logo
28 EYLÜL 2026

Ali Koç Arabistan'da yaşananları anlattı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Suudi Arabistan'da yaşanan Süper Kupa skandalının perde arkasını anlattı. Süreci Türkiye Futbol Federasyonu'nun iyi yönetemediğini vurgulayan Koç, pankart konusunda ısrar etmediklerini ve Suudi makamlarının hassasiyetlerine tolerans göstermediklerinden şikayetçi oldu 

05.01.2024 23:42:00 / Güncelleme: 06.01.2024 18:16:20
Ruhi Sarı
 
Ali Koç Arabistan'da yaşananları anlattı
Ali Koç Arabistan'da yaşananları anlattı
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Suudi Arabistan'da Galatasaray'la oynanması planlanan ancak ertelenen Süper Kupa maçı öncesi yaşananları anlattı.

Habertürk'e konuşan Ali Koç'un açıklamalarından satırbaşları şöyle;

"Kesinlikle konuşmayı düşünmüyorduk; ama konuşmak zorunda bırakıldık. Çok fazla dezenformasyon ve masumane, art niyetle bilgi kirliliği var. Konu siyasi malzeme yapıldı. Odağından çok yanlış yerlere gitti. Olay olduğundan bu yana bütün olayı Fenerbahçe ve şahsımın etrafında döndürülmesi, iftiralar, yalanlar belli bir merkezden düğmeye basılarak yapılmış müthiş bir iletişim operasyonuyla karşı karşıya kaldık."

"Protokol bizde yok. Biz bir mektup yazdık hafta içinde federasyonumuza protokolü rica ettik. Sadece protokolü değil maç gününe kadar olan kriz sürecinde yazışmaları rica ettik. Bizimle Federasyon arasında yapılmış hiçbir anlaşma yok. Sürecin çok amatörce yürütüldüğü konulardan bir tanesi bu. Bizim de talep aklımıza gelmedi, doğruya doğru konuşalım."

"Federasyon ile bir firma arasında sözleşme var. Bu sözleşmeyi biz görmedik. İki kulübün de yakından uzaktan sözleşmeyle ilgili hiçbir şey bilmediğini görüyoruz. Cevapta kısaca 'gizlilik vardır, bunu paylaşamayız, çok arzu ediyorsanız, hukukçu yollayın size gösterelim' deniyor."

"Almanya olmayacaksa Suudi Arabistan'ın uygun olacağını düşündük"

"Yaz aylarında sayın başkanla konuşurken 'Süper Kupa ne olacak?' demiştim. Kendisi bana yurt dışında oynatmayı düşündüklerini Almanya, İngiltere, Azerbaycan, Katar ve Suudi Arabistan'ı söyledi. Şahsen Almanya'nın çok iyi fikir olduğunu düşündüm. Almanların izin vereceğini tahmin etmiyordum, nitekim de öyle oldu. Sonra en iyi teklif Suudi Arabistan'dan geldi. Bütün dünyanın gözü Suudi Arabistan'da. Müthiş yatırımlar yapılıyor. Dünya Kupası'na talipler, alacaklar. Futbolla ilgili enerji, dinamizm, heyecan var Futbol açısından o dönemde herhangi 100. yıl hassasiyeti yok. Almanya olmayacaksa Suudi Arabistan'ın uygun olacağını düşündük. Bize böyle söylendi, biz de 'doğru olur' dedik. 100. yıl özelinde hatalı düşünce olduğunu gördük. Özellikle bunu istememe sebeplerimizden biri, maç takviminin cilvesi diyelim, 5 gün önce Fenerbahçe-Galatasaray derbisi olacaktı. Yıllardır biz taraftar götürmüyoruz. İstanbul'da maçta ne cereyan edecek o da belli değil. Gergin tansiyonu düşünerek Olimpiyat Stadı'nda 40 bin Fenerli, 40 bin Galatasaraylı olarak sıkıntı olabileceğini düşündük. Hatta Federasyon Başkanı 'Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynayamayız' dedi.

