logo
19 MAYIS 2026

ABB iddianamesi hazırlandı

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin 2021-2024 yılları arasında yaptığı konser harcamalarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 5'i tutuklu 14 şüpheli hakkında, "nitelikli zimmet" suçundan iddianame hazırlandı. Bilirkişi raporuna göre belediyeden firmalara toplam 154 milyon 453 bin 221 lira aktarıldığı ifade edilerek, konser alımlarının piyasa rayiç bedelinin çok üzerinde bedellerle yapıldığı anlatıldı

10.10.2025 14:10:00
İhlas Haber Ajansı
ABB iddianamesi hazırlandı
ABB iddianamesi hazırlandı
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlere ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, "görevi kötüye kullanma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçundan gözaltına alınan 14 kişiden 5'i , "ihaleye fesat karıştırma" ve "zimmet" suçlarından tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 14 kişi hakkında "nitelikli zimmet" suçundan 31 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi.

İddianamede ABB Kültür ve Sosyal İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen farklı tarihlerde sanatçıların sahne aldığı toplam 32 konserde yüklenicilere ödenen bedellerin piyasa rayiç fiyatlarının üzerinde olduğu iddia edildi. İddianamede Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Hacı Ali Bozkurt'un 2020 yılında göreve gelmesinin ardından konser işlerinin sayısında hızlı şekilde artış olduğu tespitine yer verildi.

"Toplam 365 milyon 576 bin 155 lira bankadan çekilerek izi kaybettirildi"

İddianamede yer alan MASAK raporuna göre; sanıklar Selahattin Çelikkaya ve Onur Evren'e ait şirketler arasında yüksek miktarlarda para aktarımı olduğu, şüpheli Onur Evren'in şirketi hesabında toplanan paraların üçüncü şahıslara şüpheli faturalarla bankacılık sisteminden çıkardıkları ve ayrıca Evren Teknik isimli firma adına kayıtlı hesaplardan toplam 365 milyon 576 bin 155 lira nakit paranın bankadan çekilerek paranın izini kaybettirdikleri belirtildi.

"Şirket uhdesine 51 milyon 68 bin 937 lira geçirildi"

Enfest Organizasyon Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ortaklarından sanık Selahattin Çelikkaya'nın 12 adet konser ihalesinden belediyeden 93 milyon 367 bin 400 lira aldığı, bu işlemlerde şirket uhdesine geçirilen fazla paranın ise 39 milyon 641 bin 579 lira olduğu tespit edildi. Teknik Grup Müzik Org.Ltd.Şti.'nin sahibi sanık Onur Evren'in toplam 6 adet konser hizmeti aldığı, bu konserler için Belediye'den 56 milyon 991 bin 400 lira para aldığı, bu işlemlerde şirket uhdesine geçirilen paranın ise 20 milyon 453 bin 74 lira olduğu tespit edildi. Onur Evren'in eşinin sahip olduğu Universe Production Org.San.ve Tic.Ltd.Şti. üzerinden ise vekalet ile toplam 5 adet konser hizmeti aldığı, konserler için bu şirketin Belediye'den 80 milyon 300 bin lira para aldığı, bu işlemlerde şirket uhdesine geçirilen fazla paranın da 51 milyon 68 bin 937 lira olduğu kaydedildi.

Onur Evren'in, Bozkurt'un belediyedeki makam odasına giderek yapılması gereken konserleri aylar öncesinden diğer şüpheli Çelikkaya ile birlikte belirledikleri de iddianamede yer aldı. MASAK raporuna göre de Çelikkaya ve Onur Evren'e ait şirketler arasında yüksek meblağda para aktarımı olduğunun tespit edildiği, şüpheliye ait Enfest Organizasyon unvanlı firmadan 156 milyon 781 bin 560 lira, Festiva Organizasyon unvanlı firmadan 64 milyon 504 bin 140 bin lira olmak üzere toplam 221 milyon 285 bin 700 lira paranın Onur Evren'e ait Evren Teknik isimli firmanın hesabına gönderildiği bilgisi yer aldı.

