logo
08 EKİM 2026

ABD'li milyarder Jeff Bezos, Ay’a kısa süreli seferler yerine kalıcı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir üs kurmak amacıyla gitmeyi planladıklarını söyledi

Amazon ve uzay şirketi Blue Origin'in kurucusu ABD'li milyarder Jeff Bezos, Ay’a kısa süreli seferler yerine kalıcı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir üs kurmak amacıyla gitmeyi planladıklarını söyledi

08.10.2026 19:27:00
AA
 
ABD'li milyarder Jeff Bezos, Ay’a kısa süreli seferler yerine kalıcı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir üs kurmak amacıyla gitmeyi planladıklarını söyledi
ABD'li milyarder Jeff Bezos, Ay’a kısa süreli seferler yerine kalıcı ve ekonomik olarak sürdürülebilir bir üs kurmak amacıyla gitmeyi planladıklarını söyledi
Amazon ve uzay şirketi Blue Origin'in kurucusu ABD'li milyarder Jeff Bezos,  dün Fox News'e yaptığı açıklamada, Ay programları ve yapay zekaya dair değerlendirmelerde bulundu.

Ay misyonlarını artık daha düşük maliyetle yapacaklarına işaret eden Bezos, "Ay'a kalmak için gideceğiz. Bu, sadece bir görev yapıp geri dönmek olmayacak. Gerçek ve sürdürülebilir bir Ay üssü kurulacak. Ay'ı keşfedeceğimiz ve ilginç şeyler bulacağımız yol, bu." dedi.

Bezos, bugünün ticari uzay uçuşlarını 1969'daki Ay programıyla karşılaştırıp ilk girişimin gerçekleştirilmesi için "Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın neredeyse yüzde 3'ünün" gerektiğini hatırlatarak "2028'de Ay'a insan indirebileceğimize inanmak için her neden var." ifadesini kullandı.

Washington'ın uzay keşfi konusunda Pekin'in önüne geçmesi gerektiğini vurgulayan Bezos, "Çin'den önce Ay'a ulaşmalıyız. Çin'den önce Ay'a ulaşacağımıza inanıyorum." diye konuştu.

Blue Origin, NASA'nın Artemis programında önemli bir ticari ortak olarak yer alırken şirket, Artemis V görevinde astronotları Ay yüzeyine taşıması planlanan İnsanlı İniş Sistemini geliştiriyor.

Ay, Mars öncesi gerekli bir basamak
Bezos, Ay'ı Mars'a yapılacak insanlı görevlerden önce gerekli bir lojistik basamak olarak nitelendirdi.

Ay'a üç günde ulaşılabildiğini kaydeden Bezos, Ay'ın yüzeyinde çalışmanın düşük yer çekimi sayesinde "bir şeyi kaldırmak için 28 kat daha az enerji" gerektirdiğini ve ayrıca bol miktarda yerel kaynak sunduğunu aktardı.

Bezos'tan yapay zekanın ekonomiye etkisine ilişkin değerlendirme
Bezos, yapay zekaya ilişkin denetim konusunda temel yapay zeka modellerine ağır düzenlemeler getirilmesi yerine hedefli kısıtlamalar uygulanması gerektiğini savunarak hükümetlerin yapay zekanın kendisine değil, zararlı kullanımlara ve kötü niyetli kişilere odaklanması gerektiğini vurguladı.

Yapay zekanın sağlayacağı verimlilik artışının bazı ailelerin tek gelirle ya da daha kısa bir çalışma süresiyle geçinmesine imkan tanıyabileceğine işaret eden Bezos, "Bazı insanlar 'Haftada 3 gün çalışarak ailemi geçindirebilirim' diyecek. Ekonomide verimlilik tam olarak bunu ifade ediyor." ifadelerini kullandı.

Bezos, yapay zekanın istihdama etkisine dair kamuoyundaki endişeleri kabul ettiğini ancak daha olumsuz bir tablo öngörenlere katılmadığını belirterek Amazon'un geçen yılın sonundan bu yana yaklaşık 30 bin çalışanının işine son vermesini ise şirketin Kovid-19 salgını sırasında iş gücünü önemli ölçüde artırmasına bağladı.

Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü

Mersin'de apartmanın 14. katından düşen kadın öldü. Hayatını kaybeden Sezen Taş'ın, şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi

08.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 08.10.2026 20:52:59
AA
 
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Atilla Taş'ın kızı 14. kattan düşerek öldü
Mersin'de bir sitedeki apartmanın 14. katından düşen kadın yaşamını yitirdi.

Erdemli ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki bir sitede bulunan apartmanın 14. katından bir kadın düştü.

İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde Sezen Taş'ın hayatını kaybettiğini belirledi.

Sezen Taş'ın cenazesi, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.

Sezen Taş'ın şarkıcı Atilla Taş'ın kızı olduğu belirtildi.

Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu

Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli oldu

08.10.2026 20:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de enkaz altındaki 3 kişinin isimleri belli oldu
Maltepe'de sabah saatlerinde 3 katı çöken 7 katlı binanın enkazı altında bulunan 3 kişinin isimleri belli olurken, arama çalışmaları binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek.

Olay, sabah saat 05.40 sıralarında Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın 3 katında henüz bilinmeyen bir nedenle çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine AFAD, UMKE, itfaiye, sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ekiplerin seferber olduğu arama kurtarma çalışmalarında enkaz altından 8 kişi sağ olarak çıkarılırken, enkazdan çıkartılan 2 kişi ise hayatını kaybetti.

Enkaz altında kalan Zeynep İnan, Mesut Bilece ve Hüseyin Özyurt'u (64) çıkarma çalışmalarının ise binanın yıkımının tamamlanmasının ardından gerçekleştirileceği aktarıldı. Öte yandan Hüseyin Özyurt'un engelli, Zeynep İnan'ın ise enkazda hayatını kaybeden Ahmet Muhammet İnan'ın kardeşi olduğu öğrenildi.

Bakan Göktaş’tan istifa resti

Türkiye gündemini sarsan "fon krizi" tartışmalarında adı geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, babası Hasan Özdemir üzerinden ortaya atılan "830 milyon liralık işlem" iddialarına TBMM'de ve sosyal medya hesabından çok sert yanıt verdi. İddiaların tamamen bir isim benzerliğinden ibaret olduğunu, belgedeki kişinin Bartınlı, kendi babasının ise Konyalı olduğunu açıklayan Göktaş, muhalefete meydan okudu. Bakan, "Tek bir kuruş dahi işlem varsa istifa ederim. İspatlayamazlarsa kendilerinden de istifa bekliyorum" dedi

08.10.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Bakan Göktaş’tan istifa resti
Bakan Göktaş’tan istifa resti
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla "fon vurgununa" karıştığını iddia ettiği iki kabine üyesinin ismini vermesi, başkent kulislerini hareketlendirdi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile birlikte doğrudan hedef gösterilen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iddiaların ardından kameralar karşısına geçerek adeta ateş püskürdü. Göktaş, iddiaları "yalan, iftira ve çamur siyaseti" olarak nitelendirerek Türk siyasetinde eşine az rastlanır bir istifa resti çekti.


Krizin fitili nasıl ateşlendi?


YENİ Partili Ümit Özlale, düzenlediği basın toplantısında Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) sicil numaraları üzerinden büyük bir fon hareketliliği tespit ettiklerini öne sürdü.

Özlale, Bakan Göktaş'ın babası Hasan Özdemir'in ya da onun adına hareket eden birilerinin, bu fon krizinden hemen önce paralarını 470 milyon liradan 830 milyon liraya çıkararak fondan çektiğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın masasında bu vurgunu yapanların "sıralı tam listesi" olduğunu iddia eden Özlale, listenin pazartesi gününe kadar açıklanmaması durumunda yeni AKP'li isimleri belgeleriyle ifşa edeceklerini söyleyerek hükümete süre verdi.


Bakan Göktaş'tan T.C. kimlik numaralı yalanlama


İddiaların ardından TBMM'de basın mensuplarına konuşan ve ardından yazılı bir açıklama yayımlayan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, iddiayı kökten reddetti. İddia sahiplerinin "temel bir araştırma yapmaktan bile aciz" olduğunu belirten Göktaş, durumun tamamen bir isim benzerliği skandalı olduğunu gözler önüne serdi.

Bakan Göktaş, fon meselesi üzerinden şahsını ve ailesini hedef alan iddiaların baştan sona yalan ve iftira olduğunu söyledi. Hiçbir aile üyesinin söz konusu fonlarda tek bir kuruş dahi işleminin veya kayıtlı hesabının bulunmadığını vurgulayan Göktaş; muhalefetin bahsettiği işlemin sahibinin T.C. kimlik numarasının 92 ile bittiğini, kendi babasının kimlik numarasının ise 18 ile bittiğini açıkladı.

Kayıtlara baktıklarında işlem yapan kişinin Bartın nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olduğunu, kendi babasının ise Konya nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Bakan, muhalefetin keşke biraz daha zeki davranıp bunları önceden araştırma zahmetine girmiş olmasını dilediğini ifade ederek kendilerine yazıklar olsun diyerek tepki gösterdi.


"En ufak bir ispatta istifa ederim"


Konuşmasında muhalefetin çamur siyaseti ürettiğini belirten Bakan Göktaş, siyasi geleceğini ortaya koyarak meydan okudu.

Bu iftirayı ortaya atanlardan derhal iddialarını ispatlamalarını beklediğini ifade eden Bakan Göktaş, en ufak bir ispat sunulması durumunda görevinden istifa edeceğini peşinen beyan etti.

