logo
02 TEMMUZ 2026

Anadolu'nun abdalları kitap oldu

10.07.2008 00:00:00
 
'Anadolu Abdalları' ile ilgili araştırma yapan Araştırmacı-Yazar Adnan Yılmaz, uzun bir çalışma süreci sonrasında topladığı bilgi ve belgeleri kitap haline getirmeyi başardı.  Aralarında Neşet Ertaş, Muharrem Ertaş, Çekiç Ali, Şemsi Yastıman gibi birçok ozan ve yakınlarının hayatını içeren araştırmanın sonucu olarak hazırlanan kitabın baskısına geçildiğini söyleyen Yılmaz, "Kırşehir, son derece zengin bir folklor ve müzik kültürüne sahip bir bölge. Anadolu'nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında özellikle 12. YY'da Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda çok ciddi katkı sağlayan Anadolu Türkmenlerinin ve Bektaşilerin katkısı büyüktür. Kırşehir, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran-ı Veli, Ahmedi Gülşehri, Şeyh Edebali'nin ve Yunus Emre'nin karargah tuttuğu bir yer. Adeta Anadolu'ya ışık Kırşehir'den tutulmuş. Türkmen'in olduğu her yerde onun kopuzu da var. O kopuz da Abdallardır" dedi.Abdal kültürünün derinliklerinde çok büyük cevherlerin olduğunu kaydeden Yılmaz, "Abdal-Ozan Neşet Ertaş, ülkemizin ve Türk insanının tanığı önemli bir gelenek sürdürücüsüdür. " dedi.

Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt

Kulislere bomba gibi düşen "parti değiştirecek" iddialarına doğrudan cevap veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Benim bir işim, bir görevim var. Belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım" diyerek tartışmalara son noktayı koydu

01.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Cemil Tugay’dan ‘AKP’ye geçiş’ iddialarına yanıt
Siyaset kulislerinde kulaktan kulağa yayılan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek AKP'ye geçeceği yönündeki iddialar, bizzat muhatabı tarafından yalanlandı. Çıkan haberlerin ardından kamuoyuna net bir açıklama yapan Tugay, bu tür iddiaların hiçbir gerçeklik payı taşımadığını ifade etti.

"Benim tek gündemim İzmir'

Hakkındaki iddialara karşı oldukça net ve kararlı bir duruş sergileyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, parti değiştireceği yönündeki söylentilerin asılsız olduğunu belirtti. Görevinin başında olduğunu vurgulayan Tugay, şu ifadeleri kullandı:

"Kesinlikle böyle bir durum yok. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi geleceği ile ilgili süreci yakından takip ediyorum. Benim bir işim var, bir görevim var. Şu an tamamen belediye başkanlığına odaklanmış durumdayım."

"CHP çizgisinde hizmete devam"

Tugay, İzmir halkının oylarıyla seçildiğini ve kente hizmet etmek dışında bir ajandası bulunmadığını dile getirdi. CHP çatısı altında siyasi mücadelesine ve kentsel projelerine devam edeceğinin altını çizen Büyükşehir Belediye Başkanı, iddiaları ortaya atan odakların gündem değiştirme çabasında olduğunu ima etti.

İzmir'in kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve şehri ileriye taşımak için yoğun bir mesai harcadığını belirten Tugay'ın bu net açıklaması, CHP örgütünde ve İzmir seçmeninde rahatlama yarattı. Kulislerdeki asılsız iddiaların ardından gözlerin çevrildiği İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde, tüm birimlerin planlanan projeler doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır" dedi

