ABD, Rusya-Ukrayna savaşını genişletme peşinde
ABD Başkanı Trump'ın Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili barış elçiliği söylemleri ile sahada attığı adımlar birbiriyle çelişiyor. Ukrayna'ya milyarlarca dolarlık silah satışı, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Polonya ile Grönland'daki askeri genişleme hamleleri, "barış" vaatlerinin gölgesinde savaşı tırmandıran bir tablo ortaya koyuyor
Haber Merkezi





Ukrayna'ya 2,68 milyar dolarlık satışa onay
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi için gerekli ekipman ve hizmetleri kapsayan 2,68 milyar dolarlık olası satışa onay verildiği ifade edildi. Söz konusu satışın Ukrayna'nın savunma kapasitesini güçlendireceği belirtilen açıklamada, Ukrayna'nın S-300 klon füzeleri, GAM-67 füzeleri, artırılmış menzilli lazer güdümlü hava savunma roket sistemleri ve insansız hava araçlarına karşı radar talep ettiği aktarıldı. Açıklamada, satış paketinin yedek parçalar, yazılım, bakım ve onarım desteği ile mühendislik, teknik ve lojistik destek hizmetlerini kapsadığı kaydedildi. Satışın ana yüklenicilerinin ABD hükümeti tarafından yürütülecek rekabetçi ihale süreçleri sonucunda belirleneceği aktarıldı.
ABD, Grönland'da üs kuracak
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin Grönland'da "kalıcı güvenlik kontrolü" için Danimarka ile anlaştığını ve bu kapsamda adada büyük bir askeri varlık oluşturma sürecine başlayacaklarını açıkladı. ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD'nin, Danimarka ve Grönland ile ABD'ye Grönland'daki güvenlik ihtiyaçları üzerinde kalıcı kontrol hakkı tanıyan ve ABD'nin endişelerini tamamen gideren bir anlaşma imzaladığını duyurmaktan memnuniyet duyarım" ifadesini kullandı.
Söz konusu anlaşmanın ABD'ye bir maliyetinin olmadığını belirten Trump, bu anlaşma ile Washington'ın Grönland üzerinde askeri anlamda her türlü varlık göstermeye hak kazandığını vurguladı. Trump, şöyle devam etti: "Ayrıca, bundan böyle hiçbir ABD düşmanı, bizim açık yazılı onayımız olmadan asla Grönland'da üs kuramaz, Grönland'da askeri varlık gösteremez veya Grönland'da hassas yatırımlar yapamaz."
Bu anlaşmanın "süresiz" olduğunu kaydeden Trump, "Grönland'ın uygun bölgelerinde geniş çaplı bir askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlayacağız" ifadesine yer verdi.
Trump: Polonya'da ABD üssü konusunda ilerleme kaydettik
Öte yandan Trump dünkü açıklamasında, Polonya'da ABD üssü kurulması konusunda önemli bir mesafe katettiklerini ve yakında yeni üssün yerini açıklayacaklarını duyurmuştu.
Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Polonya ile ABD arasındaki askeri işbirliğine ilişkin önemli bir gelişmeyi açıklayan Trump, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin "cesur liderliğine" atıf yaparak, "Polonya'da bir ABD askeri üssünün kurulması yönünde önemli ilerlemeler kaydediliyor. Bu gerçekleşirse, üssün yeri çok yakında açıklanacak." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, söz konusu adımın iki ülke arasındaki ittifak için "tarihi" bir adım olacağını vurgulamıştı.
Trump, Rusya'ya yaptırımları onayladı
Rusya Devlet Başkanı Putin ile sözde şahsı dostluk kurmasına rağmen Trump, Rus hükümetine, devlet şirketlerine yaptırım uygulanmasını ve Rusya'dan enerji ithal eden ülkelere tarifeler getirilmesini öngören yasa tasarısını imzaladı.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Temsilciler Meclisinde kabul edilmesinin ardından Trump'ın onayına sunulan "Lindsey O. Graham 2026 Rusya ve İran Yaptırımları Yasası" adlı tasarıya ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, Trump'ın tasarıyı imzalayarak yasalaştırdığı belirtildi. Yasa, Rus hükümetinin üst düzey isimler, oligarklar ve devlet şirketlerine yaptırımların yanı sıra Rus ham petrolü ve doğal gazını en çok satın alan ülkelere gümrük tarifesi uygulanmasını öngörüyor. Yasa uyarınca İran'a yönelik mevcut yaptırımların kapsamı da genişletiliyor.
