BTP Genel Başkan Yardımcısı Ali Değirmenci, bir millet ve devlet için en önemli hususlardan birinin milli ilkeler ve idealler doğrultusunda bir dış politikasının bulunması olduğuna işaret etti. Değirmenci, yaptığı yazılı basın açıklamasında şunları kaydetti: "Kalıcı ve tutarlı bir dış politikadan mahrum bir devlet ve millet önce inisiyatifini kaybederek milli kimliğini zaafa uğratır, ilerleyen safhalarda da başka devlet veya güçlerin güdümüne girerek bir manda hüviyeti kazanır. Bu tespitin tarih boyunca birçok ibret verici örnekleri görülmüştür. Hatta asırlarca varlık gösterdiği halde sonradan ortadan kalkan devletler ve milletlerin tükenişleri daha ziyade bu temel yanlıştan kaynaklanmıştır. Ne hazin tecellidir ki, Türk milleti ve devleti özellikle son dönemlerde takip ettiği dışa bağımlı uydu politikalar sebebiyle benzer akıbete doğru sürüklenmektedir."
Türkiye kilit ülke
Türkiye'nin tarihi ve milli ideali, coğrafi ve stratejik konumuyla bölgesinde ve dünyada kilit ülke konumunda olduğunu dile getiren Değirmenci, "Bu konum 'ya tam olmak ya da hiç olmamak' yaklaşımına geçerlilik kazandırmaktadır" dedi.
BTP Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü: "AKP iktidarı maalesef Türkiye'yi diş güdülen bir konuma düşürmüştür. Türkiye'nin dış politikası AB ve ABD ekseni ve ortak çıkarlarına oturtulmuştur. Türkiye, siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri alanda Önasya ve Ortadoğu ülkelerinde başlatılan ve mahiyetinin açıklanmasından çekinilmeyen "Büyük Haçlı Seferi"nin öncü fedailiğini veya bağlantı kurma misyonunu üstlenmiş, bulunmaktadır. Bu misyon çok hazin bir şekilde Afganistan ve Irak'ın işgalinde görülmüştür.
Bu gidiş ülkeyi ve milleti tükenişe doğru sürüklemektedir. Bunun sonu Türkiye'nin Macarlaşması ya da Endülüsleşmesi yani tarihe gömülmesi olabilir. Yarın çok geç olmadan yapılması gereken şudur:
Türkiye kendini merkeze koyarak konumunu ve tarihi misyonunu dikkate alarak belirleyeceği kalıcı dış politikası doğrultusunda bölgesinde ve dünyada sözünü söylemeli, itibarını korumalı ve güvenirliğini artırmalıdır.
Bu bağlamda Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Orta Asya Türkiye'nin nüfuz sahaları olmaya namzettir. AKP İktidarı sayesinde Türkiye olması gereken bu konumdan uzaklaşmakta bu durumdan doğan boşluğu kullanmasını bilen İran bölgesinde ve dünyada ciddiye alınan bir merkez ülke konumuna gelmektedir.
Türkiye'yi hakettiği ve alması gereken konuma ancak Prof. Dr. Haydar Baş liderliğindeki BTP Programında önemle yer alır.
Feraset sahibi milletimiz bu gerçeği kısa zamanda görecek, bu yanlış gidişata dur diyerek bağrından çıkan BTP hareketiyle bütünleşecektir."


























































