01.07.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Ümit Özdağ: Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçası
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını öne sürerek, "Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor" dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Birçok şehrimizde meydanlarda bir narkoterör örgütünün elebaşının posterleri asılmakta, caddelerde bir bebek katilinin fotoğrafını taşıyan bildiriler dağıtılmakta, sokaklarda PKK paçavrasını taşıyan gruplar serbestçe yürümekteler. 12 suçsuz insanı; kadın, erkek ve bebek demeden yakarak öldüren PKK'lı teröristler, Türk milletine ve Türk devletine karşı meydanlarda insan hakları, demokrasi nutukları atmakta, Diyarbakır'da Kürtçenin ikinci resmi dil olması amacıyla kongreler düzenlenmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne geçen 103 sene içerisinde Türk bayrağını, Türk devletini ve Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olma şuurunu destekleyen ve savunan, 1984'ten bu yana da PKK terör örgütüne karşı birçoğu korucu olarak vatan savaşı veren insanlarımız, gelinen aşamada devletin DEM ve PKK'ya taviz vererek mücadeleyi sona erdirdiği ve vatansever yurttaşları DEM ile PKK'nın insafına terk edeceği düşüncesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan batıya göç etmeyi düşünmeye başlamışlardır. Yaşanan durum, ağır bir milli travmanın yaklaştığını göstermektedir.

ABD'nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Chas Freeman şöyle demiş: 'Büyük İsrail Projesi, çevredeki devletleri parçalı ve etkisiz hale getirmeyi gerektiriyor.' ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da İsrail'in çevresinde ulus devlet istemediğini ifade etmiş. Önce Irak parçalandı, sonra Suriye. Sıra İran ve Türkiye'ye geldi. ABD ve İsrail'in ortak operasyonu ile İran'a savaş açıldı. Plan; İran üst yönetimini öldürmek, yönetim boşluğunun oluştuğu aşamada silahlandırılan Kürtleri ayaklandırmak, PKK ve PYD'yi Irak'tan İran'a sokarak İran'da isyan çıkarmaktı. Bunun için de İran'ın batısında yoğun bombardıman yapılarak PKK ve PYD'nin geçeceği bölgelerdeki İran güvenlik güçleri etkisizleştirilmeye çalışıldı. İran bu oyunu bozdu ve İsrail ile ABD'yi geri püskürttü.

"Terörsüz Türkiye projesi, Büyük Orta Doğu projesinin bir parçası"
İran'a yönelik saldırıyla hemen hemen eş zamanlı olarak Türkiye'ye yönelik de bir örtülü operasyon saldırısı başladı. Bu örtülü operasyon saldırısının adı Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye Projesi, Büyük Orta Doğu Projesi'nin bir parçasıdır. Irak ve Suriye işgal edilerek parçalanmıştır. İran, rejimi yıkılarak bir iç savaşa sürüklenmek istenmiş ve buna direnmiştir. Türkiye ise 'Terörsüz Türkiye' Projesi ile anayasal yapısı değiştirilerek; demografi mühendisliğiyle gerçekleştirilen nüfus kaydırmaları üzerinden tahrip edilerek milli, üniter devletten çok milletli federal bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Buna Ankara'da karanlık koridorlarda 'yumuşatılmış üniter devlet' deniliyor.

DEM ve PKK'nın hedefi demokrasi ve insan hakları mücadelesi vermek değil; ayrı bir millet olma, ayrı bir millet olarak önce bir süre Türkiye Cumhuriyeti'ne ortak olma ve sonra uygun fırsat bulunca Türkiye'den koparabileceği en büyük parçayı kopararak ülkemizi parçalayarak ayrılmaktır. DEM ve PKK'nın emperyalizm tarafından desteklenen bu projesine karşı Türk milleti ancak Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerleri ve esasları etrafında birleşerek direnebilir. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, Türk milletinin egemenlik ve hukukunu tasfiye etmeyi hedefleyen komisyon masalarında oturarak yapılamaz. Atatürk ve kuruluş esasları adına yapılacak bu direniş, 'hem PKK ve DEM'i mutlu edeyim hem de Türk halkını memnun edeyim' şeklindeki bir zihniyetle de gerçekleştirilemez.

Emperyalizmin bütün gücüyle desteklediği ve içeride AKP, MHP, DEM, HÜDA PAR gibi unsurların savunduğu bu projeye karşı Türk milletinin başarılı bir şekilde direnmesi ancak bütün Atatürkçülerin, milliyetçilerin, ulusalcıların ve vatanseverlerin Atatürk'ten taviz vermeden, Cumhuriyet'in kuruluş esasları etrafında birleşerek Türkiye Cumhuriyeti'nin milli, üniter ve laik yapısını savunmasıyla mümkündür. Zafer Partisi olarak tekrar bütün vatansever, Atatürkçü, milliyetçi parti ve kadroları Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmak için bir araya gelmeye davet ediyoruz."

Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı

01.07.2026 12:03:00
AA
 
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Dünyada deniz yüzeyi sıcaklıkları 20,86 dereceyle 2023 ve 2024'te görülen rekor seviyenin üzerine çıktı
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) analizine göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarında 2023 ve 2024'te kaydedilen 20,83 derecelik seviye aşıldı.

Deniz yüzeyi sıcaklıkları 21 Haziran'da 20,86 derece ölçüldü.

Bu yılın kaydedilen yeni küresel deniz yüzeyi sıcaklığı rekoru, Dünya Meteoroloji Örgütünce (WMO) 2 Haziran 2026'da duyurulan Ekvatoral Pasifik'teki El Nino koşullarının başlamasının yanı sıra son aylarda çeşitli okyanus bölgelerinde gözlemlenen olağanüstü yüksek deniz yüzeyi sıcaklıkları nedeniyle bekleniyordu.

Bu rekorun, hava koşulları, küresel iklim ve deniz ekosistemleri üzerinde etkileri olması bekleniyor.

Son 3 yıl boyunca, kutup bölgeleri dışındaki küresel okyanuslar uzun vadeli ortalamadan 0,35 ile 0,73 derece arasında daha sıcak seyretti. Haziranda bu sapmalar, yılın bu dönemi için rekor düzeyde yüksek seviyelere ulaştı.

Eski (!) Türkiye böyle değildi

Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı

01.07.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Eski (!) Türkiye böyle değildi
Kocaeli merkezli 31 ilde yasa dışı bahis ve kumar oynatan suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 118 şüpheli gözaltına alındı. Suç örgütünün kurduğu 15 paravan şirket üzerinden altın hesabı ve kripto para işlemleriyle yaklaşık 3 ayda 6 milyar 657 milyon liralık para trafiği yürüttüğü tespit edildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yasa dışı bahis ve kumar siteleri üzerinden faaliyet yürüten suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı.



Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin yasa dışı faaliyetlerini gizlemek amacıyla 15 paravan şirket kurduğu belirlendi. Suç örgütünün bahis işlemlerini, bu şirketler aracılığıyla altın hesabı veya kripto para alımı yaparak gerçekleştirdiği tespit edildi.

3 ayda yaklaşık 6,6 milyar liralık para trafiği



Ekiplerin yaptığı detaylı incelemelerde, bahis sitelerindeki hesapların yanı sıra paravan şirketlere ait hesaplara son 3 aylık süre içerisinde yaklaşık 6 milyar 657 milyon 746 bin lira para aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen bu hesaplara el konuldu.

118 şüpheli gözaltında

Yürütülen soruşturma kapsamında, şüphelilerin yakalanması için 30 Haziran'da Kocaeli merkezli 31 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 118 şüpheli gözaltına alınırken, şahısların ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, 2 ruhsatsız tabanca ve 108 fişek ele geçirildi.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "parada sahtecilik", "paraya eşit sayılan değerde sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiğini bildirdi

01.07.2026 07:36:00
AA
 
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon
Kahramanmaraş merkezli 10 ilde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapanlara yönelik operasyon

Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli vatandaşların emeğini, birikimini ve güvenini hedef alan sahtecilik ve dolandırıcılık yapılanmasına karşı bu sabah kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini belirtti.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca darphane tarafından basılması gereken ziynet altınlarını, olması gereken ayar ve ağırlığın altında basarak hem devleti zarara uğratan hem de vatandaşları dolandıran yapılara karşı harekete geçildiğine işaret eden Gürlek, şunları kaydetti:

"Parada sahtecilik', 'paraya eşit sayılan değerde sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Şu ana kadar yapılan aramalarda, suçta kullanılan çok sayıda sahte kalıp, yasa dışı basılmış altınlar ve suç unsuru eşyalar ele geçirilmiştir. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir."

Bakan Gürlek, vatandaşın alın terinin sahtecilikle, hileyle ve dolandırıcılıkla gasp edilmesine izin vermeyeceklerini, vatandaşların zor gün birikimlerini ve helal kazancını sahtekarların eline bırakmayacaklarını ve kuyumculuk sektörünün itibarını ve vatandaşın güvenini koruyacaklarını vurguladı.

