logo
28 EYLÜL 2026

Ali Koç'tan sert çıkış

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç, gerçekleştirilen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu

08.02.2020 14:53:00
 
Ali Koç'tan sert çıkış
Ali Koç'tan sert çıkış
Koç, daha önce Antalya'da düzenlediği basın toplantısında Trabzonspor ile alakalı sözlerinin arkasında olduğunu söylerken, geçtiğimiz sezon oyun oynanırken Mustafa Cengiz için kural değiştiğini söyledi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, TFF Başkanı Nihat Özdemir'in kendi yönetim kurulu üyelerini seçmediğini de sözlerine ekledi.

Fenerbahçe'de gerçekleşen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Koç açıklamalarda bulundu.

"Taraftarımız bize çamur atanları ortaya çıkarmıştır"

Futbol takımı ve taraftarlar ile ilgili görüşlerini belirten Ali Koç, "Öncelikle şampiyonluk yürüyüşümüzü büyük bir kararlıkla sürdüren takımla başlayalım. Takımımız Ersun hocamızın önderliğinde sorumluluklarının farkında taşıdıkları formanın ağırlığının bilincinde her maçı final görerek çalışmalarını sürdürüyorlar. Şu an itibariyle sezonun ikinci yarısı taraflı tarafsız herkesin gözünde ligin en iyi futbolunu oynayan, en iyi istatistiğe kavuşan ekip konumundayız. Özellikle takımımızdaki arkadaşlık ve uyum, ekip ruhu sahadaki mücadele azmi hep birlikte hedefe odaklanmış şekilde hafta hafta üzerine koyarak ilerlemesi bizleri mutlu ediyor. Taraftarımızın da muhteşem desteğiyle ligin en iyi performansını ortaya koyarak şampiyon olacağımıza gönülden inanıyoruz. 14 haftamız kaldı. 14 hafta boyunca zor maçlar var. Zaman zaman da istemediğimiz sonuçlar alacağız, futbolun doğasında var. Şartlar ne olursa olsun her koşulda taraftarımızdan ricam bugüne kadar olduğu gibi tek vücut ve inançla takımımızı desteklemeleridir. Geçen haftaki iyi futbolumuza rağmen arzu etmediğimiz sonuçla döndüğümüz deplasmanda futbolcularımızı karşılamaları moral vermeleri. Sadece taraftar olmayıp sosyal medya ve geleneksel medya da yapılan saldırılara karşı bir taraftardan öteye bir araştırmacı gibi bunları irdelemeleri. Bize çamur atanları ortaya çıkarmaları ve bizi sahiplenmeleri bize çok büyük güç vermiştir. Taraftarımız statlarda en büyük gücümüz ama hayatın her alanında her ortamında en ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde bu taraftar bu kulübe sahip çıkmaktadır. Onlara teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Trabzonspor sırtını devlete dayıyor"

