logo
14 EYLÜL 2026

Beşiktaş'ın büyük planı: Cerny'nin yerine Luiz Henrique

Beşiktaş, Vaclav Cerny'den kurtulabilseydi Luiz Henrique'yi bitirecekti… Brezilya Milli Takımı'nın sağ kanat oyuncusundan ise siyah-beyazlılar hâlâ tam olarak vazgeçmiş değil. Ancak AS Roma ve Flamengo'nun parasının yetmediği ortamda 25 yaşındaki Sambacı için Beşiktaş şartları daha ne kadar zorlayacak? Ayın 4'üne kadar zaman var

02.09.2026 12:01:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ın büyük planı: Cerny'nin yerine Luiz Henrique
Beşiktaş'ın büyük planı: Cerny'nin yerine Luiz Henrique
Beşiktaş, Avrupa için transferin son gününde sürpriz bir transferi zorladı... Eğer Vaclav Cerny'yi Rangers'a gönderebilseydi, Zenit'ten Luiz Henrique'ye imza attıracaktı.






Ancak teknik direktör Italiano, Poku'yu arkasına aldığı için sağ kanadı Cerny ile kapatabileceğini söyledi. Koopmeiners ya da Fofana transferlerine öncelik verilmesini istedi.






Günün sonunda Beşiktaş, Fofana için şartları zorlarken Luiz Henrique için çalışma yapılmaması kararı alındı... Tabii bu dakikadan sonra bir sürpriz olur, Cerny farklı bir destinasyon seçerse Beşiktaş, Sambacı sağ kanat için yeniden şartları zorlayabilir. Ancak şu an için çok da makul bir ortam yok.






Brezilya Milli Takımı forması da giyen 25 yaşındaki Luiz Henrique, Avrupa transfer piyasasının en çok konuşulan isimlerinden biri konumunda. İtalya Serie A ekibi Roma, Zenit'e 38 milyon euro sabit ve 5 milyon euro bonusu içeren toplam 43 milyon euroluk dev bir teklif sundu. Ancak Rus kulübünün taviz vermeyen tutumu nedeniyle İtalyan devi pazarlıklardan çekildi ve rotasını Stuttgart'ın Alman oyuncusu Jamie Leweling'e çevirdi.






Benzer şekilde Brezilya ekibi Flamengo da Zenit'in yüksek bonservis beklentisi nedeniyle oyuncunun transferinden vazgeçmek zorunda kalmıştı. 2026/2027 sezonuna Zenit formasıyla başlayan Brezilyalı yıldız, çıktığı 6 resmi maçta henüz skora katkı yapamadı.

Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı

Italiano mevkiler arası mesafeyi daraltan "makine" gibi çalışan bir yapı kurdu... Sergen Yalçın kalsaydı bu kadronun koşu mesafeleri düşerdi; ancak Vlahović ve Trossard'ın bireysel şovlarıyla maç kazanan, daha yetenek odaklı bir Beşiktaş izlerdik.
 

14.09.2026 12:47:00
Haber Merkezi
 
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Bu kadro Sergen Yalçın'da olsaydı
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano da Sergen Yalçın gibi tempolu ve hücuma dönük futbolu benimsiyor... Ancak mantalite ve saha içi organizasyonu açısından ikili arasında dağlar kadar fark var.

İtalyan teknik adam 4-2-3-1 veya 4-3-3 dizilişini tercih eder. Takım savunmasını en önde başlatır ve top rakipteyken alanı daraltarak boğucu bir pres uygulatır.






Katı şablonlar yerine yetenekli oyunculara saha içinde özgürlük tanımayı seven Sergen Yalçın'ın ise oyuncunun bireysel kalitesini ve yaratıcılığını öne çıkaran bir anlayışı vardır.

Sergen Yalçın, orta sahada Josef örneğinde olduğu gibi alanı tek başına kapatabilen, fiziksel olarak ezici veya Atiba gibi oyunu aklıyla yönlendiren isimleri sever. Salih gibi daha düz, pres odaklı ama yaratıcılığı sınırlı pasör profil yerine topu öne taşıyabilen "8/10 numara kırılımlı" oyuncuları tercih ederdi.






Sergen Yalçın bek ve stoperlerinde macera aramaz; pozisyon bilgisi yüksek, tecrübeli ve hamleli oyuncuları ister (Rosier veya Welinton tipi). Kassoum, Yalçın'ın savunma disiplini anlayışında çabuk kulübeye çekilirdi.






Yalçın kalsaydı Ernest Poku ve İlhan Fakılı'yı geçiş hamlesi olarak görürdü. Genç ve ham oyuncular yerine bitiriciliği ve skorerliği kanıtlanmış (Ghezzal, Larin tarzı) isimleri tercih ederdi.

Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl

Oulai'nin 25 maçlık oturmuş sezon performansı ile Fabinho'nun Trabzonspor'daki 238 dakikalık adaptasyon sürecini kıyaslamak istatistiki olarak tam bir eşdeğerlik sunmasa da ilk 3 maçlık tablo, Trabzonspor'un dinamik bir "Box-to-Box" oyuncudan statik ve temposuz bir pasöre geçiş yaptığını kanıtlar nitelikte.
 

14.09.2026 12:41:00
Haber Merkezi
 
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Oulai'nin yerine Fabinho'yu alan akıl
Trabzonspor kuruluş felsefesine ihanet etti... Önce menajerlerin önerdiği Mohamed Salah'ı veto etti, sonra da Salah'ın Liverpool'dan eski takım arkadaşı Fabinho'yu aldı.

Fabinho'nun unutturması gereken isim sadece Oulai'ydi. Geçen sezon Trabzonspor'a gelen, devre arasında Galatasaray'ın almak için Ertuğrul Doğan'ın telefonlarını kilitlediği Fildişili orta saha oyuncusu.






Trabzonspor daha değerini bulmadan 26 milyon Euro gibi bir rakama gönderdi Oulai'yi. Belki 5 kat kâr etti ama limitinin çok daha yüksek olduğunu herkes biliyordu.

Yerine gelen Fabinho ise Suudi Arabistan'da bile istenmeyen, bu yüzden sözleşmesi feshedilip serbest kalan, "önce para" diyen bir Brezilyalıydı.

Zaten bu durum daha ilk 3 maçtan rakamlara yansıdı bile.






Yaşının da getirdiğiyle Fabinho, Oulai'den 3.6 km/h daha yavaş kaldı. Maç başına top taşıma ve çalım atma becerisi sergileyemedi, hava topu mücadelesi kazanamadı.

Oulai orta sahada dikine oynayan, ceza sahasına yaklaşan ve yaratıcı (1.6 kilit pas, 2.38 xA) bir profildeyken; Fabinho 3 maçlık periyotta 0.3 kilit pas ve 0.10 xA'da kalarak hücuma neredeyse hiç katkı veremedi.






Yalnızca top çalma (3.0) ve pas isabetinde (%91) Oulai seviyesini korudu; ancak sahipsiz top kazanma (5.0'a karşı 2.7) ve genel ikili mücadele sayısında Oulai'nin enerjisini tutturamadı.

İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar

Roma maçı sonrası yaşanan istifa krizi ve Samandıra'ya geri dönüş sürecinde İsmail Kartal’ın futbolcularıyla yaptığı kritik toplantının şifrelerine gazetemiz ulaştı. Fenerbahçe Teknik Direktörü; özellikle krizin atlatıldığını, dedikodulara kulak asılmamasını istedi. Herkesin Gaziantep maçına tam konsantre olması gerektiğini anlattı

14.09.2026 12:31:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
İsmail Kartal'ın gidişi ve dönüşünde yaşananlar
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Roma maçından sonra gitti, geldi. Gitti, yine geldi. Hafta içinde 2-3 gün boyunca İsmail Kartal'ın ne olacağı konuşuldu. Sadece kamuoyu, camia ya da taraftar konuşmadı; futbolcular da bu konuyu konuştu.






Kartal ise yaşanan süreçle ilgili Samandıra'ya döndükten sonra futbolcularına açıklama yaptı, yaşananları değerlendirdi. Herkesin beklentilerinin aksine bu kez çok daha dingin, daha az iddialı ama futbolcularına kendilerine güvendiğini anlatan bir konuşma yaptı.

Amaç; oyunculara olan güvenin devam ettiği, bunun yönetimle kendisi ve taraftar arasında bir gidip geliş olduğunu anlatmaktı. Çünkü Roma maçından sonra Kartal, soyunma odasında oyunculara veda edip gitmişti. Yaklaşık 36 saat boyunca hiçbir futbolcuyla konuşmamıştı.






O ilk karşılaşmada Kartal; Roma karşılaşmasının ardından soyunma odasında duygusal bir refleksle hareket ettiğini, o anki yüksek tansiyon ve sıcağı sıcağına yaşanan hayal kırıklığıyla veda kararı aldığını dürüstçe kabullendi.

Başkan ve yönetimle gerçekleştirdiği değerlendirme toplantılarına değinerek, karşılıklı fikir alışverişi sonrası kulübün geleceği ve takımın menfaatleri doğrultusunda görevinin başında kalması gerektiğine ikna olduğunu oyuncularına aktardı.






Yaşanan çalkantıdan bağımsız olarak kadro kalitesine, oyuncuların yeteneğine ve karakterine olan inancını tazeledi. Alınan mağlubiyetlerin ya da yönetimsel krizlerin bu güveni sarsmadığını belirtti.

