logo
14 EKİM 2026

Beşiktaş için "aşırı gereksiz" transfer haberi

Türkçede "zurnanın zırt deliği" ile ilgili bir söz vardır... Fransızlara bu sözün anlamını öğretmek gerek. Çünkü Beşiktaş’ın Trossard’ı almasına rağmen Zuriko Davitashvili’ye teklif yaptığını iddia edecek kadar Türkiye transfer borsasından bihaberler.
 

09.09.2026 13:10:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş için "aşırı gereksiz" transfer haberi
Beşiktaş için "aşırı gereksiz" transfer haberi
1,5-2 senedir Beşiktaş için Zuriko Davitashvili gündemi var... Belki de komşu olduğumuzdan kaynaklı olarak Gürcü kanat oyuncusu sürekli olarak siyah-beyazlıların gündeminde tutuluyor.

Ancak nedense bu kadar değerli olduğu iddia edilmesine rağmen Davitashvili'ye ne ciddi bir teklif geliyor ne de Fransa 2. Ligi'nde yer alan takımı St. Étienne'den kurtulabiliyor.






Transfer dönemi bitmiş olsa da şimdi gündem "olmayan" transferler... Ve bu "olmayan" transferlerin "olmama" nedenleri. Fransız basınına bakacak olursak Beşiktaş bu yaz transfer döneminde de Davitashvili'ye teklif yaptı, olumsuz cevap aldı.






Hem de o kanada sadece 11 milyon avroya Premier Lig şampiyonu Arsenal'ın sol kanadı Trossard alınmışken.

Fransız basınından Alexis Kouahio'nun iddiasına göre; yazın Davitashvili için Avrupa'nın önemli kulüpleri devredeydi. Beşiktaş'ın yanı sıra Atalanta, Real Betis ve Olympiacos da Gürcü yıldız için Saint-Étienne'in kapısını çaldı.






Söz konusu kulüplerin Davitashvili için 10 milyon avro civarında bonservis tekliflerinde bulunduğu, ancak Fransız kulübünün bu tekliflerin tamamını yetersiz bularak reddettiği belirtildi.

Saint-Étienne'in yönetimini elinde bulunduran Kanadalı Kilmer Sports Ventures'un 20 milyon avronun üzerinde bir bonservis bedeli beklentisinde olduğu için operasyonun tamamlanamadığı ifade edildi.

Beşiktaş'ta şimdi Poku zamanı

Sakatlanan Cerny’nin yokluğunda Beşiktaş'ta sağ kanat dinamiği değişirken, Başkan Serdal Adalı’nın güvendiği Ernest Poku için kendini kanıtlama fırsatı doğdu

14.10.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ta şimdi Poku zamanı
Beşiktaş'ta şimdi Poku zamanı
Beşiktaş, Cerny'nin pas trafiğindeki aklını ve set organizasyonunu arayacak. Ancak Poku, özellikle geçiş hücumlarında ve kontrataklarda rakip savunmaların arkasına yapacağı koşularla skor yükünü çekebilir. Formayı kapmak için Serdal Adalı'nın işaret ettiği potansiyeli sahaya yansıtabilir.






Vaclav Cerny'nin sol uyluk arka adalesinde gerilme ve ödem tespit edildi. Bu sakatlık, tam da Başkan Serdal Adalı'nın Ernest Poku için "Bakın görün" dediği zamanda geldi.






Cerny'nin tedaviye vereceği cevaba göre 2 ila 3 hafta içinde takımla çalışmalara dönmesi öngörülüyor. Ancak sprinter kanat oyuncularında arka adalenin tam olarak esnekliğini ve gücünü kazanması kritik önem taşır. Bu yüzden sakatlığın tekrarlama riskini sıfırlamak adına Çek oyuncu tam hazır olmadan riske edilmeyecek. Dolayısıyla Poku'nun kendisini hem Beşiktaş taraftarına hem de kendisine güvenen Başkan Serdal Adalı'ya gösterme zamanı.






Bir gerçek var ki Beşiktaş, Cerny'nin yokluğunda özellikle set hücumlarındaki pas kalitesini, oyun aklını ve kanattan ceza sahasına atılan kilit pas üretkenliğini arayacak.






