logo
28 EYLÜL 2026

"Avrupa'da başka bir takıma transfer olmak istiyorum"

Milli futbolcu Ozan Kabak'ın gözü Almanya'daki EURO 2024'te

05.07.2023 12:00:00
Anadolu Ajansı
 
"Avrupa'da başka bir takıma transfer olmak istiyorum"
"Avrupa'da başka bir takıma transfer olmak istiyorum"

Almanya Birinci Futbol Ligi (Bundesliga), ekiplerinden Hoffenheim'ın Türk oyuncusu Ozan Kabak, futbol yaşantısını sürdürdüğü Almanya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda (EURO 2024) milli takım formasıyla yer almayı hedeflediğini söyledi.

Milli futbolcu Ozan Kabak, milli takımın Avrupa Şampiyonası elemeleri, Hoffenheim'daki hedefleri ve Almanya'daki yaşantısıyla ilgili soruları yanıtladı. Bundesliga'da 4. senesini geçirecek Ozan Kabak, EURO 2024'e Almanya'da ev sahipliği yapmasının kendisini şimdiden motive ettiğini belirterek, "Almanya'da 4. senemi geçireceğim. Bütün sahaları, şehirleri iyi biliyorum, çok yakın arkadaşlarım var. Benim için tabii ki EURO 2024'ün Almanya'nın ev sahipliğinde olması ekstra motivasyon, Almanya'da finalleri oynamak müthiş olur. Almanya bir futbol ülkesi, inanılmaz statları ve taraftarları var. Onun için sabırsızlanıyorum. İnşallah en iyi şekilde grubu bitirip Almanya'da yer alırız. Eleme grubunda oynadığımız 4 maçta 3 galibiyetle 9 puan aldık. Önümüzde 4 maç daha var. Bu maçlardan da en iyi şekilde puanlar alacağız ve gideceğiz. Grupta şu an iyi bir konumdayız." dedi.

A Milli Takımın Letonya ve Galler ile oynadığı maçlarda kısa bir süre forma giyen Ozan, "Milli takım her oyuncunun olmak isteyeceği bir yer. Ben de orada bulunduğum için çok gururluyum. Tabii ki çok büyük bir rekabet var. Bireysel olarak hedeflediğim maç sayılarından ve sürelerden biraz daha uzak bir yıl oldu. Milli takımın son kampına 33-34 maç oynayarak geldim. Bir futbolcu olarak her zaman oynamak istiyorsunuz. Milli takıma bir beklenti içinde geliyorsunuz. Takım kazanınca tabii ki mutlu oluyoruz. Önemli olan takımın kazanması ve turnuvalara katılmak. İnşallah önümüzdeki turnuva olan Almanya'ya katılırız." şeklinde konuştu.

Milli takım teknik direktörü Stefan Kuntz ile diyaloglarının iyi olduğunu aktaran milli futbolcu, "Stefan hoca diyaloğu kuvvetli, sempatik biri. Herkesle şakalaşıyor. Bizimle de arası iyi. Almanca konuştuğum için daha rahat iletişim kurabiliyorum. Benim beklentim her zaman milli takım hocası ve oyuncusu arasında oynama ve oynamama konusunda bir şeffaflığın ve kriterlerin olması. Stefan hoca ile aram iyi." değerlendirmesinde bulundu.

"Bundesliga ve Premier Lig'de 150 civarı maç oynadım"

Ozan Kabak, genç yaşta Bundesliga ve Premier Lig'de oynamanın futboluna büyük katkı sağladığını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Genç yaşta hem Premier Lig hem de Bundesliga'da oynamak bence büyük bir tecrübe ve başarı. Genç yaşta Avrupa'ya transfer oldum. Bundesliga ve Premier Lig'de 150 civarı maç oynadım. Bu bana inanılmaz tecrübe kattı. Birbirinden özel büyük oyuncularla oynadım ve hocalarla çalıştım. Oralardaki atmosferi soludum, Şampiyonlar Ligi'nde oynadım. Bu yaşta her oyuncuyla nasip olmayacak bir tecrübe. Geriye dönüp bakınca çok mutluyum. Bu sezon 33 maçta oynadım, 4 gol, 4 asist yaptım, milli takımda 1 golüm var. Büyüklerimden aldığım geri dönüşler de çok olumlu. Gayet güzel bir sezon geçirdim. Tabii ki daha iyisi de olabilirdi. Özellikle milli takım özelinde daha iyisi olabilirdi, daha çok maç oynayabilirdim. Nasip olmadı. Çeşitli sebepleri de var. Kulüp özelinde gayet iyi bir sezon geçirdim. Hedefim, gelecek sezonlarda da aynı şekilde devam etmek ve istikrarlı bir şekilde yükselmeye devam etmek."