İddianamede ayrıca Melek Mosso konseri için teknik şartname hazırlanmadan önce pro forma fatura düzenlendiği, bunun da işlemlerin önceden kararlaştırıldığını gösterdiği belirtildi. Konser alımlarında piyasa araştırması yapılmadığı, ihale işlemlerinin yalnızca tek firmadan alınan pro forma faturalarla usulen tamamlandığı ifade edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bilirkişi raporuna göre belediyeden bu firmalara toplam 154 milyon 453 bin 221 lira aktarıldığını ifade ederek, konser alımlarının piyasa rayicinin çok üzerinde bedellerle yapıldığını ve nitelikli zimmet suçunun işlendiğini değerlendirdi. İddianamede, kamu görevlilerinin görevleri gereği koruma ve gözetimindeki kamu parasını kendi veya başkası yararına kullanarak firmaların lehine zimmetlerine geçirdikleri, eylemlerin farklı tarihlerde aynı amaçla gerçekleştirildiği gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği ifade edildi.

"31 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi"

İddianamede, sanıklardan eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili ve Daire Başkan Vekili Haluk Erdemir, eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon Şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon Şirketi ortağı Selahattin Çelikkaya, Universe Prodüksiyon Şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon ortağı Kaan Alp ile ABB çalışanı Celal Akbaş hakkında, 'zincirleme şekilde nitelikli zimmet' suçundan 31 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi.

Ayrıca belediye çalışanları Arda Akman, Alp Aykut Çıngır, Kurtuluş Bakır, Eren Demir, Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon Şirketi sahibi Üstün Alpay hakkında ise, "nitelikli zimmet' suçundan 18'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri

Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

19.05.2026 19:43:00
İhlas Haber Ajansı
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Komandolardan 19 Mayıs'a özel nefes kesen gösteri
Kastamonu'da 19 Mayıs kutlamalarında sahne alan jandarma komandoları, vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.

Kastamonu'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Kuşcu, "Milletimizin bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, umutların yeniden filizlendiği, tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın 107. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.

Atatürk'ün bu anlamlı günü gençlere emanet etmesinin tesadüf olmadığını belirten Kuşcu, gençlerin ülkenin geleceğinde sanat, spor, kültür, bilim ve teknoloji alanlarında önemli görevler üstleneceğini ifade etti.

Öğrenciler tarafından şiirler okundu, spor ve halk oyunları gösterileri sergilendi. Yaklaşık 350 öğrencinin katıldığı gösteriler, tribündeki vatandaşlardan alkış aldı.

Kutlamalarda en büyük ilgiyi ise Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliği'nin gösterisi gördü. Komandoların silahlı hareketleri, kule inişi, yakın dövüş ve senaryo destekli operasyon gösterileri izleyenlerden beğeni aldı. Nefes kesen gösteriler sırasında heyecan dolu anlar yaşandı. Vatandaşlar, komandoların performansını cep telefonu kameralarıyla kaydetti.

Programa Vali Meftun Dallı ve il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni

Partisinin Ankara Gençlik Kolları tarafından organize edilen coşkulu 19 Mayıs şöleninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Milli kimliğimizi kaybedersek vatanımızı da kaybederiz” dedi

19.05.2026 12:10:00
Haber Merkezi
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
BTP’den coşkulu 19 Mayıs şöleni
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ankara Gençlik Kolları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı düzenlenen programla kutladı. Kutlama programına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program şölen havasında geçti. Hep birlikte söylenen marşlar salonda büyük coşku oluştururken, Hüseyin Baş dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin kıyamet sabahına kadar var olacağını söyleyen BTP lideri Baş, şöyle konuştu:






"19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlamak için buradayız. Türkiye, tarihinde bu kadar şanlı ve büyük başarıların olduğu tek ülkedir. Biz millet olarak birliğimizi tesis etmeyi başarırsak, bizi bölüp parçalamaya çalışan bütün dış mihraklara en şiddetli biçimde karşı durursak, kıyamet sabahında şu dünya üzerinde bir tane devlet ayakta kalırsa o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak arkadaşlar, bundan hiç endişeniz olmasın. Tarihin en büyük adamlarından biri Mustafa Kemal Atatürk'tür. Onun gibi tutkuyla hatırlanan ve anılan başka bir örnek de hiçbir yerde bulamazsınız."