Cerny pasör ve oyun kurucu bir kanat; Poku ise çizgiye inen veya ceza sahası koşusu yapan atletik bir bitirici, yani bir depar kanadı. Poku ilk 11'e girdiğinde Beşiktaş'ın sağ kanat dinamiği değişecek.






Geçen sezon Bundesliga 2'de 10 gole katkı sağladı. Deparlı bir oyuncunun Süper Lig temposunda geniş alan bulduğunda fark yaratma ihtimali yüksek.

Trabzonspor'un 2,9 milyar TL’lik sevinci

İstanbullu şatafatlı rakiplerinin 10-15 milyar TL'lik borç ve ağır faiz yükü altında ezildiği ortamda Trabzonspor, finansal dönüşümüyle fark yaratmaya başladı

14.10.2026 12:25:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor'un 2,9 milyar TL’lik sevinci
Trabzonspor'un 2,9 milyar TL’lik sevinci
İstanbullu şatafatlı rakiplerinin 10-15 milyar TL'lik borç ve ağır faiz yükü altında ezildiği ortamda Trabzonspor, finansal dönüşümüyle fark yaratmaya başladı. KAP'a bildirilen son bilançoyla net borcun 2,9 milyar TL seviyesinde kontrol altına alınması, bordo-mavililer için sürdürülebilir geleceğin ve finansal bağımsızlığın kapısını araladı.






Süper Lig'in İstanbullu "prenslerinin" borçlarının 10-15 milyar TL bandını aştığı ve ağır faiz yükleri altında ezildiği bir dönemde; Trabzonspor'un net borcunu 2,9 milyar TL seviyesine indirmesi uzmanlara göre muazzam bir finansal avantaj.






Dün yapılan borç açıklamasında yer alan 1,8 milyar TL'lik enflasyon muhasebesi etkisi, kulübün kasasından nakit çıkışı yaratmayacak "kâğıt üzerindeki" bir yüktü.

Kulübün bunu şeffafça ayıklayıp "Bizim gerçekte cebimizden çıkacak borcumuz 2,9 milyar TL'dir." demesi, yatırımcıya ve taraftara sunulan çok kritik bir güven mesajı oldu.














Bu durumu "sevinç" olarak nitelendirirken gözden kaçırılmaması gereken nokta, 2,9 milyar TL borcun sıfırlanmış olmaması. Kulüp hâlen borçlu; ancak bu borç, artık sürdürülebilir ve yönetilebilir bir boyutta. Kulübün faiz sarmalına girmesini engelleyecek yapıda; ayrıca kulübün sahip olduğu varlıklar ve alacaklar karşısında kontrol altında.






Bordo-mavililer için yaşanan süreç; faiz kıskacından kurtulmuş, bilançosunu şeffaflaştırmış ve Türk futbolundaki finansal krizden sıyrılmayı başarmış bir Trabzonspor tablosunu özetliyor.

Beşiktaş'ın gerçekleri çok farklı


 
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın “Geçen sezon takım iyiydi, hakemler yüzünden koptuk” açıklaması rakamlara takıldı. İki sezonda 133 milyon Euro harcayıp 30'dan fazla transferle kadroyu sil baştan yenileyen yönetim, kendi söylemiyle çelişen devasa bir operasyona imza attı.
 

13.10.2026 22:07:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın gerçekleri çok farklı
Beşiktaş'ın gerçekleri çok farklı

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın "Geçen sezon da kadromuz çok iyiydi, hakemler yüzünden yarıştan koptuk" söylemi ile sahadaki ve transfer piyasasındaki gerçekler arasında ciddi bir söylem ve eylem çelişkisi dikkat çekiyor. Mantık olarak eğer bir kadro şampiyonluk için yeterli ve mühendislik açısından eksiksizse, bir sonraki transfer döneminde takımın omurgasını oluşturan veya kadroyu tamamlayan onlarca oyuncu gönderilip sil baştan yeni bir yapılanmaya gidilmemeli.







Sıfırdan kurulan takım

Yönetim, geçen sezon kadroyu yenilemek adına devasa bir transfer operasyonuna imza attı. 23 oyuncu kadroya katıldı. 15 oyuncuya bonservis ve kiralama ücreti ödendi. 7 oyuncu bedelsiz kiralandı. Altyapıdan A takıma sadece bir oyuncu alındı. Toplam bonservis ve kiralama harcaması 84 milyon 260 bin Euro oldu.