İddiaların somut delillerle ispatlanması durumunda görevini derhâl bırakacağını yineleyen Göktaş, bu iddiaların yalan ve iftira olduğu ortaya çıktığında muhalefetin de işgal ettiği görevleri bırakıp bırakmayacağını sordu.

Göktaş, adlarını yalanlarla kirletmeye çalışan ve ailesini karalama kampanyalarının hedefi haline getiren tüm sorumlular hakkında şahsı ve aile üyeleri adına gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığını, konunun mahkemede hesaplaşılacağını duyurdu.


4 bin "Hasan Özdemir" var


Olayın sıcaklığı sürerken, basında yer alan bağımsız teyit incelemeleri de Bakan Göktaş'ın açıklamalarını destekledi. Odatv tarafından yapılan araştırmada, YENİ Parti'nin kimlik numaralarını ve şahısları karıştırdığı; bahsi geçen 830 milyon liralık işlem kaydının sahibinin 66 yaşında Bartınlı bir vatandaş olduğu belirlendi.

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye'de aktif nüfusa kayıtlı ortalama 4 bin ila 4 bin 500 civarında "Hasan Özdemir" isimli vatandaşın bulunduğu, muhalefetin bu isim benzerliğini sorgulamadan doğrudan kabineye yönelik bir saldırı malzemesi yaptığı ortaya çıktı.

Bu gelişmelerin ardından gözler, pazartesi gününe kadar süre veren YENİ Partili Ümit Özlale'nin ve muhalefet kanadının izleyeceği yeni stratejiye çevrildi.

Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu

Kırıkkale'de oğlunun, pavyon işleten babası hakkında yaptığı ihbar üzerine başlatılan rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında belediye başkan yardımcısı, polis memuru, bekçi ve adliye personelinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada pavyonun kapanış saatinin uzatılması için 100 bin lira rüşvet verildiği, bazı kamu görevlilerine denetim ve mahkeme süreçleriyle ilgili para aktarıldığı iddiaları inceleniyor

08.10.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Pavyon soruşturmasında milyonluk rüşvet operasyonu
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma, 4 Ekim'de Y.S.'nin emniyete başvurmasıyla başladı. Y.S., pavyon işleten babası E.S. ile uzun süredir anlaşmazlık yaşadığını, iş yerinde çalışan konsomatrisle evlenmek istemesine babasının karşı çıktığını belirtti. Babasının ve çevresindeki bazı kişilerin uyuşturucu ve silah ticareti yaptığını, kamu görevlilerine menfaat sağladığını ileri süren Y.S., çeşitli usulsüzlükler hakkında ihbarda bulundu.

Pavyonun kapanış saati için 100 bin lira rüşvet iddiası

İhbarda, pavyonların kapanış saatinin 01.00'den 04.00'e uzatılması amacıyla Yahşihan Belediye Başkan Vekili Aydın Demirdirek ile görüşüldüğü öne sürüldü. Bu kapsamda belediyenin alınacak karara itiraz etmemesi karşılığında T.E. tarafından Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'a 100 bin lira verildiği iddia edildi. İhbar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5 Ekim'de pavyon sahibi E.S., oğlu Y.S., C.T., T.E. ve işletme müdürü E.Ş. hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller incelemeye alındı. WhatsApp yazışmaları ve banka hareketlerinin incelenmesiyle soruşturma kamu görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletildi.

Belediye başkan yardımcısının 22 taşınmazı tespit edildi

Soruşturma kapsamında Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Aydın'ın adına kayıtlı 22 taşınmaz bulunduğu belirlendi. Aydın ile belediyeye yönelik yürütülen başka bir yolsuzluk soruşturmasındaki bazı şüpheliler arasında toplam 2 milyon 500 bin liralık para hareketi tespit edildi. Söz konusu mali hareketler ile 100 bin liralık rüşvet iddiası incelemeye alındı.

"Polis 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik"

Dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde, şüphelilerin kullandığı "Patronlar" isimli WhatsApp grubunda, "Polis Muhammet 10 bin istiyor, bir ay olmadı 15 bin verdik, işimize yarıyor, dükkana geliyorlar, 3-5 kişinin GBT'sini yapıp tutanağı asıp gidiyorlar" şeklinde yazışmalar bulundu. Yahşihan Emniyet Amirliğinde görevli polis memuru M.K. ile pavyon sahibi E.S. arasında para transferleri tespit edildi. Ayrıca iş yerine yapılacak polis denetimlerinin önceden haber verildiğine ilişkin yazışmalara ulaşıldı. Çarşı ve mahalle bekçisi A.Y.'nin de denetim bilgilerini önceden iletmesi karşılığında para aldığı şüphesiyle mali hareketleri incelemeye alındı.