"Yabancı hakemler olsun istedik"

"Yurt dışında oynanırsa yabancı hakem kadrosu ihtimalinin yüksek olabileceğini söyledik. Federasyonumuz sıcak baktı, rakibimiz sıcak bakmadı. Onu sonra öğrendik. İngiltere hariç nerede ise herkes devre arasında. Fenerbahçe'nin hakkı o kadar çok yeniyor ki. Bari bu tek maçta, telafisi olmayan maçta yabancı hakemler olsun istedik. 20 Ekim'de Federasyon açıkladı. Büyük tepkiler oluştu. Siyasi seviyede, taraftar seviyesinde tepkiler oluştu. 100. yılımızda oraya gidiliyor olması. Ülkemizde olsun düşüncesi hakimdi. Demin söylediğimiz sebeplerden dolayı zig-zag çizmedik, sağlam durduk. Yüksek Divan Kurulunda orada oynanmasın diye tavsiye kararı çıktı; zira Galatasaray'da da benzer karar çıktı. Tahmin edersiniz ki, büyük baskı oluştu."

"Federasyon bizimle istişare etti. Kesinlikle federasyonun kendi başına aldığı karar değil. Galatasaray ve Fenerbahçe baskı olmasına rağmen projeye devam ettik. Hatta Galatasaray Kulübü federasyona bir yazı yolluyor oynanmasın diye. Federasyon başkanı bizleri çağırdı 'ne düşünüyorsunuz' diye. Biz aynı noktada durduk. 'Biz oynamayız demiyoruz ama amir olarak senin olarak karar vermen lazım' dendi. Federasyon bu maçın Riyad'da oynanacağını açıklandı. 30 Aralık'tı, kulüplerin ricasıyla 29 Aralık'a alındı. Futbolcularımız aileleriyle yılbaşıyı geçirsin diye."

"Maça atanan hakem olacak iş değil. Sözkonusu hakemin hangi takıma ne kadar yakın olduğu, geçmişi, gençliği bilinen bir şey. Bu işten çok rahatsız olduk. Oraya gitmişken yabancı hakemle oynama fırsatı varken bir yumruk ile talihsiz bir gece yaşandı futbolda. Federasyonun 180 derece dönmesine anlam veremedik."

"Taraftara yönelik bilgilendirme yapıldı"

"Hadisede çok hatalı planlama yapılmış. Sayın Ömer Çelik de değindi. Bazı doğru tespitleri var. Bazı sözleri de yanlış bilgilendirildiği için doğruları yansıtmıyor. Tutanak, 16 Kasım'da federasyonda Galatasaray-Fenerbahçe toplantı yapılıyor. Bir sürü konu konuşuluyor. Kime ne kadar koltuk, loca, kura çekimi, kim hangi otelde kalacak vs, bize bir bilgilendirme yapıldı. Tamamen taraftara yönelik. Suudi Arabistan'da nasıl davranmalısın, sokakta bağırmamalısın diye. Taraftara yönelik bilgilendirme yapıldı."

"Kulüplerimize yönelik 'şöyle protokol var, bunlara izin veriyor, vermiyor' diye bir şey söz konusu değil. Taraftarlara yapılan kuralları iki kulüp de sitesine koydu. Ama kulüplere gelen hiçbir bilgilendirme yok. Burada 11 maddelik tamamen organizasyonla ilgili belge. Tek imzaladığımız bu. Etrafta kabul edilen protokol, sözleşme, vekalet bunların hiçbirisi yok. TFF'de bir protokol var ama biz bilmiyoruz. İstedik, 'gizlidir veremeyiz, gelin gösterelim' dendi."

"Suudi yetkililerle yazışmalar oldu"

"Maç günü bizim yetkililerle Suudi yetkililer arasında yazışmalar oldu. Ben esas o yazışmaların bir şekilde ortaya çıktığı zaman işin aslı astarı nedir net bir şekilde belli olacaktır. O yazışma ortada olmadığı için şu an soruyoruz. Biz şunu istedik, ayın 2'sinde, biz de işin dibine inmek istiyoruz. Büyük bir fiyasko oldu. Bu nasıl oldu? Bunun dibine inmek istiyoruz. Protokol var, kulüpler dayatmaya çalıştı diye federasyonun sorumluluğu üstünden atması için kurgulandığı bir senaryo bu."