Çok para harcandı

Eldeki kadroya rağmen yönetim bu sezon da sil baştan yeni bir transfer hamlesi gerçekleştirdi. 28 oyuncu geldi. 8 oyuncu (Leandro Trossard, Kassoum Ouattara, Ümit Akdağ, Alexander Nübel, Ernest Poku, İlhan Fakılı, Fabio Miretti, Doğan Alemdar) bonservis/kiralama bedeli ödenerek alındı. Bonservissiz gelen sadece 2 oyuncu (Duşan Vlahoviç, Salih Özcan) var. Bu sezon yapılan toplam harcama 49.05 milyon Euro oldu.

Sadece iki transfer döneminde 30'un üzerinde yeni transfer yapılması ve 133 milyon Euro'yu aşkın harcama gerçekleştirilmesi, "Geçen sezonki kadro aslında çok iyiydi" iddiasıyla sahadaki ve transfer masasındaki eylemlerin çeliştiğini rakamsal olarak net bir şekilde ortaya koydu.

Galatasaray'ı Türkiye'de rakipsiz bırakacak süreç başladı

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Mali Genel Kurul’da kulübün 2026-2028 vizyon haritasını açıkladı. Borçsuzlaşma hamleleri, mülkiyet kazanımları ve dev tesisleşme projeleriyle finansal özgürlüğe ulaşan Galatasaray; 6. yıldız hedefi ve Şampiyonlar Ligi’nde kalıcı başarı için tarihi bir dönemin kapısını araladı

13.10.2026 12:49:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ı Türkiye'de rakipsiz bırakacak süreç başladı
Galatasaray'ı Türkiye'de rakipsiz bırakacak süreç başladı
Başkan Dursun Özbek Mali Genel Kurul'da Galatasaray'ın geleceğini şekillendirecek stratejik yol haritasını paylaştı. Vizyon planında, geçmiş dönemde tamamlanan dev projeler gelecekteki büyük hedeflerin teminatı olarak öne çıktı. Borçsuzlaşma adımları, tesisleşme yatırımları ve kulübün mülkiyet hamleleriyle birlikte sarı-kırmızılılar, 6. yıldız hedefine doğru emin adımlarla ilerlemeyi hayal ediyor.






GALATASARAY'I UÇURACAK DEV PROJELER

Galatasaray Adası'nın tapu sorunlarının çözülmesi, Florya'da kritik arazilerin kulübe kazandırılması ve Leo Residence projesinin başarıyla tamamlanması, finansal özgürlüğün kapsını araladı.






FAİZ YÜKÜ AZALDI

Bankalar Birliği anlaşmasından çıkış sürecini başarıyla yöneten sarı-kırmızılı yönetim, ağır faiz yükünü geride bırakarak sıcak nakit akışını doğrudan kulüp projelerine ve futbol takımına aktaracak ekonomik gücü yakaladı.






GALATASARAY'IN BİTMESİNİ BEKLEDİĞİ PROJELER

Altyapı ve tesisleşme hamleleri 2026-2028 döneminde zirveye ulaşacak. Kemerburgaz Tesisleri'nin 2. fazının tamamlanması ve Florya Konut Projesi'nin inşaat sürecinin hızlandırılmasıyla birlikte kulüp hem modern çalışma alanlarına kavuşacak hem de devasa bir öz kaynak girdisi sağlayacak. Aslantepe Vadisi ve Riva 2. etap projeleri de Galatasaray'ın geleceğini garanti altına alan diğer stratejik ayaklar olacak.






DURSUN ÖZBEK HEDEF BÜYÜTTÜ

Gözünü 6. yıldıza diken Dursun Özbek yönetimi, yakaladığı kazanma kültürünü sürdürülebilir kılmakta da kararlı. Mali bağımsızlığını kazanan ve tesisleşmesini tamamlayarak Şampiyonlar Ligi'nde sadece katılan değil devlerle başa baş mücadele eden kalıcı bir yapı kurmayı hedefliyor.

