logo
16 EKİM 2026

Avrupa Birliği Maceramızı Tarih Affeder mi?

29.08.2001 00:00:00
 
Entellektüel Haçlı Seferi : Oryantalizm

ENTELLEKTÜEL HAÇLI SEFERİ OLARAK ORYANTALİZM

Doğu ile Batı arasında olduğu gibi Türkiye ile Avrupa arasındaki başlıca entellektüel sorun oryantalizmdir. Oryantalizm ile Avrupa kendi kafasında "Hayali bir Doğu" icad etmiştir. Avrupa, her türlü kötülüğün kaynağı olarak Doğu'yu her türlü iyiliğin kaynağı olarak da kendini görmüştür. Buna göre Doğu barbar Batı uygardır, Doğu karanlık Batı aydınlıktır. Ezcümle Doğu, tümüyle Batı'nın karşıtıdır, daha da ötesi ezeli ve ebedi düşmanıdır. Popüler deyişle Doğu, Batı'nın "ötekisi"dir. Güya Doğu, yanlış adına, çirkin adına ne varsa hepsinin kaynağı, Batı ise doğru adına, güzel adına ne varsa hepsinin ana kucağı. Bu nedenle oryantalizm, bize göre emperyalizmin keşif kolu olmanın ötesinde halen devam eden entellekütel karakterli bir haçlı seferidir.

Batılılaşma süreciyle ilginçtir "Batılı" olmuş değiliz, ama kendimize "entellektüel haçlı olan oryantalistler" gibi bakar olduk. Bu yüzden de Batıcı/Avrupaî aydınlarımız kendilerinden nefret eder hale geldi, tarihimizden, medeniyetimizden utanır oldu. Örneğin romanları Türkiye'de en çok satan -Hilmi Yavuz'un deyişiyle- Pamuk Prensimiz Türkiye'nin önünde iki seçenek var diyordu bir söyleşisinde: "Ya Avrupa Birliği yani uygarlık ya da barbarlık."

Sanırım şimdi Pamuk Prensimizin, "Beyaz Kale" gibi tümüyle oryantalist görüş açısına dayalı kitaplarının Batı dillerine niçin çevrildiğini Batı'da niçin el üstünde tutulduğunu daha iyi anlamışızdır.

Prof Dr Haydar Baş'ın ısrarla vurguladığı gibi sözde Türk aydınları (!?) için Batı'da popüler olmanın kestirme yolu Türk milletine, İslam medeniyetine "yabancılaşmak"tan geçmektedir. Bu da içselleştirdiğimiz oryantalizmdir. Başka deyişle Haçlı işbirlikçiliğidir.

İkinci kısmın bu alt bölümünde "oryantalizm"i ele alacağız.

Oryantalizm'in Temelleri

Modernlik, Descartes'la birlikte insanı, gezegenin yegane efendisi, F. Bacon'la birlikte bilgiyi bir güç ve tahakküm aracı olarak tanımladı. (1) Modern bilimin de nihai amacı "kontrol" başka deyişle "tahakküm"dür. Oryantalizm, böyle bir organizmanın ürünü olduğu için onu da bir tür "Doğu kültür ve medeniyetlerinin mühendisliği" olarak tanımlamak mümkün. Başka deyişle oryantalizm, Batı'nın Doğu üzerinde tahakküm kurmak, kendi çıkarlarına göre yeniden yapılandırmak amacıyla geliştirdiği bir yoldur. Yine bir oryantalistin ifade ettiği gibi "Oryantalistlere güven duyulmamasının sebeplerinden biri 'ne yaptıkları'dır. Milletleri araştırır, ne olduğunu, nasıl konuştuğunu, tarihini, dilini ve dinini, her şeyini öğrenir ve size anlatırlar. İnsanlara bu milletlerle ilgili konularda nasıl düşünmeleri gerektiğini salık verirler. O zaman bu, bir çeşit siyasi kontrol aracı olabilmektedir. Çünkü eğer siz bir toplumu bu kadar tanıyorsanız, bu bilginizi onları kontrol etmek ve onlardan bir şeyler kazanmak için kullanabilirsiniz. Bu tür şeyler oldu. Bu bir gerçektir." (2)

