logo
21 EYLÜL 2026

Amasya'da tescilli misket elmasının hasadı başladı

Amasya'da 2 bin yıldır yetiştirilen tescilli misket elmasının bu yılki hasadı verimli başladı, ağaç dalları rengarenk elmalarla süslendi. Ortasından yatay kesildiğinde çekirdekleri yıldız şekli alan elmanın kokusuna güvenen Amasyalı çiftçiler, farkının ısırıldığında çıkan çıtırtı sesinde olduğunu vurgulayarak "Çıtırtı sesi çıkmayan elma Amasya elması değildir" uyarısı yaptılar. Elmaların fiyatları dalında 10 TL ile 30 TL arasında değişiyor

21.09.2026 11:36:00
İHA
 
Amasya'da tescilli misket elmasının hasadı başladı
Amasya'da tescilli misket elmasının hasadı başladı
Coğrafi işaret tescilli elma

Bir tarafı kırmızı, diğer tarafı yeşil renkteki coğrafi işaret tescilli Amasya misket elmasını toplamak için erken saatlerden itibaren bahçelerin yolunu tutan üreticiler merdivenlerle ağaçlara tırmanıp gün boyunca hasat yapıyor. Yere düşenler bile çürümeden toplanıp fabrikalara gönderilerek ekonomiye kazandırılıyor.






Bu yıl elma bol

Amasya'nın elmasıyla ünlü olduğunu belirten Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, "Bu yıl elma bol. Herkese yetecek kadar elmamız var. Misket elmasının da hasadı başladı. 2 bin 200 dekar alanda yetiştirilen misketten yaklaşık 6 bin 500 ton rekolte bekliyoruz" dedi.








"Çıtırtı sesi çıkmayan elma Amasya elması değildir"

Yörenin meyve deposu Ziyaret beldesinde yaşayan 78 yaşındaki Bekir Damatoğlu, şifa kaynağı olduğunu belirttiği Amasya misket elmasının kendine has kokusunun olduğunu ve tezgahlarda diğer elmalarla karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Elmanın yendiğinde çıtırtı sesi çıktığını vurgulayan emektar çiftçi, "Çıtırtı sesi çıkmayan elma Amasya elması değildir. Amasya elmasının lezzeti, kokusu ayrıdır. Türkiye'nin hiçbir yerinde bu lezzeti bulamazsın. Elmanın en iyisi Amasya'nın öz misket elmasıdır. Ölüsü de, dirisi de paradır. Misketten başka elma tanımam. Dayanıklıdır. Serin yerde 6 ay boyunca bozulmadan bekletilebilir" diye konuştu.








Elmaya hasret kalınmıştı

12 çeşit elma türünün bulunduğu bahçesinde yere düşen elmaların çürümeden toplanıp fabrikalara gönderilerek ekonomiye kazandırıldığına değinen Ümit Damatoğlu da geçen yıl yaşanan zirai don felaketi sonrası hasret kaldıkları elmalara kavuştuklarını söyledi. Elmaların fiyatının 10 TL ile 30 TL arasında değiştiğine değinen Damatoğlu, herkesi elmalardan satın alıp üreticileri desteklemeye davet etti.




















Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu

20.09.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baydaş, ilçede ciddi altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar meydana geldiğini belirterek, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların hızlı şekilde sarılacağını söyledi.






Rize'de evvelsi gün etkili olan yoğun yağışın ardından kent genelinde incelemeler sürüyor. Yağıştan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Pazar ilçesinde de ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. İlçeyi ziyaret eden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, özellikle ilçe merkezindeki çarşıda yoğun su baskını yaşandığını ifade etti.

"Can kaybımız yok"

Yaşanan yağışın ardından il genelinde herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Vali Baydaş, "Evvelsi gün yaşanan yoğun yağıştan en fazla etkilenen yerler arasında birisi de Pazar merkez. Burada iki deremizin akışındaki tıkanıklık sebebiyle ilçe merkezinin yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ilçe merkezindeki çarşının yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Şükürler olsun ki burada da il genelinde de herhangi bir can kaybımız yok. Ama ciddi manada bir altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar mevcut" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarına başladığını kaydeden Baydaş, çalışmalar tamamlandıktan sonra hasarların giderilmesine hızlı şekilde başlanacağını söyledi.