Fenerbahçe'nin yeni transferi! Kimse tanıyamadı

Geçen sezon sonunda pek çok kişinin "gitsin, gelmesin" dediği Ederson; sadece kalede duran bir kaleci değil, oyuna geriden katılan, topu geri kazanan ve Fenerbahçe'yi rahatlatan bir profile dönüştü

13.10.2026 11:12:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'nin yeni transferi! Kimse tanıyamadı
Fenerbahçe'nin yeni transferi! Kimse tanıyamadı
Geçen sezon sonunda pek çok kişinin "gitsin, gelmesin" dediği Ederson; sadece kalede duran bir kaleci değil, oyuna geriden katılan, topu geri kazanan ve Fenerbahçe'yi rahatlatan bir profile dönüştü. Bu durum, Berke Özer hamlesi yapıp Ederson'dan vazgeçme fikrinin Aziz Yıldırım tarafından neden kabul edilmediğinin net bir açıklaması gibi.






Fenerbahçe'nin Brezilyalı file bekçisi Ederson bu sezon çok pozitif, güler yüzlü, uyumlu ve adeta "yeni transfer" gibi bir performans sergiliyor.

Geçen sezon %69,6 olan kurtarış yüzdesi, bu sezon %84,0'e yükseldi. Geçen sezon maç başına 2,3 kurtarış yaparken, bu sezon 3,5 kurtarış yapıyor.







Yine geçen sezon maç başına 1,0 gol yerken (24 maçta 24 gol), bu sezon bu oran 0,7'ye düşmüş (6 maçta 4 gol) durumda.

Geçen sezon 24 maçta 8 kez kalesini gole kapatmışken (%33,3), bu sezon 6 maçta 4 kez kalesini gole kapattı (%66,6).







Geçen sezon toplamda 1,13 engellenen gol katkısı sağlarken, bu sezon ise sadece 6 maçta 1,78 engellenen gol istatistiğine ulaştı.

Ederson'un geçen sezon yaşadığı bireysel hatalar (gole ve şuta sebep olan hatalar) ile kart problemleri bu sezonda tamamen ortadan kalkmış durumda. Bu da Sambacı kalecinin zihinsel olarak daha odaklanmış ve pozitif olduğunu gösteriyor.







Kaleci antrenörü olarak Haluk Kaplan'ın (Tokatspor'dan) İsmail Kartal tarafından getirilmesi eleştirilmişti; ancak Ederson'u geçen sezondan çok daha iyi bir noktaya getirdi. 






Kaplan'ın dokunuşu özellikle yan toplar ve çıkışlar (başarılı çıkma 0,3'ten 1,2'ye), çizgi refleksleri ve ceza sahası hâkimiyeti istatistiklerinde belirgin biçimde gözlemleniyor.

Aziz Yıldırım neden "yapı mapı yok" dedi?

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve hakem Yasin Kol’un tutuklanması futboldaki "Yapı" tartışmalarını alevlendirirken, sessiz kalan Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın eski sözleri yeniden gündeme geldi

13.10.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım neden "yapı mapı yok" dedi?
Aziz Yıldırım neden "yapı mapı yok" dedi?
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve hakem Yasin Kol'un tutuklanmasıyla "Yapı" tartışmaları yeniden alevlendi. Beşiktaş ve Galatasaray TFF'ye bayrak açarken Fenerbahçe sessiz. Sarı-lacivertlilerde Aziz Yıldırım'ın 2024'teki "Yapı mapı yok" çıkışı gündeme geldi. Başkan'ın yakın çevresine "Bahanelerin arkasına sığınmayın, mücadele edin demek istedim" dediği öğrenildi.






MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'dan sonra İbrahim Hacıosmanoğlu TFF'sinin 'prens hakemi' Yasin Kol'un da tutuklanması, Türk futbolunda "Yapı" iddialarını yeniden gündeme getirdi. Fenerbahçe Eski Başkanı Ali Koç, kendi döneminde sürekli olarak bir yapıdan bahsediyor ve aleyhlerine bir çalışma olduğunu savunuyordu. Son birkaç gündür Galatasaray eski başkanlarından Burak Elmas da bir yapının varlığını iddia etti, hatta zararını kendisinin gördüğünü söyledi.






FENERBAHÇE SESSİZ

Beşiktaş ve Galatasaray yönetimleri yaşananlar sonucunda Hacıosmanoğlu yönetimini dolaylı yoldan da olsa istifaya davet ederken Fenerbahçe cephesi sessiz.






