logo
28 EYLÜL 2026

Beşiktaş'tan ne zaman ayrılacağını açıkladı

Beşiktaş'ın takım kaptanı Oğuzhan Özyakup, "feda" sezonundan daha zor bir yılı tamamlayarak mutlu sona ulaştıklarını söyledi

01.06.2017 00:00:00
 
Oğuzhan Özyakup, yaptığı açıklamada, kendisinin Beşiktaş'a, "feda" diye adlandırılan 2012-2013 sezonunda geldiğini hatırlatarak, "Kulübümüz zor durumdaydı, zor günler yaşadı. Genç oyuncularla başladığımız bir yoldu, ben de çok gençtim. Maddi olarak da zor durumdaydık. Beş sene içinde güzel bir proje ve doğru adımlarla çok doğru yerlere geldik. Belki 'feda' sezonunun zorluklarının ödülünü şimdi iki şampiyonlukla aldık." dedi. Siyah-beyazlı futbolcu, insanların "feda" sezonunun daha zor geçtiği yönünde düşüncesi olduğuna dikkati çekerek, "Tabii ki inanılmaz zor geçti. Kısıtlı ve genç bir kadromuz vardı. Ama o günler inanılmaz zevkliydi. Çünkü beklenti yoktu, kadromuz güçlü değildi. Geçen sezon şampiyon olduk, bu sene yine şampiyonluk beklendi. Bizden çok şey beklendi. Daha zor bir sezon. Çünkü baskı var. Camia şampiyonluk ve Avrupa'da başarı bekliyor. Bu yıl 'feda' sezonundan daha zordu." diye konuştu.

Ligde şampiyonluk mücadelesi verdikleri Medipol Başakşehir'e 3-1 yenildikleri ikinci yarıdaki maçla ilgili değerlendirmede bulunan Oğuzhan, şunları kaydetti: "Medipol Başakşehir maçına 20 dakikada 3-0 geride başlayacağımız aklımıza gelmezdi. Bunun çok faktörleri var. Biz hafta içi, hafta sonu oynamaya çok alışkındık. 3-4 günde bir maç oynuyorduk. Olympique Lyon'a elendik ve 6-7 gün sonra Medipol Başakşehir maçı vardı. Arada uzun bir mesafe vardı. Bu aslında bir avantaj dinlenmek için. Ama bu avantajı bir türlü sağlayamadık. Bu sezon çok iyi maçlar oynadık. Mağlubiyet sayımız çok az. Şok eden bir skor olmadı ama üzüldüm." Medipol Başakşehir maçına 7 puan önde gittiklerini hatırlatan siyah-beyazlı oyuncu, "Taraftarlarda, 'Alsak, Fenerbahçe maçında tur atacağız.' havası oluştu. İster istemez bu oyuncuya da yansıyor. Bu bizim hatamız oldu. Yedi günlük ara vardı ama avantaj sağlayamadık." ifadelerini kullandı.

Milli futbolcu, "Hangi maçta 'Artık şampiyonuz.' dediniz?" sorusuna, "Bana göre Bursaspor galibiyeti. Başakşehir'e mağlup olduk, Fenerbahçe'ye puan kaybettik ve Bursa deplasmanı var. Bursa zor bir deplasman. Orada 2-0 galip geldik ve takımımız değil de ben biraz daha rahatladım. Kasımpaşa ve Gaziantepspor maçları var ama 'Bursa'da kazandıktan sonra vermezsin.' diye düşünüyorsun. Çünkü o tecrübeye sahibiz. Geçen sezon da aynılarını yaşadık. Hatta daha zor dönemler geçirdik." diye yanıt verdi.

Oğuzhan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Dinamo Kiev karşısında aldıkları 6-0'lık mağlubiyetin ardından taraftarların İstanbul'da takımı coşkuyla karşılaşması konusunda, şunları aktardı: "Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi performans sergiledik. Dinamo Kiev maçında berabere kalsak tur atlayacaktık. Hakemin yanlış kararlarıyla 6-0 bitti maç. Neye uğradığımızı şaşırdık ama iyi dönemdi bizim için. İstanbul'da olumsuz bir tepki beklemiyorduk ama bize sahip çıkmaları her oyuncunun hoşuna gider. Kendimizi iyi hissettik. Herkes tedirgin, herkes üzgün. Taraftarlarımız bizi karşıladı. Otobüse bindik herkeste bir rahatlama oldu. Gerçekten bizim arkamızdalar, biz biriz... O havayı yakaladıktan sonra kesinlikle sezona yansıdı." Sezon içinde en çaresiz kaldıkları maçın Dinamo Kiev mücadelesi olduğunu kaydeden Oğuzhan, "Beşiktaş formasıyla hiçbir zaman çaresiz kalmaz diye düşünüyorum ama Kiev maçı kendimi çaresiz hissettiğim bir maç. Çünkü 9 kişi kaldık ve 9 kişi o seviyede mücadele etmek gerçekten çok zor." diye konuştu.

