logo
13 EYLÜL 2026

Aslan'da mecburen kaçan fırsat!

Eğer yabancı konusunda 10+4 sınırı olmasaydı, Galatasaray Julian Brandt'ı kadrosuna katacaktı. Ancak 30 yaşındaki 10 numara bedelsiz olarak Ajax'a gitti. Hollanda'daki ilk maçında da ağları salladı

11.08.2026 17:22:00
Haber Merkezi
 
Aslan'da mecburen kaçan fırsat!
Aslan'da mecburen kaçan fırsat!
Borussia Dortmund ile mukavelesi biten Julian Brandt boşa çıkmıştı. Uzun süre "serbest oyuncu" statüsünde takım aradı. Sonunda da Hollanda devi Ajax'a imza attı. Galatasaray geçmiş dönemde oyuncu cephesiyle temaslar kurdu. Ve Alman yıldız, Sarı-Kırmızılı formayı giymeye hazırdı.

ETKİLİ BİR GİRİŞ

Ancak 30 yaşındaki futbolcu, Türkiye Futbol Federasyonu'nun 10+4'lük yabancı kontenjanındaki "genç" kriterine uymadığı için işler zorlaştı. Brandt uzun süre bekledi. Sonra da Ajax Kulübü'nün yolunu tuttu. Hollanda kariyerine ise etkili bir giriş yaptı...






SKORU İLAN ETTİ

Zwolle deplasmanına çıkan Ajax, maçtan 2-0'lık galibiyetle ayrıldı. Julian Brandt, 90+5. dakikada karşılaşmanın skorunu ilan etti. 1.85 boyundaki futbolcunun transferi, Ajax açısından her türlü avantajlı oldu. Bonservis bedeli ödemediler ve 10 numarayı doldurdular. Galatasaray'ın eli ise 10+4 sebebiyle bağlı kaldı...

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi

Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun Kökçü, agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş kırmızı kart riskini azaltacaktır
 

13.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Yönetim, Orkun'un bu hırsını ve hakemlerle çata çat mücadele eden, hak arayan profilini baskılamayı doğru bulmuyor; aksine saha içi güç dengesi içinde bunu korumayı tercih ediyor. Ancak Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun, bu agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş hem sahada sesini çıkaracak hem de kırmızı kart riskini azaltacaktır.






Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün son dönemde hakemlerle girdiği yüksek tansiyonlu diyaloglar ve teknik direktör Vincenzo Italiano'nun yaptığı uyarı niteliğindeki açıklama, kulüp içi dengeler ile saha içi dinamiklerinin çakışmasına neden oldu.






İtalyan teknik adam tecrübesiyle konuştu. Kaptanın hırsını takdir etmekle beraber, gereksiz bir kırmızı kartla eksik kalmanın takıma vereceği zararı da unutmuyor. Taktiksel disiplini ve soğukkanlılığı ön planda tutmayı tercih ettiğini ortaya koydu.






Orkun ise sahada liderlik rolünü üstlenen, hırslı ve takımı sahiplenen yapısıyla bu diyalogları bir "hak arama" ve takımı ateşleme mekanizması olarak görüyor. Ancak hocasının uyarısını dikkate alıp tepkilerini tamamen yok etmek yerine daha dozajlı hale getirmeyi hedefleyeceğinin sözünü verdi.






Yönetim açısından durum çift taraflı keskin bir kılıç. Bir yandan Beşiktaş'ın saha içinde pasif kalmamasını, "hakkının yenmemesini" ve agresif bir liderin hakem üzerinde baskı kurmasını istiyorlar. Diğer yandan ise gereksiz kartlar yüzünden oyuncunun cezalı duruma düşüp takımı yalnız bırakmasına karşı çıkıyorlar.

Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."

Galatasaray bu kadar parayı bunun için mi harcadı?

Galatasaray’ın Sporting’e yenildiği maçı CBS kanalı için yorumlayan İngiliz milli takımının iki eski oyuncusu Troy Deeney ve Mike Grella, sarı-kırmızılıların harcadığı parayı dillerine doladı

11.09.2026 11:51:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray bu kadar parayı bunun için mi harcadı?
Galatasaray bu kadar parayı bunun için mi harcadı?
Galatasaray'ın Sporting karşısındaki kazanmaya yakınken kaybedişi, Şampiyonlar Ligi grup aşamasının ilk maç gününün en önemli anlarından biri oldu... İngiliz yorumcu, eski futbolcu Troy Deeney'e göre Portekiz ekibi kadrosunu güçlendirmek için milyonlarca euro harcayan bir takıma karşı "karakter" gösterdi.






CBS Sports'ta yapılan yayında eski İngiltere milli futbolcusu Mike Grella da özellikle oyuncuların fiziksel ve teknik yetenekleri göz önüne alındığında Sporting'in hücumunu durdurmanın zorluklarını ele aldı.