Antalya'da daha önce Trabzonspor'un sırtını devlete dayadığı hakkında yaptığı açıklamasına da değinen Koç, "Fenerbahçe'nin menfaatlerini korumak ve buna göre konuşma sorgulama tutumu ile 12 Ocak tarihinde Antalya'da bir basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldık. Basın aracılığıyla bazı konulara dahil endişelerimizi dile getirdik. Hiç beklemediğimiz bir şekilde kulübümüzün çıkarlarını korumak adına yaptığımız bu basın toplantısını takip eden günler içinde taraflı tarafsız pek çok kesimden aldığımız mesajlar bu düşüncelerde yalnız olmadığımızı gösterdi. Basın toplantısı sırasında değindiğim konulardan bir tanesi mütemadiyen adil rekabetten bahseden Trabzonspor başkanına vermek zorunda olduğum Trabzonspor'un sırtını devlete dayaması hususuydu. Açıklamanın bu kısmıyla ilgili sponsorluklar localar devlet bankalarıyla krediler ile ilgili söylediklerimin arkasındayım. Bizim Antalya açıklamasında bahsettiğimiz sırtını devlete dayamak konusu bundan çok daha farklıdır. Kesin bugüne kadar emsali görülmemiş durumdur. Bugün elimizde olan bilgilerin detaylarına burada girmenin yeri ve zamanı olmadığını düşünüyorum ancak Ahmet Ağaoğlu ile istediği her platformda bu konuları konuşmaya hazır olduğumu bilmesini isterim. Şunu da söylemek istiyorum biz iyiye iyi, yanlışa yanlış, kötüye kötü demeyi ilke edinmiş bir yönetim kuruluyuz. Trabzonspor Kulübü büyük kulüplerden çok daha az bütçeyle yarışmaktadır, büyük kulüplerden çok daha fazla genç oyuncu oynatmaktadır. Bunun da ne kadar önemli olduğunu, başarılı bulduğumu Ağaoğlu'nun kendisine bizzat söyledim. Bunu söylerken de kendisine aynı şekilde Türkiye'de en çok sahiplenen takım olduğunu destek gören takım olduğunu, neredeyse en büyük medya gruplarından birinin kendilerinin yanında olduğunu söyledim. Televizyonda bunları konuşmamın sebebi bu. Biz burada bir söyleyeceğiz çoğu yayınlanmayacak, işleri geldiği gibi yayınlayacaklar. Bizim medyamız yok. Bizi haklı olduğumuz zaman haklı kalmamızı isteyen çoğunlukta yok. Bu sebeple TRT Spor'daki programda yapmış olduğum kulüp başkanları çağrımı yineliyorum, hiç şüphe yok ki adil rekabetin oluşmasına zarar vereceğine inandığımız bütün desteği, bu çekişme bir kulübe Fenerbahçe arasında geçmemektedir. Kümede kalanlarla tepeye oynayan kulüpleri etkilemektedir" şeklinde konuştu.

"Bir bakanımızın açıklamaları şaşkınlığa sebep oldu"