Hoffenheim'la gelecek sezon hedeflerinin Avrupa kupaları olduğunu belirten Ozan, "Aslında bu sezona çok iyi başladık. Hoffenheim kazanma kültürü olan, kadrosunda iyi oyuncular barındıran, her zaman ilk 6-8'i hedefleyen bir kulüp. Geçtiğimiz sezona iyi başladık ancak istediğimiz gibi devam edemedik. Tam istediğimiz gibi geçmedi, hedeflerimize ulaşamadık. Ama inşallah seneye Avrupa kupaları için mücadele edeceğiz. Çünkü iyi bir takımımız, taraftarımız ve hocamız var. Seneye Avrupa kupaları için mücadele eden bir takım olacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Ailesi ve menajeriyle 18 yaşında çizdiği plan doğrultusunda kariyerinin iyi bir şekilde ilerlediğini aktaran milli futbolcu, "Şu anda ona uygun bir şekilde ilerliyoruz. Hoffenheim'la da oturup bir kariyer planlaması daha yaptık. Bu sene çok iyi bir şekilde geçti, önümüzdeki senelerde de performansımı devam ettirmek istiyorum. Ondan sonra da güzel bir sıçrayış yaparak Avrupa'da başka bir takıma transfer olmak istiyorum." şeklinde konuştu.

"Bayern Münih apayrı bir kulüp"

Bundesliga'da nefes kesen şampiyonluk yarışını da değerlendiren Ozan şu ifadeleri kullandı: "Bayern Münih sadece Bundesliga'da değil, Avrupa'da tüm turnuvaları domine eden bir ekip. Birbirinden özel oyuncuları var. Dortmund bu sene son maçta şanssız bir şekilde şampiyonluğu kaybetti. Bayern Münih her zamanki gibi tecrübesiyle, kupa ve maç kazanma alışkanlığıyla şampiyonluğu kazandı. Çok keyifli bir yarış oldu. Bundesliga'nın prestiji için de böyle son andaki şampiyonluklar, dramalar gayet keyifli oluyor. Bayern Münih apayrı bir kulüp. Yensen de yenilsen de onlara karşı oynamak her zaman ayrı bir keyif. Allianz Arena'da 70-80 bin kişi önünde, büyük oyunculara karşı oynamak çok keyifli. Bu sene de oradan 1 puan aldık, Allianz Arena'da aldığımız 1 puan bizim için hayati bir puandı. Ben de oyuncu olarak oradan ilk kez puanla döndüm. O yüzden gayet keyifliydi."

"Bir Galatasaraylı olarak böyle bir takım izlediğim için mutluyum"

Süper Lig'i de yakından takip ettiğini kaydeden Ozan, "Bu sene Süper Lig'de çok kaliteli hocalar ve oyuncular vardı. Hoffenheim'daki takım arkadaşlarım da her zaman takip ediyordu, bana da soruyordu. Bu sene özelinde yurt dışından da daha çok takip edildi, ilgi duyuldu. Çok kaliteli bir lig oldu. Şampiyonluk yarışı son ana kadar sürdü. Büyük oyuncular, yıldızlar oynadı. Galatasaray'ın şampiyonluğu için ayrıca mutluyum. Okan Hoca, Erden ağabey çok güzel bir takım kurdular. Oyuncular da Galatasaray'a yakışır bir şekilde mücadele etti ve şampiyonluğu göğüsledi. Ben de her zamanki gibi çok mutlu oldum. Aradım, herkesi tebrik ettim. Galatasaray'ın her zaman bu kalitede oynaması, bu kalitede oyunculara sahip olması gerek. Bir Galatasaraylı olarak böyle bir takım izlediğim için mutluyum." şeklinde konuştu.