Mahkeme kararı için 1 milyon liralık görüşme

Kırıkkale İdare Mahkemesinde mübaşir olarak görev yapan H.C. hakkında yapılan incelemelerde, T.E. ile oğlu İ.C. arasındaki WhatsApp yazışmalarında dikkat çekici ifadeler tespit edildi. T.E.'nin "1.000.000,00 TL para vereceğiz aracıya" mesajına İ.C.'nin "Mahkemeye mi olumlu olsun diye'" sorusunu yönelttiği, T.E.'nin ise "Evet" cevabını verdiği belirlendi. Ayrıca mübaşir H.C.'nin, pavyonun kapanış saatine ilişkin davada verilecek karar hakkında bilgi paylaştığı ve mahkeme kararını şüpheli T.E.'ye gönderdiği tespit edildi. Mali incelemelerde, 1 Mayıs-19 Eylül 2026 tarihleri arasında H.C.'nin hesabına, işletme müdürü E.Ş.'nin hesabından toplam 1 milyon 80 bin lira aktarıldığı belirlendi.

"Kendi dosyam gibi ilgileniyorum"

Kırıkkale Adliyesi İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak çalışan S.Y.'nin de pavyon sahibi E.S. ile yaptığı yazışmalar incelemeye alındı. S.Y.'nin, "Kendi dosyam gibi ilgileniyorum merak etme" mesajına E.S.'nin, "Savcıyı öğren kardeşim" şeklinde cevap verdiği görüldü. Yazışmalarda, adliyedeki bir evrakın kayıt işlemlerinin geciktirilmesi için girişimde bulunulduğuna ilişkin ifadeler de tespit edildi. İki şüpheli arasında para transferleri bulunduğu belirlendi.

10 şüphelinin tamamı gözaltına alındı

Elde edilen dijital deliller, iletişim kayıtları ve mali hareketler doğrultusunda soruşturma genişletildi. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 8 Ekim saat 06.45'te 10 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. KOM ekiplerince şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında arama yapıldı. Operasyonda bilgisayar, cep telefonu, tablet ve çeşitli dijital materyallere el konulurken, 10 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'

08.10.2026 14:05:00 / Güncelleme: 08.10.2026 14:07:11
İHA
 
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Gökçe Alkan'ın ailesinden çağrı: 'Talebimiz intikam değil, adalet'
Bursa'nın Karacabey ilçesinde hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökçe Alkan'ın ailesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi için çağrıda bulundu.

Gökçe Alkan'ın ailesi tarafından yapılan açıklamada, genç kızın ölümünün ardından yaşanan acının tarif edilemez olduğu belirtilerek, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması istendi.

Açıklamada, "Gökçe artık aramızda değil. Onu sevenlerin, ailesinin ve yakınlarının hayatında hiçbir zaman kapanmayacak büyük bir yara bıraktı. Bizler bugün yalnızca kaybettiğimiz evladımız, kardeşimiz ve yakınımız için değil; adaletin yerini bulması ve benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi için sesimizi yükseltiyoruz" ifadelerine yer verildi.

Aile, Gökçe Alkan'ın hayatını kaybetmesine ilişkin olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini ve soruşturma ile yargılama sürecinin şeffaf, titiz ve etkin şekilde yürütülmesini talep etti.

"Talebimiz intikam değil, adalettir"

Açıklamada, "Gökçe'nin yaşam hakkının elinden alınmasının karşılıksız kalmamasını; olayın hiçbir ayrıntısının göz ardı edilmemesini ve varsa ihmallerin de ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Acımız çok büyük. Ancak bu acının içinde sessiz kalmayacağız" denildi.

Yetkililere, hukuk makamlarına ve kamuoyuna çağrıda bulunan aile, "Gökçe Alkan için adalet istiyoruz" mesajını verdi.

Aile açıklamasını, "Adalet yerini buluncaya kadar hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Kamuoyunun ve basın mensuplarının bu süreçte göstereceği duyarlılık, sesimizin daha geniş kitlelere ulaşması açısından büyük önem taşımaktadır. Gökçe'nin adı unutulmasın. Adalet yerini bulsun" sözleriyle tamamladı.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Mekke Savunma İttifakı toplantısında Türkiye'nin Suudi Arabistan'a asker konuşlandırma kararına ilişkin "Kuvvet süreci Anayasa yürütülecek." açıklamasında bulundu

08.10.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısı düzenlendi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık bilgilendirme toplantısında, gündeme ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi 'nin, 5 Ekim'de Riyad'da toplandığını ifade eden MSB kaynakları "Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır" açıklamasında bulundu.

Diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesinin kararlaştırıldığı da ifade edilirken "Üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan'a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür." denildi.

"Türk askerinin Riyad'a gidecek mi?" sorusu gündemdeyken bu konuya ilişkin de açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir."

