logo
28 EYLÜL 2026

BİK Genel Müdürü Çay: 'İçerik üreticisinin hakkını koruyan adil bir sistem inşa edilmeli'

TGK 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, küresel dijital platformların medya üzerindeki tahakkümüne karşı emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşasının büyük önem taşıdığını ifade etti

18.04.2026 16:43:00
Haber Merkezi
 
BİK Genel Müdürü Çay: 'İçerik üreticisinin hakkını koruyan adil bir sistem inşa edilmeli'
BİK Genel Müdürü Çay: 'İçerik üreticisinin hakkını koruyan adil bir sistem inşa edilmeli'
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun Kocaeli'de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan elim hadiseye değinen Çay, "Vefat eden eğitim camiamızın mensuplarına ve öğrenci kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabırlar diliyorum" dedi.

Basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti.






Temel ilkemiz: Sahada karşılığı olan, somut sonuçlar üreten politikalar

65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumunun basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin "Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar" olduğunu ifade etti.

Genel Müdür Çay, "Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik" diye konuştu.






Toplumun doğru haber alma hakkını korumalıyız

Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşadığını söyleyen Çay, bu dönüşümün "ekonomik sürdürülebilirlik", "dijital dönüşüm" ve "meslek etiği" başlıklarında kendini gösterdiğini belirtti.

Sektördeki dönüşümü değerlendiren Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:

2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL'yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri de oluşturması önem taşımaktadır.






Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır.

Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bu dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir."

Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim'le birlikte başlayan İsrail'in Gazze soykırımını örnek gösteren Genel Müdür Çay, bu süreçte yaşananların, uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu tüm dünya kamuoyuna gösterdiğini söyledi.

Nitelikli insan kaynağı yetiştirmek öncelikli hedeflerimiz arasında

Konuşmasında Basın İlan Kurumunun basına sağladığı destekleri anlatan Genel Müdür Çay, Kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz."

Global şirketlerin basın üzerindeki tahakkümü ciddi sorun oluşturmaktadır

Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu ve bu konuyu yakından gözlemlediklerini vurgulayan Çay, global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümünün, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi.

Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ettiklerini kaydeden Çay, "Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir" açıklamasında bulundu.

Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir

Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, şöyle devam etti.

"Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında, gerek Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizde, gerek İsrail'in Gazze'de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles'in kılıcı gibi tepemizde "demokrasi demokrasi" diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum."

Türk basını, dönüşüm sürecinden güçlenerek çıkacaktır

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran'a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerini ileten Genel Müdür Çay,  sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.

Çay, "İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.






Kolaylı: Destek mekanizmaları ve finansman kolaylıklar sektöre önemli katkılar sağladı

Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta bir can damarı olduğunu belirterek, "Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır.  Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir'den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur" diye konuştu.






Toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün; Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen, Seda Hürmüz Köktener; Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı katıldı.

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.