"Evlerinize bayrak asın"

Prof. Dr. Haydar Baş'ın milli bayramlarda ifade ettiği, "evlerinize bayrak asın" tavsiyesini hatırlatan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bu milli bayramlar bizler için, bizden sonra gelen nesiller için, evlatlarımız için; Atamızı, cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına en önemli günlerdir. O yüzden ebedi liderimiz merhum Haydar Baş her zaman milli bayramlar için bize bir öğütte bulunurdu ve 'Evlerinize bayrak asın. Eğer evlerinize bayrak asmazsanız başka ülkelerin askerleri gelir sizin evinize kendi bayraklarını asar' derdi. Biz de bu motivasyonla, bu kararlılıkla, bu inançla ve bu bilinçle milli bayramları layıkıyla kutlamaya devam edeceğiz arkadaşlar" şeklinde konuştu.






19 Mayıs 1919 öncesi Anadolu'nun durumuna dikkat çekti

Ankara'daki 19 Mayıs şölenindeki konuşmasında, "19 Mayıs 1919'da Anadolu işgal edilmiş, Sevr Anlaşması imzalanmıştı. İstanbul, payitaht işgal altındaydı" diyen BTP lideri Baş, şunları söyledi:

"Hiç kimsenin yarınlara dair bir umudu yoktu. Herkes mevcut durumu kabullenmiş, yeni bir yönetim ve yöntem oluşturmaya çalışıyordu. O dönem bir adam çıkıyor. Bütün dünya onu 1915 Çanakkale'den tanıyor. Yıllar sonra Mahatma Gandhi bile 'Atatürk İngilizleri yenene kadar biz tanrıyı İngiliz zannediyorduk' diyor. Atatürk, 16 Mayıs'ta Sarayburnu'ndan gemiye biniyor ve Samsun'a doğru yola çıkıyor. Mustafa Kemal, Samsun'a ayak basıyor ve o büyük yürüyüş orada başlıyor. Yaklaşık 3,5 yıl süren, çok büyük yokluklarla ve acılarla dolu bir milli mücadele başlatıyor. O mücadeleyi kazanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak devleti yeniden ayağa kaldırıyor."






"Atatürk devletin mülkiyetini vatandaşa verdi"

Atatürk'ün kendi saltanatını ilan edebilecek gücü varken, milletimize cumhuriyeti hediye ettiğine dikkatleri çeken Hüseyin Baş, "Atatürk kendi saltanatını ilan etme imkânı olan bir insan olmasına rağmen, 'Hayır, bu devletin yönetim biçimi cumhuriyet olacak' diyor. Nedir cumhuriyet arkadaşlar? Devletin mülkiyetini vatandaşa vermektir. Meclis'te kocaman yazar; 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' Atatürk bunu yaptı. Bu kadar önemli bir günü bayram ilan edip Türk gençliğine armağan etti" dedi.






"Biz bir medeniyeti muhafaza etmek için çalışıyoruz"

Türk gençliğinin Türkiye'yi korumak ve bağımsızlığımızı muhafaza etmek için her daim tetikte olması gerektiğini kaydeden BTP Genel Başkanı Baş, şu ifadeleri kullandı: "Buradan Türk gençliğine düşen bir vazife var değerli arkadaşlar. Atatürk, Gençliğe Hitabe'de söylediği gibi; eğer bu devletin yine bir bağımsızlık mücadelesi olacaksa o mücadele Türk gençliğinin omuzlarında olacaktır diyor. Biz de Türk gençliği olarak bu vazifenin her daim farkında olmak zorundayız. Ülkemizi korumak, bağımsızlığımızı muhafaza etmek adına her daim tetikte olmalıyız.

Bizim siyaset arenasında yapmaya çalıştığımız şey bir medeniyeti muhafaza çalışmasıdır arkadaşlar. Bir kültürü, bir tarihi, bir anlayışı gelecek yüzyıllara aktarma mücadelesi veriyoruz."






"Bütün coğrafya savaştayken Türkiye ayakta"

"Dünya büyük bir kırılma noktasında. Ekonomik sistemler değişiyor, sınırlar değişiyor" ifadelerini kullanan Hüseyin Baş, "Hemen yanı başımızda savaşta olmayan neredeyse tek bir devlet kalmamış durumda. Allah'a binlerce şükür ki Türkiye hâlâ dimdik ayakta. Bu durum, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin kodlarının bize kazandırdığı kültürel ve manevi değerlerin sonucudur" dedi.






