logo
28 EYLÜL 2026

‘Artık transfere karışmıyorum’

Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Terim, sezona transferde ihtiyaçlarını karşılamadan girdiklerini belirterek, "Açıkçası artık transfer meselesine karışmak da istemiyorum." dedi

17.10.2020 10:40:00
 
‘Artık transfere karışmıyorum’
‘Artık transfere karışmıyorum’
Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim'in yayıncı kuruluşa yaptığı açıklamaların ikinci bölümü yayımlandı. Röportajın ikinci bölümünde Fatih Terim, transfer çalışmaları, gelecek hayalleri, takımının genel ve oyuncularının bireysel performansı ve yönetimle arasında sorun olduğu şeklindeki iddialarla ilgili değerlendirmede bulundu.
 
Geride kalan transfer döneminde orta saha transferinin gerçekleşmediğinin söylenmesi üzerine Terim, bir transferin olabilmesi için 20'ye yakın etken saydı.
 
Terim, Galatasaray'da 8 sene önce kurdukları scout ekibinin başına Emre Utkucan'ı getirdiğini belirterek, "Müthiş bir ekip kurduk. Bunların görevi yetenek avı ve ihtiyaç analiziydi. Ya yatırım yapılacak oyuncu olacak ya da sahaya süreceğimiz. Geçen sezon geleceğine yatırım yapmamız gereken oyuncular ile sahada tecrübesinden yararlanacağımız oyuncular olması gerektiğini söyledim. Scout, aylar süren çalışma gerçekleştiriyor, liste hazırlıyor. Burada scout futbolcuyu hocaya önerir, hoca da tercih yapar. Liste gelir, hayal ettiklerinizi zamanında hayata geçirmek için para lazım. Sadece beceri, istemek yeterli değil." diye konuştu.
 
UEFA Finansal Fair Play anlaşması gereği bonservis bedeli elde etmeden oyuncu alamayacaklarını hatırlatan sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, şu ifadeleri kullandı:
 

 
"Almak istediğimiz veya aldığımız oyuncularla yapılan sözleşmeler mali açıdan güçlü olmadığımız için oyuncu lehine. İkna etmek, getirmek için ciddi tavizler veriliyor. Bu sadece Galatasaray için değil birçok kulüp için böyle. Ekonomik olarak rahat değilseniz maalesef bu tavizleri veriyorsunuz. Planınız içinde yer almasa da eğer oyuncu standartlarını değiştirmek istemiyorsa kulübünde kalmayı tercih ediyor. Zor olduğunu biliyorum ve kabul ediyorum ama biz Galatasaray'ız.
 
Buraya 2017 Aralık'ta geldim. Oradan bu tarafa iyi veya kötü, isteyerek veya mecbur kalarak, doğru veya yanlış tercihlerle 6. transfer dönemini geride bıraktık. Detaya girmeyeceğim ama tek gerçek planlamamız dahilinde ihtiyaçlarımızı karşılaşmadan ocak ayına kadar yürüyeceğiz. Gönül isterdi ki zamanında yapalım, lige beraber başlayalım ve Avrupa sürecinden bu kadar erken kopmayalım. Açıkçası artık transfer meselesine karışmak da istemiyorum. Aşağı yukarı ihtiyaç duyulan mevkiler belli. Başkanımız ve yönetimimiz, ilgili profesyoneller ve scout ekibiyle uygun gördükleri şekilde yapabilirler."
 
"Arkadaşlarıma güveniyorum"
 

 
Fatih Terim, sezonun geri kalan kısmı için kadrodaki futbolcularına güvendiğini söyledi.
 
