla tedavi edilebilir ve yönetilebilir bir durum olduğunu belirten Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, "Doğru tanı, düzenli takip, önerilen egzersizlerin yapılması ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile vertigo ataklarını en aza indirmek mümkündür. Ancak vertigoyla birlikte nörolojik bulgular (uyuşma, güçsüzlük, bilinç kaybı, bayılma, konuşma bozukluğu, çift görme, şiddetli ve hiç geçmeyen baş dönmesi) eşlik ediyorsa, ani ve tek taraflı işitme kaybıyla geliyorsa, ileri yaşta ilk kez ortaya çıktıysa, hipertansiyon, diyabet hastalığı varsa, zaman kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulmalıdır" dedi.







Vertigoyu tetikleyen 10 hata!


"Klinik gözlemler ve araştırmalar; son yıllarda vertigo şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvuran kişi sayısında belirgin bir artış olduğuna işaret etmektedir" diyen KBB Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Sürmeli, günlük yaşamda yapılan bazı hatalı davranışların da vertigoyu tetiklediğini vurguladı.







Doç. Dr. Sürmeli vertigoyu tetikleyen 10 hatalı davranışı şöyle sıralıyor;
• Yataktan hızla kalkmak
• Başı ani çevirmek veya yukarı-aşağı sallamak
• Aşırı tuz tüketmek
• Yetersiz su içmek
• Uzun süre ekran başında hareketsiz kalmak
• Yeterli ve kaliteli uyumamak
• Düzensiz ve hareketsiz yaşam tarzı
• Stresi kontrol edememek ve anksiyete
• Düzensiz ve sağlıksız beslenme, öğün atlama
• Aşırı kafein ve alkol tüketmek

Siber zorbalık: Okul bahçesinden ekran karasına taşınan şiddet

Eskiden okul koridorlarında veya mahalle aralarında fiziksel bir temasla sınırlı kalan akran zorbalığı, dijitalleşen dünyayla birlikte kabuk değiştirdi

05.05.2026 00:26:00
Abdülkadir Gündoğdu
Siber zorbalık: Okul bahçesinden ekran karasına taşınan şiddet
Siber zorbalık: Okul bahçesinden ekran karasına taşınan şiddet
Eskiden okul koridorlarında veya mahalle aralarında fiziksel bir temasla sınırlı kalan akran zorbalığı, dijitalleşen dünyayla birlikte kabuk değiştirdi.

"Siber Zorbalık" adı verilen bu yeni nesil şiddet türü, artık okul zili çaldığında bitmiyor; akıllı telefonlar aracılığıyla çocukların en güvenli kalesi olan evlerine, hatta yatak odalarına kadar sızıyor.







Zil çalınca bitmeyen şiddet

Eğitim uzmanları ve psikologlar, zorbalığın mekân değiştirmesinin yarattığı tehlikeye dikkat çekiyor. Geleneksel zorbalıkta mağdur eve gittiğinde şiddetten uzaklaşabilirken, siber zorbalıkta taciz 7/24 devam ediyor.







Sosyal medya platformları, oyun sohbetleri ve anlık mesajlaşma grupları üzerinden yürütülen bu süreç; dışlama, aşağılama, izinsiz fotoğraf paylaşımı ve sahte hesaplarla karalama gibi yöntemlerle yapılıyor.






"Görünmez yaralar" akademik başarıyı vuruyor

Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, dijital şiddetin fiziksel şiddet kadar iz bıraktığını vurguluyor. Yapılan araştırmalara göre, siber zorbalığa maruz kalan çocuklarda:







Özgüven kaybı ve sosyal izolasyon,

Uyku bozuklukları ve yoğun anksiyete,

Okula gitme isteğinde azalma ve akademik başarıda ani düşüşler gözlemleniyor.

Siber zorbaların en büyük silahı ise "anonimlik". Kimliğini gizleyen saldırganlar, ekranın sağladığı sahte cesaretle çok daha acımasız davranabiliyor.







Klavye başındaki tehlikeye karşı "dijital empati"

Haber merkezimize konuşan eğitimciler, çözümün sadece yasaklarda olmadığını belirtiyor. Uzmanlar, ailelerin çocuklarıyla "yargılamadan" iletişim kurması gerektiğini savunurken, şu önerilerde bulunuyor:

"Çocuklara dijital ayak izinin kalıcılığını ve ekran başındaki davranışların gerçek dünyadaki sonuçlarını öğretmeliyiz. Dijital okuryazarlık, matematik kadar temel bir ihtiyaç haline geldi."







