logo
04 HAZİRAN 2026

Atatürk’ün içki içmesi meselesi

Konuya yine Osmanlı padişahlarından girelim. Cennet mekân diye andığımız, bazılarının “hazret” demeden isimlerini ağzına almadığı padişahların hemen hepsinin içki içtiğini söylesek ne derdiniz?

12.01.2023 08:45:00
Atatürk’ün içki içmesi meselesi
Atatürk’ün içki içmesi meselesi
Konuya yine Osmanlı padişahlarından girelim. Cennet mekân diye andığımız, bazılarının "hazret" demeden isimlerini ağzına almadığı padişahların hemen hepsinin içki içtiğini söylesek ne derdiniz?

Halife Abdülmecid Efendi, 1920'li senelerde kaleme aldığı yayınlanmamış risalesine;

"Osmanlı Devleti'nin çöküşüne sebep olan dertlerin başında, içki gelir. İçki dinen de yasaklanmıştır ve haramdır. Halife çocuğu olan şehzadeler bunu asla unutmazlar ve unuttukları takdirde hem İlahi emirlere karşı gelmiş, hem de millete ve Osmanlı hanedanına verilmiş olan hilafet ve saltanata ihanet etmiş olurlar. İçki içenlerin hilafet ve saltanatta hiçbir hakları yoktur" sözleri ile başlamıştır.

Yine bu risalede Osmanlı padişahlarının içki konusundaki halini anlatıyor:

"2. Bayezid:

Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin oğlu olan 2. Bayezid, pederinin heybetine ve büyüklüğüne sahip olmaktan mahrumdu.

Ne babasından kendisine kalan büyük devleti idare edebildi, ne de İslam âleminin çöküşüme...

Mesela o zaman İspanya'da yıkılan Emevi Devleti'nin felaketine ve Avrupalılar'ın Müslümanları işkencelerle katletmelerine çare bulup ses çıkartabildi.

En nihayet millete karşı vazifelerini yerine getirememesi ve içkiye olan düşkünlüğü yüzünden devletin geleceğinin büyük bir felaket ile karşı karşıya bulunduğunu gören oğlu Yavuz Sultan Selim'in şiddetli müdahalesi ile ezilip bertaraf oldu. Felaketinin başlıca sebebi içki içmesi idi.

2. Selim:

Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın yegâne hatası, akıllı evladı Şehzade Mustafa'yı feda ederek devletin idaresini 2. Selim gibi bir sefih bir sarhoşa bırakması idi ki, yükselmenin sona ermesi işte böyle başlamıştır.

O zamana kadar mağlubiyet bilmeyen Osmanlıların, Haçlı donanmasına yenilmeleri üzerine bütün Avrupa'da ilk şenliklerin yapılması 2. Selim zamanındadır.

3. Selim, Kıbrıs şarabı ile sarhoş olan ve hiçbir işe yaramayan başını Eski Saray'da hamam mermerlerine çarparak parçalamış ve bu sûretle layık olduğu manevî cezayı görerek vücudunu dünyadan kaldırmıştır.

Artık bundan sonra sefahat, işret, şehvet ve israf devri başlamış; felaket yollarına doğru büyük adımlar atılmıştır.

4. Murad, 3. Mehmet:

Bu iki padişaha 'Osmanlı Devletinin amansız celladı' denmesi doğrudur. Her türlü rezaleti icra ederek Osmanlı Devleti'nin azametli saltanatını çöküşe mahkum etmişleridir.

5. Murad:

Hakikaten en büyük padişahlarımızın arasında sayılmak yeteneğine sahipti ve mertliği ile bütün Osmanlıları hayrette bırakmıştı...

En büyük hükümdar olmaya namzet iken içtiği rakının kurbanı olmuş, devletin talihini ve geleceğini İbrahim gibi akıl noksanı ve anlayıştan mahrum bir şahsa terk ederek dünyadan çekilmişti.

2. Mahmud:

Tarihimizin incelenmeye en fazla layık devirlerinden biri büyük babam, 2. Mahmud'un iktidar yıllarıdır.

(.) Başlattığı inkılap kuvvetten düşmüş olan devleti her türlü zorluklar ile karşı karşıya bırakmıştı.

İç sıkıntılar, Rusya meselesi, devletin bir vilayeti olan Mısır'ın Mehmed Ali Paşa vasıtasıyla bağımsızlığını kazanıp muazzam ve şevket sahibi Osmanlıları mağlup etmesi, 2. Mahmud hazretlerini sıkıntıya sokmaya kâfi idi.