Rakiplerinin bol alternatifli kadro kurduğunun söylenerek mevcut Galatasaray kadrosunu değerlendirmesi istenen Terim, şunları kaydetti:
 
"Gönlünüzdekiyle gerçekler pek uyuşmuyor ama biz Galatasaray'ız. Karalar bağlayacak halimiz yok. Mevcut kadromuzu en iyi şekilde organize edip, en yüksek performansı alabilmek için elimizden geleni yapacağız. Her oyuncuma güveniyorum. Biraz daha fazla çalışıp, biraz daha fazla özverili bir süreç bekliyorum. Bu süreçte sadece mevcut kadroyla gideceğimiz düşüncesi de çok doğru olmayabilir. Futbol, çok dinamik bir oyundur.
 
Yarın sabah veya 2 saat sonra ne olacağını bilemezsiniz. Bazı planlamalarımda en kötüsünü hesap ederim. Daha geniş ve derin bir bakış açısını uyguladım. Böyle bir prensibim var ve bundan çok memnunum. Bu yüzden kimsenin başına gelmeyen olaylarla karşılaşmamıza rağmen onun altından bir şekilde kalkıyoruz. Ben, arkadaşlarıma güveniyorum."
 
Galatasaray Teknik Direktörü Terim, transfer listesindeki bazı futbolcuları rakiplerine kaptırdıkları iddiasıyla ilgili, "Bu konuda daha önceki dile getirdiğim görüşümü hatırlatmakta yarar var. Yerli oyuncu piyasasında her ne olursa olsun Galatasaray birden fazla takım içinde seçenek olamaz. Tek tercih değilse biz de o oyuncu için ısrarcı olamayız." ifadelerini kullandı.
 
"Yeni transferler kamuoyundan onay aldı"
 

 
Galatasaray Teknik Direktörü, yeni transferler Fatih Öztürk, Emre Kılınç, Omar Elabdellaoui, Oghenekaro Etebo'nun Galatasaraylılardan onay aldığını, geleceğe dönük transfer edilen Oğulcan Çağlayan ve Kerem Aktürkoğlu'nda da memnun olduğunu söyledi.
 
Fernando Muslera'nın yaşadığı sakatlıktan dolayı yerli kaleciyi tercih ettiklerini belirten Terim, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Muslera'nın durumundan dolayı bir kaleci almamız gerekiyordu. Bunun Türk olmasında ısrarcı oldum. Fatih Öztürk de daha önce düşündüğümüz ama alamadığımız bir kaleciydi. 12 yabancıyı yazdığınız, her yabancıyı dikkatle ve özenle seçtiğiniz bir ortamda ekonomik durumları da düşünecek olursak Fatih bize lazımdı. Onu bonservissiz şekilde başardık. Emre Kılınç da uzun zamandır takip ettiğimiz bir oyuncuydu. O da bize sıfır olarak katıldı. Omar Elabdellaoui, çok uzun zaman önce prensipte anlaştığımız, sözleşmesi bittikten sonra imza atmasını istediğimiz bir oyuncuydu. Onu da bonservissiz aldık. Oğulcan Çağlayan ve Kerem Aktürkoğlu genç, istikbal vaadeden, takip ettiğimiz oyunculardı. Orta saha ihtiyacımızın bir kısmını da Etebo ile gidermeyi düşündük.
 
O da çok küçük bir kiralık ücretle kadroya dahil oldu. Hepsi şu ana kadar Galatasaraylılardan, yazılı ve görsel basından onay aldı gibi görünüyor. Oğulcan ve Kerem'i de yavaş yavaş hazırlıyoruz. Buna Ali Yavuz da katıldı. Sekidika'ya da bakacağız. Gençler, her gün üzerine biraz daha katarak gidiyorlar. Büyük bir kulübe adapte olmak kolay değil ama müthiş bir öz veriyle çalışıyorlar. Hepsinden memnunum."
 