"Derelerin güzergahı ile ilgili yeniden çalışma yapmamız gerekiyor"

Pazar ilçesindeki derelerin akış güzergahlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Baydaş, "Burada esasen iki derede de o derelerin güzergahı ile ilgili öyle görünüyor ki yeniden bir çalışma yapmamız gerekiyor. Tabii derelerin bu tür durumlarda ana dereye ve Pazar Deresi'ne veya menfezlerle denize ulaşması gerekiyor. Buraların tıkalı olmaması lazım. Buralarla ilgili tespitlerimizi yaptık. Hem Devlet Su İşleri ekiplerimiz hem de İller Bankası ekiplerimiz hem de Pazar Belediyesi ekibimiz koordinasyonla bir hazırlık yapacaklar. Arkadaşlarımıza söyledik, geçişi rahatlatacak hızlı birkaç tedbiri hemen şimdi arkadaşlarımız yapacaklar" diye konuştu.







"Acil yardım ödeneklerini pazartesiden itibaren vermeye başlayacağız"

Hasar tespit çalışmalarının ardından vatandaşlara yönelik desteklerin hızlı şekilde başlatılacağını ifade eden Baydaş, "Hasar tespit çalışmaları yapılanların hemen hızlıca pazartesiden itibaren acil yardım ödenekleri vermeye başlayacağız. Altyapı hasarları ile ilgili onların da acil olanlarını çok hızlı bir şekilde yapacağız. Plan proje gerektirenlerin de çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.







Yaklaşık 40 noktada tedbir uygulandı

Yağış nedeniyle vatandaşların başka bölgelere sevk edilmediğini belirten Baydaş, bazı evlerin tedbir amacıyla boşaltıldığını söyledi. Baydaş, "Başka yerlere sevk edilen herhangi bir kimse yok. Etkilenen vatandaşlar tercih etmiyor, çoğu merkezde etkilenen vatandaşımızın köyde de evi olmuş oluyor. Yaklaşık 40 civarında yerde bu tedbiri uygulamıştık. Boşalttığımız evler var, alt kısımları hasar gören evler var" dedi.

Ulaşım açısından herhangi bir sorun yaşanmadığını kaydeden Baydaş, çalışmaların sürdüğü bölgeler hakkında da bilgi verdi.

"En fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz"

İyidere'de çalışmaların devam ettiğini, Derepazarı ilçe merkezinin de kısmen etkilendiğini belirten Baydaş, "Ulaşım yönünden sıkıntı yaşadığımız herhangi bir yer yok. İlçe merkezi itibarıyla İyidere'de çalışmalarımız devam ediyor. Derepazarı'nın kısmen merkezi etkilenmiş durumda ancak ilçe merkezi olarak en fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz. Büyük oranda artık temizliğe de başlamış durumdayız" şeklinde konuştu.

Hasar tespit çalışmalarında ortaya çıkacak rakamların hafta içerisinde netleşeceğini ifade eden Baydaş, "Hasar tespiti ile ilgili rakamlar hafta içi belli olacak. Çünkü ekipler bugün de çalışmaya devam ediyorlar. Onu da ilerleyen süreçte paylaşacağım" dedi.

"Vatandaşlarımızı uyardık"

Yoğun yağış sonrası içme suyu konusunda da vatandaşlara uyarıda bulunduklarını belirten Baydaş, özellikle çeşme suyu ve yerel bağlantılarla şebeke suyu kullanan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Baydaş, "Çeşme suyu kullanan, yerelde küçük bağlantılarla şebeke suyu kullananlar ile ilgili; elbette yoğun yağışlarda bu sular bulanıklaşabiliyor. Başka sular karışabiliyor buraya. Bu yüzden vatandaşlarımıza uyarıda bulunduk" ifadelerini kullandı.

Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü

Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Kuzayca köyünde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Yaklaşık 2 saat süren yoğun yağışın ardından köyde tarım arazileri, bahçeler ve bazı evler sel sularından zarar görürken, köyün merkez camisinin alt katını da su bastı. Sel nedeniyle köy yolunda seyir halinde bulunan beton mikseri ise şarampole devrildi.