"Ben Fenerbahçe adına konuşabilirim. Futbolda teamüller var. TFF liderliğinde olan bir organizasyon bu. Aynen lig, kupa maçları gibi. Maç haftası varsa pankart, tişört sahaya çıkacağınız onlar size cevap verir. AÇEV, LÖSEV, şehitlerle ilgili mesajları veririz cevap gelir. Hatta maç günü bile oldu. En son derbi maçında şehitlerimiz oldu. Allah bir tane bile şehit göstermesin. Tişörtle çıkmak istediğimizi söyledik onayı aldık. Biz Çarşamba günü sabah yazı yazdık. Dedik ki 'ısınmaya bu tişörtle ve bu pankartla çıkacağız'. Cevap alamadık. Ertesi gün uçağa binerken bir daha sorduk."

"Pankart üzerinde ısrar etmedik"

"Savaşa dikkat çeken bir pankarttı. Ondan evvel Ukrayna-Rusya savaşında da aynı pankartı kullandık. Barıştan bahsediyoruz. Yerel otoritenin buna hassasiyet göstermesi. Yurtta Sulh Cihanda Sulh atamızın etkileyici bir söylem. Ama bu pankart üzerinde ısrar etmedik. Zaten federasyonumuz bize iki tane resmi yazı yazdı. Şu pankartla çıkacaksınız diye. Federasyonun yazdığı bize ilk gelen 14 Aralık'ta yazı geldi. Bu maça çıkacağımız pankart resmi bir yazıyla geldi. 'Şanlı Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun' pankartıyla çıkacaklardır diye bir yazı. 28'inde yanılmıyorsam bir yazı daha geldi. O da şehitlerimizle ilgili pankart. 18 Aralık'ta beyaz renkli tişörtleri planlamaktayız, sizler için uygun ise göreceğiniz formayı çocuklara hediye edeceğiz dendi. Çocuklarımız sahaya önde 100. yıl logomuz arkada Atamızın sloganıyla çıkacaktık. Bize diyorlar ya sözleşmenin dışında hareket edemezsin demek ki son dakika şehitlerimizle ilgili pankart kabul edilmiş. 27 Aralık'ta gönderiyoruz yazımızı. Cevap gelmedi. Üstüne gittik. Federasyon 'Dışişlerinden cevap bekliyoruz' dedi. Uçağa bindik, bir daha sorduk."

"Cuma günü pankart bastırdılar"

"Bizim son dakika dayatmamız söz konusu değil. Her şey normal seyrinde devam ediyor diye biliyoruz. Bize bir kere deseler şu, şu, Suudi tarafından kabul edilmiyor. Ona göre organize oluruz veya orada maçı oynamayız. Biz bunu maça saatler kala öğrendik. Veya sıkıntının farkında oraya gider çözeriz, maçı oynarız düşüncesi bende olası. Cuma günü pankart bastırdılar. Her şey önceden planlanmışsa niye ihtiyaç var. Yine bize yazıyla gelen çocuklarımızın çıkacağı tişörtün programdan kaldırıldığını öğrendik. Üç 'Parla' şarkısı, Norm Ender değerli rapçimiz. Çok tutuldu, çok sevildi. Federasyon organizasyona bunu da ekledi. Sonra Allah'ın işi, o gün televizyon kanalına demeç veriyor Norm Ender, 'Parla marşını söyleyeceğim' diyor. Suudi Arabistan'a indik. Her şey yolunda. Otellerimize geçtik. Benim ve Selahattin Bey'in Suudi işadamlarında yemeğimiz vardı. Ekstra bilet ve loca peşindeyiz. Bize çok sınırlı bilet verildi çünkü."

"İstiklal Marşımızda sıkıntı yok"

"O toplantıda genelde kulüplerin profesyonelleri, staddan, akreditasyondan sorumlu ekip ve federasyon ekibi ve Suudiler var. Fakat orada ilk defa bizim pankartımızın, ısınma tişörtlerimizin kabul edilemeyeceği ifade ediliyor Suudi yetkililer tarafından. İstiklal Marşı, Suudi Arabistan milli marşı orada gündeme geliyor. Onların marşı da var. Bizim İstiklal Marşımızda sıkıntı yok. O krizde değil. Parla marşı iptal edilince sanki İstiklal Marşı iptal edilmiş anlaşıldı. Fenerbahçe tişörtle ısınmaya çıkacak. Sanki biz son dakika formayı değiştiriyormuş gibi intiba yarattılar, bilerek ya da bilmeyerek."