Trabzonspor maçının ardından Ulaştırma Bakanı Mehmet Cahit Turhan'ın açıklama yapması ile ilgili de konuşan Koç: "Antalya'daki bu çıkışlarımızdan dolayı siyaseti futbola taşımakla suçlandık. Belki de yarın tehdit edileceğiz. Oysa ki bazı siyasiler, burasının altını çiziyorum, devletimizin gücünü ve imkanlarını kullanarak ilgili kulübe ne kadar maddi destek ve fayda sağladıklarını, muhtelif ortamlarda gerek kendileri gerek camianın ileri gelenleri şehrin milletvekilleri yerel yöneticileri yaptıklarından övünerek hiç sakınmadan ifşa etmekten kaçınmadılar. Bunlarla beraber açık açık bir kulüpten yana tavır alıyorlar. Şampiyon olmasını istediklerini ifade ediyorlar net bir şekilde. Bir şehrin milletvekili olarak falan normal olabilir ama bundan ötesi normal değil. Hal böyleyken bu mevzuların sadece ufak bir kısmına değinmekle biz mi siyaseti futbola karıştırmış oluyoruz. Spor medyasının bir kısmı bu gerçekleri araştıracağına bizi hedefe koyup sanki iftira ediyormuşuz gibi bize saldırıyorlar. Tüm bunların üzerine oynadığımız son maçın ardından açıklamalarda bulunan bir bakanımız, aslında endişelerimizi parçalayan bir açıklama yaptı. Bizzat devletimizin bakanı tarafından iki Türk takımının maçından sonra bir tarafın galibiyetini kutlaması, şampiyonluk için açıklama yapması şaşkınlığa sebep oldu. Tabii ki hepimiz çocukken bir takım tutuyoruz ama belli mevkilere geldikten sonra bu kadar açık bir şekilde ifade etme lüksümüz olmuyor. Toplumu, vicdanları huzursuz etmemek adına olmaması gerekir. Bundan hakemler de etkilenebilir. Federasyon da, karar verenler de etkilenebilir, kurular da etkilenebilir, futbolun dinamikleri bozulabilir. Fenerbahçe olarak diğer dile getirdiğimiz konuda her fırsatta Fenerbahçe'nin karşısında oluşan medya grubudur. Bu grup gazetesi ve televizyonu ile topyekun Fenerbahçe'ye karşı karşıyadır. Bizi devletimizle karşı karşıya getirmek isteyenler bu mecradakilerdir. İlk hedefi bir takımı şampiyon yapmak, kulübü ve şahsımı itibarsızlaştırmaktır. Geçen hafta maçımızı oynadık, iki pozisyonu dikkatinize getirmek isterim. Bu pozisyonun tam tersi gerçekleşse ne olurdu. Aut olması gereken top korner verildi. Olabilir hakem hatası ama o korner döndü gol oldu. Onun yerine bizim golümüz böyle gerçekleşmiş olsaydı... İkinci pozisyon Vedat'ın attığı gol. Kruse kaleciye dokunmuyor, faul veriliyor, golümüz sayılmıyor ve maçın sonunda yaşanan bu pozisyon tam tersi gerçekleşse kıyamet kopardı. Ne federasyon, ne Zorlu toplantısı, ne federasyon başkanının Fenerbahçelili, MHK Başkanı'nın Koç çalışanı gibi laflar... Kıyamet kopardı. O hakeme bir daha maç verilmezdi. Medya gücüne sahip olmak algı operasyonu yapmak dediğim bunlar. Biz bunlarla mücadele etmeye çalışıyoruz. Hepsini bizden beklemeyin camiamızın ileri gelenleri olarak sizler de adım atın. Muhabirleri cezalandırmak felsefemize aykırı. Üzülmemenizi, kafanıza takmamanızı istiyorum. Bana 'Yok efendim bu adam senin hakkında nasıl konuşur' demeyin, bu tip adamların konuşması bizi yüceltir. Taraftarlardan ricamız ana hedefi bizi itibarsızlaştırmak olan söz konusu medya kuruluşunu gerek manşetleriyle gerekse köşe yazarlarının ortaya attığı akıl ve mantıkla bağdaşmayan mesnetsiz ispatsız durumları ciddiye almayın, kafanıza takmayın. Federasyon deniyordu, bizi şampiyon yapacaktı, başkanı Fenerbahçeli deniyordu. Biraz bakalım işin aslı astarı öyle mi? Özellikle son dönemde TFF ile fikir ile ayrılıklarımız var. Birazcık da bunlardan bahsetmek istiyorum. TFF görev süresi boyunca maalesef verdiği veremediği hatta zaman zaman nasıl verdiğini mantıkla izah edemediğimiz kararlarıyla Türk futbolunda karmaşaya sebep olmaktadır. Hakem atamaları ile alakalı gittiğimizde 7'nci hafta falandı. Zorlu ziyaretinin ana nedeni, hakem atamalarıydı. Bugün geldiğimiz noktada kazandığımız 11 maçın hakemlerinin 9'u saha hakemi olarak görev almamış. Bunu sormak istedik niye böyle oluyor diye. Burada açık bir mesaj var. Anlattılar kendilerine göre mantık sundular. Dinledik, mantığı anlamak ile beraber işleyişini kabul etmediğimizi söyledik. Başakşehir maçı Fırat Aydınus, ne oldu o maçta da bir sonraki maça atanmadı. Kimse hakemden yakınmadı. Rakip takım hak ederek kazandığımızı söyledi. Arda Kardeşler ilk maçımızı yönetti, 5-0 kazanmıştık 3 penaltı verildi sonra 2 hafta maç alamadı. Aynı hakem haftalar sonra Kayseri deplasman maçımızı yönetti. Bu maçta 3 penaltımız verilmedi, bunlar tartışıldı programlarda. Ama bu hakem bir sonraki hafta maç aldı. İlk maçta 3 penaltı verdi, 2 hafta maç almadı. Kayseri'de bu hataları yaptı maç aldı. Tatmin olamadığımız kısım bunlar. Göztepe ile maç yaptık 2'nci golü attık golü vermek için 4 dakika 17 saniye beklediler, izahatını alamadık. Kayseri'de maç yaptık saha dışında kaptanımız Emre Belözoğlu diyaloğa girdi, bir şey olmadı maç devam etti. Sonra öğrendik ki mevzuata göre Emre'nin ceza alması mümkün değilken, hakemlerden konuyla ilgili ek rapor istendi. Ceza veremeyecek bir konuda rapor istemen hakemlere mesaj vermek değil mi? Gaziantep maçımızda kart bile görmemesi gereken Vedat Muriç niyet okuyarak PFDK'ya sevk edildi. İnanın ceza vereceklerdi. Ama ne olduysa veremediler, ne oldu bilmiyorum. Ama bu şekilde bir sevkin niyeti, amacı nedir, hedefi nedir? Son olarak devre arası transferleri... 'Fenerbahçe'ye nasıl transfer yaptırmayız' mantığıyla TFF harcama limitleri konusunda kılı kırk yararak yaptığımız her başvuruda yeni bir uygulamayla hareket edenler, kendileriyle ayrışmamızın ana sebeplerini teşkil etti" dedi.