Uzun süreli sakatlığının ardından UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki Napoli maçında oyuna girmesi sırasında taraftarların kendisine verdiği desteğe değinen Oğuzhan Özyakup, şunları kaydetti: "Beş sezondur buradayım. Sakatlıklar yaşadım ama bu sefer 6 hafta sürdü. İnanılmaz özlemiş ve sabırsızlanmıştım. Isınmadan geldim, kenarda bekleyince hissettim o elektriği. Taraftarlarımıza ne kadar teşekkür etsek yetmez. Ben de çok teşekkür ediyorum. Bu sezon zor maçlarımızda, mağlup olduğumuz Kasımpaşa maçında, Medipol Başakşehir maçında çağırmaları, 'Şampiyon sensin.' diye bağırmaları... Bu bir oyuncuya öz güven veriyor, itici güç oluyor. Bazen yardım istersin ve o yardım gelir ya, gerçekten öyle oluyor. Bu sezon çok gördük bunu.

Formalarına üçüncü yıldızı takmanın mutluluğunu yaşadıklarına belirten Oğuzhan Özyakup, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bana göre kimse henüz bunun farkında değil. 1989-1990-1991 dönemi üç şampiyonluk peş peşe, hala onu konuşuyoruz. Biz belki oyuncular olarak yaptıklarımızın farkında değiliz ama 5-10 sene sonra hala bu iki, belki seneye üç, bu sezonlar konuşulacak. Belki o zaman deriz ki 'Bak çok büyük bir şey başarmışız.' Şu anda her şey taze olduğu için bana göre farkında değiliz."

Şampiyonlukta en önemli avantajın birbirlerini tanımaları olduğunu anlatan Oğuzhan, "Sosa, Gomez, İsmail, Gökhan Töre... Bunlar ayrıldı ama yerlerine gelenler çok çabuk uyum sağladılar. Burada olanlar sahip çıktı, yardımcı oldu. Çabuk takım olmamız bana göre çok yardımcı oldu. Çünkü çok oyuncu geldi. O as kadro hala buradaydı, Beşiktaş'ı, Türkiye'yi biliyordu." diye konuştu. Geçen sezon Osmanlıspor maçında şampiyonluğu garantilediklerini ve bu sezon da aynı rakip karşısında kupayı kaldıracaklarına dikkati çeken siyah-beyazlı takımın kaptanı, "Gerçekten heyecanlıyım. Geçen sene yaşadık ama her sene farklıdır. Tekne turu da var galiba. Geçen sene inanılmaz kutlama vardı. Sabırsızlıkla bekliyoruz." diye görüşlerini dile getirdi.

Derbilerdeki performanslarını değerlendiren Oğuzhan Özyakup, özellikle bu karşılaşmalarda takımın gergin olduğu yönündeki soruya şu yanıtı verdi: "İstatistikleri tam bilmiyorum. İki sezonda 8 derbi var, çoğunu kazandık. Sadece geçen sezon Fenerbahçe'ye deplasmanda mağlup olduk. Bana göre takım gerginliği kaldırabiliyor, istatistikler onu gösteriyor. Kupa maçı ayrı bir şeydi. Biz daha iyi takım olduğumuzu herkese gösterdik. Fenerbahçe'nin kupa maçında atmosferi germesi tamamen taktikti. Her takımın taktiği vardır. Biz ofansif, güzel futbol oynamaya çalışıyoruz. Fenerbahçe'nin gelişi, 'Maçı gerelim, tempoyu düşürelim, ağırdan davranalım...' Beşiktaş'ı durduracak tek taktik bu. Onlara göre iyi bir şey yaptılar belki ama bana göre futbol adına hoş şeyler değildi. Takım bu konuda tecrübe kazandı. Ben de 3 sene önce her şeye tepki gösteren biriydim ama artık kendi gücünü bildiğin sürece..."