"100. yılın formasını bir kere kullandık"

"Otele gittik, kat tıklım tıklım. Tek gireceksiniz dendi. Masada Gençlik ve Spor Bakanımız, sayın Dursun Özbek var. Bir de Sayın Bakanımızın iki danışmanı var. İlerleyen saatlerde Sayın Kasapoğlu da toplantıya katılıyor. Eski spor bakanı. Birkaç danışmanı yanında. Spor Bakanımız da orta yolu bulmaya çalışıyor. Aklı selimle orta yolu bulup maçın oynanması için. Ben oraya oturuyorum, sessizlik var. Bir kağıt alıyorum. Sayın Başkan 'Her şey yolunda maç başlayacak, gösteri, ışık, alev, şehitlerimiz için 1 dakika saygı duruşu olacak, milli marşlar çalınacak' diye programı anlatıyor"

"Diyorlar ki, 'Sizin pankart ve tişört'. 'Bizim pankartla derdimiz yok' diyoruz. Fenerbahçe'nin tişörtte ısrarının sebebi 100. yılın formasını bir kere kullandık. 29 Ekim'de maçımız vardı. Biz Süper Kupa maçında 100. yıl formamızla çıkamayacağımız için ısınmaya tişörtle çıkmak istedik. Bize anlatılan etkinlikler, planlanan gösteriler, görseller onlar bunlar içinde böyle bir formayla çıkmanın sıkıntı olacağı aklımızın ucundan geçmiyor. Bize bunun sıkıntı olduğu söylendi. Anladığım kadarıyla Galatasaray da o gün pankart bastırmış 'Ne Mutlu Türküm Diyene' diye ve ısınma formalarının üstüne Atamızı bastırmışlar."

"Suudi yetkililer talepleri reddetmiş"

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı TFF'nin 100. yılı. Atatürksüz, Cumhuriyetsiz kutlama aklımızın ucundan geçmedi. Meğerse Suudi yetkililer talepleri reddetmiş. Federasyondan bahsediyorum. Bu maç günü falan da olmadı. Maça gelen günler içinde oldu. Yola çıkmadan bile sıkıntılar vardı. Bu taraflarını söylemiyorlar. Bunlar gizli kalmaz, er ya da geç çıkacak. Pankart, şanlı Cumhuriyet 100. yılı, marş, çocuklarımızın tişörtler ve bir de ledlerde Atatürk'ün posterini kaldırıldığını biliyoruz.

"Burada işi deştikçe, dibine indikçe bu süreçte en az sıkıntılı taraf Suudiler. Bizim anladığımız kadarıyla maç gününden çok önce programla ilgili sıkıntılar ortaya çıkmış zaten."

"Suudilerin çok toleranslı davrandıklarını söyleyemem. Burada hassasiyetler varsa biz bunu maç günü mü öğreneceğiz""

"Ömer Çelik Bey çok güzel konuşmuş. 'Burada planlama hatası yapılmış' demiş. Sonuna kadar haklı. Belki de hiç planlama yapılmamış. Sorumluluk net olarak Federasyon'da"

"Galatasaray ile aynı noktadaydık"

"Dursun Bey de biz de hayatın olağan akışına aykırı olarak bire bir aynıydık. İkimiz de benzer sıkıntılarda bire bir aynı noktadaydık. Onun için çıldırıyoruz. Niye her şey Fenerbahçe'ye, bırakın Fenerbahçe'ye Ali Koç'a bağlanıyor?"

"Garip mesajlar gelmeye başladı"

"Biz hemen oynamayız demedik, bu maçı oynamamız lazım dedik. Bir deneyelim. Isınmaya bu formalarla çıkmayı deneriz dedik. Stattaki federasyon yetkililerinden garip mesajlar gelmeye başladı. Soyunma odalarına polis girdi. FIFA kurallarına göre soyunma odalarına polisin girmemesi gerekir. Pankartı aldılar, maçtan sonra vereceğiz dediler. İş gerilmeye başlayınca iki kulüp de 18.35 gibi oteli arayıp takımlara 'bekleyin' dedi."