"Asıl olay Fenerbahçe'ye transfer yaptırmamak"

Harcama limitlerinin artırılması ve yapılandırma konusuna değinen Koç, "Biz yeniden yapılandırmayı yapamadık. Yapamadık değil, sebeplerini anlatmıştım. Dolayısıyla harcama limitlerimizle bu anlaşmayı yapan kulüplere göre farklı ele alındı. Biz kendi imkanlarımızla yapmaya çalıştık, bankalarla görüştük. Yaptığımız her görüşmeyi lisans kuruluna verdik, bazıları kabul edildi bazıları edilmedi ama bir denkleştirme mantığıyla ele alındı. Bir yerde yaptığın başvuru kabul edildi, birebir aynı başvuru kabul edilmedi. Sonra öyle bir noktaya geldi ki iş, kabul edilmesi gerekenler edildi, bu sefer geçmişte verilen harcama limiti hakkında üstüne çıkarmaya çalıştığımız hak geri alındı. Bize limitler verildi ama daha önceki limitler alındı. Nihat Bey çıkıp hafifte böyle alaycı bir şekilde 'transfer yaptılar ya' diye bir şeyler söylüyor. Biz Falette'ye lisans çıkartabildik. Burada da futbolcumuz Sadık'a teşekkür etmek istiyorum, o maaşından bir kısım fedakarlık yaptı. O şekilde Falette'ye lisans çıkartabildik. Bizi bir şey yapamayacak hale getirdiler. Son derece yorucu ve gönül kırıcı bir süreç yaşadık. Ama oradaki olay 'Biz nasıl Fenerbahçe'ye transfer yaptırmayız.' 30-40'a çıktı indi falan, gene algı operasyonlarıyla Fenerbahçe istiyor konumuna getirildi. Nihat Bey'e söyledik istedik mi diye, istemedik. Çık söyle kimin istediğini dedik. Son basın toplantısında Fikret Orman ve Adil Gevrek'in ismini vermiş ama yaz aylarında. Daha limitler belli olmadan. Ama 30-40 tartışmasından çok önce Orman bıraktı. Çok doğru argümanlarla bu sene ilk senemiz limitleri yüksek tutalım herkes için. Fakat ne hikmetse Nihat bey söylemiyor kiminle yaptığı görüşmeden sonra 30'u 40'a çıkardığını. O kulübün görüşmesindeki argümanlarda haklıydı. Limiti açıklıyorsun transferler yapıldıktan sonra. Ondan sonra yayıncı kuruluş indirime gidiyor. Haklı nedenlerle o kulüp istedi. Basın önünde niye söylemiyor Nihat Bey. Hiç alakası olmayan konuma getiriyorsunuz. Asıl rol sahibi olan kulübün adının geçmemesi enteresan" şeklinde konuştu.

"Nihat Özdemir, kendi yönetim kurulu üyelerinin bir tanesini bile seçemiyor"

