logo
28 EYLÜL 2026

Ali Koç: Galatasaray'ın Türk futbolu için bir beka sorunu

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, "Galatasaray'ın Türk futbolu için nasıl büyük bir beka sorunu olduğunu yaşanmış örneklerle hatırlatacağım, onların yaptığı gibi hayali düşmanlarla değil" dedi

13.03.2024 16:10:00 / Güncelleme: 13.03.2024 17:01:33
Anadolu Ajansı
 
Ali Koç: Galatasaray'ın Türk futbolu için bir beka sorunu
Ali Koç: Galatasaray'ın Türk futbolu için bir beka sorunu

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Kalamış'ta bulunan Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen basın toplantısına Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, kulüp üyeleri ve kulüp personelleri katıldı. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak sözlerine başlayan Koç, basın toplantısının öznesinin Galatasaray olacağını vurguladı. Daha önce yapılan söylemleri hatırlatan Koç, "Son dönemlerde 'ananas, proje' gibi deli saçması söylemler içindeler. Biraz daha onları ülkemize daha iyi tanıtmayı amaçlıyorum. Böyle bir basın toplantısı yaptığım için de üzüntülüyüm. Rakibimizin düşürdüğü seviye mezbahayı aratır durumda. Hem kendi camialarını kışkırtıyorlar hem de bu kadar haksızlıkla mücadele ediyorken bizim camiamızı da tahrik ederek milyonları kışkırtarak suç işliyorlar." açıklamasını yaptı.

Türkiye Futbol Federasyonunun konuya dur demediğinin altını çizen Koç, şöyle devam etti: "Galatasaray'ın Türk futbolu için nasıl büyük bir beka sorunu olduğunu yaşanmış örneklerle hatırlatacağım, onların yaptığı gibi hayali düşmanlarla değil. Galatasaray başkanı ve yöneticilerinin nasıl bir yol çizdiğini sizlere sunmaya çalışacağım. Sadece futbolda değil, kötülükte de Şampiyonlar Ligi'nde olduğunu, kazanmak için her şeyin mubah olduğunun kültür haline geldiğini biraz sonra paylaşacağım. Sonunda tarihin sayfalarında yer alan kirli ilişkileri ortaya çıkacaktır."

"Bu kulübün (Galatasaray) Türk futbolunun bekası için ne büyük bir tehdit olduğunu anlatabileceğimi umuyorum"

Galatasaray hakkında açıklamalarını sürdüren Ali Koç, sarı-kırmızılı kulübü yönetenlerin operasyonel şekilde hareket ettiklerini ve karakteristik özelliklerinin samimiyetsizlik olduğunu dile getirerek şunları söyledi: "Kendisine yapılmak istemeyeni başkasına yapmakta çekinmezler. Hatta ortalığı karıştırıp, 2 hafta önce olduğu gibi Ankaragücü maçında, bundan da nemalanırlar. Arzu ettiklerini elde etmek için hak, hukuk tanımazlar, kul hakkı yemekten çekinmezler. Türlü türlü tehdit, şantaj ve itibar suikastı yaparak, özellikle hakemleri ve kurulları baskı altında tutarlar, bunu yaparken de hayali düşmanlar yaratırlar. Kazanılan bir maçın ardından rakiplerini aşağılarlar, bundan paye çıkarırlar. En son Beşiktaş-Galatasaray derbisinde görüldüğü gibi. Bu kulübün Türk futbolunun bekası için ne büyük bir tehdit olduğunu anlatabileceğimi umuyorum. Bir puan kaybı sonrasında, işler iyi gitmeyince, ya da kendi maçlarında lehlerine olan hakem hatalarını örtmek için ortalığı birbirine katarlar, 'Elimizde VAR kayıtları var.', 'Ligi bitirtmeyiz.', 'Sezon bitince her şeyi açıklayacağız.' derler, lig bitince sus pus olurlar. İşler iyi gidince de 'İtidalli, sağ duyulu olalım.' derler. Futbolun marka değeri için mücadele ettiklerini söylerler. Hatta onlar olmasa, Türk futbol takımlarının Avrupa'ya gidemeyeceklerini iddia ederler. Kendileri için değil tüm kulüpler için adalet arayışında olduklarını söylerler."