19.09.2026 19:24:00
İHA
 
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Kuzayca köyünde dün öğle saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış, kısa sürede sele dönüştü. Şiddetli yağış nedeniyle köy içerisindeki bazı yollar ve kaldırımlar zarar görürken, bahçe duvarları yıkıldı, tarım arazileri ve tarım ekipmanları sel sularının altında kaldı








Köyün merkez camisinin alt katını su bastı

Selden köyün merkez camisinin alt katı da etkilendi. Caminin morg ve kadınlar Kur'an kursunun bulunduğu bölümlere sel suları doldu. Vatandaşlar camide biriken suyu tahliye etmek için çalışma başlatırken, selin ardından geride kalan çamur ve balçığın temizlenmesi için yetkililerden destek istendi.
Sel sularının tahliyesine yardım eden Yalçın Dursun, köyün yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bize bir yardım lazım. Bize bir destek lazım. Burayı temizleyebilmemiz için buranın suyunu siz çektirir, atarız ama ondan sonra çamuru, milek içindeki eşyalar berbat oldu, nasıl olacak' Yani görevlilerin, yetkililerin lütfen buraya ilgilenmeleri, bakmaları, bir gelip bakmaları lazım." dedi.








"Bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı yerle bir etti"

Sel nedeniyle tarım ekipmanları ve yaşam alanlarının zarar gördüğünü belirten Mehmet Karaca ise yaşanan mağduriyeti anlattı.
Karaca, "Kuzayca köyü vatandaşlarındanım. İki saatlik yağan yağmurla meydana gelen doğal afet bizim bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı tamamen yerle bir etti. Mevcut yaşam alanlarımızı sel bastı. Mağduruz." ifadelerini kullandı.
 
 







Beton mikseri şarampole devrildi

Öte yandan sağanak yağışın ardından köy yolunda seyir halinde bulunan bir beton mikseri de kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Sel sularının etkisiyle köy yollarında da hasar meydana gelirken, bazı kaldırım taşlarının yerinden söküldüğü ve arazi yollarının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.







"Evlerimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama camiye devletin el atmasını istiyoruz"

Köy sakinleri, selin ardından özellikle caminin temizlenmesi ve hasarların giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti.
Köy sakinlerinden biri, "Burada dün ikiden beri yoğun yağış oldu ve afet oldu. Burası merkez camimiz, köyümüzün camisi. Camimizin içi, morg ve bayanlar Kur'an kursunun içi su oldu. Bir de tır devrilmesi oldu. Ondan sonra arazi yolları tüm berbat oldu. Kaldırım taşları falan yerinden söküldü. Duvarlar uçtu. Yani bu camiye biz daha önem veriyoruz. Çünkü evimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama devletin bu camiye el atmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Köy sakinleri, selin ardından hasar tespit çalışmalarının yapılmasını ve zarar gören yaşam alanları, tarım arazileri, ekipmanlar ve caminin temizlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için yetkililerden destek bekliyor.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda

Trafik kazası sebebiyle şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

18.09.2026 15:44:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Kırıkkale'de trafik kazası sebebiyle görev yaptığı yolda bir aracın çarpması sonucu şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Törende şehidin eşi polis üniformasını giyerken, 7 yaşındaki oğlu da babasının şapkasını takıp Türk bayrağına sarılı tabuta sarılarak gözyaşı döktü.






Olay, 17 Eylül günü Kırıkkale'nin Bahşılı ilçesi Atadönmez Mahallesi Atatürk Bulvarı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ölümlü trafik kazasında olay yeri inceleme çalışması yapan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya (38), başka bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Yüksek İhtisas Hastanesi'ne kaldırılan Sarıyalçınkaya, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.







Şehit polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya için Nur Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşının başında şehidin ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşı döktü. Evli olan Sarıyalçınkaya'nın 2 yaşında Hasan Göktürk ve 7 yaşında Sabri Gökbörü isimli iki çocuğunun bulunduğu öğrenildi. Şehidin eşi Pembe Sarıyalçınkaya, törene eşinin polis üniformasını giyerek katılırken, 7 yaşındaki oğlu Sabri Gökbörü de babasının polis şapkasını taktı. Anne ve oğlu, tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin kardeşi Ahmet Doğukan Sarıyalçınkaya da dua ederek duygusal anlar yaşadı.







Evli ve iki çocuk babası olan Sarıyalçınkaya'nın naaşı, öğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine gönderildi. Aslen Erzincanlı olan şehit polis memuru, eşinin memleketi olan ve polislik mesleğine ilk adımını attığı Şebinkarahisar'da toprağa verilecek.