Karargahın oluşturulacağına işaret edilip ortak eğitim, askeri danışmanlık ve tatbikat planlamalarının olacağı açıklandı. Açıklamanın devamında ise "Hali hazırda Suudi Arabistan'da bulunun ve Türk askerleri tarafından çalıştırılan hava savunma sistemleri ile hava savunması katkısı devam edecek ihtiyaç halinde." denildi.

TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ ÜZERİNE YOL HARİTASI

Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla imzalanan Yol Haritası ilişkin de MSB kaynakları açıklama yaptı.

Kaynaklar, Yol Haritası kapsamında; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi öngörüldüğünü dile getirdi. Üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesinin de planlandığını ifade eden MSB yetkilileri şöyle devam etti:

"Askeri alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir.

Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır.

Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara'da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır."

Yol Haritası'nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirildiği de aktarıldı.

İSRAİL'İN SURİYE'DEKİ İHLALLERİ

İsrail'in Suriye'nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, gözaltılara, kara sınırı ihlallerine ve hava/topçu atışları ile bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam ettiğinin dikkat çekildiği açıklamada "Sözde Sufa-53 Hattı Projesi" kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, "1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması"nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir." denildi.

MSB, İsrail'in bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet etti.

Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı

Bir toplumun gelişmişlik düzeyini, adalete olan inancını ve kamusal kurumlarının işlerliğini belirleyen temel sütunlardan biri liyakattir

08.10.2026 12:57:00 / Güncelleme: 08.10.2026 13:01:09
Hasan Gündoğdu
 
Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı
Liyakat kavramı ve liyakatsizliğin maliyeti: Toplumsal güven bunalımı
Liyakat ilkesinin zedelenmesi veya göz ardı edilmesi, yalnızca idari mekanizmalarda aksaklıklara yol açmakla kalmaz; sosyo-ekonomik yapıdan toplumsal ahlaka kadar uzanan geniş bir yelpazede derin krizler üretir.

Liyakat nedir?



Liyakat; kelime anlamı itibarıyla bir işe, göreve veya makama uygun olma, yetkinlik, layık olma ve hak etme durumudur.

Yönetim bilimi ve kamu yönetimi açısından liyakat; yetki, görev ve sorumlulukların dağıtımında kayırmacılık, siyasi sadakat veya kişisel yakınlıkların değil; bilgi, beceri, eğitim, tecrübe, yetenek ve ahlaki doğruluğun esas alınmasıdır.

Liyakat ilkesi, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve bireylerin sadece kendi çaba ve nitelikleriyle değerlendirildiği adil bir sistemin garantisidir.

Liyakat niçin önemlidir?



Liyakat, modern devlet yapısının ve nitelikli organizasyonların omurgasını oluşturur. Önemini birkaç temel başlık altında toplamak mümkündür:

Adalet ve Toplumsal Barış: İnsanların hak ettikleri konuma kendi emekleriyle gelebildiklerini görmeleri, toplumdaki adalet duygusunu pekiştirir ve adalet algısını güçlendirir.

Verimlilik ve Etkinlik: Kamu ve özel sektörde işlerin uzmanları tarafından yürütülmesi, kaynak israfını önler; hizmet kalitesini ve üretim verimliliğini maksimum seviyeye çıkarır.

Kurumsal Güven ve İtibar: Karar alma mekanizmalarında uzman kadroların yer alması, devlet kurumlarına ve yasalarına olan güveni diri tutar.

Yenilikçilik (İnovasyon): Yetenekli ve donanımlı bireylerin önünün açılması, bilimde, teknolojide ve sanayide katma değer üreten fikirlerin doğmasını sağlar.

Liyakatli Olmak Ne Demektir ve Nasıl Sağlanır?



Liyakatli bir birey olmak, sadece diploma veya kağıt üzerindeki belgelere sahip olmak anlamına gelmez. Liyakat hem bireysel nitelikleri hem de bu nitelikleri ölçecek adil sistemleri kapsar:

Bireysel Düzeyde Liyakat:

Mesleki Derinlik ve Yetkinlik: Üstlenilen görevin gerektirdiği teorik ve pratik bilgiye hakim olmak.

Ahlaki ve Etik Sorumluluk: Yetkilerini kişisel veya grupsal çıkarlar için değil, kamu yararı ve etik ilkeler doğrultusunda kullanmak.

Sürekli Gelişim: Değişen şartlara ve teknolojiye uyum sağlayarak kendini güncel tutmak.

Kurumsal ve Toplumsal Düzeyde Liyakat Sisteminin Kurulması

Şeffaf ve Ölçülebilir Seçim Süreçleri: İşe alım, terfi ve görevlendirmelerde objektif, denetlenebilir ve standart test/değerlendirme kriterlerinin uygulanması.

Mülakat ve İnisiyatif Suistimalinin Önlenmesi: Öznel değerlendirmelerin veya keyfi takdir yetkilerinin alanını daraltmak.

Hesap Verilebilirlik: Başarı ve başarısızlığın objektif performans kriterleriyle takibinin yapılması.

