logo
28 EYLÜL 2026

Beyannamelerde kalan insan hakları

Özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra güçlenen insan hakları ile ilgili düzenlemeler, o döneme kadar ki savaşların, iç karışıklıkların, soykırımların ve katliamların artık sona ermesi için hazırlanmıştır

17.07.2026 00:03:00
Haber Merkezi
 
Beyannamelerde kalan insan hakları
Beyannamelerde kalan insan hakları
Özellikle 2. Dünya Savaşı'ndan sonra güçlenen insan hakları ile ilgili düzenlemeler, o döneme kadar ki savaşların, iç karışıklıkların, soykırımların ve katliamların artık sona ermesi için hazırlanmıştır. Zira, 20. yüzyılda şiddet sonucu öldürülenlerin sayısı 170 milyon kişiyi bulmakta idi.

İki dünya savaşı arasında milyonlarca insanın hayatına sebepsiz yere çıkan karışıklarla beraber son verilmiştir. Ukrayna'da 1932– 1934 yılları arasında yedi milyon insan şiddet eylemleri sonucunda öldürüldü.

Nazi Almanya'sındaki Yahudi soykırımları, Komünist Rusya'da Stalin döneminde gerçekleştirilen toplu katliamlar, Çin'deki kültür ihtilalleri vs. savaşlar, iç çatışmalar veya katliamlarda milyonlarca insan öldürülmüştür. 







1945 yılında Hiroşima'ya atılan atom bombasının tesiriyle 140 bin kişi hayatını kaybetmiş, yayılan radyasyonun etkisi 300 bin kişide görülmüştür.

Bu vahşet tablosu karşısında bir tedbir olarak insan hakları konusu Uluslararası beyanname ve sözleşmelerle gündem edildi.

1945 yılında Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın amaçları arasında sayılan İnsan Haklarına saygı ilkesi, 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile kesinlik kazandı.

1949 yılında NATO'yu kuran Washington Anlaşması'nın önsözünde üye ülkelerin demokrasiye ve insan haklarına bağlılıkları vurgulandı.

4 Kasım 1950'de Roma'da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi imzalandı. Böylece Avrupa konseyine üye devletler insan haklarını artık bir iç mesele saymayacaklarını kabul ettiler. Konu uluslararası bir boyut kazandı.







1961'de Torino'da imzalanan Avrupa Sosyal Yasası, sosyal haklar konusunda önemli düzenlemeler getirdi. Nitekim başlangıç bölümünde, sosyal hakların, insan hakları ile olan bağlantısına değinilmektedir.

1966 yılında ülkelere imzaya açılan Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi uluslararası boyutta ekonomik ve sosyal hakları düzenleyen bir metindir.

1970'lerde "Uluslararası İnsan Hakları Hukuku" diye anılan özerk bir hukuk oluşturuldu.

1 Kasım 1998'de Avrupa İnsan Hakları Divanı çalışmalarına başladı.  

İnsan hakları konusundaki son döneme ait en önemli belge, şüphesiz İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'dir. Beyannamenin giriş bölümünde "insan haklarını göz ardı eden ve hiçe sayan barbarca hareketlerin, insan vicdanını galeyana getirdiği..." vurgulanmaktadır. Savaşların yıkıcı etkilerine dikkat çekmek için konulan bu madde ile, kuvvete başvurulması yasaklanmaktadır. Acaba bu kurala devletler bağlı kalmışlar mıdır?







Bosna'da, Kosova'da, Çeçenistan'da yaşanan dramlar, Filistin'in işgali ve ABD'nin Afganistan'ı ve Irak'ı işgali, İsrail ile Arap ülkeleri arasında 1948, 1956, 1967, 1973 yıllarında cereyan eden savaşlar, İsrail'in Lübnan'ı işgali ve ABD'nin nerede ise ortalama her yıl bir ülkeyi bombalaması, BOP çerçevesinde 22 islam ülkesinde başlattığı iç isyanlar ve çıkarttığı terör eylemleri, başta Libya ve Suriye'de yaptıkları Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi'nin bu maddesinin açıkça ihlal edildiğinin örneklerinden sadece birkaçıdır.

"– Nitekim İsrail saldırılarında ambulanslar hedef alınmıştır ve yardım kuruluşları İsrailli yetkililerin izni alınmış olunmasına rağmen, kurtarma girişimlerinden ve insancıl yardım ulaştırmaktan vazgeçmeye zorlanmıştır.

– Lübnan'ın güneyinde, İsrail'in boşaltma emri verdiği alanlarda emre uygun olarak şehir ve köylerden kaçan insan konvoyları, İsrail güçleri tarafından bombalanmıştır.

– Siviller, özellikle çocuklar çatışma sonrasında bile ölmeye veya yaralanmaya devam etmektedir. Çünkü, İsrail yoğun olarak misket bombası kullanmıştır ve bunların yaklaşık bir milyonu sivil alanlara patlamamış olarak dağılmıştır"

"1945 ile 1983 yılları arasında Afrika, Orta Amerika ve Asya'da iç çatışmalar ve diğer şiddet eylemleri sonucunda öldürülenlerin sayısı 20 milyona yaklaştı. Sadece Guatemala'da 1960 ile 1990 arasındaki içi savaşta ölenlerin sayısı 200 bin kişiydi"  







1996 yılında Gürcistan'da yaşanılan çatışmalarda 17 bin 500 kişi hayatını kaybetti. 475 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yine 1996'da Azerbaycan toprakları olan Yukarı Karabağ'a yönelik işgal sebebiyle Azerbaycan ile Ermenistan arasında çıkan çatışmalarda 55 bin kişi öldü. 1 milyon 700 bin kişi göç etmek zorunda kaldı. 

Libya, Irak, Suriye'de milyonlarca insanın katledilmesi, yüzbinlerce kadının ırzına geçilmesi, Ebu Garip hapishanesindeki insanlık dışı işkenceler, insan hakkının sadece kâğıtta kaldığının en önemli delilleridir.

Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, beyannamelerde yazılanlar hiçe sayılmaktadır. İnsan hakları sadece siyasi ve ideolojik bir koz haline getirilmiştir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.