Ozan, "Galatasaray'da bu sene ön plana çıkan isim sana göre kimdi'" sorusuna, "Icardi tabii ki. Birbirinden güzel goller attı. Türk oyuncuları da es geçmemek gerek. Kerem, Barış, Yunus, Abdülkerim olsun her zaman çok büyük katkı sağladı. Ülkemizde yabancılara çok daha fazla ilgi var ama bakınca yerli oyuncuların da kalitesini es geçmemek gerek. Icardi, Mertens, Nelsson çok iyi performans sergiledi ama Türk oyuncuların da burada büyük emeği var. Bence ülkemizde bu göz ardı ediliyor. Buna da ayrı bir parantez açmak istedim." yanıtını verdi.

"Gol atmak için özel bir çalışma yapıyorum"

Bir savunma oyuncusu olmasına karşın attığı gollerle de dikkat çeken Ozan Kabak, "Gol atmak için özel bir çalışma yapıyorum. Bir savunma oyuncusu olarak antrenmandan sonraki yan top ve şut çalışmalarına katılıyorum. Takım arkadaşlarım da bu yönümün iyi olduğunu bildiği için şaşırmıyor ve beni destekliyorlar. Gollere gelecek olursak, bu sene birbirinden güzel goller attım. Sezona 4-5 golle başladım, ligin ikinci yarısı gol atamadım, kendi hedeflerim için bu hayal kırıklığı oldu. Gol biraz ritim meselesi. Gol attığınızda bir sonraki maç gol atmak için güzel bir hissiyat oluyor. Çalışmak ve hissiyat meselesi. Topun nereye düşeceğini tahmin edip, güzel bir vuruşla golü atıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu.

Ozan, en beğendiği golünü ise, "Almanya Kupası'nın ilk turunda güzel bir gol atmıştım. (Rödinghausen maçı) Uzatmalarda kafa golümle, 115. dakikada turu getirmiştim. Frankfurt'ta attığım ceza sahası dışından ilk golümü de söyleyebilirim. Bayağı denemiştim, orada da topu kapıp, dripling yapıp, köşeye güzel bırakmıştım. Bu golleri söyleyebilirim." sözleriyle açıkladı.
 

"Telefon rehberimde Salah'ın ismini görmek beni mutlu ediyor"

Liverpool'da geçirdiği dönemin de kendisi için çok özel olduğunu ve birbirinden önemli isimlerle dostluklar geliştirdiğini aktaran Ozan Kabak, şöyle konuştu: "Salah inanılmaz bir profesyonel, aynı zamanda çok iyi bir insan. Her antrenman öncesi ve sonrası fitness'ta, gym'de her zaman çalışmalarını yapar. Makine gibi zaten. Onunla beraber aynı sahada ter dökmek benim için mükemmel bir tecrübeydi. Antrenmanlarda ona karşı oynamak, bir defans oyuncusu olarak seni çok geliştiriyor, çok şeyler katıyor. Bu benim için çok önemliydi. Geriye dönüp bakınca hala telefon rehberimde Salah'ın ismini görmek beni mutlu ediyor. Her zaman da kontak içindeyiz. Bir şey olunca Instagram'dan ya da telefondan tebrikleşiyoruz. Hayatımda öyle birisi olduğu için mutluyum."

"Kim Min Jae bence şu an dünyanın en iyi stoperleri arasında"

Milli oyuncu, dünya futbolunda son dönemde çok iyi stoperlerin yetiştiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "23 yaşıma geldim, bundan iki üç sene önce her zaman en genç stoper bendim ama şu an 2003-2004-2005'li stoperlerin geldiğini görüyorum. Artık çok daha iyi ve yeni oyuncular geliyor. Son zamanlarda Benfica'nın genç stoperi var (Antonio Silva) onu beğenerek izledim. Ligimizde iyi stoperler var. Tabii ki Van Dijk her zaman özel. Beraber de zaman geçirdim, onu tanıma fırsatı bulduğum için çok mutluyum. Onu her zaman söyleyebilirim. Kim Min Jae bence şu an dünyanın en iyi stoperleri arasında onu da beğenerek takip ediyorum."