Liyakatsizliğin Ülkemize Verdiği Zararlar



Liyakat sisteminin çökmesi, bir ülke için stratejik bir zafiyet ve sistemik bir kriz kaynağıdır. Liyakatsizliğin sebep olduğu başlıca tahribatlar şunlardır:

Toplumsal Güvensizlik (Adalet duygusunun zedelenmesi, umutsuzluk): Beyin Göçü ve İnsan Kaynağı İsrafı: Emeğinin ve donanımının karşılığını alamayacağını düşünen yetenekli, eğitimli ve üretken gençler, geleceklerini yurt dışında aramaktadır. Bu durum, ülkenin en kıymetli sermayesi olan nitelikli insan gücünün kaybolmasına yol açar.

Kurumsal Niteliğin Kaybı ve Kriz Yönetimi Zafiyeti: Stratejik kurumlarda alanında uzman olmayan kişilerin bulunması, kriz anlarında (doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar, salgınlar vb.) yanlış ve gecikmiş kararların alınmasına neden olur. Kurumsal hafıza silinir, niteliksel standartlar düşer.

Ekonomik Kayıplar ve Verimsizlik: Kamu kaynaklarının veya yatırımların yanlış yönetilmesi, liyakatsiz kadroların basiretsiz kararları yüzünden milyarlarca liralık hedefine ulaşmayan projelere harcanmasına yol açar. Bu durum doğrudan enflasyon, bütçe açığı ve düşük büyüme olarak geri döner.

Toplumsal Umutsuzluk ve Etik Erozyon: Gençlerin "çalışarak ve hak ederek bir yere gelebilme" inancı kırıldığında, toplumda liyakat yerine "torpil", "tanıdık" veya "sadakat" arayışları meşrulaşır. Bu durum toplumsal etik değerleri aşındırır ve çalışma azmini yok eder.

Liyakat; ne bir ayrıcalık ne de dönemsel bir tercih, aksine sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal huzurun en temel şartıdır. Bir devletin ve toplumun geleceğini güvence altına almasının tek yolu; işi işin ehline teslim etmek, fırsat eşitliğini tam manasıyla tesis etmek ve emeği her türlü yakınlık ya da aidiyetin üzerinde tutmaktır.

Yahşihan Belediyesine ikinci dalga operasyon: Başkanvekili dahil 9 gözaltı, başkan yardımcısının mal varlığı dudak uçuklattı

Yahşihan Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasının ikinci dalga operasyonunda, aralarında Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek'in de bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 2 bin 31 taşınmaza el koyma tedbiri uygulanırken, belediye başkan yardımcısının adına kayıtlı bin 630 taşınmaz olduğu ve evinde 11 bin 312 tabanca fişeği ele geçirildiği belirlendi

08.10.2026 12:08:00
İHA
 
Yahşihan Belediyesine ikinci dalga operasyon: Başkanvekili dahil 9 gözaltı, başkan yardımcısının mal varlığı dudak uçuklattı
Yahşihan Belediyesine ikinci dalga operasyon: Başkanvekili dahil 9 gözaltı, başkan yardımcısının mal varlığı dudak uçuklattı
Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca Yahşihan Belediyesine yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması çerçevesinde, yeni ifadeler, mali analiz raporları, bilirkişi incelemeleri, tapu ve araç kayıtları ile imar dosyalarından elde edilen deliller doğrultusunda ikinci dalga operasyonu başlatıldı. Soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince saat 06.30'da Ankara ve Kırıkkale'de ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Yahşihan Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek, Belediye Başkan Yardımcısı Satılmış Serkan Yıldıran, Ahmet Kızılçiçek, Faruk Dadalı, Ömer Hazar, Ayşe Öztürk, Canan Demirkaya, Elif Biçer ve Aliye Demirkaya gözaltına alındı. Ekipler Yahşihan Belediye binası ile şüphelilerin ev ve araçlarında arama yaptı. Belediye binasında soruşturmaya konu imar işlemleriyle ilgili belge ve dosyalar incelendi, bilgisayar, cep telefonu, tablet, harici disk ve diğer dijital materyallere el konuldu.

2 bin 31 taşınmaz ve 2 lüks araca el konuldu

Soruşturma kapsamında şüphelilerin ve bağlantılı kişilerin malvarlıkları incelemeye alındı. Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek adına kayıtlı 11, Belediye Başkan Yardımcısı Satılmış Serkan Yıldıran adına kayıtlı bin 630, Belediye Encümen Üyesi Faruk Dadalı adına kayıtlı 32 ve Belediye Encümen Üyesi Ömer Hazar adına kayıtlı 22 taşınmaza el koyma tedbiri uygulandı.

