logo
08 MAYIS 2026

Başörtülü öğrenciler hala mağdur

28.02.2008 00:00:00
Hatırlarsanız, AKP Hükümetinin yaklaşım tarzıyla, Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinin başörtüsü problemini çözmeyeceğini, hatta 42. maddenin başörtüsünü daha da kısıtlayacağını ifade etmiştik.Anayasanın eğitim ve öğrenim hakkını içeren 42. maddesinde yapılan değişiklikle, "Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir" ifadesi eklenmişti. Sadece üniversite öğrencileri için sınırı belirten ek 17. madde ise rafa kaldırılmıştı.AKP'nin attığı bu adımla konu daha da çözümsüzleşmiştir.AKP konuyu "ferdi bir hak" bazında ele almamış, bireysel bir inanç özgürlüğünü tartışmaya açmış, "siyasi simge" söylemleriyle karşı çıkanlara istediği malzemeyi vermiş ve toplumsal mutabakat diye diye konuyu toplumsal bir kargaşaya dönüştürmüştür.Halbuki ferdi hak bazında ele alındığında, başörtüsü yasağı Laikliğin ihlalidir. Anayasada ve kanunlarda bunun hukuki dayanakları mevcuttur. Ama bu, konuyu samimi bir niyetle çözmek isteyenlerin yaklaşımıdır. Konuyu çözmek istemiyor ve buradan siyasi rant elde etmeye çalışıyorsanız, oluşan kargaşa ortamında, saman altından su yürütmek istiyorsanız tabii ki durum farklı.Anayasa'nın 10 ve 42. maddeleri Cumhurbaşkanı'nın onayından sonra yürürlüğe girdi. Tahmin edildiği gibi rektörlerin çoğunluğu başörtülülere geçit vermedi. Hatta bu konuda YÖK'ün mektubuna da rest çektiler. Dayanakları, bahsedilen şu 42. maddeydi. Maddede, "kapsam ve sınır kanunla belirlenir" deniliyordu, ama böyle bir kanun yoktu. Konu yine rektörlerin insafına terkedilmişti.Konuya ferdi hak bazında, Laiklik ilkesinden yola çıkarak yaklaşılsaydı ve bu bağlamda soyut olan hükümler kimsenin itiraz edemeyeceği şekilde somut hale getirilseydi, hem herkes ikna olurdu, hem de kimse bir şey diyemezdi.Şimdi ise hem ortam gerildi, hem soyutluk değişmedi, hem de soyut olan konu somut olan bir kanuna endekslendi, ama böyle bir somut kanun ortalıkta yok, çıkıp çıkmayacağı da belli değil.Anlayacağınız iş iyice çorba oldu.Ortalık karmakarışık?AKP'lilerin "Anayasa değişikliğiyle başörtüsü sorunu çözüldü" gazıyla okula gidenler daha büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaştılar. Üstelik kanun var diye güvenlik görevlileriyle kavga edenler bile oldu. AKP'nin attığı bu adım sadece siyasi gerginliği değil, toplumsal gerginliği de arttırıyor. Rahatlıkla çözülebilecek bir konu, atılan yanlış adımlarla toplumu birbirine düşürüyor.Başörtülü bir bayanın Laikliği ihlal etmesi için bunu kamu adına ve kamu görevlisi olarak yapması gerekiyor. Başörtülü bir öğrenci başını kamu adına mı örtüyor? Hayır; peki, kamu görevlisi mi? Tabii ki hayır. O halde başörtülü bir öğrencinin üniversiteye girmesi için aslında herhangi bir yasak yok. Her şeyden önemlisi bir bayan başörtüsünü inancı gereği başına örtüyor. Onun başörtülü bir şekilde devletin her türlü imkanından istifade etmesi Laikliğin gereğidir, ihlali değildir.Başörtülü bir öğrenciyi okula ya da herhangi bir yere almamak Laikliğin ihlalidir. İnancını yaşamak isteyen bir kimseyi sınırlamak, engel olmak, onun inancını tartışma konusu yapmak, "siyasi simge" demek, karalamak hepsi Laikliğin ihlalidir.Bu manada iktidar da muhalefet de, şahsi düşüncelerini kamu işlerine alet edip de öğrencileri mağdur edenler de Laikliği ihlal etmektedirler.Yeri geldiğinde, alabildiğine özgürlüğü savunanların konu bu milletin inancını yaşamasına gelince neden çifte standart uyguladıkları merak konusu.Konu Azınlıkların Laikliği ihlal etmesi, yabancıların Lozan'ı delmesi olunca kimseden ses seda yok.  AKP Hükümeti gerçekten konuyu çözmek istiyorsa, Ek 17. maddeyi çıkarmalıdır, ama benzer bir maddeyi liseler için de ele almalıdır. Çünkü üniversiteli bir bayan dinen mükellef olduğu kadar inancımız gereği buluğ çağına girmiş liseli bir kızımız da mükelleftir. Ama konu sadece rektörlerin inisiyatifine bırakılarak "kasten" tartışma konusu olmasına devam edilmek isteniyorsa durum farklı. Bu durumda, demek ki bu kadar gürültü siyasi amaçlar için çıkartılıyordur diyebiliriz. Sadece bu mu? Hayır.Vakıflar Yasası'nın kabulüyle Heybeliada Ruhban Okulu'nun önü açıldı ve mevcut düzenleme rektörlerin inisiyatifinde olduğundan Ruhban Okulu'nu tatmin ediyor. Onların rektörleri öğrencilerin dini kıyafetlerle girmesine engel olmayacak. Başka?Hakkı gaspedilmiş olan Başörtülü öğrenciler bir Vatikan projesi olan dinlerarası diyalog faaliyetlerinin desteklendiği özel öğretim kurumlarının kıskacına bırakılıyor.Tabii bu kargaşa ortamında Batılıların dayattığı adımların sessiz sedasız atılmasını da söylememize gerek yok herhalde.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.