Bundesliga'nın Avrupa'nın tribün doluluk oranı en yüksek ligi olmasının organizasyona da değer kattığını aktaran Ozan Kabak, "Almanya'da her zaman dolu statlarda oynuyoruz. Çok keyifli bir his. Bizim stadımız Pre-Zero Arena da neredeyse her zaman dolu. 30 bin kişilik' Schalke ve Stuttgart'ta da her zaman 60 bin kişinin üzerinde seyirci vardı. Gerçekten çok keyifli. Futbolcu olarak sahaya çıktığınızda dolu tribünleri ve o atmosferi görünce apayrı bir motivasyonla oynuyorsunuz. Ülkemizde de birçok şehir takımı var, onları da dolu tribünleriyle görmek Türk futboluna çok şey katar. Umuyorum bu kültür Türkiye'ye de gelir." ifadelerini kullandı.

Ozan, "Bundesliga'da en sevdiği stat hangisi'" sorusunu, "Hoffenheim'ın stadı çok kompakt, kutu gibi, çok modern bir stat. Dortmund'un stadı güzel ama bence en güzeli Veltins Arena, Schalke'nin stadı. İnanılmaz bir atmosfer, 62 bin kişi her zaman, masmavi tribünler. Orada oynamak çok keyifli. Çıkış tüneli maden çıkışı gibi. Çok güzel bir atmosferle sahaya giriliyor. Statta herkes madenci şarkısı söylüyor, orada güzel bir kültür var." şeklinde yanıtladı.

"Hoffenheim maçlarına gelen çok sayıda Galatasaray formalı taraftar görüyorum"

Sakin yapısının futbol kariyerinde kendine avantaj sağladığını dile getiren Ozan, "Akademi liglerinden beri sakinliğim ile öne çıktım. Stoper bölgesinde o sakinlik ve öz güven çok önemli. Maç oynaya oynaya o sakinlik tecrübeye dönüşüyor. Tecrübe de oyununuza çok şey katıyor. Beş senedir Avrupa'da oynuyorum, bu sakinliğin bana çok katkıları oldu. İnşallah daha da tecrübelenerek daha iyi bir oyuncu haline gelirim. Çok yönlü esnek bir oyuncu olmak, her hoca tarafından tercih edilebilen bir profildir. Ben de 4'lü de 3'lü de, sağda, solda, ortada oynadım. Bu kesinlikle pozitif bir şey. Her hocanın görmek isteyeceği bir profil olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya'da yaşayan Türklerin kendisine gösterdiği ilgiden de memnun olduğunu aktaran milli futbolcu, "İlgi yoğun. Özellikle Galatasaraylılardan. Sağ olsunlar hiçbir zaman ilgi ve alakalarını eksik etmiyorlar. Hatta Hoffenheim maçlarına gelen çok sayıda Galatasaray formalı taraftar görüyorum. Bu beni çok mutlu ediyor. Benim için ekstra bir motivasyon kaynağı." ifadelerini kullandı. Ozan Kabak, Almanya'da yaşadığı Heidelberg'in çok güzel bir şehir olduğunu belirterek, "Yaşadığım Heidelberg, Hoffenheim'ın biraz dışında inanılmaz güzel bir şehir. Gerçekten çok seviyorum. İki dağın arasında, nehrin geçtiği' Çok tatlı, güzel bir şehir, ben de orada yaşıyorum. Almanya'da şu ana kadar yaşadığım en güzel şehir diyebilirim. Orada futbol dışında çok keyifli bir hayat sürüyorum. Çok huzurlu, güzel." şeklinde konuştu.