Soruşturma dosyasında örgüt yöneticisi olduğu iddiasıyla hakkında işlem yürütülen eski İmar Müdürü Ulaş Biçer'in yakınlarının malvarlıklarına da el konuldu. Biçer'in eşi Elif Biçer adına kayıtlı 83, kayınvalidesi Aliye Demirkaya adına kayıtlı 122, baldızı Canan Demirkaya adına kayıtlı 122 ve eşinin teyzesi Ayşe Öztürk adına kayıtlı 9 taşınmaz hakkında el koyma kararı verildi. Ayrıca Canan Demirkaya adına kayıtlı Porsche marka otomobil ile Ayşe Öztürk adına kayıtlı Mercedes-Benz G Serisi lüks cipe de el koyma tedbiri uygulandı. Böylece soruşturma kapsamında el konulan taşınmaz sayısı 2 bin 31'e ulaştı.

Başkan yardımcısının adına bin 630 taşınmaz çıktı

Soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de Yahşihan Belediye Başkan Yardımcısı Satılmış Serkan Yıldıran'ın malvarlığı oldu. Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığınca hazırlanan mali analiz raporunda, Yıldıran adına bin 630 taşınmazın kayıtlı olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında alınan bazı ifadelerde, Yıldıran'ın tutuklu bulunan eski Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur'un finansal işlerini yürüttüğü ve "kasası" olduğu yönünde iddialar yer aldı. Savcılık, söz konusu taşınmazların malvarlığını korumak ve adli makamların denetiminden uzak tutmak amacıyla Yıldıran adına kaydedilip kaydedilmediğini araştırıyor. Ayrıca Yıldıran'ın Sungur döneminde başlatılan bazı imar işlemlerinin devam ettirilmesinde rol aldığı değerlendiriliyor.

Evinden ruhsatsız tabanca ve 11 bin 312 fişek çıktı

Jandarma ekiplerince Satılmış Serkan Yıldıran'ın ikametinde yapılan aramada, seri numarası bulunmayan 9 milimetre çapında ruhsatsız tabanca ile 11 bin 312 tabanca fişeği ele geçirildi. Ayrıca cep telefonu, dizüstü bilgisayar, harici disk ve hafıza kartına el konuldu. Yapılan incelemelerde Yıldıran adına kayıtlı herhangi bir aracın bulunmadığı da tespit edildi. Ele geçirilen silah, mühimmat ve dijital materyallerle ilgili inceleme başlatıldı.

Başkanvekilinin 1 milyon 285 bin liralık para hareketi incelendi

Soruşturma kapsamında Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek'in mali işlemleri de mercek altına alındı. KOM Daire Başkanlığınca hazırlanan mali analiz raporunda, Demirdirek ile soruşturma dosyasında isimleri bulunan Nermin Köstekli, Ulaş Biçer, Yekta Niyazi Yıldırım ve Osman Uluyurt arasında toplam 1 milyon 285 bin 139 liralık işlem hacmine ulaşan para hareketleri tespit edildi. Demirdirek hakkında rüşvet aldığı ve soruşturmaya konu yapılanmanın amaçları doğrultusunda hareket ettiği yönünde ifadelerin bulunduğu öğrenildi. Ayrıca Demirdirek'in encümen başkanı sıfatıyla mevzuata aykırı olduğu değerlendirilen bazı imar işlemlerine imza attığı belirlendi. Şüpheli hakkında ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla yürütülen iki ayrı soruşturmanın daha bulunduğu bildirildi.

Ulaş Biçer'in yakınlarının milyonluk para hareketleri tespit edildi

Soruşturma kapsamında eski İmar Müdürü Ulaş Biçer'in yakınlarının banka hesapları ve malvarlıkları da incelendi. Mali analiz raporunda Biçer ile eşi Elif Biçer arasında 72 milyon 153 bin, kayınvalidesi Aliye Demirkaya arasında 10 milyon 683 bin ve baldızı Canan Demirkaya arasında 1 milyon 519 bin 200 liralık işlem hacmine ulaşan para hareketleri tespit edildi. Biçer'in baldızı ve aynı zamanda sekreteri olduğu belirtilen Canan Demirkaya'nın adına kayıtlı 122 taşınmaz ile Porsche marka otomobilin, SGK kayıtları ve gelir durumuyla uyumsuz olduğu değerlendirildi. Benzer şekilde Elif Biçer adına 83, Aliye Demirkaya adına 122 ve Ayşe Öztürk adına 9 taşınmaz bulunduğu belirlendi. Soruşturma dosyasında, söz konusu malvarlıklarının Ulaş Biçer tarafından elde edildiği iddia edilen suç gelirlerinin yakınları üzerine geçirilerek korunması amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendirildi. Şüphelilerin suç gelirlerinin aklanmasına iştirak edip etmediklerine ilişkin incelemenin sürdüğü öğrenildi.