Deeney, Sporting'i "Sisteme inanıyorlar, projeye inanıyorlar. Sadece kazanarak değil, Galatasaray'dan maçı alarak da muazzam bir karakter sergilediler" sözleriyle övdü. "Galatasaray'ın sahip olduğu tüm yeteneklere rağmen para Sporting'in tarafına harcanmış gibiydi, tersi değil. Harika oynadılar" açıklamasını yaptı.






Mike Grella ise "Eğer bir defans oyuncusu olsaydım, özellikle dörtlü savunmada Sporting'e karşı oynamak istemezdim. Hızlı tempolu, tek dokunuşlu bir futbol oynuyorlar ve futbol da böyle olmalı. Oyun daha hızlı, daha atletik, daha teknik ve onların da bunların hepsi var. Oynama şekilleri çok iyiydi" açıklamasını yaptı.

Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

İsmail Kartal'a su şişesi atan fanatiğin, Aziz Yıldırım var olduğu sürece Saraçoğlu'na girmesi hayal olacak... Ancak işin aslına bakılacak olursa o şahıs ve su şişesi, sarı-lacivertlilerin 2026-27 sezonunun yolunu çizecek.
 

11.09.2026 11:45:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Fenerbahçe'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
AS Roma beraberliği Beşiktaş derbisinde alınan yenilginin ardından gelmemiş olsaydı, bu gece bambaşka şeyler konuşuyor olurduk... Ancak İsmail Kartal'a maç 1-1 devam ederken atılan şişe, daha sonra Kartal'ın "İlaç alıyorum" diyerek istifasını vermesi ve Aziz Yıldırım'ın istifayı kabul etmemesi camiada bambaşka konuşmaların yapılmasına neden oldu.






Su şişesi, Fenerbahçe'nin 2026-27 sezonunun kaderini çizecek.

Öncelikle yönetim ya sonuna kadar Kartal'ın arkasında duracak ya da yeni hoca bulana kadar süreci izleyecek.

Ancak bu süreçte Kartal'a su şişesini atanı zor bir süreç bekliyor. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca sahaya yabancı madde atan kişilerin tespiti kamera kayıtlarıyla yapılıyor.






Kulüpler, ceza almamak ve stadyum güvenliğini sağlamak adına bu tür bireysel eylemleri gerçekleştiren kişilerin kombine ya da bilet haklarını iptal edip seyirden men cezası almalarını sağlıyor. Ancak bunun da ötesinde Fenerbahçe, su şişesini atana çok daha fazlasını yapacak.






Bu arada kriz anlarında, tribün baskısı altında teknik adamlar genelde şu 3 ilacı kullanır:

Sakinleştirici / Antianksiyete: Yoğun stres, panik ve baskıyı yönetebilmek için.

Mide Koruyucu / Antasit: Yoğun stresin mideye vurması (gastrit/reflü) nedeniyle.

Tansiyon Dengeleyici / Ağrı Kesici: Maç esnasında yaşanan ani öfke ve strese bağlı baş ağrısı ve tansiyon yükselmelerini kontrol etmek için.






Aziz Yıldırım bilindiği üzere ileri düzeyde diyabet (şeker hastalığı) ve buna bağlı hipertansiyon (yüksek tansiyon) ile kalp-damar rahatsızlıkları yaşamaktadır.

"30 tane ilaç" ifadesi tıp literatüründen ziyade mecazi bir retorik... Gün içinde alınan insülin dozları, kan şekeri düzenleyiciler, tansiyon hapları, kan sulandırıcılar ve koruyucu takviyelerin toplamını kastetmek istedi.

Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?

İsmail Kartal, Roma karşısında hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred ve Talisca takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha üretken bir kadroyla sahada yer alacaktı

11.09.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?
Fred ve Talisca'yı satarsan İsmail Kartal ne yapsın?
İsmail Kartal; Roma karşısında 1.64 xG üretilmesine rağmen kulübeden hamle yapamayarak 1 gole razı oldu. Fred'in orta sahadaki maestro rolü ve Talisca'nın ceza sahası içi bitiriciliği takımda kalmış olsaydı, Fenerbahçe çok daha efektif, üretken ve dinamik bir kadroyla sahada yer alacaktı. Ancak Fenerbahçe yönetiminin İsmail Kartal'ı dinleyecek hali yoktu.






Fenerbahçe o kadar zayıf bir transfer dönemi geçirdi ki Guendouzi'nin cezalı, Asensio'nun sakat olduğu Roma karşılaşmasında İsmail Kartal orta sahaya Bartuğ'u atmak zorunda kaldı. Aziz Yıldırım'ın Beşiktaş maçından sonra ipini çektiği Semedo kulübeye giderken Mert Müldür 11'de başladı. Takımı Roma karşısında 1.64'lük gol beklentisi yaratmasına rağmen sadece 1 gol bulabilen Kartal, yedek kulübesinin yetersizliği yüzünden 3 oyuncu değiştirebildi.