Mağdurlar ne yapmalı?

Uzmanlar, siber zorbalığa maruz kalan gençlere şu üç temel adımı öneriyor:

Cevap Vermeyin: Zorbanın amacı tepki almaktır, sessiz kalarak bu döngüyü bozun.

Kanıt Toplayın: Yapılan tacizlerin ekran görüntülerini alarak kayıt altında tutun.







Yardım İsteyin: Durumu vakit kaybetmeden güvenilir bir yetişkinle, öğretmenle veya aileyle paylaşın.

Emniyet birimleri de siber zorbalığın bir suç olduğunu ve ciddi hukuki yaptırımlarının bulunduğunu hatırlatarak, aileleri bilişim suçları konusunda duyarlı olmaya davet ediyor.

Mayıs ayında 60 santimetre kar yağdı

Düzce'nin yüksek rakımlı bölgelerinde mayıs ayında aniden bastıran kar yağışı sonucu kar kalınlığı 60 santimetreye ulaştı. Ekipler, ulaşımın aksamaması için yayla ve köy yollarında kar küreme çalışmalarına başladı

04.05.2026 13:30:00
İHA
Mayıs ayında 60 santimetre kar yağdı
Mayıs ayında 60 santimetre kar yağdı
Bölgede hava sıcaklıklarının aniden düşmesiyle Düzce-Bolu sınırında yer alan 1485 rakımlı Sinekli Yaylası'nda gece saatlerinde başlayan kar yağışı, aralıksız devam etti. Bahar mevsiminde kış manzaralarının yaşandığı bölgede kar kalınlığı kısa sürede 60 santimetreye ulaştı. Görüş mesafesinin de düştüğü yaylada, vatandaşlar mayıs ayında yağan yoğun kar karşısında hazırlıksız yakalandı.






Bölge sakinlerinden Mehmet Albayrak, yağışın etkisini sürdürdüğünü belirterek, "Bugün 4 Mayıs 2026 Pazartesi. Geceden beri kar yağışı devam ediyor. Rakım bin 485, Düzce-Bolu sınırı. Kar seviyesi 60 santimetreye ulaştı ve yoğun şekilde yağmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.








Ekiplerden sürücülere kış lastiği ve zincir uyarısı

Kar yağışının etkili olduğu bölgelerde Düzce İl Özel İdaresi ekipleri harekete geçti. Yayla ve köy bağlantı yollarının kapanmaması için ekipler tarafından kar küreme ve tuzlama çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.








Ulaşımda aksama yaşanmaması ve vatandaşların mağdur olmaması için bölgede yoğun mesai harcayan yetkililer, yüksek kesimlere çıkacak sürücüleri tedbirli olmaları, araçlarında mutlaka kış lastiği ve zincir bulundurmaları konusunda uyardı.






Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi

İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik'teki kabri başında yad edildi

03.05.2026 15:58:00
İhlas Haber Ajansı
Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi
Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi
İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik'teki kabri başında yad edildi






Program, Eşrefzade Camii bahçesinde sela okunması ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Eşrefoğlu Rumi'nin 14'üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan "Bazı kişiler, evliyaların kabrinde 'ne buluyorsunuz diye' bizleri tenkit ediyor. Biz büyüklerin kabirlerinde türbelerinde Allah'a halimizi arz ediyoruz. Onlardan feyz alıyoruz. Büyüklerin kılıcı kabre girdikten sonra daha keskin oluyor. Onun için biz Allah'a olan halimizi arz etmek için onun sevgililerini vesile kılıyoruz. Bugün Çin'de yaşayan Kadiriler Türkiye'ye, Bursa'ya, İznik'e gelip Eşrefzade Abdullah Rumi, Abdülkâdir Geylânî'nin izlerini sürüyor, onların türbelerini arıyor" dedi.






Her dönemde insanları ilahi aşka kavuşturan Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi zâtların mevcut olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "Buraya gelen davetliler, 6 asır önce onun beyitleriyle sözleriyle buraya çağrıldılar. Onlar Allah dostları aşkı, yaradanı anlattılar. Onun için burada olanlar özel davete icabet edenlerdir" dedi.






