logo
28 EYLÜL 2026

"Bir milyar dolar ortadan kayboldu"

Galatasaray Kulübü eski Başkanı Adnan Polat, "Şu andaki durumum, başkan adayı olmama çok müsait değil. Çünkü Galatasaray başkanlığı 24 saat çalışma gerektiriyor" şeklinde konuştu

17.04.2018 00:00:00
 
Galatasaray Kulübünün eski başkanlarından Adnan Polat, başkan adayı olma düşüncesinin bulunmadığını söyledi.

Sarı-kırmızılı kulübün 2011 yılı Mart ayındaki mali genel kurulunda üyeler tarafından idari yönden ibra edilmeyen ve sonrasında olağanüstü genel kurulda başkanlığa aday olmayan Adnan Polat, Piyalepaşa İstanbul'da bir basın toplantısı düzenleyerek uzun bir aradan sonra basın mensuplarıyla bir araya geldi. En son 4 yıl önce Galatasaray ile ilgili bir basın toplantısı yaptığını aktaran Polat, mayıs ayında gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurul öncesi kendisine medyadan çok sayıda görüşme isteği geldiğini vurgulayarak, "Benim bu dönemde başkan adayı olma düşüncem yok. Şu andaki durumum, başkan adayı olmama çok müsait değil. Çünkü Galatasaray başkanlığı 24 saat çalışma gerektiriyor. Başka türlü bu dönem geçilmez. Biz 2006-2011 döneminde bunu yaptık. Bu kriz döneminde taraftarın muhteşem desteği olmasa, ayakta kalınamazdı. Onlara teşekkür ediyorum. En azından camiaya örnek oluyorlar. Galatasaray'ın ruhu taraftarıdır. Onlar olmazsa, ruhumuzu kaybederiz. Şimdi sıra Galatasaray'ın aklına geldi. Birlik ve beraberlik içinde çalışılması lazım." diye konuştu.

Kendisine başkan adayı olması yönünde istekler geldiğini belirten Polat, "Değişik kesimlerden, Galatasaraylılardan, abilerimizden, ablalarımızdan, kardeşlerimizden, taraftarlarımızdan çok yoğun mesajlar alıyorum. Ama ben şu anda 24 saat mesai verecek durumda değilim. Yapmam gereken büyük projeler var. Bana güvenerek yola çıkan arkadaşlarım var. Onları bırakmam mümkün değil. Geçmişin üzerine sünger çektik ve göreve gelecek başkan kim olursa olsun bilgi ve birikimimizi paylaşmaya, her türlü desteği vermeye hazırız. Galatasaray'ı tekrar ayağa kaldırmak için mücadelenin içinde olacağız. Ama adaylığım söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

"Yaptıklarımızı kullanmak bize nasip olmadı"

Kendisinin de bulunduğu Alp Yalman yönetimin, 1996 yılında görevi bırakırken sıfır borç ve kasada 2-3 milyon dolar para devrettiğini, 2006 yılında tekrar geldiklerinde ise 10 yıllık süreçte 228 milyon dolar borçla karşılaştıklarını aktaran Polat, yaptıkları tüm çalışmalara karşın 2011 yılında idari yönden ibra edilmemelerine çok üzüldüğünü anlattı. O süreçte Türk Telekom Stadı'nın inşasını bitirdiklerini, Galatasaray Sportif AŞ ile Galatasaray Futbol AŞ şirketlerinin birleşmesini tamamladıklarını, 100'e yakın icra dosyasını kapattıklarını, UEFA'daki ihtilaf dosyalarını da bitirdiklerini vurgulayan Polat, "Tüm beklentimiz, 2011 yılında 150 milyon dolar gelir elde etmek ve 2 sene içinde banka borçlarını kapatmaktı. Mart ayındaki olaylardan sonra seçim kararı aldık ve ayrıldık. Yaptıklarımızı kullanmak bize nasip olmadı. Halka açık şirketin değeri birleşmenin ardından 100 milyon dolardan 750 milyon dolara çıktı. Bizden sonraki yönetim ayrıldığında 150 milyon dolara inmişti ve 600 milyon dolar buhar oldu. Bir kişi de hesabını sormadı." şeklinde konuştu.