"Sayın Bakan aradaki sıkıntının giderilmesi için samimi bir çaba sarf etti. İstenilen noktaya gelinemedi. Bu arada Türkiye'de yer yerinden oynuyor, iş bambaşka yere çekiliyor. Biz 17.30'dan sonraki süreçte Türkiye'den fazla bilgi alamadım. Ama WhatsApp grubunda bize destek veren 18 kulüp yekvücut oldu. Stattan bir haber daha geldi. 'Buraya gelindiği takdirde sahaya çıkarken futbolcuların üstünü arayacağız' dendi. 

"Suudi yetkilinin, fedarasyon yetkilisine söylediği biz toplantıda iken bize iletiliyor. Personelimiz de bunu söylüyor bize. İş artık inatlaşmaya binmiş vaziyette. Oraya gidelim bakalım deneyelim fikrinden vazgeçiyoruz. Sıkıntı olsa şehrin dışına yemeğe gider miyiz şehirden iki saat uzağa. Ekstra bilet peşinde koşar mıyız? Sayın başkanla ayrı otellerde kaldığımız için ilk toplantımız 17.30'da. Sayın Özbek 1 saat önce gelmişti. Oraya geldiğimizde öyle bilgi kirliliği vardı ki, Parla marşı, İstiklal Marşı oldu. Doğru dürüst planlamayla iş bu noktalara gelmezdi. Onu anlatmaya çalışıyorum. Misafir olarak gittiğimiz ülkenin hassasiyeti varsa bunu bize söyleyeceksiniz."

"İki mektubu görürsek işin aslı astarı ortaya çıkar"

"İbrahim Burkay Bey, Suudilere yazdığı cevabı anlatıyor. Atatürk'ü, Parla marşını, 100. logosunu anlatıyor. 'Onların yazdığı mektubu bize göster' dedik. Dedi ki 'yanımızda yok.' İki mektubu görürsek işin aslı astarı ortaya çıkar. Söylediği gibi Fenerbahçe ve Galatasaray'ın sözleşmeden haberi var, imzayı attılar, vekalet verildi, her şey normal seyrinde iken son dakika Fenerbahçe ve Galatasaray geldi talep dışı davrandı, bunun uzaktan yakından alakası yok.

"Kim nerede, hangi yönetici kiminle konuştu, yazışmalar, oradaki insanlarla konuşuyouz. Orada da tanıdıklarımız var. İş dönüyor dolaşıyor, Federasyon farkında. Kendi elemanları var sahada. Bunlar konuşuluyor, görseller, sahada ne olacak, ne edilecek? Burada sıkıntı Federasyon çalışanlarına söyleniyor. Bunu yokmuş gibi varsayıp, hepimizin uçağa binip maça 3 saat kala federasyonumuzun ağzından duyuyoruz ki, maçı oynanmasını engelleyecek sıkıntı var."

"Doğru dürüst planlanmamış"

"Galatasaray, Fenerbahçe sahaya çıksaydı, Federasyonumuz çıkmayın demezdi. Üçlü alınan bu şartlarda oynanmayacağına dair karar var. İki alternatif var. Doğru dürüst planlanmamış, iletişim kurulmamış, organizasyonun bütün detayları paylaşılmamış, evraka dökülmemiş, yolda kervan düzülüyor. Veyahut bunların hepsi yapılmış Suudi yetkililer arıza çıkarmış, ikisinden biri. Ben ikinciye inanmıyorum. Çünkü Suudiler bir gram esnemediler. Başından beri çizgileri var demek ki. Biz bunu baştan bilseydik ya ona göre giderdik veya gitmezdik. 101. yılı orada oynardık veya."