Yüksek perdeden iddialı ve duygusal nutuklar atmadı. Kendi payına düşen hataları kabul eden; daha gerçekçi, ayakları yere basan bir duruş sergilediğini ifade etti.

Yaşanan bu sürecin geride kaldığını, dedikodulara ve dış etkenlere kulak asmadan herkesin sahaya ve yaklaşan maçlara konsantre olması gerektiğini net bir dille söyledi.

Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?

Trabzonspor'da geçen sezon beklentilerin üzerine çıkan Felipe Augusto; düşük topla buluşma sayısına rağmen ceza sahasında yüksek verimlilik sağlayarak sistemin işlemesini sağlayan bir yetenekti. Mohamed Salah ise sisteme uymaktan ziyade, sistemin tamamen onun etrafında kurulmasını talep eden yüksek maliyetli bir süperstar profili. Trabzonspor'a hangisinin daha fazla fayda sağladığı ise soru işareti

14.09.2026 12:24:00
Haber Merkezi
 
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor bundan sonra ne yapacak?
Trabzonspor'a Hüseyin Cimşir de çare olamadı. Fatih Tekke'nin istifasından sonra teknik direktör arayışlarına yeniden gaz verildi. Ancak yeni transferlerin takıma faydası da mercek altına alındı. Bir yanda Felipe Augusto, diğer yanda Mohamed Salah... Kefeye koyduğunuzda ikisi arasında kıyas bile kabul edilmez; direkt Mısırlı oyuncu tercih edilir. Ancak bu tercih; Inter, Liverpool, Real Madrid, Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi parayla kadro kuran takımlar için geçerli olabilir.






Trabzonspor gibi altyapıdan yetiştirdiği oyuncularla ve geçen sezondan itibaren 5 yıllık bir program çerçevesinde planlama yapan bir kulüpte Salah ve Augusto'yu karşılaştırırsanız, ortaya Trabzonspor'un yaşadığı gibi bir çöküş çıkar.






Augusto geçen sezon 13 golünün tamamını ceza sahası içinden buldu. 5 kafa ve 8 sol ayak golüyle ceza sahasında gerçek bir bitirici performansı sergiledi. xG beklentisi 8.50 iken 13 gol atarak beklentinin belirgin şekilde üzerinde bir bitiricilik yakaladı. Ayrıca az pas alarak (maç başı 22.3 topla buluşma) bu skor üretkenliğine ulaştı.






Salah ise 4 golle maç başına 0.8 gol istatistiği yakalamış olsa da maç başına 55.6 kez topla buluşuyor. Yani takım hücumunun merkezine oturuyor ve oyunu domine etmesi bekleniyor. Salah maç başına 3.8 kilit pas ve 28.4 isabetli pas atıyor; ancak bunun bedeli 17.4 top kaybı yapmak oluyor. Augusto ise maç başına sadece 7.6 isabetli pas atıp 6.2 top kaybı yapıyor. Böylece takımın oyununu bozmadan, az kaynak tüketerek maksimum skoru alıyordu.

Italiano itiraf ettirdi

Beşiktaş'ın ilk 5 haftada sahaya koyduğu futbol ve istatistikler şampiyonluk garantisi vermese de takımın bu sezon daha az üreten ve daha çok bireysel hataya açık yapısını geride bırakıp çok daha olgun, ceza sahası çevresinde bitirici bir takıma dönüştüğünü itiraf ediyor

14.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Italiano itiraf ettirdi
Italiano itiraf ettirdi
Tabii ki daha çok erken... Tabii ki henüz ligin ilk 5 haftalık süreci tamamlandı. Konuşmak için her ne kadar çok erken olsa da siyah-beyazlıların aldığı galibiyetler, camia içindeki birleşme ve yayılan enerji Beşiktaş camiasının umutlarını artırıyor. Şampiyonluk konuşmak ya da büyük laflar söylemek için çok erken olsa da istatistikler siyah-beyazlıların bu sezon çok can yakacağını açık açık itiraf ediyor.






Bu sezon Beşiktaş İtalyanı ile topu değil, oyunu koşturan bir takım haline geldi. Takım maç başına 3.9 km daha fazla kat etmesine rağmen depar sayısı 155.5'ten 110.4'e düştü. Bu tezat, Beşiktaş'ın sahada kontrolsüzce koşturmak yerine pozisyon sadakatini artırdığını, topa sahip olarak rakibi yorduğunu net biçimde ortaya koyuyor.






Uzun top isabet oranının yüzde 48'den yüzde 64.6'ya yükselmesi ve isabetli uzun top sayısının 24.8'e çıkması, savunmadan çıkışların rastgele şişirme değil, bilinçli ve adrese teslim uzun paslarla yapıldığının en net göstergesi.