Oryantalizm İslam'ı beşerî bir fenomen olarak görür

Oryantalizmin gözlüğü modernizm olduğu ve modernizmin de hakim karakteri sekülarizm (:bu-dünyacılık) olduğu için İslam'ı "Vahy'e dayalı din" olarak değil de "tarihsel ve toplumsal bir fenomen" olarak görür. Gerçi pek çok oryantalist İslam'ın olağanüstülüğünü vurgularsa da yine de salt beşerî bir fenomen olarak tanımlamaktan vazgeçmez.(3)

Oryantalizmin yaslandığı bilgi anlayışının modern bilim olduğuna işaret etmiştik. Modern bilimin karakteristik özelliği pozitivist oluşudur. Pozitivizm, sekülarizmi vurgulamanın yanı sıra modern bilimin genel geçer, evrensel ve nesnel tek bilgi türü olduğunu da ileri sürer. Başka deyişle oryantalizm, bir anlamda bilgi ve bilim faşizmine yaslanır.

Emperyalizm'in keşif kolu olarak oryantalizm

Bu nedenle oryantalizmi Edward Said'in "Batı'nın Doğu üzerindeki bir egemenlik aracı" (4) olarak, Cemil Meriç'in "sömürgeciliğin keşif kolu" (5) olarak görmesi haklıdır. (6)

Bilimsel oryantalizm denen dönemin Sylvestre de Sacy'nin 1795'te Paris'te "Ezoles Bes Languages Oriantales"i kurması ile başladığı kabul edilir. Kendisi de Ernest Renan'ın arkadaşlığı olan Şinasi'nin "medeniyetin resûlü" (!?) diye övdüğü Tanzimat'ın sadrazamı Mustafa Reşit Paşa ile Sacy'nin dostluğu da ayrıca ilgi çekicidir. (7)

Oryantalizmin disiplin olarak belirdiği zamanlarda emperyalizmin de boy göstermiş olması dikkat çekicidir. Bu da oryantalizmin, emperyalizmin ihtiyacı olan bilgi desteğini sağladığını gösterir. Bunun çarpıcı örneklerinden birisi de Napolyon'un Mısır'ı işgal sırasında pek çok bilim adamının da yanında götürüp Mısır hakkında 23 ciltlik kitap yazdırmasıdır. (8)

Bu bağlamda oryantalizmin bir toplum ve kültür mühendisliği olduğu söylenebilir. Başka deyişle oryantalistler, Müslüman halkları Batı uygarlığının çıkarlarına göre yeniden yapılandırmayı amaçlıyordu.

Burada şunu da belirtelim: Bazı oryantalistlerin iyi niyetli olsa bile onların emperyalizmin keşif kolu olarak kullanılmasına engel ol(a)maz. Örneğin ünlü oryantalist Louis Massignon, Fransız Dışişleri Bakanlığında çalışmış, sonra da Fas'taki Fransız sömürge yönetiminde görev almıştır. (9)

Emperyalizmin bir başka keşif kolu da "Antropoloji" özellikle "Sosyal/Kültürel Antropoloji" olduğu unutulmamalı. Her hangi bir standart Antropoloji kitabında örneğin Bozkurt Güvenç'in "İnsan ve Kültür" çalışmasında bu durum açıkça dile getirilir. İkinci derecede olmakla birlikte "sosyoloji"nin de böyle bir işlevi söz konusudur. Doğu halklarının yeniden yapılandırılması bir anlamda "toplumsal mühendisliğin" dayanağı olan sosyolojiye ihtiyaç duyurmaktadır.

Bu bağlamda pozitivist sosyolojinin kurucusu sayabileceğimiz, en azından sosyolojinin isim babası olan August Comte'un Tanzimatçılarımızın önderi Mustafa Reşit Paşa'ya yazdığı bir mektupla İslam'ın yerine geçmek üzere "Pozitif Politika Sistemi" adı altında önerdiği "insanlık dini projesi" anılmaya değer. Bu dinin tanrıçası da Comte'un aşık olduğu ama öldüğü için evlenemediği bir kadındı.(9)

O. V. Grunebaum İslam'ın incelemesinde antropolojik ve sosyolojik araştırmaların önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda Taha Akyol'un izini sürdüğü bir sosyolog oryantalist olarak Max Weber de anılmaya değer. (10)

Oryantalislerin Azınlık Tuzağı

Sadece masa başında İslam hakkında araştırma yapan oryantalizm dönemi artık geride kalmıştır. Oryantalistler artık sahaya inmiş durumdadır.