27 Nisan 1988'de Erzincan'da dünyaya gelen Batuhan Sarıyalçınkaya, 23 Eylül 2016'da Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar İlçe Emniyet Müdürlüğünde göreve başladı. Daha sonra Ağrı İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan Sarıyalçınkaya, son olarak Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünde görev yapıyordu.








Cenaze törenine Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, Belediye Başkanı Ahmet Önal, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, İl Emniyet Müdürü Mustafa Işık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hasan Acar, il protokolü, şehidin mesai arkadaşları, ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere de yer verildi

18.09.2026 14:50:00
İHA
 
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, bazı şirketlerin sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Bu reklamlar üzerinden ulaşılan kişilerin kişisel bilgilerinin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının mağdurlarla iletişime geçerek yatırım yapmaya ikna ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Organizasyonu yöneten kişilerin farklı ülkelerde şirket kurulumu, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladığı, Türkiye'de de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturulduğu belirtildi.






Mağdurların konuştukları dile göre yönlendirme yapıldı

Çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" olarak işe alındığı, çalışanlara eğitim verildiği ve mağdurlarla iletişim sırasında kullanılmak üzere kod ad ile sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Çalışanların mağdurların uyruğu ve konuştuğu dile göre gruplandırılarak vardiyalı şekilde çalıştırıldığı, İbranice konuşmanın da yasak olduğu aktarıldı.








Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildi

Şüphelilerin, mağdurları çeşitli yatırım platformları üzerinden yatırım yapmaya yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlı ödemeler aldıktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları konusunda ikna ettikleri iddia edildi. Mağdurların yatırdığı paraların ise şüphelilerin yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.

Mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç elde ettikleri yönünde sahte gösterimler yapıldığı, daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü. Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, sonrasında iletişimin kesildiği kaydedildi.









3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası

Soruşturma kapsamında Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde bu şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdurun başvurusunun dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılık açıklamasında, organizasyonun iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi. Ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere yer verildi.

191 şüpheli gözaltına alındı

Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese yönelik operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü

Kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi

17.09.2026 19:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Antalya'nın Akseki ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi.






Kaza, saat 15.30 sıralarında Antalya'nın Akseki ilçesi Murtiçi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat yönünden Akseki istikametine seyir halinde bulunan Yılmaz D. (79) idaresindeki 07 B 0078 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kamyonet, yolun altında bulunan ağaçlara çarparak durabildi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.







Yaralılar itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı

Kaza yerine ambulansların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İtfaiye ekipleri, Akseki Bölge Trafik ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kamyonette bulunan Ercan Demir'in (71) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve araç içinde sıkışan sürücü Yılmaz D. ile Hediye D. (70) ve Hüseyin Ö. (64), itfaiye ekiplerinin aracın kapı ve koltuğu çıkartmasının ardından bulundukları yerden çıkarıldı.







Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü Yılmaz D. ambulansla Akseki Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer yaralılar Hediye D. ve Hüseyin D. ise Manavgat Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.







Taburcu olduktan sonra kazada hayatını kaybetti

Öte yandan Ercan Demir'in, rahatsızlığı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, bugün taburcu edilmesinin ardından eşi ile akrabaları tarafından hastaneden alınarak Akseki'nin Salihler Mahallesi'ne götürülmek üzere yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.







Kazanın ardından Akseki Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Savcının kaza yerindeki ilk incelemesinin ardından hayatını kaybeden Ercan Demir'in cenazesi, Akseki Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.







Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası, aile fertlerinden bazılarına tebligat gitmemesi sebebiyle 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi. Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, "Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi" dedi

17.09.2026 13:01:00
İHA
 
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
26 Haziran 2026'da hayatını kaybeden usta sanatçı Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin açılma davası için aile fertleri bugün Beykoz Adliyesi'nde bir araya geldi. Saat 10.40'da başlayan davaya İnanır'ın aile fertleri ve ailelerin avukatı katıldı. Usta sanatçının bazı varislerine tebligat gitmemesi sebebiyle dava, 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi.

Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve Avukat Hikmet Altunkalem gazetecilere açıklamalarda bulundu.






"Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış"

Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar" dedi.

"17 Aralık'ta bu katılım tamamen sağlanacak, bulunamayanı da bulacağız"

Tebligat ulaşmaması nedenini söyleyen Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak" ifadelerini kullandı.









"Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı, o yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil"

Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğunu hiç önemi yok, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç" şeklinde konuştu.









"İçerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var"

Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi de veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi bu 2022'deki yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilindedir" dedi.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi

Antalya'da Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi

16.09.2026 13:51:00
İHA
 
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Olay, 14 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'ndeki bir restoranda meydana geldi. Alkollü olarak işletmeye geldiği belirtilen Ceyhun B., içeri alınmaması üzerine işletme sahibi Haluk Altın ile tartıştı. Çalışanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Bir süre sonra restorana geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş etti. Ağır yaralanan Altın için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Haluk Altın, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Altın'ın cansız bedeni, incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın 1969-1977 yılları arasında Trabzonspor forması giyen Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olduğu öğrenildi.






Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Ceyhun B'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B.'nin ilk ifadesinde alkol almak için restorana geldiğini, içeri alınmayınca sinirlenerek Haluk Altın'a ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Müebbet hapis talebi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ceyhun B. hakkında "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise ayrıca cezalandırılması talep edildi.

"Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu"

Ceyhun B., iddianamede yer verilen savunmasında Haluk Altın'ın babasının arkadaşının oğlu olduğunu ve ailece görüştüklerini söyledi. Olay gecesi kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla restorana gittiklerini belirten Ceyhun B., Haluk Altın'ın kendisinden arkadaşlarını bırakıp geri gelmesini istediğini öne sürdü. Arkadaşlarını evlerine bıraktıktan sonra restorana döndüğünü anlatan Ceyhun B., işletmenin girişinde Haluk Altın'ın kendisine hakaret ettiğini, ardından Altın ve iki işletme çalışanı tarafından tekme ve yumruklarla darbedildiğini iddia etti. Darp sürerken araca doğru kaçtığını savunan sanık, torpido gözünde bulunan ruhsatsız tabancayı kendisini korumak amacıyla aldığını ve havaya ateş etmek istediğini ileri sürdü. Çevredekilerin silahı elinden almaya çalıştığını belirten Ceyhun B., "O anki boğuşma esnasında silah iki defa ateş aldı ve Haluk iki defa vuruldu. Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu. Kendimi savunma amaçlı silaha yeltenmiştim" dedi.

Haluk Altın vurulduktan sonra başına bir cisimle vurulması sonucu bayıldığını öne süren Ceyhun B., kız arkadaşından öğrendiği kadarıyla iki işletme çalışanının kendi tabancasıyla kendisine ateş etmek istediğini ancak silahın tutukluk yaptığını iddia etti. Kendisini darbettiğini ileri sürdüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu belirten Ceyhun B., "Haluk'un istemeden ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Bildiğim kadarıyla tabancamda 3 tane mermi vardı, öyle hatırlıyorum" ifadelerini kullandı. Ceyhun B., ruhsatsız tabancayı 4-5 yıl önce kimliğini hatırlamadığı bir kişiden satın aldığını da söyledi.









"Vuruldum" diye bağırdı

Ceyhun B'nin kız arkadaşı Eda Ö. ise verdiği ifadede, arkadaşlarını bıraktıktan sonra Ceyhun B'nin Haluk Altın'ı telefonla arayarak, "Ağabey, 15 dakikaya geliyorum, konuşalım" dediğini, Altın'ın da "Yalnız gel" karşılığını verdiğini anlattı. Ceyhun B. ile birlikte restorana gittiklerini belirten Eda Ö., sanığın kendisine araçta beklemesini söylediğini, bir süre sonra işletmeden bağrışmalar duyduğunu ifade etti. Eda Ö., Ceyhun B'nin aracın ön yolcu koltuğunun altından siyah renkli tabancayı çıkardığını, çevredekilerin silahı elinden almaya çalışması sırasında arbede yaşandığını söyledi. Kaç el ateş edildiğini hatırlamadığını belirten Eda Ö., Haluk Altın'ın "Vuruldum" diye bağırdığını anlattı.

Vücudunda üç mermi giriş yarası bulundu

Otopsi raporunda Haluk Altın'ın vücudunda 3 mermi giriş ve bir çıkış yarası bulunduğu, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Yaralardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapılan atışla uyumlu olduğu kaydedildi. Altın'ın iç organları ile büyük damarlarının zarar görmesi sonucu oluşan iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.