Topla oynamanın yüzde 61.2'ye çıkması ve rakip yarı sahada maç başına 238 isabetli pas yapılması (geçen sezona göre +48 pas), takımın artık ceza sahası çevresinde daha uzun süre baskı kurduğunu kanıtlıyor.






Geçen sezon 34 maçta gole neden olan 9 hata yapan takım, bu sezon ilk 5 haftada gole neden olan hata yapmadı. Maç başına yenilen golün 0.8'e gerilemesi savunma disiplininin arttığına da işaret ediyor.

İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti

14.09.2026 10:56:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
İsmail Kartal: ‘Cengiz Ünder kalsın’
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın "kalsın" demesine rağmen Çorum'a cebine para konup bedava gönderilen Cengiz Ünder, Samsunspor'u dümdüz etti... Çorum FK formasıyla çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlayan Cengiz, 0.39 gol beklentisinden 2 gol çıkardı. %83.3 şut isabeti yakaladı.






Fenerbahçe'de istifa edip geri dönen teknik direktör İsmail Kartal'ın Cengiz Ünder'in kalmasını istediği ortaya çıktı. Hatta milli futbolcuyu hazırlık maçlarında da kullandı. Admira'yı 5, Pogon'u 4 golle geçerek Şampiyonlar Ligi 2. turundaki Gornik maçı öncesi gövde gösterisi yapan Fenerbahçe'de Cengiz Ünder fırtınası esti o dönemde.






İsmail Kartal'ın iki maça da ilk 11'de başlattığı Cengiz, 121 dakikada attığı 2 gol, yüksek pas isabeti ve etkili dikine oyunuyla takımın en önemli hücum silahı olacağının işaretlerini verdi.






İsmail Kartal da Dorgeles Nene'nin satılıp Cengiz'in sağ kanat rotasyonunda kalmasını istiyordu. Ancak Aziz Yıldırım yönetimi, tecrübeli oyuncuya yerleri olmadığını iletti. Kartal da Cengiz'i önce hazırlık maçlarının kadrosundan, sonra da yönetimin isteğiyle UEFA kadrosundan çıkardı.






Yönetim de Cengiz'in sözleşmesini feshedip Çorum'a gitmesinin önünü açtı. Cengiz, dün Çorum'un Samsunspor'u 5-1 yendiği maçta adeta şov yaptı; performansıyla "buradayım" dedi.






Çorum formasıyla 0.39 beklenen gol (xG) üretmesine rağmen tam 2 gol çıkardı. Kaleyi bulan şutlarının kalitesini gösteren xGOT değerinin 1.05 olması, vuruş tekniğinin ve kaleyi gördüğündeki tehdidinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha hatırlattı. Çektiği 6 şutun 5'inde isabet sağlaması (%83.3 şut isabeti), hücumda ne kadar odaklı ve etkili hareket ettiğini gösterdi.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?

İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eski takım arkadaşı eleştirdi

13.09.2026 07:14:00
Haber Merkezi
 
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Vlahovic Beşiktaş'a neden gitti?
Juventus'un eski oyuncularından Claudio Marchisio, İtalyan ekibiyle sözleşme yenilemeyerek serbest statüde Beşiktaş'a transfer olan Dusan Vlahovic'in kararını eleştirdi.






Marchisio, Corriere dello Sportun YouTube kanalında yayımlanan "Se Fossi Tu" (Senin Yerinde Olsaydım) programında Vlahovic'in ayrılık sürecini değerlendirdi. Eski İtalyan millî takım oyuncusu, Sırp santrforun yerinde olması hâlinde Juventus'un sunduğu fırsatları ve 9 numaralı formayı paradan üstün tutacağını savundu. Juventus'ta kalmak adına daha yüksek bir maaş teklifini reddedeceğini ifade eden Marchisio, Vlahovic'in Şampiyonlar Ligi'nde yer almayan bir takıma gidişini sorguladı.






"Onun yerinde olsaydım tamamen farklı davranırdım. Juventus'un ona sunduğu fırsatı —sadece maddi yönden değil— 9 numaralı formayı giyme, ilk 11'de yer alma ve kulübün birincil forveti olma ayrıcalığını her şekilde değerlendirirdim."






"Sonuçta kendimi Şampiyonlar Ligi'nde oynamayan ama yine de önemli bir kulüp olan Beşiktaş'ta bulmuş bir Vlahovic var. Ben bu süreci kesinlikle farklı yönetirdim. Juventus'ta kalabilmek adına daha yüksek bir maaş teklifinden vazgeçer miydim? Kesinlikle evet."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.