Oryantalizm ve toplumsal antropoloji farlılıkları vurgulayarak ve abartarak Müslüman halklar arasına fitne tohumları ekmektedir. Bizden bir örnekle yetineceğim, Türkiye de Alevilik ile ilgili yabancı çalışmalar yerli çalışmalarla kıyaslanamayacak kadar çoktur.(11) Ve bu çalışmalar farklılıkları olağanüstü derecede abartmaktadır. Bu çalışmalarda Aleviliğin Hıristiyan etkisiyle oluştuğu iddiası da yer almaktadır. Başka deyişle Alevilik güya, içi hıristiyanlık dışı müslümanlık olan eklektik bir inanıştır.(12)

Son zamanlarda Aleviliği daha çok bir "azınlık" olarak görme eğiliminin bir ürünü olarak yapılan oryantalist çalışmalar da vardır. Üstelik bu çalışmalara ev sahipliği yapan da bizleriz. İstanbul'daki İsveç Araştırma Enstitüsü'nün 25-27 Kasım 1996 tarihleri arasında düzenlediği "Osmanlı ve Modern Türkiye Alevilerinde Din, Kültürel Kimlik ve Toplumsal Örgütlenme" başlıklı konferansa sunulan tebliğlerde hem Alevilik hem de Bektaşilik bir tür azınlık olarak tanımlanmaktadır. Bunun da ötesinde Sabetaycılık, Ehl-i Hak, Nusayrilik, Dürzilik gibi bazı marjinal heterodoks akımlar da Türkiye'nin bir tür azınlıkları olarak gösterilmektedir.

İsveç'in PKK'ya verdiği entellektüel propaganda desteğini hesaba kattığımızda AB sürecinde İsveç Araştırma Enstitüsü'nün Türkiye'deki faaliyetlerine göz yumanların gaflet değilse ihanet içinde olduğunu söylememiz gerekmez mi?

Oryantalistlerin azınlıklar konusundaki görüş açıları ile Avrupa Birliği'nin azınlık politikası arasındaki uyuma dikkat çekmeye gerek var mı bilmiyorum.Oryantalizm bu defa Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi yıkıp kendi kafasına göre yeniden yapılandırma aracı oarak iş görmektedir. "Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az" diyor ya atalarımız.

Yarın: Oryantalizmin bir paranoya mı?

Dipnotlar:

1 Capra, Fritjof, Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası / The Turning Point-Science, Suciety And The Cising Culture- , çev., M. Armağan, 2. Bası, İnsan Yay., İst.- 1992.

2 Katolik Universitesi Sami ve Mısır Dilleri Bölüm Başkanı Prof. Sidney Griffith, 1.2.1998 tarihli Zaman Gazetesi'ndeki söyleşisi.

3 Albert Hourani, Batı Düşüncesinde İslam, çev. Celal.A. Kanat, İst.-1994, Sarmal yay. Hourani, Albert , İslam in European Thought, Cambridge; 1. bas. 1991. Richard W. Southern, Ortaçağ Avrupasında İslam Algısı, çev., Ahmet Aydoğan, İstanbul 2000, Yöneliş Yayınları.

4 Edward Said, Oryantalizm, çev. S. Ayaz, İst.- 1991, Pınar yay.

30 Cemil Meriç, Kültürden İrfana, İst.-1986, İnsan yay., s. 61

5 Oryantalizm hakkında ayrıca bkz., Prof Dr Haydar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüz, II. Bölüm.

6 Bkz., Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Yeniden Doğuşu, çev., M. Kıratlı, Ank.-1970, s. 106.

7 A. Hüseyin vd, s. 20.

8 A. Hüseyin vd, s. 20.

9 Mektup ve konu hakkında bilgi için bkz., Murteza Korlaelçi, Bazı Tanzimatçılarımızın Pozitivistlerle İlişkileri, Tanzimat'ın 150. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu, Ankara: 31 Ekim-3 Kasım 1989, Ank.-1994, Türk Tarih Kurumu yay.; s. 25-43; ayrıca bkz., aynı yazar, Pozitivizmin Türkiye'ye Girişi ve İlk Etkileri, İst.-1986, İnsan yay.