Mehmet Ali Paşa'yı gıyabında idama mahkum etmekle başına büyük dert açmış; bu gibi dertler azmış gibi, çelik gibi vücudunu tahrip etmek için bir de içkiye müptela olmuş ve iş görüp eserini tamamlayacağı sırada üzüntüler içinde gözlerini kapamıştır.

Sultan Abdülmecid:

...Tanzimat'ı cihana ilan ederek bütün devletlerin itimadını kazandı. Osmanlı İmparatorluğu'nu Avrupa devletlerinin arasına kattı, Kırım Savaşı'nı kazandı.

Ama babasından devraldığı işleri bitirmek lazım iken o da içkiye müptela oldu ve bu yüzden vefat etti" diye yazmaktadır Halife Abdülmecid Efendi.

Bunlar cennet mekân oluyor, laf denmiyor, "Mustafa Kemal, cumhuriyeti içki masasında kurdu" deniyor ve kafir olarak anılması isteniyor.

Eğer içki içilmesi kafirlikse, ecdat Osmanlı padişahları içinde kullanılmalıdır.

Yok, eğer bu affedilir bir günah kabul edilir ve cennete mani değilse, her halde Türkiye'nin mimarı Mustafa Kemal Paşa'nın da hakkıdır."

Gelelim Atatürk'ün içki içmesi konusuna. Atatürk, Osmanlı padişahları gibi içki içmeyi zevk edinmemiştir, dersek nasıl karşılarsınız?

Türk milleti, Ata'sını yaşadığı dönemlerden itibaren içki içen, hatta sofrasından içki eksik olmayan bir lider olarak tanıdı. Doğrudur, içki içerdi ancak bunun sebebi alkol müptelası olmaktan çok farklı bizce.

Mustafa Kemal'in Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirdiği dönemleri bir düşününüz. Ve ondan sonra savaştan harap çıkmış Anadolu coğrafyasında yaptığı yeni bir devlet kurma hamlelerini...

Ya da saltanatı kaldırıp, hilafeti Meclis'e devretmesi ile egemenliğin millete geçtiği yeni dönemi.

Farkında mısınız, bu devrimleri yaparken, yönetim şeklini değiştirirken veya harf devriminde, inkılaplarda, Batı'nın uygarlık seviyesine çıkarma çabalarının hiçbirinde Kurtuluş Savaşı'nda gördüğü tepkiyi görmemiştir.

Yani Batılı devletler O'nun Osmanlı İmparatorluğu'ndan arta kalan her şeyi süpürerek kendilerine benzeyecek bir devleti kurmasına karşı çıkmamıştır hatta bundan emindirler.

Çünkü İslam devletlerinin başı kabul edilen, görülen Osmanlı'nın hilafeti Atatürk eli ile yok edilmiş, Batılı devletlere inanç olarak tezat teşkil etmeyecek yeni bir devlet var edilmiştir.

İşte Atatürk'ün içki içmesindeki nükte budur.

O, çok zeki ve feraset ehli bir insandır. İçki içmiştir doğru, bununla yapmak istediği; Batı'nın kafasındaki 'şeriatı getirecek, yine bir İslam hâmisi devlet kuracak' düşüncesine mâni olmaktı ve bunu başardı.

Attila İlhan, "Hangi Atatürk" eserinde, sayfa 330'da, Mustafa Kemal'in mücadelesi hakkında, 24 Nisan 1920'deki meclis gizli oturumundan şu cümleleri verir; bu cümleler bahsettiğimiz gizli maksadı da anlatmaktadır:

"Ecnebilerin en çok korktukları, dehşetle ürktükleri İslamcılık politikasının da açıkça ifadesinden mümkün olduğu kadar uzak durmaya kendimizi mecbur gördük.

Fakat maddî ve manevî kuvvetler karşısında, bütün cihan ve Hıristiyan politikasının en şiddetli hırslarla haçlılar savaşı yapmasına karşı, sınır dışından bize yardımcı olacak kuvvetleri düşünmek zorunluluğu da olağandı."

Halide Edip, 10 Ağustos 1919'da Mustafa Kemal'e bir mektup gönderir. Henüz Erzurum Kongresi bitirilmiş, Sivas Kongresi'ne hazırlık dönemidir.

Bu dönemde Amerikan mandası dillendirilmektedir. Halide Edip de bunun savunucusu olarak yazdığı mektupta, Amerikan mandasına girmemizin kabulü için "Müslüman görünmeyen Hıristiyanlığa karşı olmayan" bir hava oluşturmak şartını özellikle dile getirir:

"Haricî rekabetleri ve kuvvetleri memleketimizden uzaklaştırabilecek bir zahire ihtiyacımız var. Bunu ancak Avrupa haricinde ve Avrupa'dan kuvvetli bir elde bulabiliriz.