"Milli kimliğimizi muhafaza etmezsek vatanımızı da kaybederiz"

Türkiye'de milli kimlik muhafaza edilemezse başka hiçbir şeyin muhafaza edilemeyeceğine vurgu yapan BTP lideri Hüseyin Baş, şunları söyledi: "Bugün teknolojik ilerlemelerin baş döndürücü hızla değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Yakın gelecekte hayatımızın birçok alanına yapay zekâ karar verecek. Böyle bir ortamda milli kimliğimizi muhafaza etmediğimiz sürece başka hiçbir şeyi muhafaza etme şansımız yok.

Bugün siyasetin gündelik tartışmalarıyla milletin önüne yapay kavgalar koyuyorlar. Eğer bu ideolojik ve etnik kavgaların içinde kaybolmaya devam edersek, çok değil 10-15 yıl sonra kavga edecek bir meselemiz bile kalmayacak. Çünkü belki de ait olacağımız bir vatanımız olmayacak. Bu yüzden her şeyden önce milli kimliğimize sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Milli kimliğimize sarılacağımız Türkiye'deki yegâne adres de Bağımsız Türkiye Partisi'dir."

Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 23 Aralık 2025'te Ankara'da düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı dâhil 8 kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasına ilişkin sabotaj iddialarını güçlendiren çok kritik uçuş kayıtlarını paylaştı

19.05.2026 11:20:00
Haber Merkezi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
Ankara’daki Libya uçağı kazasında ‘İsrail’ izi
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara sınırları içinde düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Ahmed el-Haddad ile beraberindeki heyetin ölümüne yol açan uçak kazasıyla ilgili gizem perdesi aralanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kazanın arkasında bir sabotaj ihtimalini doğrudan güçlendiren resmi uçuş belgelerini ve çarpıcı radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaştı.

Yavuzyılmaz'ın FlightRadar verilerine dayandırdığı belgelere göre, olay günü havalimanında uluslararası havacılık kuralları çiğnenerek yan yana getirilen yabancı jetlerden şüphelisinin, kazanın hemen ardından İsrail'e gittiği kesinleşti.

'Kör noktada' şüpheli buluşma

Haber kaynağı olan açıklamalara göre, olayın kronolojik gelişimi ve güvenlik ihlalleri zinciri şu şekilde gerçekleşti:

1 No'lu Apron Yerine 5 No'lu Apron: Libya Genelkurmay Başkanını taşıyan uçak, 22 Aralık'ta Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptığında, teamüllere göre yabancı devlet yetkililerinin ağırlandığı güvenli "1 No'lu apron" yerine; havalimanının en uzak ve adeta kör noktası olarak bilinen "5 No'lu aprona" park ettirildi.

İsrail Jeti Aynı Apronda: 23 Aralık günü Libya askeri heyeti ve mürettebatı otelde istirahat ederken, diplomatik ilişkisi bulunmayan düşman bir ülkeye ait 4X-CNA tescil numaralı şüpheli bir jet de aynı 5 No'lu aprona giriş yaptı.

1 Saat 41 Dakikalık Gizemli Süre: Uluslararası güvenlik ve havacılık protokollerine tamamen aykırı olan bu durum neticesinde, iki uçak apronda tam 1 saat 41 dakika boyunca yan yana kaldı.

Ard Arda Kalkış ve Kaza: Sürenin dolmasıyla birlikte önce şüpheli jet Esenboğa'dan havalandı. Ondan kısa bir süre sonra kalkış yapan Libya heyetini taşıyan uçak ise havalandıktan yalnızca 15 dakika sonra Ankara'nın Haymana ilçesi yakınlarında düşerek çakıldı. Kazada uçaktaki 8 kişiden kurtulan olmadı.

Uçuş kayıtları İsrail'i işaret ediyor

Deniz Yavuzyılmaz, daha önce gündeme getirdiği bu güvenlik ihlallerinin ardından, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) kameralarının da olay günü çalışmadığını iddia etmişti. Yavuzyılmaz, sabotaj iddialarını bir üst boyuta taşıyan son uçuş kayıtlarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Sabotaj ihtimalinin gündeme geldiği bu güvenlik ihlallerinin ardından; İşte bu şüpheli jetin, Libya uçağının düştüğü olay günü, Esenboğa'dan çıkış yapıp hangi ülkeye gittiğini tespit ettik. İsrail'e! Kaynak: 23.12.2025 tarihli Flight Radar 4X-CNA tescil no'lu jetin uçuş kayıtları."