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir ile ilgili konuşan Ali Koç, "Zorlu görüşmesi ile ilgili konuştuk. Bu ne ilk ne de son. Nihat Bey çıktı dedi ki başka başkanlarla da görüştük. Güzel de neden onları söylemiyorsun, yoksa söyleyemiyor musun? Bizim için son derece rutin bir olay. Federasyonda olacaktı, takvimden dolayı Zorlu'ya alındı, ondan sonra da başka kulüpler bunu devamlı gündeme getirdi. Nihat bey 3 Temmuz'dan bahsediyor. 3 Temmuz'a değinerek yaşadığımız sürecin 3 Temmuz'la alakası olmadığını en iyi kendisinin bildiğini ifade etti. Doğrudur. Yaşananlarla aynı değil, söz konusu bile değil ama hedef aynı. Birinde kazanılan şampiyonluğu almaktı, bugün de muhtemel şampiyonluğu engellemek. Ama şaşırmıyoruz. Nihat bey, TFF Başkanı olmadan önce Fenerbahçemizin 4 hafta arka arkaya yaşadığı hakem hatalarını gündeme getirmemizin ardından tesadüfen kritik bir lig maçının sabahı bir beyan vererek 'Ben bu federasyona kefilim. Fenerbahçe başarısızlığına mazeret aramasın' demişti. Halbuki aynı hafta yaptığımız görüşmede TFF ile ilgili tam tersi bir bilgisi olduğunu paylaştı. Bilen bilir Nihat beyi. Bu çelişkilerle hayatına devam eden başkanımızın bu süreçte bizlere hak vermesini beklemiyorduk, yeter ki gölge etmesin. Federasyonun kurulma aşamasında ne kadar önem veriyorduk, Türk futbolu için son durak demiştik. Elimizden gelen desteği verdik. 1 kişi dahi tavsiye edip ne kurullara ne federasyona herhangi bir baskı yapıcı olmadık ama biz de safmışız sonra neler öğrendik. Meğerse itinayla seçilmiş Nihat Bey. Kulüplerde şikayet var çözüm yok diyor. Kulüpler Birliği olarak lütfedip inceleyip bakıp dönmüyorlar görüş almıyorlar. En doğru olduğuna inandığınız kararları alabilmelisiniz. Her kararda oybirliği gerekecekse TFF'ye ne gerek var, o zaman aramızda toplanır alırız kararları. Krizleri çözmek için daha sağlıklı iletişim yapmalısınız. Bıçak kemiğe dayanana kadar sessiz kalmayın. Krizleri çözmek için toplantı yapacaksanız yeni krizleri yönetecek üst akla sahip olun. İstifası konuşuluyor, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. İstifa etmeyecekseniz dost ortamında istifa edeceğim demeyin. Kulüpler olarak sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Ama bu kadar kavganın sebebi ana otorite olan TFF'nin güven ve güç kaybından ötürü gerekli kararları alacak dirayeti gösterememesi, adaletli ortamı sağlamamasına yönelik yeterli hamleler yapamaması. TFF başkanlığı zor bir görevdir. Belki de en ağır görevlerden biridir. Bu görevi yerine getirirken kendi yönetim kurulu üyenizin bir tanesini bile seçemiyorsanız, işiniz bir o kadar daha zor. Özel ve ticari sebeplerden dolayı manevra alanınız zorsa işiniz çok zor. Allah Türk futbolunun yardımcısı olsun" diye konuştu.

"Mustafa Cengiz için oyun oynanırken kural değişti"

