logo
28 EYLÜL 2026

Barış Alper Yılmaz'ın varisi

Galatasaray, hücum hattını güçlendirmek amacıyla transfer çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor

04.08.2026 11:50:00
Haber Merkezi
 
Barış Alper Yılmaz'ın varisi
Barış Alper Yılmaz'ın varisi
Galatasaray, Premier Lig yolundaki Barış Alper Yılmaz'ın boşluğunu doldurmak için sürpriz bir ismi gündemine aldı. Sarı-kırmızılılar, teknik direktör Okan Buruk'un çok beğendiği Sunderland'in 21 yaşındaki Faslı kanat oyuncusu Chemsdine Talbi için harekete geçiyor. Şampiyonlar Ligi öncesi hücum hattına hız ve dinamizm katması beklenen genç yetenek, 10+4 yabancı kuralına da mükemmel uyum sağlıyor.






Galatasaray, hücum hattını güçlendirmek ve kadro derinliğini artırmak amacıyla transfer çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Barış Alper Yılmaz'ın Premier Lig'e olası transferi günden güne daha yüksek sesle konuşulurken, sarı-kırmızılı yönetim şimdiden alternatif isimler üzerine yoğunlaştı. Şampiyonlar Ligi kulvarında rekabetçi bir kadro kurmak isteyen yönetim ve teknik heyet, hücum hattındaki dinamizmi korumayı hedefliyor.






BURUK LİSTESİNDEKİ İSİM

Sarı-kırmızılıların listesindeki dikkat çeken oyuncuların başında, Sunderland forması giyen Chemsdine Talbi geliyor. Teknik direktör Okan Buruk ve transfer komitesinin 21 yaşındaki Faslı kanat oyuncusunu oldukça beğendiği öğrenildi. Hızı, etkili hücum aksiyonları ve çok yönlü yapısıyla öne çıkan genç yetenek, Galatasaray'ın hücum hattına aranan temposunu katabilecek bir profil olarak değerlendiriliyor.






TAKTİKSEL OLARAK DOĞRU İSİM

Geçtiğimiz sezon Sunderland ile 30 resmi maça çıkan Talbi, 4 gollük katkı sağladı. Fas Milli Takımı formasını da 10 kez giyme başarısı gösteren genç oyuncu, sadece yetenekleriyle değil, kadro planlaması açısından da önemli bir avantaj sunuyor. Süper Lig'deki 10+4 yabancı kuralına mükemmel bir uyum göstermesi, oyuncunun transfer ihtimalini sarı-kırmızılılar adına daha da cazip hale getiriyor.






HENÜZ KURULA TEMAS YOK

Galatasaray yönetiminin ve teknik ekibin beğenisini toplayan oyuncu için henüz Sunderland kulübüyle resmi bir temas kurulmadı. Transfer sürecinin, Barış Alper Yılmaz'ın geleceğinin netleşmesi ve yönetimin bonservis bütçesini belirlemesinin ardından resmiyet kazanması ve somut adımların atılması bekleniyor.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu

1-0 kaybettiğimiz Fransa maçı bize dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkının hâlâ belirgin şekilde devam ettiğini kanıtladı. Ancak Dünya Kupası'nda yaşadığımız hayal kırıklığının karamsarlığına kapılıp "alt seviye bir takımız" diyeceğimiz kadar da kötü değiliz

27.09.2026 18:16:00
Haber Merkezi
 
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Dünya Kupası'ndaki fiyaskonun ardından "Acaba kendimizi çok mu abartıyoruz?" diyorduk… Çünkü Paraguay ve Avustralya maçlarından sonra "dalga geçilen" katılımcı konumuna düşmüştük.






Öyle ki bazı sözü geçen yabancı otoriteler Türkiye'yi favori bile gösteriyordu. Dün gece Fransa'ya Kocaeli'de yenildik. Peki oyun bize ne anlattı? Dünya Kupası'nın gizli favorisi olacak kadar iyi olmadığımızı mı, yoksa Uluslar Ligi A Grubu'nda olmayı hak etmediğimizi mi?






Fransa karşısındaki 1-0'lık mağlubiyet ve ortaya konan istatistikler, Türkiye'nin ne "abartıldığı kadar büyük bir felaket" ne de "Dünya Kupası'nın gizli favorisi" olduğunu gösteriyor. Maçın rakamları ve oyunun analizi bize çok net üç temel gerçek sunuyor:






Hayır, Fransa gibi dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkı hâlâ belirgin. Fransa'nın %64'lük topla oynama oranı ve 560 isabetli pasına karşılık Türkiye 272 isabetli pas yapabildi. Fransa oyunu istediği tempoda tuttu ve Türkiye'yi kendi yarı sahasına hapsetti. Fransa ikili mücadelelerde (%57) ve özellikle top sürme başarısında (%76'ya %40) belirgin bir üstünlük kurdu. Baskı altından çıkma yeteneği ve fiziksel baskınlık, "favori" seviyesindeki takımların belirleyici farkıdır.






