logo
28 EYLÜL 2026

"Ali Koç ile görüştüm ancak..."

Bir dönem Beşiktaş ve Fenerbahçe'de görev yapan Alman teknik direktör Christoph Daum, Ali Koç'un başkan seçilmesinin ardından Fenerbahçe'de teknik direktörlük görevi için görüştüğünü ancak teklifinin kabul görmediğini söyledi

06.11.2021 11:50:00
 
"Ali Koç ile görüştüm ancak..."
"Ali Koç ile görüştüm ancak..."
Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğince düzenlenen "6. Efsaneler Kupası" futbol turnuvası, "Türk-Alman Dostluk Günü" etkinliği için kente gelen Daum, yaptığı açıklamada, Türkiye'yi ikinci vatanı olarak gördüğünü ve evindeymiş gibi hissettiğini belirtti.

Türkiye'ye en son iki yıl önce Antakya'ya Museum Oteli'nin davetlisi olarak geldiğini ifade eden Daum, "Harika bir yerdi, daha önce hiç görmediğim bir bölgeydi. Antakya'dan çok etkilendim. Şimdi Süper Lig'de bir takımları da var. Bence rakip takımlar ve taraftarları için Hatayspor güzel bir deplasman." dedi. Spor Toto Süper Lig'i ve Fenerbahçe'yi yakından takip ettiğini kaydeden 68 yaşındaki Alman teknik adam, sarı-lacivertli ekiple gönül bağının hiç kopmayacağını aktardı. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'un takım için büyük fedakarlık yaptığına ve şampiyonluk için ciddi transferler gerçekleştirdiğine dikkati çeken Daum, şunları kaydetti: "Başkan olduğundan bu yana teknik direktörün başarılı olması için tüm imkanları sundu. Ama maalesef bir şeyler uyumsuz gidiyor. Umarım Antwerp karşısında deplasmanda kazanılan zafer takımı birbirine kenetler. Fenerbahçe formasını giymek profesyonel bir iş değil, bir onur olmalı. Futbolcuların bunu anlaması gerekir. İş sadece yüksek ücretli kontrata imza atmak değil, önemli olan sarı-lacivertli formanın değerini anlamak. Ali Koç inanılmaz güzel şeyler yapıyor ancak bunu karşılığını futbolculardan göremiyor."

"Pereira başarılarıyla artık herkesi ikna etmek zorunda"

Teknik direktör Vitor Pereira'nın yönetimin derin ve dikkatli araştırması sonucu teknik direktörlük koltuğuna oturduğunu belirten Alman futbol adamı, "Pereira, tecrübeli bir teknik direktör. Şimdi sadece puanlara ve zaferlere ihtiyacı var. Başarılarıyla artık herkesi ikna etmek zorunda. Mourinho gibi olabilirsin ama maç kazanarak, puan alarak. Bunları da yapamazsan, pek tabii ki kovulursun. Ali Koç gerçekten iyi bir başkan, Vitor Pereira'yı her türlü eleştirilere rağmen destekliyor." diye konuştu.

Fenerbahçe taraftarlarının sosyal medyada kendisini teknik direktör adayı olarak göstermesini değerlendiren Daum, "İki yıl önce başkan Ali Koç ile seçimlerin ardından bir araya gelmiştim. Kendisi yeni başkandı. Ona 'Tecrübelerimle, bilgi ağımla size destek olabilirim. Fenerbahçe'de görev almak için hazırım.' demiştim. İmza atmak için hazırdım. Sonra bir sonuç çıkmadı. Bu konuda ciddi bir hazırlık göremedim. Şimdi ise sadece onlara şans dileyebilirim." yorumunu yaptı.

Emre Belözoğlu'na sitem

Eski Fenerbahçeli futbolcu Serhat Akın'ın bu senenin başlarında "Yarın çok geç, bugün Daum. Daum'la şampiyon oluruz." şeklindeki çağrısını da duyduğunu anlatan Daum, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kim bilir belki şampiyon olurduk. Fenerbahçe'de birçok futbolcuyla iyi diyaloglarım var. Ancak Emre Belözoğlu hariç. Onun benim hakkımda böyle iyi şeyler söylemesini, övmesini bekleyemezsiniz. Fakat beni tanıyan, Daum'la çalışmanın kıymetini bilen futbolcuları ayrı tutuyorum. Bir de beni çok seven Fenerbahçe taraftarları var tabii. Daum gelirse neler yapacağını onlar daha iyi biliyorlardı. Ama bu bizim, yani taraftarların, medyanın isteğiyle olacak şey değildi. Buna başkan karar verecekti."