Bu soruşturmayı gizlilik ve titizlikle koordine eden Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu sahada başarıyla icra eden Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğünü ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik eden Gürlek, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ekonomik güvenliğimize ve toplumsal huzurumuza kasteden her türlü organize suç yapısıyla mücadelemiz kesintisiz devam edecek, adaletin gereği kararlılıkla yerine getirilecektir." ifadelerini kullandı.

Darphane Genel Müdürlüğünden alınan rapora göre, yapılan aramalarda ele geçirilen yaklaşık 11 kilogram ağırlığında gram, çeyrek, yarım, ata lirası ve çeyrek basımında kullanılan 15 adet yasa dışı kalıptaki altınların milyem değerlerinin olması gerekenden düşük olduğu, yine kalıpların sahte olduğu ve cumhuriyet altınlarının darphane basımı olmadığı ortaya çıktı.

150 ekip ve 490 personelin katılımıyla Kahramanmaraş merkezli 10 ilde gerçekleşen eş zamanlı operasyonda 71 şüpheliden 67'si yakalandı, yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 150 milyon Türk Lirası değerinde olan suç unsuru ele geçirildi.

Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Eyüpsultan'da cesedi valiz içinde yol kenarında bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin Cemil Koç'un da arasında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılanmasına devam edildi.

30.06.2026 18:03:00 / Güncelleme: 30.06.2026 18:11:23
AA
 
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor
Üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılaması sürüyor

Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesince adliyedeki büyük salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 6 sanık ile avukatları katıldı. Tutuklu sanık Cemil Koç'un da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Maktulün ikiz kardeşi müşteki Esra Tokyaz ve annesi Halime Tokyaz'ın da hazır bulunduğu duruşmada, çok sayıda kişi izleyici olarak yer aldı.

Tutuklu sanık Cemil Koç savunmasında, cezada indirim talebi bulunmadığını ve en ağır cezayı istediğini belirterek, polisleri işin içine çekmek gibi bir niyeti olmadığını söyledi.

Söz verilen diğer tutuklu sanıklar da tahliyelerine ve beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet Gürel, olayın yaşandığı sitenin güvenliğinde çalıştığını, sanık Cemil Koç'u tanımadığını, polislerle birlikte eve girdiğinde çok pis olduğunu ve her yerde alkol şişesi gördüğünü anlattı.

Tanık Armağan Karagöz ise "2022 yılında Cemil Koç yüzünden adımı değiştirmek zorunda kaldım. Bir süre görüştüm ama sonrasında beni darbetti. Ben kendisinden ayrıldım. Ben o zaman karakola ifade verdim. Bir süre sonra Koç, karakolda verdiğim ifadeyi bana telefonda okudu. Cemil, çok fazla yasaklı madde kullanıyordu." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarının alınması için duruşmayı 2 Temmuz Perşembe gününe erteledi.

"KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız"

Duruşma öncesi Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) avukatı Sinem Ermiş, Ayşe Tokyaz'ın işkence edilmiş cansız bedeninin 13 Temmuz'da Eyüpsultan'da yol kenarında bir valizin içinde bulunduğunu hatırlattı.

Bu davanın yalnızca Ayşe Tokyaz davası olmadığını, kadınların yaşam hakkına yönelik bir adalet sınavı olduğunu dile getiren Ermiş, "Kadınlar tehdit edilerek, baskı altına alınarak susturulamaz. Kadına yönelik şiddet münferit değildir." ifadelerini kullandı.

Ermiş, KADEM olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, "Failin ve bu suça iştirak eden herkesin, hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

Maktulün kardeşi Esra Tokyaz ise Ayşe Tokyaz'ın hayatını kaybetmesiyle birlikte diğer yarısının da gittiğini söyleyerek, herkesin desteğini istediklerini dile getirdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 11 Temmuz 2025'te müşteki Esra Tokyaz'ın, ikiz kardeşi Ayşe Tokyaz'ın hayatından endişe ederek polise başvurduğu anlatılıyor.