Kiralık oyuncuya bakış açısını aktaran Terim, "Kiralık oyuncu bizim gibi ekonomik sıkıntı çeken kulüpler için olmazsa olmaz. Her oyuncu için söylemiyorum ama futbolcu performansını etkileyen şeylerin başında aidiyet gelir. Oraya ait olduğunu hissetmeyen ve nasıl olsa gideceğini düşünen bir oyuncu markayı, armayı sahiplenme konusunda tereddüt yaşar. Bir oyuncu özellikle kendi kulübünde düşünülmüyorsa ve kiralanmak isteniyorsa muhakkak bir sebebi vardır. Onu da iyi araştırmak lazım. Bazen mecbur kalıyorsunuz ve o hataları yapıyorsunuz. Kadroda yer bulamayacak futbolcu kiralanıyor. Çok memnun olduğum kiralık oyuncularım da var ama bir savaşa çıkarken kendi askerlerinizle daha güvende hissedersiniz." değerlendirmesini yaptı.
 
Arda Turan ve Falcao yorumu
 
Fatih Terim, 9 yıl sonra Galatasaray'a dönen kaptan Arda Turan ve geçen sezon beklentilerin uzağında kalan Radamel Falcao ile ilgili görüşlerini dile getirdi.
 
Arda'nın sahada ve takım içendeki liderliğinden beklentileri olduğunu vurgulayan tecrübeli teknik adam, şunları kaydetti:
 
"Arda'nın iyi bir Galatasaraylı olduğunu biliyorum. Saha içinde ve dışındaki liderlik için şu ana kadar ciddi çaba harcadığını görüyorum. Uzun zamandır maç oynamıyor. Kondisyon eksiği olmasına rağmen arayı kapatmak için mücadele ettiğini görüyorum ve çok mutlu oluyorum. Bana göre bu çabası, yeteneğiyle birleşince Arda kendi küllerinden doğacaktır. Falcao, tekniği ve tecrübesi iyi olan, kendisine ve mesleğine profesyonelce yatırım yapmasını bilen bir futbolcu. Kariyerine bakıldığında beklentinin yüksekliğini ve gerçekleşenin beklentileri karşılamayacak düzeyde olmasını anlayabiliyorum. İyi niyetle çaba harcıyor ve hazırlanıyor. Düzenli bir oyun grafiğiyle hem özgüvenini yerine getirecek hem de beklentileri karşılayacak bir performansı olur diye düşünüyorum."
 
Terim, yaşadığı sakatlıklardan dolayı uzun süre sahalardan uzak kalan Emre Akbaba'nın kendileri için önemli olduğuna değindi. Tecrübeli teknik adam, Emre'nin iyi çalıştığını ve kendilerine çok katkı sağlayacağına inandığını belirtti.
 
"Muslera'nın teknik ekipte olacağına inanıyorum"
 
Terim, Uruguaylı kaleci Fernando Muslera'nın futbolu bıraktıktan sonra sarı-kırmızılı kulüpte kaleci antrenörü olarak devam edeceğine inandığını bildirdi.
 
Galatasaray Teknik Direktörü, sakatlığı bulunan Fernando Muslera'nın ocak ayından önce dönmesinin kendilerini mutlu edeceğini vurgulayarak, "Muslera, şu anda Uruguay'da ve çalışıyor. Tarih olarak ocak ayından erkene çekebilirsek ve hazır hale gelirse çok mutlu oluruz. Fernando Muslera, Galatasaray için bir oyuncudan, takım kaptanından daha fazlasını ifade eder. Çok memnun olduğum bir futbolcu. Her şeyiyle bizde sembol olmuş isimlerin arasına girdi. İnşallah takıma dönüşü inşallah ocak ayından erken olur ama olmazsa ocak ayını bekliyoruz. O bile bizim için sevindirici bir haberdir. Bu konuyu Muslera ile konuştum. İleride ekibimde olmasından da büyük mutluluk duyarım. Kendi kalesinde en iyisini vermek için çalışıyor.
 