Güvenlik zafiyeti Meclis gündeminde

Daha önceki araştırmalarında bu şüpheli jetin Ankara'ya gelmeden önce Kudüs'teki üçlü ittifak toplantısıyla ilişkili olarak Tel Aviv, Atina ve Larnaka hatlarında uçuş yaptığını da belgeleyen CHP'li Yavuzyılmaz, hükümete güvenlik protokollerinin neden işletilmediği konusunda sert sorular yöneltti.

Uluslararası diplomatik ve askeri dengeleri sarsacak nitelikteki bu iddiaların ardından, havacılık uzmanları ve adli makamların Esenboğa'daki kaza kırım ve radar kayıtlarına ilişkin incelemelerini derinleştirmesi bekleniyor.


6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde eski eşinin de aralarında olduğu 6 kişiyi silahla vurarak öldüren zanlı sıkıştırıldığı bir evde yakalanacağını anlayınca intihar etti

19.05.2026 10:37:00
Anadolu Ajansı
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti
6 kişiyi öldürüp 8 kişiyi yaralayan saldırgan intihar etti

Mersin'de lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürüp, 8 kişiyi yaralayan saldırgan, saklandığı yerin jandarma ekiplerince sarılmasının ardından tabancasıyla intihar etti.

Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde dün işlediği cinayetlerin ardından kaçan Metin Öztürk'ün (37) otomobili gece saatlerinde Karakütük Mahallesi kırsalında bulundu.

Çokak mevkisindeki ormanlık alana yakın bir ikamette saklandığı belirlenen saldırganın etrafı İl Jandarma Komutanlığı ve jandarma özel harekat ekiplerince sarıldı.

Bölgeyi helikopter ve insansız hava araçlarıyla da kontrol altında tutan ekipler, Metin Öztürk'ün tabancasıyla intihar ettiğini belirledi.

Ekiplerin olay yerindeki incelemesi sürüyor.

Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi'nde sokakta yürüyen eski eşi Arzu Özden'i (32) tabancayla öldüren Metin Öztürk, Tarsus ilçesindeki farklı mahallelerde lokanta sahibi Sabri Pan'ı (30) ve iş yerinde çalışan Ahmet Ercan (18), hayvan otlatan Yusuf Oktay (16), motosikletli Abdullah Koca (50) ile bir akaryakıt istasyonunda bekleyen tır şoförü Gökay Selfioğlu'nu öldürmüş, kaçış güzergahında 8 kişiyi yaralamıştı.

Mersin Valiliği saldırganın, madde bağımlılığı kaynaklı birçok hastane girişinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğunun tespit edildiğini açıklamıştı. 

İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı

Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda, illegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli yakalandı

19.05.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı
İstanbul merkezli 3 ilde DEAŞ operasyonu: 110 gözaltı
Terör örgütü DEAŞ'a yönelik İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonlarda, illegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli yakalandı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, aşırı uç radikal terör örgütü DEAŞ'ın Türkiye'deki faaliyetlerine yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi.



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, örgüt yanlısı faaliyet yürüttüğü belirlenen bazı kişilerin, DEAŞ yanlısı şahıslara sözde liderlik ederek kendilerine ait illegal derneklerde ders düzenledikleri, yaşı küçük çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri tespit edildi.

Söz konusu kişilerin grup genelinde DEAŞ terör örgütüyle iltisaklı faaliyetlerinden dolayı cezaevlerinde bulunan şahıslar için örgüte lojistik destek sağlamak amacıyla sempatizan kitleden para topladıkları, grup içerisinde yapılan örgütsel toplantılarda radikal söylemlerde bulundukları belirlendi.

Ayrıca, şüphelilerin örgüte taban kazandırmak amacıyla çalışma yürüttükleri, giderleri karşılamak ile örgütsel propaganda yapmak amacıyla kitap/dergi satışı yaptıkları anlaşıldı.
Emniyet ekiplerince yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Bu sabah İstanbul merkezli 3 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda, 110 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. İkametlerde yapılan aramalarda 4 tüfek, bu silahlara ait 90 kartuş, çok sayıda yasaklı yayın ve örgütsel doküman ile birlikte dijital materyaller ele geçirildi.