Esra Tokyaz'ın, hakkında şikayette bulunduğu Cemil Koç'un bir süredir Ayşe Tokyaz'la birlikte olduğu belirtilen iddianamede, polislikten ihraç edilen Koç'un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet, uyuşturucu kullanma, 2 kez tehdit olmak üzere 8 adli suç kaydının bulunduğu aktarılıyor.

İddianamede, Cemil Koç'un kız arkadaşı Ayşe Tokyaz'ın yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya karar verdiği, plan çerçevesinde sanık Cemal Arslan'ın maktulü olayın gerçekleştiği Atakent Mahallesi'ndeki eve getirdiği, sanık Koç'un direnmesini önlemek amacıyla maktule zorla uyuşturucu madde verdiği ve canavarca hisle hareket ederek, acı çekmesinden zevk alarak, darbederek kadını öldürdüğü kaydediliyor.

Sanık Cemil Koç'un Tokyaz'a, öldürmesinden önce de sistematik şekilde şiddet uyguladığı ve özel fotoğraflarını çekerek bunları bilgisayarında tutup şantaj yaptığı anlatılan iddianamede, sanık Koç'un "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "şantaj" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sanık Oğuz Kal'ın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" ve "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, sanıklar Cemal Arslan, Necmettin Ecer, İlker Umut Uğurlu, Mustafa Enes Aktaşçı, Barış Can Aydın, Erhan Girgin ve Yusuf Ziya Sancak'ın da "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme" suçundan 15'şer yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Ayşe Tokyaz'ın cinayet zanlısı Cemil Koç'a bilgi aktardığı iddia edilen polis memurları N.Ç. ve Z.B. hakkında da ayrı bir iddianame hazırlanmıştı.

Bu iddianamede ise sanık polis memurları N.Ç. ve Z.B'nin, "görevi kötüye kullanma" ve "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından 3 yıl 6 aydan sekizer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Kasım 2025'teki duruşmada, polis memuru 2 sanığın yargılandığı dosyanın, görevsizlik kararı ile ana dava dosyasıyla birleştirilmesi kararı vermişti. 

Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor

Zorunlu trafik sigortasında hasar onarımları, değer kaybı tazminatı, yedek parça hiyerarşisi ve dijital bildirim süreçlerini baştan aşağı değiştiren yeni tebliğ 1 Temmuz 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe giriyor

30.06.2026 14:10:00 / Güncelleme: 30.06.2026 14:10:04
Haber Merkezi
 
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Milyonlarca araç sahibini ilgilendiriyor
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan bu tarihi düzenleme, sigorta uyuşmazlıklarını azaltmayı, vatandaşların mağduriyetlerini engellemeyi ve illegal aracıların haksız kazanç elde etmesinin önüne geçmeyi hedefliyor. Yarından itibaren sigorta şirketleri, eksperler ve araç sahipleri için tamamen yeni bir süreç başlayacak.

Değer kaybı tazminatında bürokrasi bitiyor

Yeni dönemin en büyük kolaylığı, kazalardan sonra yaşanan araç değer kaybı başvurularında olacak. Yarından itibaren yürürlüğe girecek sistemin detayları şunlar:

Otomatik Başvuru: Maddi hasarlı kaza sonrası sigorta şirketine hasar onarımı için başvuran hak sahipleri, ayrıca bir dilekçe vermelerine gerek kalmaksızın değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak.

Eksper Raporu Şartı: Görevlendirilen sigorta eksperi, araçtaki değer kaybı tutarını hazırlayacağı hasar raporunda net bir şekilde belirtecek.

Hızlı Bildirim: Sigorta şirketleri, hesaplanan değer kaybı tutarını nihai eksper raporunun kendilerine ulaştığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hak sahibine dijital ortamda bildirmekle yükümlü olacak.

Değer Artışı Kesintisi Kalktı: Onarım yapılan araçta parça değişimi sebebiyle bir değer artışı oluşsa bile, sigorta şirketleri bu farkı tazminat tutarından düşemeyecek.

Yedek parçada orijinal önceliği

Hasar gören araçların onarım süreçlerinde parça değişim kuralları net bir hiyerarşiye bağlanıyor.

Kazalı araçlarda hasar gören parça onarılamıyorsa, öncelikli olarak orijinal parçayla değiştirilmesi zorunlu olacak.