Taffarel önemli bir isim ama Fadıl Koşutan hocamız da çok önemli bir görev devraldı. Başarıyla yürütüyor. Kaleci antrenörlüğü bizde bir departman halini aldı. Birçok arkadaşımız var. Muslera'nın da o departmanda olacağına, bizimle devam edeceğine inanıyorum. O da kendisini yarı yarıya Türk gibi hissediyor. Ailesini de kendisini de çok seviyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Yönetim ile sorun yaşadığı iddiası
 
Fatih Terim, yönetim kurulu ile aynı düşünmeyip, aynı davranmasalar bile ortak değerlere sahip olduklarını söyledi.
 
Kendisiyle çalışmanın hem kolay hem de zor olduğunu dile getiren Terim, şu ifadeleri kullandı:
 
"Bugüne kadar birçok isimle çalıştım. Çoğuyla dostluğum bulunuyor. Ben, birlikte çalışılması hem kolay hem de zor bir insanım. Kolaydır çünkü başkalarının hayatını kolaylaştırırım, emeğimi paylaşırım, çözüm üretirim, çok alışırım. Çünkü burası benim kulübüm. Taşı, toprağı, çiçeği, çöpü benim meselem olmalı. Sahip çıkmalıyım. Sahasını, bütçesini düşünmek zorundayım. Bugüne kadar kendi ücretimle ilgili bir kez konu açmadım, gündem oluşturmadım. Parayla pulla bireysel bir işim olmadı. Ben, bu ülkede Çocuk Esirgeme Kurumuna tarihi bir bağış yaptım. Bırakın bir plaket vermeyi, 'Niye teşekkür etmediler.' diye mesele bile etmedim, bir tek kelime bile söylemedim. Bugünden bahsetmiyorum ama genelde pek çok yönetici, başkan için kendi kredimden harcadım. Helal olsun, yine yaparım. Diğer yandan benimle çalışmak zordur. Çünkü beklentilerim yüksektir. Bu beklentiler de kendim için değil kulübüm için.
 
Oyuncunun performansı kadar tesisin düzeni, temizliği, çim beklentim yüksektir. Maça hazırlandığım ekibimin katkısından, akademideki çocukların ailelerinin nerede oturup, bekleyeceğine kadar beklentim yüksektir. Mücadele etmeden kaybetmeyi hiç sevmem ve kabullenemem. Kulübümün başarısı için elimden gelenin fazlasını yaparım. Burada anahtar iki kelime var. Bunu yaparken de iki şey ararım. Birisi güven, diğeri samimiyet. Bu ikisi varsa her şeyi üstlenirim, yoksa mesafemi koyarım. Galatasaraylılığı ve Galatasaray değerlerini Metin Oktay, Selahattin Beyazıt, Turgay Şeren, Coşkun Özarı, Mustafa Pekin gibi sayacağım birçok isimden öğrendim. Galatasaray'ın seçilmiş başkanına ve yönetimime yaklaşımım da bu öğrendiklerim çerçevesindedir. Diğer yandan Galatasaray kültüründe saygı çerçevesinde farklı fikirlerle bir arada olabilmeyi bilmek de vardır. Kimi konuda aynı düşünmüyor olabilir, aynı davranmıyor da olabiliriz ancak fikri hür bireyler olarak kültürlerimiz farklı da olsa değerlerimiz ortaktır."
 
"Hayalden vazgeçmiyoruz ama mecburen erteliyoruz"
 
Fatih Terim, UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefinden vazgeçmediklerini ancak mecburen ertelediklerini söyledi.
 
Hayalinin Galatasaray'da UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmak olduğunu aktaran Terim, "Bundan 20 sene önce 'UEFA Kupası şampiyonu olabiliriz. Bu sene bütün kupaları alabiliriz.' dediğimde gülenler, inanmayanlar olmuştu ama en iyi futbol oynayan takım ilan edildik, dünya sıralamasında 1 numaraya çıktık ve UEFA Kupası şampiyonu olduk. Şimdi makas çok açıldı. Avrupa kulüpleri ile aramızda finansal, idari, teknoloji ve kurumsal olarak fark çok büyük. Bu farkı kapatacak ciddi projeler var. Bu farklar sadece parayla ilgili değil ama ne yazık ki bugünü kurtarmaktan geleceğe yatırım yapamaz durumdayız. Hayalden vazgeçmiyoruz ama mecburen erteliyoruz." şeklinde görüş belirtti.
 