Bugünkü emr-i vakiler kalkmak ve süratle davamızı dünyaya karşı müdafaa edebilmek için lazım gelen kuvveti haiz bir devletin müzaheretini istemek lazımdır.

İstilacı Avrupa'nın bin bir vesaiti ve mel'un siyasetine karşı böyle bir vekil sıfatiyle Amerika'yı kendimize kazanarak ortaya atabilirsek; Şark meselesini de, Türk meselesini de ati için kendimiz halletmiş olacağız.

Bu sebeplerden dolayı süratle istememiz lazım gelen Amerika da tabii mahzursuz değildir. İzzet-i nefsimizden epeyce fedakârlık etmek mecburiyetinde bulunuyoruz.

Yalnız bazılarının düşündüğü gibi Amerika'nın resmi sıfatında dini temayül ve tarafgirlik yoktur.

Hıristiyanlara para verecek misyoner kadının Amerikası, Amerika'nın idarî makinesinde bir mevki tutmaz. Amerika'nın idare makinesi dinsiz ve milliyetsizdir. O çok ahenktar muhtelif cins ve mezhepte adamları çok imtizaçlı bir sûrette bir arada tutmanın usulünü biliyor.

Amerika şarkta mandaterliğe ve Avrupa'da gaile almağa taraftar değildir.

Fakat onların izzet-i nefis meselesi yaptıkları Avrupa'ya, usulleri ve idealleriyle faik bir millet olmak daiyesindedirler.

Bir millet, samimiyetle Amerika milletine müracaat ederse, Avrupa'ya, girdikleri memleket ve milletin hayrına nasıl bir idare tesis edebildiklerini göstermek isterler" tespitinde bulunuyor ve ekliyor:

"... Çok tehlikeli anlar geçiriyoruz. Anadolu'daki harekâtı, dikkat ve muhabbetle takip eden bir Amerika var.

Hükûmet ve İngilizler; bunun, Hıristiyanları öldürmek, İttihatçıları getirmek için bir hareket olduğunu Amerika'ya telkine elbirliğiyle çalışıyorlar.

Her an bu millî hareketi durdurmak için kuvvet sevki mutasavver, bunun için İngilizleri kandırmağa çalışıyorlar.

Millî hareket süratle ve müsbet arzularla hemen meydana çıkarsa ve Hıristiyan düşmanlığı gibi bir rengi de olmazsa Amerika'da hemen zahir bulacağını yine çok mühim mahafil temin ediyorlar..."

1919 şartlarında, İngilizler bir yandan Amerikan mandasına kabul edilmeyelim diye Mustafa Kemal hareketinin Hıristiyanları öldürmek için yapıldığını yayarken; diğer yandan Amerikan mandasını isteyenler, bunu Hıristiyan düşmanlığı rengine bürünmemek şartına bağlıyorlardı.

İşte, Mustafa Kemal'in en önemli devlet meselelerini içki sofralarında almasının asıl nedeni; vermek istediği bu 'şeriatı reddetmiş, Batılı' izlenimidir." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eseri sh: 885)

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı

04.06.2026 16:59:00
İhlas Haber Ajansı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında hak ediş birimindeki bir memurun adına kayıtlı 13 yarış atı olduğu belirlendi. Belediye Başkanı Görkem Duman'a ait 400 bin TL'lik rüşvet dekontu ile bir belediye personelinin 'bankamatik memuru' olduğunu kabul ettiği telefon kayıtları da dosyaya girdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Buca Belediyesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski belediye başkanları, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki gözaltı süreci devam ediyor. Yarın İzmir Adliyesine sevk edilmesi beklenen şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın boyutu daha da derinleşti.

Belediye memurunun 13 yarış atı varmış
Soruşturma dosyasında yer alan incelemelerde, Buca Belediyesi hak ediş biriminde memur olarak çalışan Bahadır Yılmaz'ın 13 adet yarış atı sahibi olduğu tespit edildi. Memur Yılmaz'ın ayrıca ilçe sınırları içerisinde yapılan iki ayrı inşaat projesi süreciyle ilgili rüşvet aldığı suçlaması da dosyaya yansıyan detaylar arasında yer aldı.