10 Bilgi için bkz. A. Hüseyin, s. 20 vd; Turner, s. 35; Max Weber'in temel düşünceleri için bkz., Max Weber, Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu, çev. Zeynep Aruoba, İst.-1997, 2. Bası, Hil yay.; Sosyoloji Yazıları, çev., Taha Parla, İst.-1993, Hüriyet Vakfı yay.

11 Son zamanlarda Aleviliği daha çok bir "azınlık" olarak görme eğiliminin bir ürünü olarak yapılan çalışmalar da vardır. Editör: T. Olsson , C. Raudvere , Elisabeth Özdalga, Alevi Kimliği (Alevi Identity), çev., H. Torun, B. K. Torun , İst.-1999, Tarih Vakfı Yurt Yayınları.

12 Bu konuda geniş bilgi çin bkz., Prof Dr Mehmet Eröz, Türkiye'de Alevilik-Bektaşilik, Ank.-1990, Kültür Bakanlığı yay; Prof Dr Orhan Türkdoğan, Alevi-Bektaşi Kimliği, Sosyo-Antropolojik Araştırma, İstanbul 1995, Timaş Yayınları. Modern bir Alevi akademisyenin görüşleri için bkz., Fuat Bozkurt, Aleviliğin Toplumsal Boyutları, İstanbul 1993, Tekin Yayınevi, Nejat Birdoğan, Alevi Kaynakları -

1, İstanbul 1996, Kaynak Yayınları.

Ali KARATEPE /İbrahim BERK /Mustafa ÇİÇEK

Can kaybı 3’e yükseldi

Mega kent son 84 yılın en ağır yağış rekoruyla sarsılırken, sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Son gelen acı haberle birlikte can kaybı 3'e yükselirken, Vali Davut Gül kayıp vatandaşlar için tüm ekiplerin seferber edildiğini açıkladı. Hasar tespitlerinin başladığını belirten Gül, "Zararlar en geç pazartesi günü ödenecek" dedi

15.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Can kaybı 3’e yükseldi
Can kaybı 3’e yükseldi
İstanbul, metrekareye yer yer 242 ile 272 kilograma kadar düşen yağışla birlikte tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor.

Derelerin taşması, iş yerlerini ve evleri su basması sonucu kent genelinde kriz ortamı yaşanırken, peş peşe gelen acı haberler bilançonun ağırlaştığını gösterdi. Fatih, Sarıyer ve son olarak Kağıthane'den gelen acı haberle birlikte kentteki toplam can kaybı 3'e yükseldi.


"Tüm imkânlar seferber edildi, kayıpları arıyoruz"


Kameralar karşısına geçerek mega kentteki son durumu aktaran İstanbul Valisi Davut Gül, arama kurtarma ve tahliye faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Vali Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç boyunca sahada mahsur kalan 3 bin 50 vatandaşımız ekiplerimizce kurtarıldı. Hastanede tedavi gören 7 hemşehrimiz de tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi, şu an itibarıyla hastanede yatan kimse kalmadı. Ancak 5 kişiyle ilgili kayıp başvurusu var. AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizle arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Hemşehrilerimizden istirhamımız, kaymakamlıklarımıza ve 112'ye mutlaka müracaat etsinler ve riskli alanlarda bulunmasınlar."


"Zararlar en geç pazartesi ödenecek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla devlet imkanlarının afetzedeler için seferber edildiğini vurgulayan Vali Gül, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını açıkladı.

Gül, "Mümkünse yarın öğleden sonra, en geç pazartesi günü ödemeleri yapmaya başlayacağız. Hemşehrilerimizin hiçbirinin aç ve açıkta kalmasına müsaade etmeyiz" şeklinde konuştu.


Trafik ve eğitime ara detayları


• Motosiklet Yasağı Kaldırılıyor: Sel nedeniyle getirilen motosiklet, scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkış yasağı 16 Ekim Cuma sabahı saat 06.00 itibarıyla sona erecek.

• Eğitime 1 Gün Daha Ara: İstanbul genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda eğitime 16 Ekim Cuma günü de ara verildi.

• Zorunlu Olmadıkça Çıkmayın Uyarısı: Toprağın suya doyduğunu ve yağışların bir süre daha yer yer devam edeceğini belirten Vali Gül, vatandaşların çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını ve evlerinde dinlenmesini tavsiye etti.

Kayıp olduğu bildirilen vatandaşları arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava şartlarına rağmen havadan ve karadan kararlılıkla sürdürülüyor.