AZİZ YILDIRIM'IN SÖZLERİ UNUTULMADI

Bu sessizliğin ardından ise Aziz Yıldırım'ın 2024 yılında kullandığı "Yapı falan yok" ifadesi gündeme geldi. O dönemde Ali Koç yönetiminin sıkça dile getirdiği "Futbolda Fenerbahçe'ye karşı kurulmuş bir yapı var" iddialarına yanıt verirken Yıldırım şu ifadeleri kullanmıştı:






-"Yapı mapı yok. Yapı varsa biziz. Biz organize olacağız, güçlü olacağız ve şampiyon olacağız."






BAŞKAN SÖZLERİNE AÇIKLIK GETİRDİ

Yıldırım'ın, son dönemde yaşananlarla ilgili önüne çıkarılan 2024'teki söylemini revize etmek yerine yakın çevresine "Ben 'yapı yok' derken 'Sürekli ağlayarak bahanelerin arkasına sığınmayın, mücadele edin' demek istedim" şeklinde ifadeler kullandığı gelen bilgiler arasında.

Beşiktaş için en kritik hafta! Italiano'dan çifte plan

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, deplasmandaki yüksek top kayıplarını azaltmak ve savunma zaaflarını çözmek için Hoffenheim ve Trabzonspor maçlarına özel "sıfır risk" stratejisi hazırladı

13.10.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş için en kritik hafta! Italiano'dan çifte plan
Beşiktaş için en kritik hafta! Italiano'dan çifte plan
Beşiktaş; Hoffenheim ve Trabzonspor deplasmanlarıyla sezonun en kritik virajına giriyor. Bu sezon dış sahada yaşanan kayıplar ve yüksek top kayıpları sonrası, bir de Kocaelispor maçının kazanılmasına rağmen çalan alarm zilleri Vincenzo Italiano'yu önlem almaya itti. İtalyan teknik adam, dev paketten "sıfır risk" ve özel taktik reçeteyle çıkma planını hazırladı.






Beşiktaş'ı deve dişi gibi bir hafta bekliyor... Siyah-beyazlılar önce Almanya'da Hoffenheim deplasmanına gidecek; UEFA Avrupa Ligi'nde iddialı olduğunu gösterecek... Sonra da Galatasaray'ın 4 gol yediği Trabzon deplasmanından puan ya da puanlar çıkartmaya çalışacak.






ITALIANO İÇİN EN ZORLU DÖNEMEÇ

Kocaelispor karşısında alınan 2-1'lik skor kimseyi memnun etmedi. Ayrıca bu sezon deplasmanlarda alınan sonuçlar da (Zalgiris, Amed ve Alanya yenilgileri) ortada. Italiano için bu hafta adeta siyah-beyazlıların 2026-27 sezonunu şekillendirecek gibi. Peki İtalyan teknik adam bu haftayı nasıl en az hasarla kapatabilir?






BEŞİKTAŞ'IN ZAAFLARI

Maç başına 121.1 top kaybı var ve daha da önemlisi ligde 4 gole neden olan hayati hata yapıldı. Hoffenheim ve Trabzonspor gibi hızlı hücuma çıkan takımlara karşı bu seviyede top kayıpları yapmak ve savunmada bireysel hata üretmenin doğrudan mağlubiyete davetiye çıkaracağı Italiano'nun kafasında yer etmiş durumda.






HOFFENHEIM'I İMHA PLANI

Hoffenheim deplasmanında yüksek fizik kalitesine ve tempoya karşı topun arkasına geçen, alanı kapatan ve rakibin arkasında bırakacağı boşlukları etkili uzun paslarla kullanan bir kontrol oyunu oynamayı planlıyor İtalyan teknik adam.






TRABZONSPOR BÖYLE DURDURULACAK

Trabzonspor'un iç saha baskısını kırmak için ilk 20 dakikada sıfır hata ve sıfır riskli pas prensibi; ceza sahası çevresinde gereksiz top kayıplarını engelleyip skoru tutarak rakibin direncini kırma stratejisi şu anda Italiano için ana plan. Çünkü İtalyan çalıştırıcı iki maçı bir paket olarak görüyor.

Beşiktaş'ın yarasına merhem olmaya geliyorlar

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın "Milli aradan sonra izleyin" diyerek işaret ettiği Fabio Miretti ve Ernest Poku, Vincenzo Italiano’nun sistemindeki eksikleri çözmeye geliyor. İstatistikler; Poku’nun yüksek hızı ve bitiriciliği ile Miretti’nin pas kalitesinin, siyah-beyazlıların kenar verimliliği ve top kaybı sorununa merhem olacağını gösteriyor.
 