A Grubu'nda olmayı hak ediyoruz. Paraguay ve Avustralya maçlarındaki hayal kırıklığının yarattığı karamsarlığa rağmen Fransa maçındaki veriler alt seviye bir takıma ait değil. Türkiye 1.21 xG üretirken Fransa 1.17 xG üretti. İki taraf da ikişer büyük şans yakaladı ve toplam şut sayıları eşitti (12-12). Ceza sahası içinden çekilen 10 şut ve rakip sahaya girme sayılarının başa baş olması (55'e 56), Millî Takım'ın Fransa seviyesindeki bir savunmaya karşı dahi pozisyon üretebildiğini gösteriyor.
 
Maçı belirleyen unsur oyun farkı değil, bitiricilik ve detaylar oldu. Fransa bulduğu fırsatı Mbappé ile değerlendirirken Türkiye ürettiği 1.21 xG'den gol çıkaramadı ve maçı 10 kişi tamamladı.
 
Bu karşılaşma bize iki uçtaki abartılı yorumların da yanlış olduğunu kanıtlıyor. Türkiye, Dünya Kupası'nı kazanacak ya da turnuvalara damga vuracak bir dünya devi değil. Ancak Paraguay ve Avustralya maçlarının ardından yaratılan algıdaki gibi A Grubu'na ait olmayan, küçümsenecek bir takım da değil.







Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?

Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti

27.09.2026 17:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti. Didier Drogba'lı Schalke maçındaki çamur deryasından, Belhanda'nın yönetimle yollarının ayrılmasına neden olan zemin isyanına kadar Yeni Sami Yen yüzünden birçok kriz yaşandı. 






Sık sık hibrit çimlendirmeye geçildi. Drenaj kanalları sil baştan yapıldı. Rulo çim takviyeleri uygulandı. Ancak köklerin stadın mikrokliması nedeniyle tabana tutunamıyor. Uzmanlara göre yine tutunamayacak.






Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Sami Yen Spor Kompleksi açıldığı 2011 yılından bu yana gündemden düşmeyen zemin, mimari ve konum tartışmalarının sürekli odağında kaldı.






Uzmanlara göre Sami Yen'de devam eden yenileme çalışmaları kapsamında rulo çim ekimin yeni tamamlandı... Ancak Başkan Özbek'in de dediği gibi "Çim denen olay canlı bir varlık. Günün koşullarına, şartlarına ve mekanına göre farklılık gösteren bir canlı." Yani iş bitmiyor aslında daha yeni başlıyor.






Her şey tam planlandığı gibi yolunda gitse bile konunun uzmanlarına göre Sami Yen'de en erken maç oynanma tarihi 15 Ekim. Böyle bir durumda Kasımpaşa maçının başka bir stada alınması gündemde. Ancak Başkan Özbek "5 Ekim itibarıyla Ali Sami Yen Rams Park çimleri hazır hale gelecek." dedi. Yine Başkan Özbek'in de itiraf ettiği gibi stadın mimari yapısı zorlukları gündeme getiriyor.






Stadın Seyrantepe'deki tepe konumuna inşa edilmesi nedeniyle, bölgenin sert rüzgârlara ve değişken hava koşullarına açık olduğu sıkça vurgulandı.

Yüksek konum yüzünden çim sahanın ihtiyaç duyduğu doğal hava sirkülasyonu ile nem dengesinin ideal oranlarda sağlanamadığı, bunun da köklerin yere tutunmasını zorlaştırdığı iddia edildi.

Stadın dik tribün yapısı ve yüksek çatı tasarımı, sahanın özellikle güney ve batı cephelerinin yeterince doğal güneş ışığı almasını engelliyor.







Yılın büyük bölümünde sahanın önemli bir kısmı gölgede kaldığı için çim canlılığını sürekli kaybediyor. Bu sorunu aşmak için milyonlarca euroluk yapay güneş ışığı cihazları ve havalandırma fanları satın alındı. ancak bu sistemler bile zaman zaman doğal ışığın ve rüzgârın yerini tutamıyor.

Stadyum projesinin mimarı Mete Arat ve ekibi, tasarım aşamasında Türkiye'nin iklim koşullarını ve futbol sahasının ihtiyaç duyduğu iklimlendirme parametrelerini yeterince dikkate almamakla suçlandı.