Sarı-kırmızılı takımda daha önce görev yapan futbolcuları teknik ekibine almasını değerlendiren Terim, şöyle devam etti:
 
"Çok uzun zamandır yapmak istediğim bir şeydi. Özellikle sahada bize hizmet etmiş arkadaşlarımızın ofise veya sahada emek vermeleri için hem teknik hem de idari birtakım eklemeler yaptık. Futbolun içinde kalmaları için teşvik ediyoruz. Çünkü, pek çok görüşün ve yorumun olduğu bir sistemde karar almak çok daha sağlıklı. Dünyada özellikle uzmanlık her geçen gün artıyor ve futbol kulüplerimizde etkili oluyor.
 
Bundan 15 sene önce her şeyi teknik direktör yaptırırdı. Milli takımda ilk Piontek ile çalıştığımızda A Milli Takım antrenmanından çıkıp Ümit Milli Takım antrenmanına gidiyordum. Her şeyi ben yaptırıyor, kalecileri bile ben çalıştırıyordum. Sonra Rasim Kara'yı kaleci antrenörü olarak aldık. Şimdi mevki antrenöründen tutun taç antrenörüne, atletik performanstan özel sporcu beslenmesine, psikolojik performans danışmanından koşu antrenörüne kadar pek çok disiplinde uzmanlar var. Takım ve oyuncu performansında bunların da katkısı olduğunu düşünüyorum."
 
Geçen sezon koronavirüs salgını döneminde Süper Lig'de görev yapan teknik direktörlerle gerçekleştirdiği çevrim içi toplantıyı tekrarlamak istediğini aktaran Terim, "Bir tarafa bir mesaj veya başka yere herhangi bir şeyi iletme toplantısı değildi. Teknik adamların önemli olduğunu ifade eden, kendi aramızda bu diyaloğun olmasını isteyen ve gerektiğini düşünen bir teknik adam olarak böyle bir uygulama yaptım. Bir sonrakini organize etmek için o gün gönüllü olan arkadaşımdan da haber bekliyorum." diye konuştu.
 
"Milli takımımızı çok beğeniyorum"
 
Fatih Terim, A Milli Futbol Takımı'nı çok beğendiğini dile getirdi.
 
Avrupa'nın büyük kulüplerindeki milli futbolcuları görmekten mutluluk duyduğunu, bunda kendi Türkiye Futbol Direktörlüğü döneminde çıkarılan yabancı oyuncu kuralının da etkili olduğunu anlatan Terim, "Milli takımımızı çok beğeniyorum. Hayalim, milli takım futbolcularının büyük çoğunluğunun Avrupa'daki büyük kulüplerden çağrılmasıydı. Allah'a şükür bugün öyle oldu. Dün, 'Stoper yok, kaleci yok' derken Avrupa'nın en iyi 4-5 oynayan stoperine sahibiz. Bu değişimler milli takımda çok doğaldır, olmalıdır. İnşallah iyi sonuçlar da alacağız. Geniş bir havuzumuz ve yetenekli oyuncularımız var. 1990'larda İsviçre'nin olduğu gruba düştüğümüzde 15-16 oyuncunun Avrupa kulüplerinden çağrıldığını gördüğümde bu dilekte bulunmuştum. Şimdi de Avrupa'nın büyük kulüplerinde oyuncularımızın olduğunu görmekten mutluluk duyuyorum. Bunda bir nebze yabancı oyuncu kuralının faydalı olduğunu düşününce içimi bir sevinç kaplıyor." şeklinde konuştu.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.