İllegal derneklerde ders düzenledikleri, küçük yaştaki çocuklara örgüt ideolojisi doğrultusunda eğitim verdikleri ve DEAŞ'a para topladıkları iddia edilen 110 şüpheli İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından takibe alınan 2 araçta yapılan aramada 16 kaçak göçmen yakalanırken, olayla ilgili yakalanan 3 organizatör tutuklandı

19.05.2026 10:02:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Hatay'da minibüs dolusu göçmen yakalandı
Araç sürücüsüne trafik kurallarını ihlalden 15 bin TL ceza uygulandı.







Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Polis ekiplerinin çalışmalarında 16 Nisan tarihinde Belen-İskenderun yolu üzerinde takip neticesinde durdurulan minibüs içerisinde yapılan aramada, Türkiye'de geçerli oturma izni olmadığı anlaşılan 16 yabancı uyruklu göçmen yakalandı.








Olayla ilgili olarak 3 organizatör yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. 






Ayrıca, araç sürücüsüne trafik kural ihlallerinden 15 bin TL idari para cezası yazılarak araç trafikten men edildi. Yakalanan yabancı uyruklu göçmenler gerekli incelemeler sonrası İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.

23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı


 
Cumhurbaşkanı Kararı ile 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Karar detaylı olarak Resmi Gazete'de yer aldı. Özellikle Muğla'nın Fethiye ve Marmaris ilçeleri dikkat çekiyor. Diğer illerde ise maden yatakları öne çıkıyor. 

19.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 19.05.2026 10:14:17
HASAN GÜNDOĞDU
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
 23 ildeki bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı

FOTO ALTI: Marmaris'te Çamlı Mahallesi

Artvin, Aydın, Balıkesir, Bingöl, Bursa, Denizli, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Mersin, Muğla, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak ve Zonguldak illerinde bazı alanların orman sınırları dışına çıkarılması kararlaştırıldı.
Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yeni ormanlar yapılacak

Orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere devletin hüküm ve tasarrufu altında veya hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis yapılacak.

Kararda neler var?

Resmi Gazete'nin 19 Mayıs nüshasında kararın krokileri de yer alyor. Buna göre Muğla'nın Fethiye ilçesinde Patlangıç Mahallesi'ndeki ormanlık alan ortadan kaldırılacak. Yine Marmaris'ın doğa harikası Çamlı ve Çetibeli mahallelerinde de benzer bir durum yaşanacak. Bu alanlara turizm tesisinin kurulup kurulmayacağı şimdilik bilinmiyor. Muğla'da Seydikemer İlçesi'nde Uğurlu Mahallesi, Yatağan İlçesi Yukarıyayla Mahallesi de karar kapsamında yer alıyor.
Trabzon'da ise Akçaabat İlçesi Kirazlık Mahallesi, Araklı İlçesi Kayacık Mahallesi, Tonya İlçesi İskenderli Mahallesi de karar kapsmında bulunuyor.

Kizirnos neden listede?

Araklı'da Kayacık Mahallesi (eski adı 
Kizirnos) Araklı ilçe merkezine ise 30 kilometre mesafede bulunuyor. Mahallenin ekonomisi ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Maden yatağı var mı? Var... Araklı'da altın, bakır yatakları mevcut... 
 
Altın İşletmeleri üç yıl önce Araklı ilçesindeki Karadere Vadisi'nde birbirine üçer kilometre mesafede üç ayrı maden projesi için başvuru yapmıştı. Altın İşletmeleri'nin ÇED süreci için hazırladığı proje dosyasına göre, Çiftepınar ve Sularbaşı mahalleleri sınırları içinde 18 bin 930 dönümlük işletme ruhsatı alanı içerisindeki 182 dönümlük alanda açılacak maden işletmesinde bakır ve demir cevheri çıkarılacak
 
 

Tarsus canavarı hala yakalanamadı


 
Mersin Valiliği, Tarsus'ta 6 kişiyi katleden 37 yaşındaki Metin Ö ile ilgili sabaha karşı açıklama yaptı. Açıklamada "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" denildi.
 