400 bin TL'lik dekont ve bankamatik memuru itirafı
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ise, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan belediye personeli ve işleyişle ilgili talimatlar aldığı, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan müteahhit Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla alakalı ilgili personelden bilgi edindiği öne sürüldü. Ayrıca Başkan Duman'ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Genç ile görüşmesinde 400 bin TL para aldığına dair bir dekontun bulunduğu belirlendi. Öte yandan, Buca Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü personeli Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinde ise çarpıcı bir telefon görüşmesi kaydı ortaya çıktı. Güçerek'in yaptığı telefon görüşmesinde, işe gitmeden maaş alan ve kamuoyunda 'bankamatik memuru' olarak nitelendirilen durumu kendisi için net bir şekilde kabul ettiği tespit edildi.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.

MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi

04.06.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.06.2026 12:26:12
İhlas Haber Ajansı
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
MSB: "Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur" dedi.
MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'in Çiğli ilçesinde konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yıl dönümünü kutlayarak, "115 yıllık köklü mirasıyla Türk Hava Kuvvetlerimiz; yüksek harekât kabiliyeti, nitelikli personeli, modern platformları ve yerli-milli savunma sanayiimizin sağladığı ileri teknoloji imkânlarıyla semalarımızın kalkanı, geleceğimizin güvencesi olmaya devam etmektedir" dedi.
Aktürk, Çiğli'de konuşlu 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde Gençlik ve Havacılık Festivali düzenleneceğini belirterek, etkinlikte Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gösteri uçuşları gerçekleştireceğini söyledi.
Öğrencilerin aileleri ile birlikte katılımına açık olan festival kapsamında hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları ve çeşitli kültürel etkinliklerin yer alacağını kaydeden Aktürk, festivalin gençlerin havacılık ve uzay alanlarına ilgisini artırmayı amaçladığını ifade etti.

"Yıl içerisinde 99 terörist teslim oldu"
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Son iki haftada; 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, hudutlarımızda 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 698 şahıs yakalanmış, 4 bin 219 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar; teslim olan terörist sayısı 99'a ulaşmış, Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3 bin 860, engellenen kişi sayısı da 34 bin 389 olmuştur" ifadelerini kullandı.
Van hudut hattında son iki haftada gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 79 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de aktaran Aktürk, sınır güvenliği faaliyetlerinin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.

Denizkurdu-II Tatbikatı başladı
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt içi ve yurt dışındaki eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, bugün başlayan Denizkurdu-II Tatbikatı'nın 14 Haziran'a kadar süreceğini bildirdi.
Aktürk, Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de icra edilen tatbikata 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin katıldığını belirterek, "Tatbikatın Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri 11 Haziran'da Doğu Akdeniz'de TCG Anadolu'da icra edilecektir" dedi.
Türk Arama Kurtarma Bölgesi ile Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında gerçekleştirilen Deniz Aslanı Tatbikatı'na da iştirak edildiğini kaydeden Aktürk, haziran ayı boyunca Japonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Romanya ve Polonya'da düzenlenecek çok uluslu tatbikatlara katılım sağlanacağını ifade etti.

NATO EDGE 2026 İzmir'de düzenlenecek
Uluslararası görevler kapsamında Türkiye'nin önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Aktürk, Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından düzenlenen 6'ncı Deniz Güvenliği Konferansı'nın 9-10 Haziran tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyledi.
Aktürk, NATO Muhabere ve Bilgi Ajansı sorumluluğunda düzenlenecek NATO EDGE 2026 etkinliğinin ise 17-19 Kasım tarihlerinde İzmir EXPO Fuar Alanı'nda icra edileceğini belirterek, "Faaliyet, millî savunma sanayiimizin ulaştığı yüksek teknoloji seviyesinin ve gelişmiş kabiliyetlerinin uluslararası düzeyde tanıtılmasına imkân sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"İsrail üzerindeki baskı artırılmalı"
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail'in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı tutumunun insani durumu ağırlaştırdığını söyledi. İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği alanları genişlettiğini ve Mescid-i Aksa'daki provokatif eylemlere göz yumduğunu ifade eden Aktürk, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve bölgedeki barış ve istikrarı hedef alan bu eylemler karşısında, uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırarak somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.
Aktürk ayrıca İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kalıcı barışla sonuçlanmasının bölge açısından önem taşıdığını belirterek, tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasını temenni ettiklerini kaydetti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle güçlendirilmeye devam edildiğini vurgulayan Aktürk, son iki hafta içerisinde ilk kez MİLKAR-6A Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi ile İHA-230 mühimmatının Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındığını açıkladı. MKE tarafından çeşitli silah ve mühimmat teslimatlarının tamamlandığını belirten Aktürk, ASELSAN tarafından geliştirilen TARAS-II Radyolink Sistemi, AcroSAT Gemi Uydu Haberleşme Terminali, Lazer Güdüm Kiti-84, İhtar İHA Karşı Sistemi ve ARTcom 9681 Hava Telsizi'nin de kuvvet komutanlıklarına teslim edildiğini bildirdi.