Beşiktaş'ın Türkiye'nin en iyi takımı olduğunu savunan Oğuzhan Özyakup, "Bunu rakip taraftarlar da diyor. Bunu bildiğin sürece kendi futboluna, taktiğine, kendi inandığına güvenmen gerekiyor. Onu uygulaman gerekiyor. Kupa maçında bir iki kere onlar maçı gerdi, biz ona tepki verdik. Tosic tepki verdi, ben verdim. Fenerbahçe'nin istediği gibi oldu ama ligdeki maçta tamamen kendi oyunumuzu oynadık. Fenerbahçe sahada hiç yoktu. Çok iyi oynadığımız maç. Demek ki önceki maçtan bir şeyler çıkarmışız." değerlendirmesinde bulundu.

Ziraat Türkiye Kupası maçında takım arkadaşı Dusko Tosic'in yanı sıra kendisiyle gerginlik yaşayan Fenerbahçeli futbolcu Robin van Persie'nin kendilerine yönelik davranışlarıyla ilgili soruyu yanıtlayan siyah-beyazlı oyuncu, şu ifadeleri kullandı: "Derbiden sonra hiç görüşmedim. Belki onun biraz yalnız kalmaya ihtiyacı var. Her zaman söylüyorum, saygı duyulacak bir kariyere sahip. İngiltere'de bu kadar başarı, Hollanda Milli Takımı'nda Dünya Kupası oynamış, Şampiyonlar Ligi'nde o kadar maçı var. Belki geldiğinde her şey istediği gibi olmadığı için, belki biraz beklediğinden daha az saygı gösterildiğini hissetti. Bana göre Türkiye'de herkes ona inanılmaz saygı gösteriyordu. Bana göre bunun da etkisi vardı. Maçın stresi, Fenerbahçe'nin zor dönemde olması onun gerginliği... Bazen sahada düşünmeden ani tepkiler verirsin. Bana göre onun yanlışı bu oldu. Ben 'Doğru yaptım, hatalı değilim.' demedim. Benim yanlışım onun öyle davranmasına tepki vermemdi. Bunu yapmamam gerekiyordu belki. Ben hiçbir şeyi başlatmadım, bunu herkes biliyor. Biz zaten evimizde oynuyoruz. Kendi oyunumuzu oynadığımız sürece maçı kazanabileceğimizi biliyoruz. Benim kızdığım ve üzüldüğüm nokta onun başlattığı bir şeyi benim tarafıma yıkmaya çalışmasıydı. Herkes gördü öyle olmadığını. Bir futbolcuda olur böyle şeyler. Bazen gerçekten iyi arkadaşlar kavga eder sahada. O da öyle tepki vermek istedi. Ben o yaşta olsam belki daha sakin tepki veririm, belki içten sevinirim." Oğuzhan, aralarındaki iletişimde sorun olup olmadığı yönündeki soruyu ise "Gönül kırıklığı var tabi. Eskisi gibi olur mu, çok zor. Bunları düşünmedim. Belki onun yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. O da zor dönemden geçti. Benim için o geldikten sonrası güzel geçti. O geldi iki kere şampiyon olduk." diye yanıtladı.

Beşiktaş'ta çok mutlu olduğunu vurgulayan Oğuzhan Özyakup, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beşiktaş benim için çok değerli kulüp. Burada uzun yıllar oynamak istiyorum. Aynı zamanda Avrupa'da da hedeflerim var. Hollanda'da doğdum, İngiltere'de oynadım. Dünyanın en iyi altyapısına sahip kulüpte yetiştim. Büyük oyuncuları çok yakından gördüm. Bunları yeniden yaşamak isterim. Gerçekten Türkiye'yi Avrupa'da temsil etmek istiyorum. En son Türkiye'den transfer yapan oyuncu Arda abi, 12 milyon avro. Beş-altı sene geçti aradan. Biz 5 senede bir böyle transfer yapmamalıyız. Gerçekten yerliler olarak çok daha güçlü ve iyi olmamız gerekiyor. Her sene bu rakamlara oyuncu gitsin istiyorum. Benim de hedeflerim var. Arda gibi oralara gelmek istiyorum."

Oğuzhan, sezon başından beri hakem kararlarının genellikle Beşiktaş lehine olduğu yönündeki yorumlara şu yanıtı verdi: "Bu sezonun zor geçeceğini biliyorsun. Yine aynı performansı sergiledikten sonra bu tür şeylerin geleceğini biliyorsun. Hakemlerin bize karşı yaptıkları hataları da görüyoruz. Biz bunu dile getirmedik hiçbir zaman. Bunlar bizi hedefimizden uzak tutar. Bizi geriye atar. Biz hiç hedefimizden şaşmadık. Belki bazıları böyle diyor ama nereye gidersem gideyim Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi gelip tebrik ediyor, 'Ligin en iyi oynayan takımı sizsiniz.' diyor. Bunu bir Fenerbahçeli, Galatasaraylı diyorsa gerçekten öyledir. Bizim tabii ki iyi yaptığımız şeyleri övmemiz gerekiyor ama başkaları övünce bu söylentilere pek katılmıyorum