19.05.2026 08:48:00 / Güncelleme: 19.05.2026 15:02:19
HABER MERKEZİ/AA
Tarsus canavarı hala yakalanamadı
Tarsus canavarı hala yakalanamadı

Mersin Valiliği, 6 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı saldırılara ilişkin, "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir" açıklamasını yaptı.

Olay 13.52'de yaşandı

Valiliğin açıklamasında, dün saat 13.52'de gelen ihbarla, Tarsus ilçesi Kadelli Mahallesi'nde silahlı saldırı meydana geldiği bilgisi alındığı belirtildi.
İhbarın ardından güvenlik ve sağlık birimlerinin olay yerine sevk edildiği bildirilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Yürütülen ilk incelemelerde saldırıyı gerçekleştirdiği değerlendirilen şahsın olay yerinden araçla ayrılarak farklı noktalarda vatandaşlarımıza yönelik silahlı saldırılarda bulunduğu saptanmıştır. Olaylar sonucunda 6 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 8 vatandaşımız yaralanmıştır. Yaralı vatandaşlarımızın tedavileri ilgili sağlık kuruluşlarında sürmektedir."

Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Şüpheli şahsın, yasaklı madde bağımlılığı kaynaklı birçok kez hastane girişlerinin ve çeşitli psikiyatrik tanılarının olduğu tespit edilmiştir. Olayla ilgili çalışmalar güvenlik birimlerimizce titizlikle sürdürülmekte olup adli ve idari süreç devam etmektedir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz."

Hala yakalanamadı

Mersin'de Metin Ö. (37) lokanta ve farklı mahallelerde düzenlediği silahlı saldırılarda aralarında eski eşinin de olduğu 6 kişiyi öldürmüş, 8 kişiyi yaralamıştı. Saldırganın yakalanması için çalışma başlatıldı. Sabah 09.00 itibariyle saldırgan yoğun taramaya rağmen yakalanamamıştı.


RTÜK'ten yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Mersin'de yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.
RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı doğrultusunda, Mersin'in Tarsus ilçesinde meydana gelen olaya ilişkin yayın yasağı kararı verilmiştir. 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde, yayıncı kuruluşların söz konusu mahkeme kararına hassasiyetle riayet etmeleri önemle hatırlatılır."

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak

İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek

18.05.2026 13:51:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İmamoğlu'nun diploma davasında İstinaf başvurusu da reddedildi, dosya Danıştay'a taşınacak
İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davanın reddedilmesi üzerine yaptığı istinaf başvurusunu reddetti. Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, oy birliğiyle alınan karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İmamoğlu'nun üniversite lisans diplomasının iptaline karşı açtığı davada, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nce ret kararı verilmişti.

İdare Mahkemesi'nin ret kararının gerekçesinde, "yatay geçişe imkan sağlanma sırasında idarece yapılan hataların, gözden kaçan, dikkatsizlik neticesinde (sehven) yapılan hatalar seviyesinde olmadığı, böylesine ağır hukuki sakatlık halleri ile hatalı durumların davacı tarafından bilinmiyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" belirtildi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İdare Mahkemesi kararına karşı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurdu.

Kararın kaldırılması istenmişti
İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 23 Ocak 2026 günlü kararının, "davaya konu işlemin, yetkili ve görevli olmayan makam tarafından yetki gaspı yapılmak suretiyle tesis edildiği, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karar verilmesi gerekirken Üniversite Yönetim Kurulu'nca karar alındığı, Üniversite Yönetim Kurulu'nun İşletme Fakültesinin Dekanı olmaksızın teşekkül ettirilmesinin hukuka aykırı olduğu" iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi istendi.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul 7. İdari Dava Dairesi, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının yaptığı istinaf başvurusunu reddetti.

Oy birliğiyle reddedildi
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi, davacının istinaf aşamasındaki duruşma talebini de yerinde görmeyerek, başvuruyu dosya üzerinden inceledi.

Daire'nin gerekçesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında, ''Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir'' hükmüne yer verildiği hatırlatıldı.

"İdare Mahkemesi kararı usule uygun"
Gerekçede, "İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği" bildirildi.

Danıştay'a taşınacak
Ekrem İmamoğlu'nun avukatları, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi'nin oy birliğiyle 13 Mayıs 2026'da aldığı karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulabilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.