676 bin kişiye evlilik öncesi eğitim
2026 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi kapsamında yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, bugüne kadar 71 bin 181 personele "Sağlıklı Aile Eğitimi", 676 bin 327 katılımcıya ise "Evlilik Öncesi Eğitim Programı" uygulandığını belirtti. Aktürk, "Güçlü ailenin; güçlü toplum, güçlü Türkiye ve güçlü ordunun temeli olduğu bilinciyle, personelimiz ve ailelerine yönelik eğitim ve farkındalık faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması Yunan halkının düşünmesi gereken bir konu"
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ne yönelik, "NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklamasında bulundu.
MSB, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yunanistan ve GKRY'nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC'nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır. Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan'ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur."

"TSK'da disipline aykırı hareket eden kim olursa olsun gereken yapılır"
MSB, bir tugayda yaşandığı belirtilen, generalin astsubayı darp ettiği iddialarına ilişkin şu ifadelere yer verdi:
"Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir. Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır."İHA

Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler

Samsun'un Tekkeköy ilçesindeki Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda meydana gelen ve 3 işçinin hayatını kaybettiği elektrik faciasının detayları ortaya çıktı. Arızalı su pompasını tamir etmek için kuyuya inen işçilerin, pompadaki elektrik kaçağı nedeniyle yüksek gerilim akımına kapılarak can verdikleri belirlendi

04.06.2026 12:08:00
İHA
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Fabrikada 3 kişinin öldüğü elektrik faciasının detayları belli oldu: Su pompasını tamir ederken can verdiler
Olay, dün saat 21.40'ta Organize Sanayi Bölgesi(OSB) Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde bulunan fabrikanın çelikhane tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, atık suların toplandığı kuyu içerisinde arızalanan su pompasını onarmak için çalışma yapan Mustafa İnanç (50), Naci Gezer (46) ve Yunus Çekiç (47), yüksek gerilim akımına kapıldı. Üç işçi olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekiplerin çalışmasının ardından işçilerin cenazeleri otopsi işlemleri için Samsun Adli Tıp Grup Başkanlığı morguna kaldırıldı.






Olay yerine gelen cumhuriyet savcısı ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde, kuyu içerisindeki su pompasında elektrik kaçağı bulunduğu tespit edildi. Savcının talimatı doğrultusunda söz konusu su pompası olay yeri inceleme ekiplerince muhafaza altına alındı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla hazırlanacak bilirkişi raporuna gör göre olayda sorumluluğu bulunan kişi veya kişilerin tespit edilerek gözaltına alınacağı öğrenildi.









"İhmali olanlar cezasını çeksin"

Yunus Çekiç'in akrabası Uğur Ayyıldız, "Acımız büyük. Yaşanmaması gereken bir olay. Araştırılıp her şeyin açığa çıkarılmasını istiyoruz. İhmali olanların cezasını çekmesini talep ediyoruz. Bu işin üstüne gidilmesini istiyoruz" dedi.









Adnan Bolat ise "Üç arkadaşımız iş kazası geçirdi. 3 arkadaşımız çok temiz ve saftı. Allah mekanlarını cennet eylesin. Bunlar ekmek parası için, çocukların rızkları için şehit oldular" ifadelerini kullandı.








Hayatını kaybeden işçilerin cenazelerinin İlkadım, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toprağa verileceği belirtildi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"

Armutlu’da 2023 yılında depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan Armutlu Ortaokulu’nun akıbeti belirsizliğini koruyor. Aradan geçen 3,5 yıla rağmen inşaatın başlamamış olması, velileri ve eğitimcileri ayağa kaldırdı

04.06.2026 11:56:00
Hasan Gündoğdu
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Armutlu Ortaokulu’nda sabırlar tükeniyor: "Okulumuzu istiyoruz!"
Eğitim-İş Sendikası öncülüğünde, günümüzde otopark olarak kullanılan eski okul bahçesinde bir araya gelen veliler, ellerinde taşıdıkları pankartlarla duruma tepki gösterdi.






Gerçekleştirilen basın açıklamasında, yaklaşık 1.060 öğrencinin ikili eğitim sebebiyle yaşadığı mağduriyet vurgulandı.

Öğrencilerin kısıtlı ders süreleri ve kalabalık sınıflarda eğitim görmesinin "eğitimde fırsat eşitliğini" zedelediği belirtilerek, yetkililere sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu.