"Aziz Yıldırım efsane başkan"

Fenerbahçe'de 2009-2010 sezonundan sonra ayrılık yaşadığında o dönemki başkan Aziz Yıldırım'la arasında kırgınlık yaşanmadığını dile getiren Daum, "Aziz Yıldırım'a büyük saygım var. Onunla gerçek bir arkadaşlığımız vardı. Verdiği karara da saygı duydum. Yıldırım, her zaman şampiyonluğu başarı olarak görür, ikincilik onun için başarısızlıktır. Buna saygı duyuyorum. Çünkü çok hırslıydı. Zaman zaman tartışırdık ama Aziz Yıldırım efsane başkan." değerlendirmesinde bulundu.

Türk futbolunda iz bırakan yabancı teknik adamlar arasında yer aldığının hatırlatılması üzerine 68 yaşındaki Alman çalıştırıcı, şöyle konuştu: "Öncelikle bu konuda adı ilk zikredilecek yabancı teknik direktör Jupp Derwall'dir. Türk futbolunda gerçek profesyonel altyapıyı oluşturan, bugünkü modern yapının temellerini atan kişi Derwall. Sonra Sepp Piontek'i ve Feldkamp'ı anmalıyız. Piontek'in Türk Milli Takımı'nda yaptığı güzel işler unutulmamalı. Daha sonra büyük isimler Carlos Alberto Parreira ve Zico'yu da anımsatmadan geçmeyeyim. Mircea Lucescu, Türkiye Ligi'nde büyük zaferlere imza atmış usta bir hoca."

Beşiktaş'ta görev yaptığı iki dönem boyunca kendini hayır işlerine adayan, lösemili çocuklara maddi ve manevi destekte bulunan Christoph Daum, bu misyonunu Fenerbahçe'de de sürdürmüştü. Lösemili çocuklar için farkındalık oluşturduğu için mutlu olduğunu kaydeden Daum, "Futbolun yanında saha dışında da birçok sosyal faaliyetlerde, hayır işlerinde bulunmaktan ayrı bir haz alıyordum. Lösemili çocuklar için büyük kampanyalar yaptık. Bence futbol antrenörlüğümden daha başarılı ve faydalı işlerdi bunlar." ifadelerini kullandı.

Kalbindeki Türkiye sevgisinin bambaşka olduğunu söyleyen Chirstoph Daum, her zaman Türk insanının kendisine kucak açtığını belirterek, "Benim sadece arkadaşlarım değiller, onlar benim kardeşlerim, kız kardeşlerim. Türkiye benim ikinci vatanım." yorumunu yaptı.

"Kuntz'un bu teklifi kabul edeceğini beklemiyordum"

Daum, A Milli Futbol Takımı'nın başına Alman teknik direktör Stefan Kuntz'un getirilmesine ilişkin de şunları kaydetti: "Kuntz'un bu teklifi kabul edeceğini beklemiyordum. Çünkü Almanya 21 Yaş Altı Milli Takımı'nda çok iyiydi. Ülkesine iki Avrupa şampiyonluğu kazandırdı. Bu başarılarından dolayı Avrupa'nın büyük kulüpleri onun peşindeydi. Tam bu sırada Tokyo görevi çıktı. Almanya Olimpiyat Takımı'nın teknik sorumluluğunu üstlenmişti. O yüzden gelen teklifleri kabul etmedi. Avrupa'da ligler başladıktan sonra da Türkiye'den gelen daveti kabul etti. Beşiktaş'ta forma giydiği için Türk futbolunu ve Türk insanını yakından tanıyor, iyi bir teknik direktör. Stefan yaklaşık 20 yıldır antrenörlük yapıyor, tecrübesi yeterli. Elbette kesin başarılı olacağının garantisini veremem ama milli takımı başarıya hazırlayacaktır."

Fraport TAV Antalyaspor'da futbol sorumluluğu görevine getirilen Nuri Şahin'in de Alman ekolünden geldiğini hatırlatan Daum, "Bazıları Kuntz'un deneyim eksikliğini sorguluyor. Bunu Kuntz için söylerseniz Nuri Şahin için yorumunuz ne olur? Nuri Şahin mükemmel bir futbolcu. Uzun dönem Borussia Dortmund'da forma giydi, daha sonra Avrupa'nın dev kulüplerinde oynadı. Futbolcuyken çok büyük tecrübeleri oldu. Şimdi umut ediyorum teknik direktörlükte de başarılı olacaktır. Futbolun nasıl oynanacağını bilen zeki biri. Antalyaspor'da güzel işler çıkaracağından eminim." şeklinde görüş belirtti.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.