Sarı-kırmızılı kulübün daha önce kulüp televizyonunda 'Futbol için adalet' programı yapmaya karar verdiğini, bunun için de Fenerbahçe olarak birçok video gönderdiklerini belirten Koç, "Program yapılmadı. Bu arada programı yapamadan kulüp kanalları kapandı. Anlık, günü kurtarmak için yapılmış, samimiyetsiz, gerçek dışı söylemler. Sadece kendilerini akıllı, herkesi saf görürler. Öyle bir sallıyorlar ki istediklerini söylemeyenlere, hiç bulaşmamak daha iyi. TFF yönetimi ve kurulları, Galatasaray için ne anlam ifade etmektedir' Bu durum ligdeki gidişata göre mi değişiyor yoksa danışıklı dövüş mü var' Kulüpler Birliği'nde TFF'ye adeta siper oldular. Çok kısa bir süre sonra aynı TFF'yi tarihin en kötü başkanı olarak ilan edip tüm kurullarıyla istifaya davet ettiler. 2 gün önce de hesap vermeye çağırdılar." ifadelerini kullandı.

"Hayatımda ilk defa MHK başkanına değil başkan vekiline saldırıldığını gördüm"

Fenerbahçe Kulübünün geçen sezon Alanyaspor maçının devre arasında yaptığı sosyal medya paylaşımını hatırlatarak devam eden Koç, "Alanyaspor ile oynanan bir maçın devre arasında paylaşım yaparak rahatsızlığımızı dile getirdik. Kıyameti kopardılar. Ama 10 gün sonra kendileri bire bir aynısını yaptılar. Bir kişi bile 'Fenerbahçe aynısını yaptı, biz neler söyledik. Riyakarlık yaparız, yapmayalım.' demedi mi'" diyerek sözlerine devam etti. Galatasaray'ın baskı oluşturmak için kişileri kamuoyunun önüne attığını da söyleyen Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Bunların bir taktikleri var, baskı oluşturmak için insanları kamuoyunun önüne atmak, itibar saldırısında bulunmak. 'Fenerbahçe ile ilgili şirketlerde çalışıyor.', 'Koç Grubu'nda çalışıyor.' gibi alakasız konuları gündeme getirip söz konusu kişiyi kamuoyunun önüne atmayı hedefliyorlar. MHK Başkan Vekili Murat Ilgaz için Fenerbahçeli dediler. Hayatımda ilk defa MHK başkanına değil başkan vekiline saldırıldığını gördüm. Geçen sezon PFDK başkanının Galatasaray formasını giymesini beklerlerken 'Sırtında Fenerbahçe formasıyla karar alıyor' dediler. MHK Başkanı Lale Orta'yı Okan Üniversitesi çalışanı ve Fenerbahçeli olduğu söylemleriyle baskı altına almaya çalıştılar. Cesur bir TFF Başkanı olsaydı 'Yahu kardeşim ben Galatasaray Kongre üyesiyim. Benden önceki başkan Fenerbahçe yönetim kurulu üyesiydi, bir önce başkan Beşiktaş başkanıydı.' der. TFF başkanının Galatasaray kongre üyesi olmasına, kendi yönetim kurulu üyesinin Koç Holding'de çalışmasına rağmen, Divan Kurulu Başkanlarının daha önce Koç Holding'de çalışmasını görmezden gelerek utanmadan aynı algıyı yapıyorlar. O kadar uyanıklar ki, yönetim kurulu üyesi hanımefendinin CV'sindeki 'Koç Holding' yazısını 'Bir holding çalışanı' olarak değiştiriyorlar. Baskı yaparak, saldırarak, köşeye sıkıştırarak hep istediklerini elde etmeye alışmışlar. Bu yüzden Türk futbolunun beka sorunu diyorum. PFDK Başkanını Fenerbahçeli olmakla suçladıklarından bir gün sonra Tahkim Kurulu başkanının oğlunu Galatasaray Kongre Üyesi yaptılar. Olabilir bu durum ama aynı şeyi biz yapsaydık ne olurdu'"