Edinilen bilgilere göre, okulun yapılacağı alandaki zemin etüdü çalışmaları nihayet tamamlandı. Yetkililer, ihale sürecinin önümüzdeki aylarda netleşeceğini ve yeni binanın deprem yönetmeliğine uygun, modern bir yapıda inşa edileceğini ifade ediyor.

Veliler ise artık somut adımlar görmek istiyor. Armutlu Ortaokulu'nun bir an önce ayağa kaldırılması ve öğrencilerin kalıcı yuvalarına kavuşması tek beklenti.






Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, savcılıkta ek ifade verdi. Böcek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin beyanlarda bulunarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'ya gittiğini ve Ferdi Zeyrek'e yaklaşık 950 bin euro teslim ettiğini öne sürdü. Böcek ifadesinde, "Masasının yanına, içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim" ifadelerini kullandı

04.06.2026 11:50:00
İhlas Haber Ajansı
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Muhittin Böcek: 'Ferdi Zeyrek'e 950 bin euro teslim ettim'
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in ek ifadesi alındı.

Avukatı eşliğinde ifade veren Böcek, daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri teyit ettiğini belirterek, 2024 yerel seçimlerindeki adaylık sürecine ilişkin yeni beyanlarda bulunmak istediğini söyledi. Böcek, "Daha önce Cumhuriyet Başsavcılığınızda avukatım eşliğinde ifade vermiştim. Bu ifadelerimin içeriğini tekrar teyit ediyorum. Ancak bu ifadelerime ek olarak yaşadığım, bildiğim şeyleri anlatmak istiyorum. Özellikle 2024 yılı yerel seçimleri adaylık sürecimle ilgili yaşananları tüm açıklığı ile anlatacağım" dedi.

"Adaylığım yaklaşık 20 gün açıklanmadı"

Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinde yaşananları anlatarak, CHP'de adaylık belirleme sürecinin MYK önerisi ve Parti Meclisi onayıyla kesinleştiğini ifade etti.

Kendi adaylığına ilişkin sürecin farklı ilerlediğini ileri süren Böcek, "Fakat benim adaylık sürecimde MYK öneride bulunmasına rağmen PM'de oylama yapılmadan MYK önerisi geri çekildi. Bu şekilde adaylığım beklemeye alındı. Partideki neredeyse tüm belediye başkan adayları açıklanmasına rağmen benim adaylığım yaklaşık 20 gün kadar açıklanmadı" ifadelerini kullandı.

Böcek, bu süreçte Antalya milletvekilleri Mustafa Erdem ve Cavit Arı ile birlikte CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştüğünü, görüşmede Antalya'daki genel durumu ve oy potansiyelini anlattığını belirterek, "Burada herhangi bir para konusu geçmedi" dedi.

"Genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir"

Adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen bir toplantıya katıldığını hatırlatan Böcek, toplantının Özgür Özel başkanlığında yapıldığını kaydetti. Böcek ifadesinde, Özel'in toplantıda belediye başkan adaylarına yönelik, "Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun" şeklinde söylemi olduğunu öne sürdü.

Bu toplantının ardından oğlu Mustafa Gökhan Böcek'e bilgi verdiğini belirten Böcek, "Ben de oğlum Mustafa Gökhan Böcek'e partinin ilerleyen dönemlerde bu şekilde talepleri olabileceğini, böyle bir talep geldiğinde gereğini yapmasını söyledim" ifadelerini kullandı.

"Oğlum 1 milyon euroyu teslim etmek üzere Genel Merkez binasına gitti"

Böcek, adaylık sürecinde 9-10 Ocak 2024 tarihlerinde çeşitli görüşmeler yapmak üzere Ankara'ya gittiğini, burada JW Marriott Otel'de kaldığını ve parti yöneticileriyle görüşmeler yaptığını anlattı. Oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de 10 Ocak 2024'te Ankara'ya geldiğini belirten Böcek, otelde bir görüşme yaptıklarını söyledi. Böcek, "Daha önce Özgür Özel'in adaylık için verdiği talimat uyarınca, gerekli maddi desteğin yapılması hususunda burada tekrar kendisini yönlendirdim. Oğlum, Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın araması neticesinde 1 milyon euroyu teslim etmek üzere gün içinde Genel Merkez binasına gitti. Parayı kime teslim ettiğini bilmiyorum fakat oğlum daha önce ifadesinde bu hususu belirtmişti" dedi.

"Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittim"

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce Manisa'ya gitme gerekçesini de aktardı. Böcek, Özgür Özel'in Manisalı olması ve CHP Genel Başkanı olması nedeniyle bu ziyaretin adaylığına katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.

Ankara'daki toplantının ardından Özel'in kendisine Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi yönünde talimat verdiğini ileri süren Böcek, "Daha önce yukarıda bahsettiğim Ankara'daki toplantı sonrasında Özgür Özel bana özel olarak ayrıca Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunmuştu. Bunun üzerine Manisa iline giderken yanımda bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin euro götürdüm. Bu çantayı başkalarının fark etmesi mümkün değildir, çünkü proje sunumu kapsamında birçok evrak ve çanta vardı" ifadelerini kullandı.

"Çantayı masasının yanına koydum"

Manisa'ya makam aracı ve beraberindeki heyetle gittiğini anlatan Böcek, Ferdi Zeyrek'in ofisi olduğunu düşündüğü yerde buluştuklarını kaydetti. Görüşmede bölge milletvekillerinin de bulunduğunu, ayrıca Özgür Özel'in danışmanı olarak bilinen D.G.'nin de orada olduğunu söyledi.

Böcek, burada sosyal proje sunumu yapıldığını, ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını belirtti. Bu sırada paranın bulunduğu çantayı teslim ettiğini öne süren Böcek, ifadesinde şu beyanlarda bulundu:

"Bu esnada masasının yanına içinde yaklaşık 950 bin euro para bulunan çantayı koydum. Kendisine de 'Çantayı size getirdim, seçim sürecinde katkılarımız olsun' dedim. Bunu, yukarıda bahsettiğim gibi Ankara'da Özgür Özel'in tarafıma Ferdi Zeyrek'e destek verilmesi talimatına istinaden yaptım. Bu parayı Ferdi Bey'in ne şekilde kullandığını bilmiyorum."

Böcek, söz konusu parayı teslim ettiği sırada odada yalnızca Ferdi Zeyrek'in bulunduğunu da ifade etti. Böcek, Ferdi Zeyrek'e para verdiğini öne sürdüğü beyanında, bu desteği neden sağladığını da anlattı. Böcek, "Ben Özgür Bey'in Manisalı olması, rahmetli Ferdi Bey ile olan yakınlıkları sebebiyle, bunun da adaylığıma katkısı olabileceğini düşündüğüm için bunu yaptım" dedi.

"Konyaaltı adayının seçim masraflarını karşıladım"

Ocak ayı sonlarında CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığının açıklandığını belirten Böcek, devam eden süreçte genel merkezin ve Özgür Özel'in talimatlarıyla seçim çalışmalarında kullanılmak üzere çeşitli yerlere para gönderdiğini ileri sürdü. Böcek, daha önceki seçimlerde CHP Genel Merkezi tarafından adayların seçim giderlerinin bir kısmının karşılandığını, ancak 2024 yerel seçimlerinde destek almadığını belirterek, "Fakat ilk kez genel merkezden herhangi bir destek alamadık. Aksine benden başka yerlere de maddi yardımlarda bulunmam istendi. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkan adayının tüm seçim masraflarını karşıladım. Ben bu konuda oğlum Mustafa Gökhan Böcek'i yetkilendirdim. Oğlumun daha önceki beyanına göre yaklaşık 15 milyon TL harcama yapıldı" ifadelerini kullandı.

Böcek ayrıca Bucak, Akseki, İbradı ve Korkuteli gibi araç sayısı az olan ilçelere araç, araç giydirme ve yakıt yardımı yapıldığını, bu harcamaların da talimatı üzerine oğlu Gökhan Böcek tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

"Antalya'daki lansmanda 200 bin dolar verildi"

Böcek, 24 Şubat 2024 tarihinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in katılımıyla Antalya Cam Piramit'te düzenlenen lansmana ilişkin de beyanda bulundu. Oğlu Gökhan Böcek'in daha önceki ifadesine atıfta bulunan Böcek, burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verildiğini ileri sürdü. Böcek ifadesinde, "Burada da Özgür Özel'e 200 bin dolar verilmiştir. Bu olay Özgür Özel'in talimatı ile Veli Ağababa'nın oğlumu araması üzerine gerçekleşmiştir. Seçim harcamalarını oğlum yaptığı için ben bizzat bunlarla ilgilenmedim. Sadece oğluma genel bir talimat verdim" dedi.