Geçen sezon beraber oynadığı Jose Sosa ile bu sezon kadroda yer Anderson Talisca'yı karşılaştıran milli futbolcu, "Tamamen farklı oyuncular. Zaten aynı şeyleri bekleyemezsiniz. Sosa tam bir orta saha oyuncusu. Hem ofansif hem defansif. Yardım eden bir oyuncu. Talisca tamamen gole yakın oynayan, golü hisseden ve golü düşünen bir oyuncu. Bu sezon inanılmaz faydasını gördük. Bazen zor maçlar geçirdik, aniden çıkıp gol atabiliyor. Ummadığın yerden gol atıyordu. Sosa bana göre çok farklı bir futbolcu. İnanılmaz kaliteli, inanılmaz iyi insan, çok iyi futbolcu. Talisca tam orta saha olmasa bile forvet, ikinci forvet, forvet arkası tarzında bir oyuncu. Sosa ile Talisca'yı karşılaştırmak zaten çok yanlış olur." diye konuştu. Kendisinin zaman zaman hücuma dönük oynadığının ancak performansıyla eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine siyah-beyazlı oyuncu, şunları söyledi: "Sosa gitmişti, Talisca yeni gelmişti, daha takıma alışmamıştı. Hocamız beni orada oynatmak istedi. Hocamız beni nerede oynatırsa her zaman oynamak zorundayım. Bana zor geldi. Eleştirdiler ama bu eleştirilere takılsaydım uzun vadede zarar görürdüm. Kendi mevkimde oynadığımda da eleştiriler oldu, olacak da... Bu futbolun içinde var. Ben geçen sezon çıtayı yüksek bir yere çektiğim için onun bir tık altına düştüğüm zaman eleştirilecek. Maalesef futbolda bu var ama futbolcu için iyi bir şey. Fazla rahatlık futbolcuya iyi gelmez. Uzun vadede sezon sonuna doğru çok iyi bir performans sergileyerek devam ettik."

Takım arkadaşı Ricardo Quaresma'ya pas vermediği yönünde yorumların hatırlatılması üzerine Oğuzhan, "O tür şeylere güleriz. Bana göre hiçbir oyuncu, belki Messi, Ronaldo bile yapamaz. Oyuncu öyle bir şey yapmaz. Sahada onu düşünmez. Bana göre çok saçma şeyler. Kimse kimseyi boşu boşuna doldurmasın. Belki bize zarar vermez ama taraftarlara, camialara zarar verebilir." ifadelerini kullandı. Beşiktaş'ın en golcü oyuncuları arasında yer alan Vincent Aboubakar'ın performansına değinen Oğuzhan, "Bana göre çok iyi, inanılmaz yetenekli bir oyuncu. Son 14 maçta 12 golü var galiba. Afrika Kupası'ndan geldi ve inanılmaz bir performans yakaladı. İnanılmaz iyi insan. Bana göre bir tesadüf değil Beşiktaş'a iyi karakterli, temiz insanların gelmesi." diye konuştu.

Beşiktaş'a çok genç yaşta geldiğini vurgulayan Oğuzhan Özyakup, şunları kaydetti: "Arsenal'de sürekli A takımla idmanlara çıkıyordum ama 2 tane maç oynadım. İlk sezonumu Beşiktaş'ta yaşadım. O sezon benden taraftarların, herkesin fazla bir beklentisi yoktu. Çok güzel geçti, çok oynadım. Bilic'in ilk sezonunda oynadım, ikinci sezonunda daha az oynadım. O dönem de benim için çok önemliydi. O sezon sabrın ne olduğunu öğrendim. Çok çalıştım. Sadece yetenekle, teknikle bazı şeylerin yapılamadığının farkına vardım. O sezon bana göre benim için çok iyi oldu. Oynamadım, çok üzgündüm. Evden çıkmak istemiyordum, sürekli tek başıma evdeydim. Hiçbir şey yapmak istemiyordum. O dönem beni düşündürdü 'Neleri farklı yapmam gerekiyor.' diye. Şenol hocanın gelişiyle daha çok oynamaya başladım, daha çok öz güvenle oynadım. 24 yaşıma geldim ve saha içinde, saha dışında sorumluluk almaya başladım. O sorumluluğu da bana verdi hocalarım ve arkadaşlarım. Bu sezon hem kaptan olarak hem takımda sorumluluk alan oyuncu olarak ilerledim ve şampiyonluğa ulaştık."