"Sözleşmesi olan oyuncusu ayarlarlar, menajerini ayarlarlar"

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve kurullarından şikayet eden Galatasaray için en büyük samimiyet testinin "yabancı hakem"e destek verip vermemeleri olacağını söyledi. Galatasaray'ı da ligin kalan bölümü ve Süper Kupa maçı için "yabancı hakem" önerisini desteklemeye davet eden Koç, "Madem TFF Başkanından memnun değilsiniz, kurullar rezil. O zaman siz de bizim gibi yabancı hakem talebinde bulunun, destekleyin, eğer mertseniz dürüstseniz, kendinize güveniyorsanız. Bu sizin en büyük samimiyet testinizdir. Ama değilsiniz. Kurullar, başkan, MHK, üçüncü şahıslar, hakemlerden memnunsunuz. Siz Türk hakemlerine güveniyorsunuz, sadece bizim maçlarımıza güvenmiyorsunuz. Bu da kendi içinde çelişki. Yani riyakar oğlu riyakarsınız. Onun için bir beka problemisiniz. Belki de ülke için beka problemisiniz. Milyonların arasına nefret tohumları ekiyorsunuz." diye konuştu.

Sarı-kırmızılı kulübün yabancı hakem istemeyeceğini savunan Koç, "Avrupa'da görüyorlar, hakemlerin nasıl maç yönettiklerini. Kaç defa gördünüz, kendilerini yere atıyorlar, hakem 'kalk kalk kalk' diyor. Tabi istemezler, çünkü en iyi sonucu Türk hakemlerinden alıyorlar." dedi.

"Hülleli transfer yapmada, oyuncu ayartmada Şampiyonlar Ligi'ndeler"

Galatasaray'ın transfer politikasını eleştiren Başkan Koç, "Kimse yanlarına yaklaşamaz. Birçok yerel kulüp de şikayet de eder ama ne olur ne olmaz diye ses çıkaramazlar. Hülleli transfer yapmada, oyuncu ayartmada, sözleşmede yeni jargonlar üretmede, kamuoyunu yanlış bilgilendirmede de Şampiyonlar Ligi'ndeler. Bu ülkede bir tek kulüp çıkıp 'Fenerbahçe oyuncumuzu ayartmış' diyemez. Onlar ne yaparlar? Sözleşmesi olan oyuncusu ayarlarlar, menajerini ayarlarlar, belki kulübü maddi zarara da uğratarak o oyuncuyu alırlar. Oğulcan Çağlayan, Taylan Antalyalı örneği var." ifadelerini kullandı.

Galatasaray'ın maçlarından önce rakip takımın futbolcularına transfer teklifi yapıldığını iddia eden Koç, "Kayserisporla maçları vardı, Pendikspor transfer teklifi yaptı. Galatasaray karşısında Mame Thiam oynamadı. Galatasaray maçından önce Samu Saiz'e Eyüpspor transfer teklifi yaptı. Sivasspor-Galatasaray maçından önce oyuncu kadroda yer almadı." şeklinde konuştu.

Galatasaray'ın sürekli kendilerine transfer çalımı attığı iddiasında bulunduğunu ancak gerçek bilgileri kamuoyuyla paylaşmadığını savunan Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güya bize bu yaz birçok transfer çalımı attılar. 4 futbolcu var ki, bahsettikleri bedellerin gerçeği yansıtması mümkün değil. İradeli bir federasyon olsa çağırır ne diyorsun der? Futbolcuyla anlaştıkları bedel ile resmi bedel arasında fark var. Bu farkı yeri gelir imaj hakkıyla, yeri gelir sponsorlukla açıklarlar. Sponsorları çok cömert. O kadar cömertler ki mütevaziliklerinden dolayı kesinlikle isimlerinin açıklanmasını istemezler. Bir futbolcularına 5 milyon avro imaj hakkını ödeyemedikleri yönünde haber çıktı. Bunlar federasyona, SPK'ya veriliyor mu? Kılıfına uydurmakta bunların üstüne yok. Bizden 8,5-9 milyon avro isteyen oyuncuyu bunlar 4 milyon avroya oynatır. Resmen insanları kandırırlar, yanıltırlar. 3 milyon avroya Olimpiu Morutan'u satmışlar. Müthiş bir başarı. Keşke bizde de öyle bir sihirbaz olsaydı. Büyük bir başarı olarak sunuldu. Halbuki işin aslı öyle değilmiş. Belirli sayıda maç oynarsa 3 milyon avro oluyormuş sözleşmeye göre, kulübü de bu parayı vermemek için oynatmıyor, ikinci yarıda giriyor. Real Betis'e Cedric Bakambu transferi de büyük başarı. Ne dediler? Real Betis'in 5+5 milyon avro bedelle aldığını söylediler. 700 bin avroya aldığın oyuncu için müthiş. İlerleyen günlerde işin hiç de öyle olmadığını öğrendik. Real Betis Başkanı 'ödediğimiz bonusa maaş da dahil' dedi."