5 oyuncu değişikliği bile yapamadı. Oyunu değiştirecek İrfan Can Kahveci ve Dorgeles Nene'yi oyuna atmadı. Transfer döneminde Kartal; Fred ile Talisca'nın satılmayacağını açıklamıştı, ancak yönetim bu iki ismi sattı. Eğer kalsalardı Bartuğ'un yerinde Fred, Muriqi'nin yerinde de Talisca ile Fenerbahçe çok daha efektif bir orta saha ve hücum hattı kurabilirdi.






Al-Jazira'ya gönderilmeden önce Fenerbahçe formasıyla bu sezon görev aldığı maçlarda 7 şut ve 4 isabet üreten Talisca, rakiplere 0.76 xG ve 1.65 xGOT (kaleyi bulan şut kalitesi) ile gözdağı verdi. Ceza sahasında 8 kez topla buluşan Brezilyalı, Muriqi'nin yanında skoru değiştirecek anahtar rolü üstlenebilirdi.






Bu sezon Fenerbahçe formasıyla oynadığı 228 dakikada Fred; 145 başarılı pas (%87.9 isabet), %100 isabetli uzun top (4/4) ve yarattığı 5 gol fırsatı (1.20 xA) ile oyun kurulumunu tek başına üstlendi. Ayrıca 19 ikili mücadele ve 16 sahipsiz top kazanımı ile savunma hattını da ayakta tuttu.

Fenerbahçe'de kaos erken başladı

İsmail Kartal cephesinde Roma maçında kafasına gelen su şişesiyle ipler tamamen kopmuşken, Aziz Yıldırım zoraki ve otoriter tutumuyla bu birlikteliği teknik olarak devam ettirmeye çalıştı… Fenerbahçe'de yaşanan süreç mental olarak kırılmış bir yapıyı işaret etmekte. 21 yıl başkanlık yapan Yıldırım'ın dönüşünde kaos çok erken başladı

11.09.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe, 18 yıl sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi'nde AS Roma ile sahasında 1-1 berabere kaldı... İsmail Kartal maç sonunda "Bu akşam görevimi bıraktım. Kulübümün önünü açmak için ben böyle bir karar aldım. Yol yakınken istifa ettim, bir daha geri dönmemek kaydıyla..." diyerek rest çekti.






Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.

Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.






Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.

Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.






Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.

Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.

Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak

Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı

11.09.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı. Tepkiler sonrası teknik direktör İsmail Kartal'ın fevri istifasında Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım üzerinden anlık bir 'yetki usulü' çözüm sağlanmış görünse de sorunun özü (taraftar baskısı, saha içi huzursuzluk ve hocanın psikolojik olarak görevi bırakma isteği) çözülmediği için camiayı bugünden çok daha fırtınalı bir süreç bekliyor.






Beşiktaş derbisinde alınan yenilginin ardından AS Roma karşısında yaşanan beraberlik ve "su şişesi" olayı, Fenerbahçe'nin yepyeni bir sürece girmesine neden oldu. İsmail Kartal, camianın evladı olarak kendisine su şişesi atılmasını kaldıramadı ve istifa etti. Aziz Yıldırım ise "Olmaz, ben varken gidemezsin." dedi. Stattan çıkarken de "Evine gidiyor, bir şey yok." ifadelerini kullandı.






Sadece Fenerbahçe taraftarı ve camiası değil, tüm futbol kamuoyu bundan sonra ne olacağını merak ediyor. Gazetemizin bu konuda bazı öngörüleri var:

İsmail Kartal, maça ve taraftara tepkili: Kafasına şişe atılması bardaktan taşan son damla oldu. İstifasından geri adım atmaya zorlanması, hoca üzerindeki stresi artıracak; özgüvenini ve karar alma yetisini olumsuz etkileyecek.







Soyunma odasındaki otorite zayıflayacak: Oyuncular "gitmek isteyen ama başkan tarafından tutulan" bir teknik adamla çalışmak zorunda kalacak. Bu durum soyunma odasındaki otoriteyi sarsacak.

Hiyerarşik baskı ve kriz riski: Aziz Yıldırım'ın durumdan haberinin olmadığını belirtmesi ve kararı doğrudan veto etmesi, kararların istişareden ziyade hiyerarşik bir baskıyla alındığını hissettiriyor. İsmail Kartal görevde kalsa bile taraftar veya medya baskısı altındaki ilk başarısızlıkta bu kriz daha şiddetli patlak verecek.







Yönetim ve tribün çatlağı: Aziz Yıldırım'ın sosyal medya ve taraftar baskısını sert şekilde eleştirmesi, tribün ve camia ile yönetim arasındaki çatlağı derinleştirdi.

Sürdürülebilirlik sorunu: İsmail Kartal'a yönelik protestoların devam etmesi durumunda, hocanın kulüpte kalması sürdürülebilir olmaktan çıkacak.







Kaçınılmaz ayrılık: Kartal, başkanı kırmamak adına birkaç maç daha sahaya çıksa da kafasında bitirdiği bir görevi yürütmekte zorlanacak ve ilk puan kaybında Aziz Yıldırım da ayrılığa onay vermek zorunda kalacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.