İznik Kaymakamı Arif Karaman konuşmasında etkinliğin önemine dikkat çekerken her yıl geleneksel olarak gerçekleşmesinde emeği geçen İznik Belediyesi'ne teşekkür etti.
İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte gerçekleştirdiği konuşmasında, "2015 yılından bu yana devam eden anma programlarımızda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Niyet edip buraya gelen herkes, isimlerinin önünde ne unvan olursa olsun buraya gelerek bu güzel ortamın bereketinden nasiplenmek istiyoruz" diye belirtti.
Programda ayrıca İznik Belediyesi tarafından günün anlam ve önemine binaen hazırlanan köfteli çorba katılanlara ikram edildi.






Programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumi'nin 14'üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan, belediye başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda misafir katıldı.İHA

DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı

DİSK üyeleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı

01.05.2026 09:35:00
İHA
DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı
DİSK Taksim Anıtı'na çelenk bıraktı
DİSK, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı. Törene DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu'nun yanı sıra sendika üyeleri katıldı.






Törende konuşan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, "Bugün, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü. Bugün Türkiye'nin dört bir yanında, meydanlarda ve dünyanın dört bir yanında işçiler, emekçiler ve dünyanın bütün değerlerini ve güzelliklerini üretenler, alanlarda, meydanlarda olacağız. Bugün, 1 Mayıs günü, yılın 1 günü dünyanın tüm değerlerini üreten işçiler, alanlarda, meydanlarda, taleplerini, mücadele hedeflerini, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi, dünyaya en yüksek sesimizle ifade edeceğiz ve mücadele kararlığımızı emeğin Türkiye'sini ve emeğin dünyasını kurma kararımızı, coşkumuzu bir kez daha ifade edeceğiz. Dünyanın gözü kulağı, Taksim Meydanı'ndadır. Taksim Meydanı, 1 Mayıs Meydanıdır" şeklinde konuştu.








Grup yapılan basın açıklamasının ardından Taksim'den ayrıldı.

Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi

TEM Otoyolu'nun Ankara istikametinde 6 tır karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kaza nedeniyle otoyolda trafik durma noktasına geldi

30.04.2026 19:57:00
İhlas Haber Ajansı
Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi
Kocaeli TEM'de 6 tır birbirine girdi
Kocaeli'de TEM Otoyolu'nun Ankara istikametinde 6 tır karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. Kazada yaralanan olmazken, otoyolda trafik bir süre durma noktasına geldi.






Kaza, saat 17.00 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Alikahya Cumhuriyet Mahallesi mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Aynı yönde ilerleyen 6 tır, henüz bilinmeyen nedenle zincirleme kazaya karıştı.








Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, tırlarda maddi hasar meydana geldi. Kaza sebebiyle TEM Otoyolu'nun Ankara yönünde ulaşım yaklaşık yarım saat aksadı.








Ekipler tarafından yolda temizlik çalışması yapılırken, trafik bir süre kontrollü olarak sağ şeritten sağlandı. Sol şeritte bulunan tırların kaldırılması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?

Beykoz’da 26 Nisan’da ormanlık alanda çıkan yangın, uzunca bir çabadan sonra söndürülmüştü. Bu üzücü olay, aslında doğanın bize her bahar sonunda gönderdiği sert bir uyarı mektubu gibi. Nisan ayında bile rüzgarın etkisiyle yeniden alevlenen bir yangın, asıl sıcakların hüküm süreceği Temmuz ve Ağustos ayları için "tetikte olun" mesajı veriyor

30.04.2026 19:32:00
Hasan Gündoğdu
Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?
Orman yangınları tehlikesi yine başlıyor: Ne kadar hazırlıklıyız?
Türkiye, jeopolitik konumu ve iklim kuşağı gereği orman yangınlarına en hassas bölgelerden biri. Peki, bu kaçınılmaz döngüye karşı gerçekten ne kadar hazırlıklıyız?






Türkiye'nin mevcut hazırlık durumu: Neredeyiz?

Son yıllarda yaşanan büyük felaketler (özellikle 2021 yangınları), Türkiye'nin yangınla mücadele doktrininde köklü değişikliklere yol açtı.

Hava gücü: En büyük tartışma konusu olan uçak ve helikopter filosu, geçmiş yıllara göre daha sürdürülebilir bir modele geçti. Kiralık araçların yanına Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı envanterindeki araçların entegrasyonu sağlandı.