Tahliye talebinde bulundu

Adaylık parası ve seçim masraflarında kullanılan paraların gönüllüler, partililer ve destekçileri tarafından karşılandığını belirten Böcek, aradan zaman geçmesi ve yoğun seçim dönemi nedeniyle bu kişilerin tamamını hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Yaklaşık 11 aydır tutuklu bulunduğunu ve sağlık sorunlarının arttığını ifade eden Böcek, bu hususların dikkate alınmasını isteyerek tahliye talebinde bulundu.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş, Amerika Birleşik Devletleri tarafından Türkiye'ye iade edilecek

03.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme
Gülistan Doku soruşturmasının kaderini değiştiren firari şüpheli Umut Altaş, ABD'deki iltica talebinin reddedilmesinin ardından Türkiye'ye iade edilecek. Kan donduran itiraflarıyla gündeme oturan Altaş'ın önümüzdeki günlerde geniş güvenlik önlemleri altında ülkeye getirilmesi bekleniyor.

İltica talebi reddedildi, iade kararı çıktı

Tunceli'de 6 yıldır kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında çok kritik bir eşik daha aşıldı. Türkiye'nin talebi doğrultusunda İnterpol tarafından çıkartılan 'kırmızı bültenle' aranırken ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmesine resmi olarak karar verildi. ABD makamları, Altaş'ın sığınma ve iltica talebini geri çevirerek yasal prosedürleri tamamladı.

New York'ta FBI ve İnterpol operasyonuyla yakalanmıştı

Meksika üzerinden yasa dışı yollarla ABD'ye kaçtığı belirlenen Umut Altaş, geçtiğimiz haftalarda Türk ve Amerikan güvenlik güçlerinin koordineli çalışmasıyla New York bölgesinde gözaltına alınmıştı. İçişleri Bakanlığı ile FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi arasındaki anlık teknik veri paylaşımı, firarinin hareket alanını daraltmış ve yakalanmasını sağlamıştı.

Şok mesajlar ve "katili teslim edeceğim" itirafları

Umut Altaş'ın Türkiye'deki tutuklu babası Celal Altaş ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, cinayetin üzerindeki sis perdesini aralayan en büyük delillerden biri olmuştu. Mesajlarda babasına "Bugün para gelmezse savcıyı arar her şeyi anlatırım, beni Amerika'ya niye yolladığınızı söylerim" diyerek şantaj yaptığı belirlenen Altaş, ABD'de gözaltındayken sızan ses kayıtlarında ise "Her şeyin kanıtı benim elimde, katili ellerinize bırakacağım, öteceğim her şeyi" ifadelerini kullanmıştı.

Altaş, bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda da eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürmüş ve Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gizlenmiş olabileceği noktaları işaret etmişti.

Soruşturmada geniş çaplı tutuklamalar yaşanmıştı

Genişletilen Gülistan Doku soruşturmasında aralarında eski vali Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu çok sayıda kişi "kasten öldürme" ve "suç delillerini gizleme/yok etme" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyecek olan en kritik isim Umut Altaş'ın, önümüzdeki günlerde uçakla Türkiye'ye getirilmesi ve havalimanına ayak basar basmaz sorgulanmak üzere adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak

Kemal Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü olarak görevlendirilen Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu grupta konuşacak" dedi

03.06.2026 14:38:00
Haber Merkezi
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
Kemal Kılıçdaroğlu Salı günü grupta konuşacak
CHP'nin Genel Başkanlığına mahkeme kararıyla gelen Kemal Kılıçdaroğlu salı günü partisinin grup toplantısında konuşacak.
Kılıçdaroğlu tarafından CHP Parti Sözcüsü görevine atanan Müslim Sarı, "Salı günü grubumuzu yapacağız, Sayın Genel Başkanımız (Kemal Kılıçdaroğlu) grupta konuşacak ve içinde bulunduğumuz sürece ilişkin bazı önemli açıklamalar, değerlendirmeler yapacak" ifadelerini kullandı.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE PARTİ MECLİSİ'Nİ KONUŞACAĞIZ"
Sarı ayrıca "Kurultay tartışmalarına yaklaşımımız şudur. Kararları beğenmiyor olabiliriz ancak bir hukuki durum var. Sorunları yok sayamayız. Bu meseleler ilk gündeme geldiğinde yok sayıldı ve sorun büyüdü. Şimdi hamleler yapıldı. Olağanüstü kurultay denemeleri oldu ve süreci ortadan kaldırmadı. Buradaki sorunu nasıl çözeceğiz yaklaşımıyla hareket etmeliyiz. Biz kurultayı toplamayız demiyoruz. Önümüzdeki günlerde Parti Meclisi'ni konuşacağız. Kurultay yapmanın koşullarını konuşacağız. Kurultay'a karşı değiliz" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.