Slovakya'dan 'Avrupa çapında askeri çatışma' uyarısı
Avrupalı liderler yaşanan gelişmelerden endişe duyarak, bölgedesel bir savaşın kapıda olduğu uyarısında bulunuyorlar. Slovakya Başbakanı Robert Fico, Avrupa çapında bir askeri çatışma ihtimali bakımından durumun hiçbir zaman bugünkü kadar ciddi ve gergin olmadığını belirterek, ülkesinin savaşa sürüklenmesini istemediğini söyledi.
Bir NATO üyesine yönelik silahlı saldırının bütün üyelere yapılmış sayılmasını öngören Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. maddesine değinen Fico, Slovakya'nın herhangi bir savaşa dahil olmasını istemediğini söyledi. Fico, "Evet, NATO'nun bir parçasıyız, buna değer veriyoruz ve işbirliğine, yükümlülüklerimizi yerine getirmeye bağlıyız. Ancak başbakan olarak Slovakya'nın hiçbir zaman silahlı bir çatışmaya sürüklenmemesi için elimden gelen her şeyi yapacağım." diye konuştu.
Bir çatışmanın eşiğinde bulunulduğundan endişe duyduğunu dile getiren Fico, ülkesinin savaştan kaynaklanan sorunlarla karşılaşması halinde neler yaşanacağını hayal edemediğini belirtti.
Putin: 'Rusya'nın Avrupa ülkelerine saldırma niyeti yok'
Rusya tarafından yapılan açıklamalarda ise, müzakere söylemlerinin içinin boş olduğu açıkça ifade ediliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın müzakere etmek istemediğini belirterek, "Kiev yönetiminin temsilcileri barıştan söz ediyor ve müzakereleri yeniden başlatmayı teklif ediyor, fakat suçlar işleyerek barışın sağlanmaması ve müzakerelerin yapılmaması için ellerinden geleni yapıyorlar" dedi Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre Putin, ülkesinin Askeri Sanayi Komisyonu ile toplantı yaptı. Toplantıda konuşan Putin, dış tehditlerin arttığını belirterek, "NATO, genişleyerek dünyanın diğer bölgelerine de artık giriyor." ifadesini kullandı.
Putin, bazı Avrupa liderlerinin Rusya ile savaşa hazırlandıkları yönünde açıklamalar yaptıklarını hatırlatarak, şöyle konuştu: "Bana göre onlar, ekonomik ve sosyal politikalarındaki hataları örterek düşen kamuoyu desteğini toparlamaya çalışıyorlar. Ancak pek başarılı oldukları söylenemez. Bu işe yaramıyor. Bu liderler, seçimlerde Rusya ile savaş istemediklerini ortaya koyan vatandaşlarını dinlemek yerine gerilimi tırmandırmaya devam ediyor, bunun için Ukrayna'daki durumu ve Ukraynalıları yem olarak kullanıyor."
Avrupa ülkelerinin Ukrayna'daki savaş nedeniyle harcamaları haklı göstermek için her türlü yönteme başvurduklarını söyleyen Putin, "Öne sürdükleri temel tezlerden biri sözde Rus tehdidi. Rusya'nın Avrupa'ya veya Avrupa ülkelerine yönelik saldırma niyeti yok. Bunun için hiçbir gerekçemiz yok. Avrupa'daki komşularımızla işbirliğine ve ilişkileri yeniden tesis etmeye hazırız" dedi.











































