Nicolo Zaniolo transferinde de yanlış bilgilendirme olduğunu kaydeden Koç, "Biz de bu oyuncuya bakıyorduk. Yazışmalar bir şekilde ellerine geçmiş, ifşa ettiler. Bu aslında suç. Onu göstererek 'Fenerbahçe daha çok verdi ama oyuncu bizi tercih etti' diyorlar. Oksijen daha iyi ya o tarafta. Biz de bunu mahkemeye götürdük. Bu kulübün teklifinin daha yüksek olmasına rağmen daha azmış gibi kamuoyuna yansıtıldığını söyledik." diye konuştu.

Galatasaray'dan yetişmiş oyuncuların sarı-kırmızılı takıma karşı performansını eleştiren Koç, şunları kaydetti: "Bunların kültüründe yetişmiş oyuncuların Galatasaray'a karşı ortaya koyduğu performans herkesin malumu. Bir kulüp başkanı, oyuncuları için çıkıp '3 futbolcumuzun beyni ile kalbi arasında çelişki olmuştur' dedi. Bu işin nirvanası Ümit Karan'dır. Eskişehirspor'da forma giyerken Fenerbahçe şampiyon olmasın diye gol atmak istemediğini açıklıyor. Geçen sezon Younes Belhanda'nın İstanbul'daki maçtan önce rakibi olan takımın tribünleriyle üçlü çektirmesi. Fenerbahçe'den giden futbolcular bize karşı kora kor mücadelesini sürdürdü. Doğrusu da bu. Neden başka bir kulübün eski futbolcularıyla ilgili iddialar gündeme gelmiyor. Hep bu kulübün oyuncularıyla bu konu gündeme geliyor?"

"Bu kadar yaygaraya, hakem şikayetlerine rağmen yabancı hakem istememeleri aşikardır"

Sarı-kırmızılı kulübün medyada algı oluşturduğunu dile getiren Koç, "Basın toplantılarındaki adrese teslim sorular, istenmeyen soru sorana da mobbing yapmak gibi bir konsept uyguladılar. Çünkü istenmeyen soru gelince bu soruyu soranları kurumlarına şikayet ederler ya da iletişim direktörleri bizzat gecenin bir yarısı mesaj atıp hakaret eder. Bu sezonun ikinci haftasında 2-0 kazandıkları maçın ardından konuştular. Hakem hatası da yok. Evine giderken dönüp basın toplantısı yaptı. Orada birisi işine gelmeyen soru sorunca 'Bu maksatlı soru.' dedi." ifadelerini kullandı.

Galatasaray'ın ayrıcalık istediğini savunan Koç, şöyle devam etti: "Bunların başka bir özelliği de kayrılmaya alışmış olmaları, bunu da bir hak olarak beklemeleri. Bir nevi spor etiği haline gelmiş bu durum. Bu kadar yaygaraya, hakem şikayetlerine rağmen yabancı hakem istememeleri aşikardır. Son 25 yıldaki durumu ne hale getirdiklerini görmek için Galatasaray-Antalyaspor maçına bakmak yeterli olacaktır. Bu maçın ardından bu kulübün gayriahlaki iletişimi, söylenenlerin mükemmel bir örneğidir. Yaptıklarından iki sezonluk dizi çıkar. Antalyaspor maçının ardından suçluluk psikolojisiyle konuyu saptırarak, başkalarını hedef göstererek ayıplarını örtmeye çalışmışlardır, bir nevi de başarılı olmuşlardır. Malum takımın başkanı, sanki bu maç oynanmamış gibi, bizim oynadığımız Kasımpaşa maçıyla ilgili deli saçması açıklamalar yaparak adresi değiştirdi. Burada yaygarayı koparıp kendi maçını örtbas ediyor. Adeta yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali."