Ozan, "Karşılıklı oynamayı en sevdiğin forvet kim'" sorusuna ise, "Büyük takımlara karşı oynamayı seviyorum. Bundesliga'da da Dortmund, Bayern, Leverkusen, birçok iyi takım ve birçok iyi oyuncu var. Onlara karşı mücadele etmeyi, kendimi onlara karşı görmeyi seviyorum. İlla bir isim vermek gerekirse şu an Bayern Münih'te oynayan eski takım arkadaşım Mane diyebilirim." yanıtını verdi.

10 soru 10 cevap

En sevdiğin şarkı: Gazapizm'den Unutulacak Dünler ve Hiç Pişman Değilim şarkıları

En sevdiğin yemek: Mantı

En sevdiğin kitap: Kürk Mantolu Madonna

En sevdiğin renk: Kırmızı

En sevdiğin yer: Bodrum

Almanca en zorlandığın kelime: Oturum kartı anlamına gelen bir söz var, onu hala söyleyemiyorum

En ateşli taraftar: Galatasaray

En sevdiğin şarkıcı: The Weekend

En sevdiğin film: Coach Carter

En sevdiğin dizi: Game of Thrones AA

İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu

UEFA Uluslar Ligi B Grubu 3. Grup'ta İsrail ile İrlanda Cumhuriyeti arasında oynanan karşılaşmaya, İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu damga vurdu

28.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu
İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu
UEFA Uluslar Ligi B Grubu 3. Grup'ta İsrail ile İrlanda Cumhuriyeti arasında oynanan karşılaşmaya, İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu damga vurdu. Macaristan'ın Debrecen kentindeki Nagyerdei Stadı'nda oynanan mücadeleyi İrlanda 3-0 kazandı.

Milli marş sırasında başlarını öne eğdiler

İrlanda Milli Takımı oyuncuları, Gazze'de hayatını kaybeden Filistinlileri anmak amacıyla karşılaşmaya siyah kol bantlarıyla çıktı.

İsrail milli marşı okunurken İrlandalı futbolcular başlarını öne eğerek protestoda bulundu. Maç öncesindeki geleneksel el sıkışma seremonisi de yapılmadı. Takımlar yan yana gelerek birbirlerinin elini sıkmazken, kaptanlar arasında flama değişimi de gerçekleşmedi. Maçın ardından futbolcular forma değişimi de yapmadı.

İrlanda'nın üçüncü golünü atan Jack Moylan ise gol sevincinde siyah kol bandını çıkarıp öptü ve havaya kaldırdı.

Kaleci maçı protesto ederek kadrodan çekildi

Karşılaşma öncesinde İrlanda'da boykot tartışması da yaşandı. Kaleci Gavin Bazunu, İsrail'e karşı oynanacak maçlara katılmama kararı aldı. Bazunu, kararını masum insanların öldürülmesine karşı kişisel tutumuyla gerekçelendirdi.

İrlanda Teknik Direktörü Heimir Hallgrimsson da daha önce takımın İsrail karşısında sahaya çıkmasıyla ilgili rahatsızlığını dile getirerek, "Soykırımla oynamıyoruz, soykırıma karşı oynuyoruz" açıklamasını yapmıştı.

Maç öncesinde boykot çağrıları yükselmişti

İrlanda'da aylardır İsrail ile oynanacak karşılaşmaların boykot edilmesi yönünde kampanya yürütülüyordu. 160'tan fazla İrlandalı sporcu, İrlanda Futbol Federasyonu'na çağrı yapan açık mektubu imzaladı. Federasyon ise UEFA organizasyonundaki karşılaşmayı oynama kararı aldı.

İlk maçın Macaristan'da oynanmasının ardından İrlanda'nın "ev sahibi" olduğu rövanş karşılaşması da 4 Ekim'de Sırbistan'ın Bačka Topola kentinde ve seyircisiz oynanacak.

Sahada da İrlanda üstünlüğü

Protestoların gölgesinde başlayan karşılaşmada İrlanda ilk 25 dakika içinde üç gol bularak 3-0 öne geçti. Mücadele bu skorla tamamlandı.

Böylece Debrecen'deki karşılaşmada skordan çok İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu öne çıktı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.