Orijinal parçanın piyasada bulunamadığı durumlarda, ancak hak sahibinin açık onayı alınarak eşdeğer veya yeniden kullanılabilir (çıkma) parça monte edilebilecek.

Orijinal parçanın temin edilemediğini veya hak sahibinin eşdeğer parçaya onay verdiğini ispat etme yükümlülüğü tamamen sigorta şirketine ait olacak.

Pert araçlar ve prim düzenlemeleri

Sistemdeki suistimalleri engellemek adına "ağır hasarlı" (pert) araçlar ve temmuz ayı primleri için de yeni kurallar getirildi.

Eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu belirlenen araçlar için, aracın trafikten çekildiğini gösteren "Trafikten Çekilmiştir" tescil belgesi sigorta şirketine sunulmadan hiçbir şekilde tazminat ödemesi yapılmayacak.

SEDDK'nın yayımladığı genelge doğrultusunda, Haziran 2026'da uygulanan azami trafik sigortası primleri, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yüzde 2 oranında artırılarak güncellenecek.

Bildirimler tamamen dijitalleşiyor

Süreçlerin şeffaflığı için tebliğe "kalıcı veri saklayıcısı" tanımı eklendi. Sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasındaki tüm iletişim kısa mesaj (SMS), elektronik posta, mobil uygulamalar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veya e-Devlet üzerinden yürütülecek ve kayıt altına alınacak. Böylece "bilgilendirme yapılmadı" iddiaları ve bürokratik gecikmeler tarihe karışacak.

Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

Şile Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü tutuklandı

 

30.06.2026 11:47:00
Anadolu Ajansı
 
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı
Şile Belediyesi soruşturmasında 13 kişi tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Şile Belediyesi soruşturması kapsamında yapılan operasyonda gözaltına alınan 17 şüpheliden 13'ü, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hakimlik, 4 şüphelinin ise adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan, firari bir şüphelinin daha yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu 6 şüpheli, 10 Temmuz 2025'te gözaltına alınmıştı.

Belediye Başkanı Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmış, Aslı Kotan ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

HTS kayıtları ve MASAK raporundaki hesap hareketlerinin incelenmesinin ardından haklarında gözaltı kararı verilen 22 şüpheli ise 23 Aralık 2025'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Bu şüphelilerden de 15'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Şile Belediyesinde doğrudan temin, imar, ruhsat ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığının ve rüşvet alınarak haksız menfaat sağlandığının tespit edilmesi üzerine 26 Haziran'da da İstanbul ve İzmir'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Bu operasyonda 16 şüpheli gözaltına alınmış, sonradan 1 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 17'ye yükselmişti. 

Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı

Seferihisar Belediyesi'ne imar ve inşaat uygulamalarında rüşvet iddiaları üzerine düzenlenen operasyonun adli süreci tamamlandı. Aralarında Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında ev hapsi kararı verildi

30.06.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
Seferihisar Belediye Başkanı tutuklandı
İzmir'de geniş yankı uyandıran Seferihisar Belediyesi merkezli rüşvet ve usulsüzlük soruşturmasında sıcak gelişmeler yaşanıyor. Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın üçüncü dalgası kapsamında adliyeye sevk edilen 20 kişiden 12'sinin tutuklandığı bildirildi.

4 ilde eş zamanlı baskın

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyedeki inşaat ve imar uygulamalarında rüşvet alındığı, usulsüzlük yapıldığı ve 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde bazı adaylar ile yakınları arasında şüpheli para transferleri gerçekleştiği iddiaları üzerine 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı.

İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından 25 Haziran'da İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın illerinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

12 isim tutuklandı, bürokrasi cezaevinde

Emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 2'si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen isimlerden Belediye Başkanı İsmail Yetişkin başta olmak üzere belediye yönetiminin kritik isimleri tutuklandı.