11.10.2026 16:48:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın yarasına merhem olmaya geliyorlar
Beşiktaş'ın yarasına merhem olmaya geliyorlar
Beşiktaş bu sezon transfer dönemi biterken son nefeste Ernest Poku ve Fabio Miretti'yi transfer etti. Şimdiye kadar çok fazla bir şey göremedik iki oyuncuda da.

Ancak Başkan Serdal Adalı yeni transferler Miretti ve Poku'dan beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayarak, "Kadroyu her noktada güçlendirdik. Milli aradan sonra Miretti ve Poku'yu izleyin. İkisi de çok iyi potansiyele sahip" açıklamasını yaptı.






Peki iki oyuncu milli takım dönüşünde Italiano'nun oyununa ve Beşiktaş'a neler katabilir?

Beşiktaş'ın bu sezonki verilerinde ön plana çıkan en büyük eksikliklerden biri ceza sahası dışından gol ve şut verimsizliği (0/42) ile kenar aksiyonlarındaki düşük isabet oranı (%18,9 orta isabeti).






Poku'nun Bundesliga'daki 35,9 km/h maksimum hızı ve 90 dakika başına 20,1 depar sayısı, Italiano'nun ön alanda rakip savunmayı enine genişletme planında ilave alan açacak.

Poku'nun geçen sezon %19 pozisyonu gole çevirme oranı (3,05 xG'den 5 gol) son derece yüksek bir bitiricilik verimini gösteriyor. Rakip savunma arkasına atılacak dikey paslarda veya ceza sahası içi koşularında doğrudan skor tehdidi yaratacak.






Italiano'nun ön alandaki şok pres talebine uygun olarak, Poku'nun maç başına 1,5 top geri kazanımı ve hücum üçüncül alanında yakalayacağı toplar, Beşiktaş'ın bu sezonki 5 kontratak sayısını yukarı çekecek.

Beşiktaş maç başına 17,8 şut atmasına rağmen bunlardan yalnızca 6,3'ünde isabet buluyor ve 122,5 top kaybı yapıyor. Orta sahada birinci bölge ile üçüncü bölge arasındaki köprüyü kuracak profil eksikliği hissediliyor.






Miretti'nin Juventus'taki %86 genel, %92 kendi yarı sahası pas isabeti ve maç başı 23,4 topla buluşması, Beşiktaş'ın geriden oyun kurarken yaşadığı riskli top kayıplarını en aza indirecek.






Miretti, Italiano'nun 8/10 numara pozisyonlarında aradığı, savunma arkasına ya da iki çizgi arasına dikine pas atan oyuncu boşluğunu da dolduracak.

Miretti'nin 90 dakika başına 12,0 km katettiği mesafe verisi, Italiano'nun rotasyonlu ve fiziksel olarak yıpratıcı orta saha kurgusunda kendisini değerli kılacak.

Arda Turan'ın Milli takımı ikinci kez reddetmesinin nedeni

Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, TFF yönetiminin uzun ömürlü olmadığını düşünerek Milli Takım koltuğunu 3 ay sonra ikinci kez reddetti

11.10.2026 14:04:00
Haber Merkezi
 
Arda Turan'ın Milli takımı ikinci kez reddetmesinin nedeni
Arda Turan'ın Milli takımı ikinci kez reddetmesinin nedeni
Vincenzo Montella'nın nihayet kovulmasından sonra yeni teknik direktör arayışına giren Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun teklif götürdüğü Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, TFF yönetiminin uzun ömürlü olmadığını düşünerek Milli Takım koltuğunu 3 ay sonra ikinci kez reddetti.






Her ne kadar geç kalınmış olsa da, her ne kadar gündem değiştirmek için yapılan bir görevden alma olsa da Vincenzo Montella artık Türk Milli Takımı'nın teknik direktörü değil.

TFF ise şu anda adliyede devam eden "hakemler dosyası" ve istifa ile koltuğu kaybetme süreçlerine rağmen yeni bir teknik direktör bulmak için çalışmalar yapıyor.







İddialara göre cuma günü yapılan ve 5 istifanın çıktığı kritik icra kurulu öncesinde Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Berlin'de Jogi Löw ile görüştü, Milli Takım'ın başına geçmeyi teklif etti.