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Karayalçın, daha önce Özgür Özel'e destek ziyaretinde bulunmuş, mutlak butlan kararı için ise "CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti

15.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski Başbakan Yardımcısı ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın CHP'den istifa etti ve YENİ Parti'ye üye oldu.

Karayalçın, 18 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki makamında ziyaret ederek YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e desteğini iletmişti.

Karayalçın, ziyaretin ardından gazetecilere "Kucaklamaya geldim. Sadece merhaba demek için geldim" demişti. Karayalçın, parti tüzüğüne ilişkin bir çalışma yürüttüklerini de belirtmişti.

Karayalçın, Özel'i geçen hafta YENİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmişti.

Karayalçın, mayıs ayında ise CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen mutlak butlan (yok hükmünde) kararının ardından Odatv'ye yaptığı açıklamada, "Bunu çok yanlış buluyorum. CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti.

Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013’teki bombalı saldırının sanığı terörist Mihraç Ural'ın ( Ali Kiyali) Suriye'de, yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandığı bildirildi

15.10.2026 14:30:00
AA
 
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı
Reyhanlı saldırısı sanığı terörist “Mihraç Ural”ın (Ali Kiyali) kaçmaya çalışırken Suriye’de yakalandı
Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği 2013'teki bombalı saldırının sanığı terörist Mihraç Ural'ın ( Ali Kiyali) Suriye'de, yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalandığı bildirildi.

Suriye Resmi Haber Ajansı SANA'nın haberine göre, Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin yaşamını yitirdiği 2013'teki bombalı saldırının sanığı ve 2013'te Suriye'nin sahil bölgesindeki Banyas ve Beyda köylerindeki katliamların baş sorumlusu Mihraç Ural, yurt dışına kaçmaya çalışırken sınırda yakalandı.

Suriye Genel İstihbarat Teşkilatının, terörist Ural'ı sınırdan kaçmaya çalıştığı sırada gözaltına aldığı belirtildi.

Terörist Ural'ın hangi ülkeye kaçmaya çalıştığına ilişkin bilgi verilmedi.

Terörist Mihraç Ural kimdir?
1956 Antakya doğumlu olan Mihraç Ural, yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğu Türkiye'den 1982'de Suriye'ye firar etti.

Ural, Esed ailesiyle akrabalığı olan eşi Malak Fadel üzerinden dönemin Devlet Başkanı Hafız Esed'in kardeşi Cemil Esed ile yakın ilişkiler kurdu. Edindiği imtiyazlar sayesinde Suriye'de varlıklı biri haline geldi. Hatay'ın Samandağ ilçesi başta olmak üzere civar bölgelerdeki halkın Suriye rejimine sempatisini sağlamak için çalıştı.

Ural, Arap Baharı ve Suriye'deki halk hareketlerinin başlamasının ardından 2012 yılı başlarında mezhepsel taban üzerinde faaliyet gösteren "İskenderun Sancağının Kurtuluşu İçin Halk Cephesi - Suriye Direnişi" örgütünü harekete geçirdi.

Aynı yıl, oğlu Bedrettin İbrahim Ural da Suriye ordusunda teğmen rütbesiyle göreve başladı.

Kendisine bağlı milislerle Lazkiye'nin Keseb ve Basit bölgelerinde hakimiyet kuran Ural'ın adı, 3 Mayıs 2013'te, Suriye'nin sahil şeridinde Sünnilerin yaşadığı Banyas ve Beyda köylerinde çoğunluğu kadın ve çocuk en az 150 kişinin öldürüldüğü katliamda geçti.

Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 vatandaşın hayatını kaybettiği bombalı saldırılarda da rol oynamıştı. Olayı soruşturan Adana Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde, terörist Mihraç Ural'ın saldırıyı devrik Esed rejiminin istihbaratıyla planladığı tespit edilmişti.

Suriye Direnişi Örgütü elebaşısı Ural, 1970'de kurulan yasa dışı Türkiye Halk Partisi Cephesi'nden (THKP-C) kopanların oluşturduğu THKP-C/Acilciler Örgütü'nün de kurucuları arasında yer alıyor. Ural, uzun yıllar Acilciler grubunun önde gelen yöneticilerinden oldu.

AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı

AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı. Denetimlerde eksik belge, mali tablolarda tutarsızlık ve kayıt dışı gelir-gider işlemleri tespit edilirken, partilerin kesin hesapları kabul edilmeyerek suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi

15.10.2026 12:48:00
Haber Merkezi
 
 AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı
 AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı
Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimlerine ilişkin 26 Mart 2026 ve 15 Ekim 2026 tarihli ve 33401 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararların büyük bölümü partilerin 2024 yılı kesin hesaplarını kapsarken, bazı partilerin 2022 ve 2023 yıllarına ait hesapları da ayrı ayrı incelendi.

EKSİK BELGELER VE KAYIT DIŞI İŞLEMLER TESPİT EDİLDİ

Mahkeme, mali denetimlerde bazı siyasi partilerin gerekli kayıt ve belgeleri sunmadığını, kesin hesapların yetkili parti organlarınca onaylandığını gösteren belgelerin eksik olduğunu ve mali tablolarda uyumsuzluklar bulunduğunu belirledi. Bu gerekçelerle söz konusu hesapların kabul edilmemesine hükmedildi.

Kararlarda, genel merkez ve il teşkilatlarının kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğini ve birleştirildiğini gösteren onaylı karar örneklerinin sunulmaması öne çıktı. Bazı dosyalarda yıl sonu kasa sayım tutanakları, banka mutabakat yazıları ve il teşkilatlarının mali kayıtlarının da eksik olduğu kaydedildi.

AYM, faaliyet gösteren parti genel merkezleri ve il örgütlerinin kira, elektrik, su, telefon ve kırtasiye gibi olağan giderlerinin hesaplarda yer almamasına da dikkat çekti. Mahkeme, bu giderlerin bulunmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek, hesap dışında gelir ve gider işlemleri gerçekleştirildiğine ilişkin değerlendirmelere yer verdi.

30 KARAR 26 SİYASİ PARTİYİ KAPSIYOR

Yayımlanan 30 karar, toplam 26 siyasi partinin mali denetimini içeriyor. Milliyetçi Cumhuriyet Partisinin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait hesapları için ayrı kararlar verilirken, Umuda Yürüyüş Partisi ile Küresel Adalet ve Liyakat Partisinin 2023 ve 2024 yılı hesapları da ayrı dosyalarda ele alındı.

ANAHTAR PARTİ DE LİSTEDE

Listede Yavuz Ağıralioğlu'nun liderliğinde Anahtar Parti de yer alırken denetim kapsamındaki diğer partiler şöyle sıralandı:

Türkiye Yüzüncü Yıl Partisi, Kızılelma Partisi, Milliyetçi Cumhuriyet Partisi, Çağdaş Türkiye Partisi, Umuda Yürüyüş Partisi, Küresel Adalet ve Liyakat Partisi, As Parti, Kürdistan Komünist Partisi, İşçinin Kendi Partisi, Anadolu Cumhuriyet Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi, Anahtar Parti, Genç Türkiye Partisi, Hak ve Adalet Partisi, Doğuş Partisi, Bağımsız Cumhuriyet Partisi, Cumhuriyetçi Aydınlık Partisi, Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi, Türkiye'm Partisi, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Adalet ve Demokrasi Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Sağ Parti, Anadolu Birliği Partisi ve Ana Yol Partisi.

NE NOT DÜŞÜLDÜ?

Anahtar Parti için yapılan tespitte gelir ve giderlerin tam yazılmadığı, gelir toplamının düşük, borç toplamının ise fazla yazıldığı belirlendi.

"3. Ayrıca Genel Merkez ve İller Gelir Gider Cetveli ile Genel Merkez ve İller Detay Gelir Gider Cetveli'nde bağışlar tutarının genel merkez ve illerin bağış tutarlarının toplanması ile (8.038.582,32 TL+ 2.454.167,95 TL+150.000 TL+189.337 TL+343.550 TL+ 727.500 TL+300.000 TL+200.000 TL) 12.403.137,27 TL olması gerekirken 11.695.637,27 TL, gelirler toplamı tutarının genel merkez ve illerin gelirlerinin toplanması ile (8.038.582,32 TL+2.454.167,95 TL+150.000 TL+189.337 TL+343.550 TL+727.500 TL+400.000 TL+200.000 TL) 12.503.137,27 TL olması gerekirken 11.795.637,27 TL; diğer çeşitli borçlar tutarının genel merkez ve illerin diğer çeşitli borçlarının toplanması ile (535.598,34 TL+2.597,35 TL) 538.195,69 TL olması gerekirken 1.245.695,69 TL; 31/12/2024 tarihindeki borçlar toplamı tutarının Genel Merkez ve illerin 31.12.2024 tarihindeki borçlarının toplanması ile (3.859.130,29 TL+107.697,82+2.597,35 TL) 3.969.425,46 TL olması gerekirken 4.676.925,46 TL olarak gösterildiği görülmüştür."