Mahkemece tutuklanan 12 kişi şunlar:

• İsmail Yetişkin (Seferihisar Belediye Başkanı)

• İnanç Karabulut (Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı)

• İrfan Çevik (Seferihisar Belediyesi Özel Kalem Müdürü)

• Mehmet Uğur (Seferihisar Belediyesi Yapı Kontrol Müdür Vekili)

• Nilay Özcan Eşin (Seferihisar Belediyesi Şehir Plancısı)

• İsmail Fergun Keser (Yapı Kontrol Müdürü / Elektrik Mühendisi)

• Cüneyt Okultaş (Emekli Memur)

• Barış Yaman (Yapı Kontrol Görevlisi)

• Sercan Taşlıoğlu (Seferihisar Jeotermal Harita Teknikeri)

• Birkan Alkan (Seferihisar Jeotermal Büro Memuru)

• Mehmet Ersay (Şirket Sahibi)

• Medeni Çiftçi (Şirket Sahibi)

Diğer belediye başkanlarına "ev hapsi" ve adli kontrol

Soruşturma kapsamında isimleri geçen ve gözaltına alınan diğer siyasi figürler hakkında da adli tedbirler uygulandı. Soruşturma dosyasında adı bulunan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile CHP'li İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Meclis Üyesi Doğuş Bayır hakkında hakimlik tarafından "ev hapsi" şeklinde adli kontrol kararı verildi.

Öte yandan, operasyon kapsamında gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı N.H. ile birlikte toplam 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit'in de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler ise emniyet ve savcılık aşamalarında salıverildi.

Gelişmeler kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, İçişleri Bakanlığı'nın tutuklama kararlarının ardından belediyelere yönelik bir kayyum ataması yapıp yapmayacağı ya da meclis üyelerinin yeni başkan vekilini nasıl seçeceği merak konusu oldu. Soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!


 
Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

30.06.2026 08:23:00
MURAT ÇORBACI
 
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!
  Verilen kilolar ilginç yolla bedenden atılıyor!

Kilo verme süreciyle ilgili en sık merak edilen sorulardan biri, verilen kiloların vücuttan nasıl çıktığıdır. Toplumda sıkça düşünülenin aksine yağlar; yalnızca terleme, idrar ya da dışkı yoluyla vücuttan atılmaz. Yağ yakımı gerçekleştiğinde vücut depoladığı yağı enerji üretmek için parçalar; bu süreç sonunda yağın önemli bir kısmı karbondioksite dönüşerek nefes yoluyla dışarı verilir, kalan kısmı ise su olarak idrar, ter ve diğer vücut sıvılarıyla atılır.

Uzman Diyetisyen Samet Yağlı, kilo verme sürecinin sanıldığından daha biyolojik ve sistemli bir mekanizma olduğunu belirterek, "Kilo vermek sadece tartıdaki rakamın azalması değildir. Vücut, depoladığı yağı enerjiye çevirdiğinde ortaya çıkan atıkların büyük bölümü nefesle dışarı atılır. Bu yüzden 'çok terledim, çok kilo verdim' düşüncesi yanıltıcıdır. Terleme çoğu zaman su kaybını gösterir; gerçek yağ kaybı ise sürdürülebilir beslenme, hareket ve metabolik dengeyle oluşur" dedi. Vücudun yağ depolarını kullanabilmesi için harcanan enerjinin alınan enerjiden fazla olması gerekir. Ancak bu durum, bilinçsizce aç kalmak anlamına gelmez. Uzun süreli açlık, çok düşük kalorili diyetler veya tek tip beslenme yöntemleri kısa vadede tartıda düşüş sağlayabilir; fakat bu kaybın önemli bir kısmı su ve kas kaybı olabilir.

Yağ kaybının sağlıklı şekilde gerçekleşmesi için yeterli protein alımı, dengeli karbonhidrat ve yağ tüketimi, liften zengin beslenme, düzenli su tüketimi ve fiziksel aktivite büyük önem taşır. Özellikle kas kütlesinin korunması, verilen kilonun kalıcı olmasında kritik rol oynar.

Samet Yağlı, kilo verme sürecinde en büyük yanılgılardan birinin tartı odaklı düşünmek olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bir kişinin tartıda 2 kilo eksilmiş olması, 2 kilo yağ kaybettiği anlamına gelmez. Bu kayıp su, bağırsak içeriği veya kas kütlesinden de kaynaklanabilir. Gerçek başarı; bel çevresinin azalması, vücut yağ oranının düşmesi, kas kütlesinin korunması ve kişinin sürdürülebilir bir beslenme düzeni kazanmasıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.