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz hakkında konuşan Ali Koç, "Bizim puan silmemize kafayı takmış. Öyle bir durum yok da, öyle bir durum olsa da merak etmeyin Mustafa Bey, TFF size bırakmaz kendi siler. Diyor ki 'Eskişehirspor ve Bursaspor'un puanı silindi.' Sapla samanı karıştırmayın. Alakası yok. Çünkü onlar futbolcu ödemelerini yapmadıkları için yurt dışından ceza aldılar. Dolayısıyla 3 puan silinecekse de bir sonraki sezon silinecek, hatırlatayım. Ama kendisinin hızına yetişmek çok zor. Her söylemine cevap vermeye kalkarsak günlük işlere odaklanamayız. Kendisi o kadar çok gaf yapıyor ki hangisine değineceğime şaşırıyorum. Zaten zaman zaman kendisinin ne dediğini anlamak zor. Söylediklerini deşifre etmekte zorlanıyoruz. Garip cümleler kuruyor. Kimi zaman hayvanlar aleminden, kimi zaman yemeklerden. Sürekli birbirleriyle çelişen söylemlerde bulunuyor. Her birine cevap verip burada vaktinizi almayacağım. Tekrar TV çağrımı yeniliyorum. O onu, bu bunu dedi olmasın, kamuoyunu rahatlatalım, hem de üç beş kuruş para kazanırız. Bu formatla TV'ye çıkarsak yayıncı kuruluşun da, diğer kanalların da para kazanmasına sebep oluruz. Çıkalım orada konuşalım. Son dönemde 2 konu hakkında konuşuyor. Oyun oynanırken kural değişmez diyor. Bir de şeffaflık diyor. Ama bir şeyi unutuyorsunuz Mustafa Cengiz. Sırf sizin için talimat değişti geçen sezon. Sırf sizin için. Federasyon talimatlarının 97. maddesinde hak mahrumiyeti cezası var. Bu maddede geçen sezon birinci madde diyor ki, 'Hak mahrumiyeti cezasıyla cezalandırılan kişiler müsabakalara iştirak edemez.' Kulüp mensubu olarak hiçbir faaliyette bulunamaz, stadyumlara giremez diyor. Sonra cengiz 150 gün ceza alıyor. Mektup yazıyorlar federasyona, yardım istiyorlar. Bu madde değiştiriliyor. Madde ekliyorlar. Kulüp başkanlarının aldıkları hak mahrumiyeti cezası protokol tribünü hariç girişlerine engel olamaz. Sırf başkanlar için değişiyor bu durum. Oyun oynanırken kurallar değişmezdi ya, sizin için değişmiş. Bu sene de eski haline getiriliyor bu kural. Ya unutuyorsunuz, ya bizim unuttuğumuzu zannediyorsunuz. Hangisi doğru bilmem ama hangi birine cevap verelim. 'Biz 6 yedik Fenerbahçe'den ama şampiyon olduk' diyor, o sene Beşiktaş şampiyon oldu. Hangi birine cevap verelim. Harcama limitlerinde esneklik tanınmaması için mücadele ediyor, omuz omuza mücadele ediyor. Aynı Cengiz diyor ki, 'UEFA kurallarına göre 5 milyon zarar etme limitimiz vardı ama biz 1 milyar TL zarar etmiştik. Ancak UEFA bunu anlayışla karşıladı onlara teşekkür ediyoruz.' UEFA'nın sizin için kuralları esnetmesini anlayışla karşılıyorsunuz, ama kendi ligimize geldiğimiz zaman bu durumda kamuoyunu baskı altına alıp federasyonu etkiliyorsunuz, bu nasıl bir çelişkidir. 'Biz şöyle vergi ödemişiz, Fenerbahçe oyuncularının maaşlarını açıklamıyor.' Biz SPK'ya açıklamamız gereken her şeyi açıklıyoruz, menajerlik ücretleri de dahil. Biz bilmiyorduk 10 bin Euro menajerlik ücreti harcadık demeyi. Ta ki, siz bize ders vermeye çalışmaya başlayana kadar. Siz ders veremezsiniz de. Siz niye 10 bin Euro harcadınız dedik, 'Ben bilmem, 13.6 milyon Euro ödedim. Nerede bu para? Yolda mı düştü, ben de bilmiyorum' diyor. Hani şeffaflık. Anlaması zorlu durumlar bunlar" ifadelerini kullandı.

"3 Temmuz sözde şike davasının bir kumpas olduğuna inancımız tamdır"

3 Temmuz süreci hakkında da konuşan Koç, "Bizim için artık kabul edilemez bir şekilde uzayan, son yapılan bozma kararıyla midemizi bulandıran bu süreçle ilgili iyi haller de oluyormuş. Onu dün aldık. Geldiğimiz noktada herhangi bir örgütün olmadığı ispatlanmış oldu. Her şey bitmiş değil. Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimizin örgüt kurduğuna dair suçlamaların asılsızlığı Yargıtay tarafından netleşmiştir. 3 Temmuz sözde şike davasının bir kumpas olduğuna inancımız tamdır, daha da kuvvetlenmiştir. Kesinleşen bu kararların camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz" diye belirtti

"Kurşunlanma olayı hala çözülemedi"

5 sene önce Rize deplasmanı dönüşü takım otobüsünün Trabzon'da kurşunlanması olayının çözülememesi durumu hakkında da konuşan Koç, "Trabzon coğrafyasında yaşanan bu skandal olayın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen şüpheliye rastlanılmamıştır. Var olan teknolojiler göz önüne alındığında hala en ufak detaya ulaşılmaması, herhangi bir detaya ulaşılmaması anlaşılabilir değildir. 50 kişinin ölme ihtimali olan, Fenerbahçe gibi bir camiaya yapılan saldırının açıklığa kavuşturulmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. 10 Temmuz 2019 tarihinde arkadaşlar Trabzon ziyareti yaptı ve Başsavcı ile görüştü. 2019 sonuna kadar soruşturmanın biteceği yönünde ifadeler kullanıldı. 8 Şubat 2020 itibariyle halen bir şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz. Olaydan 5 yıl geçtikten sonra bu konunun samimi bir şekilde aydınlatılmaya çalışmadığı düşündüğümüzü ve anayasal haklarımızı kullanarak yapacağımız girişimlerle bulunmak durumunda kalacağımızı ifade etmek istiyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.