"Biz 4 maçta 59 faul yapıp 15 kart görmüşüz, Galatasaray 62 faul yapıp 4 kart görmüş"

Hakemlerin Fenerbahçe ve Galatasaray arasında kart konusunda standardı olmadığını öne süren Koç, şunları söyledi: "Bir maçta verilen ve verilmeyen kartlar, bir sonraki maçın kadrolarını da etkileyerek lig yarışını etkiliyor. Biz 4 maçta 59 faul yapıp 15 kart görmüşüz, Galatasaray 62 faul yapıp 4 kart görmüş. Anlıyor musunuz şimdi aradaki farkı. Son Pendikspor maçında bile ilk yarıda 4 sarı kart gördük. Hakem ikinci yarıda kendine geldi. Hakemler şampiyonluk yarışındaki bir takımın en küçük hatasını ararken, diğer takımın kör göze parmak hatalarını görmeyebiliyor. Bu çifte standardı kimseye anlatamazsınız. PFDK ve Tahkim Kurulunda da bir dengesizlik var. Bu sezon bize 9 milyon lira ceza kesilmiş, uslu çocuğa 6 milyon lira ceza kesilmiş. Onlara 2 kat indirim vermişler. Icardi'nin PFDK'ye sevk edilişine çok girmeyeceğim. Kayrılma gerçeğinin bir örneğidir. Böyle bir olayda bile tedbirsiz olarak sevk edilmesi, kayrılmanın göstergesidir."

Suudi Arabistan'da oynanması planlanan ancak oynanmayan Süper Kupa maçına da değinen Ali Koç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Suudi Arabistan'da tamamen Fenerbahçe sorumlu tutuldu. Meğer TFF Başkanı bizi işaret etmiş ve Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar'ın yaptığı açıklamanın krize sebebiyet verdiğini aktarmış. Kendisine sordum, 'Oradakiler bana öyle sordular, ben de evet dedim.' dedi. 'Rakibin genel sekreterinin Uğur Bey'den epey önce İstiklal Marşı'na izin verilmemesi yönündeki açıklamasını yetkililere anlattınız mı?' dedim, 'Benim ondan haberim yok.' dedi. Topu topu zaten 2 açıklama oldu. Halbuki 'Biz kulüplere mukavele vermedik, iki kulüp de aynı noktada hareket etti.' deseydi. Basit bir maç organizasyonunun temel gerekliliklerini bile yerine getirmekten aciz olanlar, sebep olduklarını yalanla Fenerbahçe'nin üzerine yıkmaya çalışanlar, Türk futbolunu yönetiyor. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu konuyu devletimizin dibine kadar araştırmasını istiyoruz."

Galatasaray-Antalyaspor karşılaşmasının ardından bir toplantı gerçekleştiğini de aktaran Koç, "1 Mart Cuma günü saat 15.00'te bir toplantı düzenleniyor. Bu toplantıda TFF Başkanı, Tolga Özkalfa ile ilgili görüşlerini aktarıyor. Özkalfa'nın istifa etmediğini, görevden alındığı bilgisini paylaşıyor ve toplantıdan ayrılıyor. Hugh Dallas, Abdulkadir Bitigen'e verdiği penaltıyı soruyor, Abdulkadir Bitigen de Galatasaray maçında verdiği penaltıyı 'Yanlış' olarak itiraf ediyor. Malum kulüp her sezon bu şekilde 3-4 maç kazanıyor. Bunu TFF Başkanı'na sordum, kendisi böyle bir toplantının gerçekleşmediğini söyledi. Halbuki kendisi de katıldı toplantıya. Bu kayıtlar TFF'nin elinde bulunmaktadır, açıklanmasını istiyoruz." açıklamasında bulundu.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.