Başka bir iddia daha var. O iddiaya göre hâlihazırda Shakhtar'ı çalıştıran Arda Turan'ı da Milli Takım'ın başına getirmek istiyor.







Ukraynalı gazeteci Igor Burbas, "Arda Turan Türkiye Milli Takımı'nın başına geçecek mi? 3 ay önce, Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu konudaki ilgisini haber yapmıştım. Bildiğim kadarıyla Turan'ın tutumu o zamandan beri değişmedi.

Kaynaklarım Arda'nın gerçekten bir davet aldığını, ancak Türk Milli Takımı'nı çalıştırma teklifini bir kez daha reddettiğini söylüyor. Tek düşüncesi Shakhtar" dedi.







İddialara göre Dünya Kupası sonrasında Hacıosmanoğlu, Arda Turan'a Milli Takım'ın başına geçmeyi teklif etti; Arda Turan reddetti.






Gelen bilgilere göre Turan, inanmadığı ve güvenmediği Hacıosmanoğlu yönetimiyle yola çıkmak istemiyor. Daha önce reddettiği göreve bu kez çok daha uzak. Çünkü kariyerinde belki en kritik kararını vereceği süreçte arkasında güçlü bir yönetim olsun istiyor.

Kerem Demirbay'ın Galatasaray sözleri ne anlama geliyor?

Galatasaray'ın "Almancı" eski futbolcusu Kerem Demirbay, Galatasaray maçından önce bir röportaj verdi

11.10.2026 13:58:00
Haber Merkezi
 
Kerem Demirbay'ın Galatasaray sözleri ne anlama geliyor?
Kerem Demirbay'ın Galatasaray sözleri ne anlama geliyor?
Galatasaray maçı öncesi "Düşündüklerimi söylesem her yer patlar, herkes yutuyor" diyerek ortalığı karıştıran, tepkiler üzerine de "Almanca düşünüyorum, Türkçeye çeviriyorum" sığınağına çekilen Kerem Demirbay'ın savunmasını gazetemizin danıştığı dilbilimciler çökertti.






Galatasaray'ın "Almancı" eski futbolcusu Kerem Demirbay, Galatasaray maçından önce bir röportaj verdi. Arka arkaya 4 kez şampiyon olduğu dönem hakkında Kerem, "Düşündüklerimi söylesem var ya, her yer çok büyük patlar. Dışarıdan göründüğü gibi değil" ifadelerini kullandı. Bu sözler üzerine kendisine yöneltilen "Nasıl?" sorusuna ise "Onu söyleyemem. Herkes yutuyor, inan bana" cevabını verdi.






Aldığı tepki sonrasında dün "özür" mesajı yayımlamak zorunda kaldı. Yetmedi, bugün de Kasımpaşa formasıyla Galatasaray taraftarlarınca yuhalanınca "Yanlış anlaşıldım. Mali, maddi konusunu ifade etmek istedim, bazen Almanca düşünüyorum, Türkçeye çeviriyorum. Kesinlikle öyle söylemek istemedim. Ne kendime ne kardeşlerime ne hocamıza ne de taraftarımıza saygısızlık etmem" dedi.






Almancıların dil kayması (örneğin kelime sırasını karıştırmak, mecazları yanlış kullanmak veya teknik terimleri oturtamamak) anlaşılabilir. Ancak Kerem'in kurduğu cümleler karmaşık dilbilgisi yapıları değil; son derece net ve doğrudan anlam içeren kalıplar:

"Düşündüklerimi söylesem her yer patlar" Almancadaki "Wenn ich sage, was ich denke, explodiert hier alles" ifadesinin birebir karşılığıdır.







"Onu söyleyemem. Herkes yutuyor, inan bana" Almancadaki "Das kann ich nicht sagen. Alle schlucken das [glauben das], glaub mir" ifadesine karşılık gelir.






Gazetemizin bilgisine başvurduğu dilbilimci Hakan Sebastian Dinçol'a göre Kerem Demirbay'ın açıklamasındaki sorun seçtiği münferit kelimeler değil, kurduğu kurgu ve yarattığı gizem. Dinçol'a göre bu düşünce Almanca zihinde kurulmuş ve Türkçeye çevrilmiş olsa bile her iki dilde de aynı kapıya çıkıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.