Çatı sahanın üzerine çok fazla kapanıyor. Güneş açısını kesiyor. Tribünlerin dik. Saha adeta çanak içerisinde kalarak "hava almayan bir kuyu" haline geliyor.

Stadyumun üstünün açılır-kapanır çatı olarak tasarlandı. Sonradan bu projeden vazgeçildi. Ancak mevcut mimari bu değişime göre havalandırma açısından revize edilmedi.

İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi

Italiano; ön alanda pres, yüksek topa sahip olma oranı, rakip yarı alana yerleşme ve üretkenlik konularında Barcelona felsefesini Beşiktaş'a başarıyla kopyalamış durumda. Eksik kalan ve "çalamadığı" tek şey ise Barça'nın top kaybettiği andaki kusursuz savunma mekanizması ve stoperlerin arkaya sarkıtılan toplardaki pozisyon hatasını sıfıra indirme becerisi.
 

27.09.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano büyük bir dürüstlük gösterdi. "Barcelona'ya yıllardır hayranım." dedi. Hatta daha da ileri gitti: "Ara sıra bir şeyler çalmaya çalışıyorum ama onların zihniyetini kopyalamak ve yeniden üretmek zor." itirafında bulundu.






Italiano'nun bahsettiği "Barcelona zihniyeti ve felsefesi" ile Beşiktaş'ın bu sezon Süper Lig'de 6 maçlık seride ortaya koyduğu istatistik verileri incelendiğinde bazı hırsızlıklar net şekilde rakamlara yansıdı.






Barcelona felsefesinin temeli, maçı ve tempoyu topla kontrol etmektir (Cruyff & Guardiola öğretisi). %62,7'lik topla oynama oranı ve %87,7'lik pas isabeti, Italiano'nun Beşiktaş'a rakibi topla yıpratan, oyunu domine eden bir hükmetme kimliği kazandırdığını gösterdi.






Italiano'nun takımı kendi sahasında pas çevirip vakit geçirmek yerine oyunu rakip yarı sahaya yıkıyor. İsabetli pasların yarısından fazlasının (245 pas) rakip yarı alanda gerçekleşmesi ve orada bile %82,2 gibi yüksek bir başarı oranına ulaşılması, Barça'nın meşhur "iki üçüncü bölge yerleşimi" stratejisiyle birebir örtüştü.






Barcelona'nın topla oynama yüzdesinin gizli kahramanı, top kaybedildiği anda yapılan 5 saniyelik agresif prestir. Maç başına yapılan 52,5 top geri kazanımı ve 111,2 depar, Italiano'nun oyuncularına topu kaptırdıkları an hücum bölgesinde boğucu pres yaptırdığını doğruladı.






Barça modeli, ceza sahası çevresinde sürekli hareketlilik ve opsiyon yaratma üzerine kuruludur. Maç başına 17,8 şut ve 8,3 korner, takımın rakip ceza sahasına yerleşip sürekli bir baskı dalgası ürettiğinin kanıtı. 13 ceza sahası içi gol de bu baskının doğal bir sonucu.

Italiano'nun "Kopyalamak zor, tamamen yapamıyoruz." dediği noktalar da var.






Stoperleri orta sahaya kadar çıkararak oynamak, rakibe arkada geniş alanlar bırakır. 6 maçta yenilen 7 gol ve yenilen gole sebep olan 3 bireysel hata, savunma çizgisini çok önde kurmanın ödenen bedeli.
122,5 top kaybı, takımın sıkışık alanda sürekli dikine ve riskli paslar denediğini gösteri.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Denizli Gençlik Kolları, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümünü anlamlı ve coşkulu bir etkinlikle kutladı

27.09.2026 13:43:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
Denizli İl Başkanı Turgay Urgan'ın da katılım gösterdiği program, gençlerin yoğun ilgisi ve yüksek enerjisine sahne oldu.






Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram öncülüğünde düzenlenen etkinlik, dostluk ve birlik mesajlarının verildiği bir halı saha maçıyla başladı. Sahadaki rekabetin ardından renkli görüntülere ev sahipliği yapan program, günün anısına kesilen 25. yıl pastasıyla devam etti.






"İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz"
 
Kutlama boyunca gençlerin birlik ve beraberliği dikkat çekerken, BTP Denizli teşkilatı bu özel günün gururunu hep birlikte yaşadı. İl Başkanı Turgay Urgan ve Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram, partinin köklü geçmişine vurgu yaparak gençlerin siyasetteki dönüştürücü gücüne olan inançlarını dile getirdiler.







Program, katılımcıların hatıra fotoğrafları çektirmesi ile coşku içinde sona erdi. BTP Denizli Gençlik Kolları, çeyrek asırlık bu anlamlı mirası aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacaklarını bir kez daha gösterdi.













Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor


 
Mert Günok kısa süre önce Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklamıştı. 37 yaşındaki file bekçisinin aktif kariyeriyle ilgili kararını ise sezon sonuna doğru vermesi bekleniyor.

26.09.2026 18:32:00
Haber Merkezi
 
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor

37 kez A Milli Takım formasını giyen Mert Günok, geçen hafta yayınladığı açıklamayla birlikte Ay-Yıldızlı kariyerine nokta koyduğunu belirtmişti. Gözler, Fenerbahçe'deki durumuna çevrildi. 37 yaşındaki futbolcunun, Sarı-Lacivertli ekipteki kontratı 30 Haziran 2028 tarihine kadar devam ediyor. Mert, 37 kez milli olmuştu.







1 Mart'ta 38 olacak

1.96 boyundaki file bekçisi, 1 Mart 2027'de 38 yaşına girecek. Mert bu sezon Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 karşılaşmada görev aldı. Süper Lig'de ise henüz siftah yapamadı. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosundaki kaleci rotasyonu şöyle:
Ederson
Mert Günok
Tarık Çetin






Veda vakti yaklaşıyor

2001 yılında Kocaelispor altyapısından Fenerbahçe altyapısına geçiş yapan tecrübeli kaleci, 2026 kışında Sarı-Lacivertliler'e dönmüştü. Mert'in sezon sonuna doğru kariyeriyle ilgili önemli bir karar alması bekleniyor. Eğer futbolu bırakırsa, kontratının son senesi öncesinde yeşil sahalara veda etmiş olacak. Kalırsa, 30 Haziran 2028 tarihi; hem sözleşmesinin hem de kariyerinin sonu olacak.

Yiğit Efe Demir kayboldu gitti


 
Fenerbahçe'de Nathan Ake ve Kojo Oppong hamleleri sonrasında Yiğit Efe Demir adeta formayı unuttu. 22 yaşındaki savunmacının devre arasında kiralanabileceği konuşuluyor.

26.09.2026 18:22:00
Haber Merkezi
 
Yiğit Efe Demir kayboldu gitti
Yiğit Efe Demir kayboldu gitti

Kanarya'da bu sezon Yiğit Efe Demir hiç oynamadı. 22 yaşındaki savunmacı, ligde ve Avrupa'da bir dakika bile sahaya sürülmedi. Fenerbahçe, stoperde Nathan Ake ve Kojo Oppong'u kadosuna katmıştı. Skriniar'ın yeri ise zaten garantiydi. Bu koşullarda Yiğit'in işi çok zor gözüküyor. 1.94 boyundaki savunmacı daha önce Gençlerbirliği ve Karagümrük gibi takımlara kiralanmıştı. Devre arasında da benzer şekilde ayrılması bekleniyor. Yiğit Efe Demir'in Fenerbahçe'deki sözleşmesi 30 Haziran 2029'a kadar devam ediyor. Yani süre bakımından kiralanmasının önünde engel yok.

Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?


 
Uluslar Ligi'ne 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık. Birçok kişi, mağlubiyete rağmen takımın performansından memnun kaldı. Ancak Pazartesi günü de İtalya karşısında kötü bir sonuç gelirse, ortalık fena halde karışabilir...
 

26.09.2026 18:17:00
Haber Merkezi
 
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?

Dünya Kupası'nda büyük bir hüsran yaşayan A Milli Futbol Takımı, gruptan çıkamamıştı. Dev organizasyonda başarısız olan birçok ülkede bazı isimlerin görevine son verildi. Bazıları ise istifa etti... Ancak biz yolumuza aynı kadroyla devam ettik. Uluslar Ligi'ne ise 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık.







İki yenilen takım karşı karşıya

İç sahadaki Fransa mağlubiyetine rağmen takımın mücadelesi birçok insanı memnun etti. Ancak unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bu karşılaşma tarihe yenilgi olarak geçti. Pazartesi günü ise yine kendi evimizde sahasında Belçika'ya 2-0 kaybeden İtalya ile oynayacağız. Eğer o maçı da kötü bir sonuçla kapatırsak bu kez "kadro kalitesi" gibi şeylerden bahsetmek pek mümkün olmayacak.







Montella devam eder mi?

Vincenzo Montella, Dünya Kupası'ndaki kolay gruptan bile çıkamayan hoca olarak görevinin başında... İtalya'ya da kaybedersek, Uluslar Ligi'ne 2'de sıfırla başlayan teknik adam olarak da devam edecek mi bilinmiyor. İtalyan çalıştırıcının Türkiye Futbol Federasyonu'yla mukavelesi 31 Temmuz 2028'e kadar sürüyor...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.