"Burada benim Federasyonla ilgili vicdanımın kaldıramadığı konu çıkın 'öyle sözleşme yok, Fenerbahçe çarşamba günü talepler getirdi' diye niye söylemiyorsun. Bugün federasyon başkanına mektup yolladım. Sayın İbrahim Burkay'la görüştük birkaç defa. İki mektup yolladık. Niye burada asli suçlunun federasyon olduğunu anlattığım mektup var. Sayın bakanımız FIFA kurallarına göre oynanacağı kararlaştırıldı diyor, tamam. Sözleşme var deniyor ama biz sözleşmeyi bilmiyoruz. Siz iptal edilen konuları haber vermediniz mi diyoruz. Sayın Büyükekşi toplasanız 5 dakika konuştu. Bu projenin sorumlusu sayın İbrahim Burkay konuştu."

"Keşke bu olay yaşanmasaydı"

"Ali Koç neymiş yahu! Milleti Riyad'a götürüyor, kendi başına karar veriyor, bir eliyle maçı iptal ediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Siyasi operasyonu yapanlar bizim orada siyasi operasyon yaptığımızı iddia ediyorlar. Keşke bu olay yaşanmasaydı. Bunu ülkemizde hepimiz ideolojimiz, eğitimimiz ne olusa olsun bazı şeylerin altında birleşebiliriz. Bu kurucumuz, ulu önderimiz, bayrağımız, istiklal marşımız. Bunlar bizler için tartışmaya mahal verilmeyecek şeyler. Fakat bir baktık ki bu tatsız konu siyasi rekabetin malzemesi haline geliyor"

"Dışişleri Bakanlığı'ndan bize 'Bunu yapmayın, bunu yapın' diye bir şey yok. Ama federasyon yapmak istediklerini karşı tarafa sorduğumuz zaman anladığımız kadarıyla politik konular var. Dışişlerinden bize gelsin deniyor, ama bu teyide muhtaç. Dışişleri'nden bize gelen bir şey yok. Dolayısıyla Dışişlerimizle federasyonumuz arasında veya spor bakanlığımız arasında veya oranın spor bakanlığında yazışmalar oldu mu bilmiyorum. Bizim bildiğimiz Perşembe 9.30'da sıkıntılar başlıyor, ertesi gün içinde bir şey söylenmiyor. Biz daha sonra krizin boyutunu anlıyoruz."

"Takım otobüsünü durdurduk"

"O kadar plansızız ki millet statta, soyunma odalarından tatsız haber gelince takım otobüsünü durdurduk. Benim burada bir sürü mesajım var. Çocuklar rahatsız, tekrar yemek yiyorlar. 18.38'de başlıyor yazışma. 'Takımı tutun bizden direktif bekleyin' diyorum. Lütfen bekleyin, Galatasaray da bekliyor diyorum. 18.51'de 'Biz de haber bekliyoruz' diyorum. 19.00'da 'Galatasaray da bekliyor, yalnız işler karışmaya başladı, polis soyunma odasına girmiş pankartları almış' diyorum. 19.19'da sportif direktörüm 'Oynamama riski var mı' diye soruyor. 'Ne yazık ki büyük risk var' diyorum. 19.43'de 'Lütfen oyuncularımıza söyleyin sosyal medya paylaşımı kessinler' diyorum. Yerli oyuncularımız için. 19.45'te çok duygusallaştı futbolcular deniyor. Galatasaray havaalanına yola çıkmış diye haber geldi deniyor. 21.20'de 'Ne yazık ki maç oynanmıyor eve dönüyoruz' diye yazıyorum. 'Uçağa öne çekebilir miyiz' deniyor. 18.39 ile 22.30 arasında sportif direktör ile yaptığımız yazışmalar burada. Takım da çok hazırdı. Maçın oynanmamasının bizim için dezavantaj olduğunu düşünüyoruz. Galatasaray da böyle düşünebilir."

"Arzum başkanlığı bırakmak"

"Siz Fenerbahçe'nin 10 yıldır şampiyon olamamasını sportif tesadüf mü zannediyorsunuz? İddia ediyorum, Ali Koç'un başında olduğu bir Fenerbahçe hiçbir zaman şampiyon olamaz. Şu anda arzum ikinci dönemimin sonunda başkanlığı bırakmak. İkinci dönemin sonunda başkanlığa devam etmeyeceğimi söylüyorum ama asla 'asla' demem."

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.