Oğuzhan Özyakup, eski statları BJK İnönü'de atmosferin farklı olduğunu belirterek, "Şanslıyım ki İnönü'de oynayabildim. Son Gençlerbirliği maçında inanılmaz bir atmosfer vardı. Fenerbahçe'yi 3-2 yendiğimiz maçta inanılmaz atmosfer vardı. İnönü'nün atmosferi farklıydı. Vodafone Stadı daha modern. Avrupa'daki statlara benziyor. Çok güzel bir stat. Biraz daha baskılı. İnönü biraz açıktı. Çok zor dönemler atlattık. Evdeki maçlarımızı Ankara'da, Başakşehir'de oynadık. Bazen maçtan 2 gün önce nerede oynayacağımızı bilmiyorduk. Bursaspor'la Vodafone Stadı'ndaki ilk maç inanılmaz güzeldi." diye konuştu. Vodafone Stadı'nın yapımı sırasında farklı statlarda oynamak zorunda kaldıklarını hatırlatan Oğuzhan, "Stadımızda daha ligde mağlup olmadık. Gerçekten kendi evin çok önemli. Başakşehir stadında da oynadık ama oyuncu soyunma odasına girer... Mesela Vodafone'da kendi resmim var, kendi dolabım var, evinde hissediyorsun. Mesela Başakşehir'de oynarken ev sahibinin soyunma odasında soyunuyor olsan bile kendi renklerin değil, farklı oluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa kulüplerine transferiyle ilgili açıklamalarda bulunan Oğuzhan, buna ne zaman hazır olacağı sorusu üzerine şunları kaydetti: "Avrupa için yaş sınırı koymadım ama ne zaman hazırsam, Beşiktaş ne zaman hazırsa... Beşiktaş'la Avrupa'da da başarılı olmak istiyorum. Geçen sezon çok şampiyon olmak istemiştim. İlkler her zaman farklıdır. Geçen sezon şampiyon olduk, o seneki hedefime ulaşmıştım. Bu sene yine şampiyon olduk, yine hedefime ulaştım. Hedefime ulaştım deyince bu seneki hedefime ulaştım demek istemiştim. Şampiyonlar Ligi'nde olsun, Avrupa Ligi'nde olsun Beşiktaş'la başarılı olmak istiyorum."

Yeni sezonda ligde yine şampiyonluk istediğini vurgulayan siyah-beyazlı oyuncu, "Yeni sezonda Avrupa'daki hedefimiz Şampiyonlar Ligi'nde grupları geçmek ama ligde her zaman şampiyonluk. 'Avrupa mı, lig mi?' dersen, ligde şampiyonluk. Çünkü şampiyonluk çok farklı bir şey. Bütün sezon bir şey için çalışıyorsun. Bir hedefin var. Ağustos, eylül, aralık gibi kupayı düşünmüyorsun ama mart, nisan oluyor kupa yaklaşıyor yaptıkların geliyor aklına, 'Her şeyi bu kupa için yaptık. Bir ay daha, 2 ay daha...' diyorsun. O kupayı eline almak, kupaya yakın olmak çok önemli bir şey. Şampiyonluk çok güzel bir şey." değerlendirmesinde bulundu.

Beşiktaş'tan Avrupa'ya transfer olması halinde en çok özleyeceği şeyin BJK Nevzat Demir Tesisleri olacağını anlatan Oğuzhan, "Evden çok Nevzat Demir'de kaldım. Evden çok burada vaktimi geçirdim. Bir gün öyle bir şey olursa gerçekten çok üzüleceğimi düşünüyorum. Tahmin bile edemiyorum neler hissedeceğimi. Annemden, babamdan, evimden çok bu tesisleri gördüm." diye konuştu.

A Milli Futbol Takımı'nın konumunu değerlendiren Oğuzhan, sözlerini şöyle tamamladı: "Yeni jenerasyonda tecrübeli abilerimizle gerçekten güzel bir şey yakalarız. Takım olma konusunda çok güzel bir konumdayız. Ortam var, abi kardeşlik var, samimiyet var. Bu çok önemli. Milli takımda çok vakit geçiremediğimiz için, hiçbir zaman Beşiktaş'taki arkadaşlık gibi olmaz. Çünkü burada her gün berabersin ama milli takım farklı. Orada olduğumuzda da her gün bir şey yapmaya çalışıyoruz ki o birlik beraberlik oluşsun."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.