Teknoloji kullanımı: İHA'lar (İnsansız Hava Araçları) bu konuda en güçlü yanımız. Yangını dumanı yükseldiği an tespit etmek, ekipleri nokta atışı yönlendirmek konusunda dünya standartlarındayız.

Yapay zeka destekli erken uyarı: Meteorolojik verileri (nem, rüzgar, sıcaklık) analiz ederek "risk haritaları" üzerinden önleyici konuşlanmalar yapılıyor.






Eksiklerimiz ve "yumuşak karnımız"

Sadece araç ve personel sayısını artırmak, yangını durdurmaya yetmiyor. Hala iyileştirilmesi gereken kritik noktalar var:

Yerel koordinasyon ve gönüllülük: Yangın çıktığında bölge halkı yardım etmek istiyor ancak profesyonel eğitim almamış kalabalıklar bazen müdahaleyi zorlaştırabiliyor. Mahalle bazlı "eğitimli gönüllü" ağımız hala yeterince yaygın değil.

Orman-yerleşim yeri arayüzü: Beykoz örneğinde olduğu gibi, yerleşim yerlerinin orman içine girdiği bölgelerde "tampon bölge" eksikliği var. Evlerin dibine kadar gelen kuru otlar ve ağaçlar, yangının yerleşim yerlerine sıçramasını hızlandırıyor.

Biyolojik çeşitlilik ve monokültür: Tek tip ağaçlandırma (örneğin sadece çam dikilmesi), yangının bir "ateş fırtınasına" dönüşmesini kolaylaştırıyor.






Geçmiş hatalardan çıkarılan dersler

Geçmişte yapılan en büyük hata, yangını sadece "söndürülmesi gereken bir alev" olarak görmekti. Oysa yangın yönetimi bir bütündür:
İletişim kazaları: Sosyal medyadaki bilgi kirliliği, sahadaki ekiplerin moralini ve lojistiği etkiliyordu. Valilik ve OGM'nin daha şeffaf ve anlık bilgilendirme yapması bu hatayı gidermeye başladı.

Lojistik planlama: Geçmişte su tankeri ve personel sevkiyatında yaşanan tıkanıklıklar, artık "Yangın Yönetim Merkezleri" üzerinden daha dijital bir şekilde takip ediliyor.

Restorasyon hataları: Yanan alanları hemen dozerle düzlemek yerine, doğanın kendi kendini yenilemesine izin vermek (doğal gençleştirme) artık daha fazla tercih edilen bir yöntem.






İdeal hazırlık nasıl olmalı?

Yangın sezonuna girmeden önce şu stratejik adımlar "hayat kurtarıcı" olacaktır:

"Savunulabilir alan" oluşturma: Orman içindeki veya kenarındaki yerleşim yerlerinde, binaların çevresindeki yanıcı materyaller (kuru dal, ot, çöp) temizlenmeli.

Gece görüşlü müdahale: Beykoz'da gördüğümüz gibi, yangınlar gece de devam eder. Gece uçuş kabiliyeti olan hava araçlarının sayısı ve bu konudaki pilot eğitimi artırılmalı.

Karma orman yapısı: Yanan alanların rehabilitasyonunda, yangına daha dirençli olan geniş yapraklı (meşe, palamut vb.) türler ile iğne yapraklı türlerin karıştırıldığı "yangın bariyeri" ormanlar kurulmalı.

Halkın bilinçlendirilmesi: Yangınların %90'ı insan kaynaklı. Sadece piknik yasağı değil; anız yakma, cam kırıkları ve sigara izmaritleri konusunda çok daha sert denetimler ve eğitici kampanyalar şart.






Türkiye teknik donanım olarak eskiye oranla çok daha güçlü, ancak orman yangınlarıyla mücadele sadece itfaiyenin değil, topyekun bir toplumun görevidir. Beykoz'daki yangın, doğanın bize "Hazırlanın, sıcaklar geliyor" uyarısıdır. Bu uyarıyı ciddiye almak, sadece ağaçları değil, geleceğimizi kurtarmaktır.

Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü

Protokolle, eğitim ve staj programlarından akademik çalışmalara, araştırma projelerinden ortak bilimsel etkinliklere uzanan geniş bir çerçevede iş birlikleri hayata geçirilecek

30.04.2026 19:07:00
Haber Merkezi
Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu ile Anadolu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü
Basın İlan Kurumu (BİK), kamu-akademi iş birliği vizyonu doğrultusunda üniversitelerle yürüttüğü ortaklıklara bir yenisini daha ekleyerek Anadolu Üniversitesi ile iş birliği protokolü imzaladı.