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA BİLDİRİM

AYM, hesap verilebilir bir kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, istenen bilgilerin gerektiği şekilde sunulmaması ve hesap dışında gelir-gider işlemleri yapılması gibi durumları mali denetimi engelleyen eylemler kapsamında değerlendirdi.

Mahkeme, Siyasi Partiler Kanunu'nun 111'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bazı dosyalarda ise istenen bilgi ve belgelerin süresinde sunulmaması nedeniyle parti sorumluları hakkında işlem yapılması amacıyla Ankara Valiliğine bildirimde bulunulmasına hükmedildi.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

15.10.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü

İstanbul'da son yılların en büyük yağışı etkili oldu. Kentin birçok noktasında metrekareye düşen yağış miktarı 240 kilogramı aşarken, 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış değerlerinden birine ulaşıldı

15.10.2026 00:30:00
İHA
 
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul genelinde Salı sabahından itibaren etkisini artıran sağanak yağış, özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta kesimlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Son ölçümlere göre Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190.5 kilogram, Sarıyer'de ise 187.9 kilogram yağış düştü. Kentin genelinde yağış miktarının 100 ila 230 kilogram aralığına ulaştığı bildirildi.


8 bini aşkın personel sahada, ihbar yağdı



Afet dalgasına karşı harekete geçen İBB, kent genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle sahada teyakkuza geçti. Çalışmaları İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM'dan koordine eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ekiplerin su tahliyesi, rögar taşmaları, dere taşmaları, yol çökmeleri ve ağaç devrilmelerine anında müdahale ettiğini belirtti. Saat 23.30 itibarıyla İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştığı, bu ihbarların 5 bin 711'inin İSKİ'ye yapıldığı öğrenildi.
Yoğun yağış nedeniyle dışarıda kalan ve olumsuz hava şartlarından etkilenen vatandaşlar için İBB'ye ait tüm sosyal tesislerinde kalabilecek.


Metro ve metrobüs seferleri uzatıldı



Metro İstanbul bünyesindeki 10 metro hattı (M1A, M1B, M2, M3, M4, M5, M6, M7, M8, M9), 3 tramvay hattı (T1, T4, T5) ve 2 feniküler hattı (F1, F4) olmak üzere toplam 15 raylı sistem hattında seferler saat 02.00'ye kadar uzatıldı. Yoğunluğun ve mağduriyetin önlenmesi amacıyla metrobüs seferlerinin ise sabaha kadar kesintisiz devam edeceği bildirildi.


Perşembe sabahına kadar kritik uyarı



İstanbul Valiliği ve AFAD ile tam koordinasyon içinde yürütülen çalışmalarda riskli dere yatakları yakın takibe alındı. Yağışların Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde şiddetini sürdüreceği, perşembe sabahı saat 10.00'dan itibaren bazı bölgelere 50 ila 75 kilogram ilave yağış düşebileceği tahmin ediliyor. Rüzgarın hızının ise saatte 50 ila 80 kilometreye ulaşması bekleniyor.

Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yürütülen bir fon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi

14.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Sermaye piyasaları ve finans dünyasında yankı uyandıran önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlık Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli soruşturma yürütülmesine onay verdi.

Bakanlık ivedilikle inceleme başlattı

Edinilen bilgilere göre süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu geniş kapsamlı bir fon soruşturması çerçevesinde başladı. Başsavcılık, soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında işlem yapılabilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığından resmi soruşturma izni talep etti.

Gelen talep üzerine Bakan Mehmet Şimşek, iddiaların titizlikle araştırılması amacıyla 2 Ekim'de Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunu "ivedi" koduyla görevlendirdi.

Teftiş raporu tamamlandı, izin çıktı

Bakanlık müfettişlerinin gerçekleştirdiği kapsamlı ön inceleme ve hazırladıkları detaylı teftiş raporunun tamamlanmasının ardından, iddiaların yargı makamlarınca incelenmesi gerektiği kanaatine varıldı. Bakan Şimşek, Teftiş Başkanlığının raporuna istinaden Gönül hakkında soruşturma açılmasına izin veren kararı imzaladı.