7 imar dosyasından 5'i mevzuata aykırı bulundu

Soruşturmanın genişletilmesinde belediyedeki imar uygulamalarına ilişkin bilirkişi raporlarının da etkili olduğu öğrenildi. 7 Ekim tarihli bilirkişi raporunda, belediye tarafından hazırlanan 7 imar uygulaması dosyasından 5'inin mevzuata aykırılıklar nedeniyle Kadastro Müdürlüğünce iade edildiği belirtildi.

İncelemelerde 2025/296 sayılı imar dosyasına ait teknik belgelerin belediye arşivinde bulunamadığı, bu belgelerin imha edilmiş veya gizlenmiş olabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Ayrıca 2026/319 kayıt numaralı dosyada park alanlarının belediye adına arsa olarak tescil edilmeye çalışıldığı, mükerrer ihdas girişimlerinde bulunulduğu ve kamuya ayrılan bazı alanların usule aykırı şekilde nitelendirildiği tespit edildi.

Bilirkişi raporunda Belediye Başkanvekili Aydın Demirdirek, Belediye Encümen Üyesi Faruk Dadalı ve belediye çalışanı Ömer Hazar'ın mevzuata aykırı olduğu değerlendirilen bazı imar işlemlerinde imzalarının bulunduğu belirtildi. Savcılık, eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur döneminde başlatılan işlemlerin sonraki süreçte devam ettirilip ettirilmediğini araştırıyor.

Ahmet Kızılçiçek'in finansal bağlantıları araştırılıyor

Gözaltına alınan şüphelilerden Ahmet Kızılçiçek'in, eski Belediye Başkanı Ahmet Sungur'un yakın çalışma ekibinde yer aldığı değerlendirildi. KOM Daire Başkanlığınca hazırlanan mali analiz raporunda, Kızılçiçek'in Yekta Niyazi Yıldırım, Ali Akçelik, Osman Uluyurt ve Memiş Şensoy ile finansal ilişkilerinin bulunduğu tespit edildi. Söz konusu para hareketleri soruşturma kapsamında incelemeye alındı.

İlk operasyonda 16 şüpheli tutuklanmıştı

Yahşihan Belediyesine yönelik ilk büyük operasyon, 24 Eylül'de Kırıkkale merkezli 4 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilmişti. Aralarında eski belediye başkanları Ahmet Sungur ve Osman Türkyılmaz'ın da bulunduğu 37 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştı. Şüphelilerden 16'sı tutuklanmış, 4'ü hakkında konutu terk etmeme, 16'sı hakkında ise çeşitli adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı. Bir şüpheli hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştı.

İlk operasyonun ardından elde edilen yeni ifadeler, mali analizler, bilirkişi raporları ve imar dosyalarındaki tespitler üzerine soruşturma genişletildi. İkinci dalga operasyonda gözaltına alınan 9 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürerken, ele geçirilen dijital materyaller adli incelemeye alındı. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Aydın'da kadın cinayeti

Aydın'ın Efeler ilçesinde eski karısını tabancayla öldüren kişi, aynı tabancayla yaşamını sonlandırdı

 

08.10.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
 
Aydın'da kadın cinayeti
Aydın'da kadın cinayeti

Adnan Menderes Mahallesi'nde yaşayan Fadime Akbal (47), işe gideceği sırada evinin önünde eski eşi Kamil Köse (58) tarafından tabancayla vuruldu.

Haber verilmesiyle bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ağır yaralanan kadın, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Olay yerinden kaçan Kamil Köse'nin de otomobilinde aynı tabancayla intihar ettiği belirlendi.

Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga

İstanbul Esenyurt'taki bir lisede sınıf arkadaşları arasında çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüştü; olayda yaralanan iki öğrenci hastaneye kaldırılırken, 16 yaşındaki şüpheli polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili geniş çaplı adli inceleme ve soruşturma başlatıldı

07.10.2026 16:02:00 / Güncelleme: 07.10.2026 16:06:30
İHA
 
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt'ta lisede bıçaklı kavga
Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde öğrenciler arasında çıkan tartışmada 2 öğrenci bıçakla yaralandı. Olay yerine gelerek bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, yaralı öğrencilerin tedavisinin devam ettiğini açıkladı.

Olay, Esenyurt Sezai Karakoç Anadolu Lisesi'nde meydana geldi. Öğrenciler arasında çıkan tartışma sırasında bir öğrenci, diğer 2 öğrenciyi bıçakla yaraladı. Olayın ardından okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin okulda yaptığı ilk müdahalenin ardından yaralı 2 öğrenci, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Saldırgan ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.



Kaymakam Çobanoğlu açıklama yaptı

Okula gelerek konuyla ilgili bilgi alan Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Çobanoğlu, "Sınıf içerisinde bir öğrencimiz, iki sınıf arkadaşını bıçakla yaralamış. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Tedavi süreçleri devam ediyor. Adli ve idari tahkikat sürüyor. Yaralı bir çocuğumuzun durumu iyi, hafif yaralı. Diğer çocuğumuzun tedavisi sürüyor. İnşallah en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.