Protokol ile eğitim, uygulama ve sektör deneyimini bir araya getiren çalışmaların hayata geçirilmesinin yanı sıra öğrencilerin mesleki yetkinliklerinin artırılması ve medya alanındaki nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor.

Protokol, öğrencilere önemli fırsatlar sunacak

İmza töreninde konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, protokolün özellikle iletişim ve basın-yayın alanında öğrencilere önemli fırsatlar sunacağını belirtti.
Rektör Adıgüzel, "İletişim bilimleri alanındaki güçlü birikimimizle, sektörle daha yakın temas kurmayı önemsiyoruz. Genel Müdürümüzle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda medya ve iletişim alanında yapılabilecek ortak çalışmaları değerlendirdik ve bu iş birliği protokolünü hayata geçirdik. Bu adımla birlikte başta basın-yayın alanı olmak üzere öğrencilerimizin sektöre hazırlanması ve istihdam olanaklarının artırılması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.

İş birliği, sektöre geçişte köprü işlevi görecek

Türkiye'nin en köklü üniversitelerinden biri olan Anadolu Üniversitesi'nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiren Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ise "İki köklü kurum arasında kurulan bu iş birliğinin; Eskişehir'deki yerel medya için olduğu kadar Üniversitede eğitim gören öğrencilerin sektöre daha hızlı uyum sağlamaları açısından da önemli bir köprü işlevi göreceğine inanıyoruz. Amacımız genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırmaktır" şeklinde konuştu.






Akademik ve mesleki iş birlikleri geliştirilecek

Genel Müdür Çay ve Rektör Adıgüzel'in imza attığı protokol çerçevesinde taraflar; sertifika programları, eğitim programları, seminer, çalıştay, konferans, uygulamalı eğitim, araştırma projeleri ve benzeri somut akademik ve mesleki iş birliği faaliyetleri gerçekleştirecek.

Eğitim materyallerinin geliştirilmesi, karşılıklı uzman desteği sağlanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda özel eğitim programlarının tasarlanmasının yanı sıra öğrencilerin, akademisyenlerin ve kurum personelinin yer alacağı eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk projeleri yürütülmesi de protokol kapsamında yer alıyor.

Staj ve uygulamalı eğitim imkânı

Anadolu Üniversitesi öğrencileri, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Basın İlan Kurumu bünyesinde uygulamalı eğitim ve staj imkânından yararlanabilecek. Staj programları, akademik takvimle sınırlı ve eğitim amaçlı olarak yürütülecek.

Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü Senato Odası'nda gerçekleştirilen imza törenine Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, BİK Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren de katıldı.













Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı

Bursa'nın Gürsu ilçesinde genç avukat Hatice Kocaefe'nin hayatını kaybettiği silahlı saldırının faili yakalandı. 5 milyonluk alacak davası nedeniyle çıktığı öne sürülen olayda dehşet anları kameraya yansırken, şüpheli Hakkı Ç., Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

30.04.2026 12:29:00
İHA
Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı
Bursa'da 25 yaşındaki avukatı öldüren şüpheli yakalandı
Olay, 29 Nisan saat 17.00 sıralarında Ağaköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Elif Ç.'nin 5 milyon liralık plastik meyve kasası alacağı nedeniyle açılan davayı geri çekmemesi üzerine taraflar arasında gerilim yaşandı. Avukat Hatice Kocaefe'nin yürüttüğü davada geri adım atılmaması sonrası şüphelinin tehditlerde bulunduğu ileri sürüldü.






Olay günü araçla bölgeye gelen şüpheli, depodan çıkıp yola doğru yürüyen baba ve iki kız kardeşin önünü keserek otomobilin içinden ateş açtı. Saldırıda Elif Ç. dizinden yaralanırken, Hatice Kocaefe göğsüne isabet eden kurşunla ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç avukat tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.








Saldırı anı güvenlik kameralarına yansırken, görüntülerde aracın yaklaşarak ateş açtığı ve iki kardeşin yere yığıldığı anlar net şekilde görüldü.








Olay sonrası kaçan şüpheli Hakkı Ç., Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin titiz çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma Asayiş Şube Müdürlüğü'nde sürüyor.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.