Soruşturma izninin verilmesiyle birlikte dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği ve adli sürecin resmi olarak devam edeceği öğrenildi.

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı

Meteoroloji ve AKOM'un günlerdir yaptığı uyarıların ardından Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'u vurdu. Sabahtan itibaren etkisini gösteren, öğleden sonra ise fırtınayla birleşerek şiddetini artıran sağanak yağış nedeniyle yollar göle döndü, hastaneleri su bastı, vatandaşlar ve sürücüler yollarda mahsur kaldı

14.10.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Megakent güne fırtına sessizliği ve aniden kararan bir gökyüzüyle başladı. Sabah saat 09.00 civarında kentin üzerine çöken kara bulutlar, öğleden sonra yerini adeta bir felakete bıraktı.

Saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan şiddetli kuzeyli rüzgarlar, gök gürültülü sağanak yağışla birleşince İstanbul genelinde günlük yaşam tamamen felç oldu.

Yollar göle döndü, araçlar battı

Sabah saatlerinde trafikte başlayan yoğunluk, öğleden sonra yağışın kentin her iki yakasında da en üst seviyeye ulaşmasıyla tam bir kaosa dönüştü. Ana arterlerde ve ara sokaklarda rögarların yetersiz kalması sonucu dev su birikintileri oluştu.

Avcılar ve Esenyurt'ta sular yükseldi. Avcılar Yeşilkent Mahallesi'nde sokaklar tamamen suyla dolarken, Beysan Sanayi Sitesi alt geçidi adeta bir dere yatağına dönüştü. Araçlar tavanlarına kadar suya gömüldü.

Sarıyer İstinye'de yolların göle dönmesiyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti, yayalar yolun karşısına geçemedi. Beykoz'da Tokatköy ve Akbaba-Dereseki güzergahlarında da yollar su altında kaldı.

Şiddetli sağanak yer altı ulaşımını da vurdu; Hacıosman Metro İstasyonu'nun tavanından akan sular yolculara zor anlar yaşattı.



Esenyurt'ta bir kadın sele kapıldı

Öğleden sonra yağışın en yoğun vurduğu noktalardan biri olan Esenyurt Dereyolu Hürriyet Mahallesi'nde tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Yoğun su akıntısına kapılan bir kadın, metrelerce sürüklendi. Çevredeki vatandaşların ve bir panelvan sürücüsünün zamanla yarışarak yaptığı müdahale sonucunda talihsiz kadın son anda kurtarıldı.

Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi sular altında

Sarıyer Çayırbaşı'nda bulunan Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi de sağanaktan nasibini aldı. Hastanenin bodrum katlarını ve giriş bölümlerini su basması üzerine itfaiye ve tahliye ekipleri seferber oldu. Hastanede biriken suların boşaltılması için çalışmalar saatlerce sürdü. Sultangazi'de ise bir okulun istinat duvarı yağışın yüküne dayanamayarak çöktü.



Trajikomik görüntüler de oluştu

Tüm bu zor anların yanında İstanbul klasiği haline gelen ilginç manzaralar da kameralara yansıdı. Başakşehir Bahçeşehir Menderes Bulvarı'nda göle dönen yolda bir vatandaşın eline olta alarak su birikintisine atması sosyal medyada gündem oldu.

Büyükçekmece'de ise okullarına girmeye çalışan öğrenciler, bahçedeki dev su birikintisini geçebilmek için bankları yan yana dizerek kendilerine köprü yaptı.

Valilik ve AKOM'dan yeni uyarı

İstanbul Valiliği ve AKOM güncel durum raporlarında, sıcaklıkların mevsim normallerinin 4 ila 6 derece altına düştüğünü belirtti. Fırtına ve kuvvetli sağanak yağışın bu gece ve yarın (Perşembe) öğle saatlerine kadar özellikle kuzey ve doğu ilçelerinde (Pendik, Tuzla, Şile, Sarıyer vb.) yer yer metrekareye 40-70 kilogram düşecek şekilde etkisini sürdüreceği açıklandı.

Yetkililer, vatandaşların su baskını, çatı uçması ve ulaşımda aksamalara karşı zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması noktasında uyardı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.