Yönetim olarak o dönemde Galatasaray için gece gündüz çalıştıklarını kaydeden Polat, şunları söyledi: "O kadar büyük çalışma ve özveriden sonra mali genel kurulda, 'Ya seçime gidersin ya da ibra etmeyiz.' dediler, 'Usulsüzlük, hırsızlık, yolsuzluk yaptınız.' diyemediler. 'Kimse kusura bakmasın, şantajlarla geri adım atmam.' dedim ve atmadım da. 2011 yılı mali genel kurulunda, Galatasaray tarihinde olmayan bir nezaketsizlik yaşandı. Sonraki başkanlar da bu ibrasızlığın kaldırılması için bir gayret görürüm diye ümit ettim. Ünal Aysal, Duygun Yarsuvat, Dursun Öbek, buna cesaret edemediler. O yürekleri yoktu demek ki. Son başkan Mustafa Cengiz, mali genel kurulda çok güzel bir konuşma yaptı. Orada bir reaksiyon gördük ve herkes ayağa kalkıp alkışladı. Bu nezaketten dolayı Mustafa Cengiz'e teşekkür ediyordum. Kongre üyelerine de bu hareketlerinden ötürü teşekkür ediyorum. Galatasaray'ın bugünkü ortamı, son 5-6 senede yaşadıkları, örf ve adetleri, köklü geçmişi olmasaydı, ayakta kalamazdı. Artık herkesin meselesini bırakması lazım. Biz hakikaten çok kırılmıştık. 'Hançer yarası geçer de gönül yarası geçmez.' denir. Gönül yarası hakikaten geçmiyor. Yedi senedir hiçbir faaliyet içinde bulunmamıştım. Sadece ben değil, o kadar çok kişi kulüple ilişkisini kesti ki 70 civarı loca boş bekliyormuş. Bizim zamanımızda loca için sıra beklenirdi."

Taraftarların, yönetimleri sportif faaliyetlere göre değerlendirmesini normal karşıladığını, ancak genel kurulun sadece bu yönden değerlendirme hakkı olmadığını ifade eden Polat, "Alınan kararların duygusal olmaması, akla ve mantığa sığması lazım. Ben günü kurtarma peşinde değildim. Geleceği kurtarmak istiyordum. O gelecek de 2011-2012 sezonunda başlayacaktı. Gelir kaynaklarımız olmuştu, yeni bir takım kuracaktık, Maalesef bunu yapamadık. Ben yönetici olarak 4 şampiyonluk gördüm. Bana hep en gurur duyduğum şampiyonluğu sorarlar, ben ise 2010-2011 yılındaki 8.'liğimizi gösteririm. Birçok kulüp şikeye bulaşmışken biz hiçbir şaibeye karışmadık. Genel kurul üyeleri bunu takdir bile etmedi. Neticede tarih her şeyi yazıyor. Herkes kendi ayıbıyla yaşıyor." şeklinde görüş belirtti.

"Galatasaray'ın devrime ihtiyacı var"

Adnan Polat, Galatasaray'ın içinde bulunduğu durumdan çıkabilmesi için bir devrime ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Sarı-kırmızılı kulübün eski değerlerinden uzaklaştığını savunan Polat, "Bugünkü duruma baktığımızda, Galatasaray'ın bence bir devrime ihtiyacı var. Reforma ihtiyacı var. Bir Galatasaray devrimi gerekli. Galatasaray Kulübünün tüzüğünün, 21. yüzyıla uygun hale getirilmesi lazım. En büyük sorun, insan kaynakları. Galatasaray Lisesi, hepimizin saygı duyduğu, kulübümüzün çıktığı kurum. Oranın örf, adetlerini çok iyi bilirim. Değişen sistemden dolayı artık 14-15 yaşında çocuklar geliyor ve kendi kulüplerini seçmiş oluyorlar. Önceden bir Galatasaray kültürü aşılanıyordu. Şimdi onu kaybettik." şeklinde konuştu.

Galatasaray Kulübü ve şirketlerinin bilgili insanlara ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Polat, "Topluma açılmak lazım. Galatasaray'a gönül vermiş akademisyen, sanatçı, iş adamı, bürokrat, toplumun her kesiminden birikimli insanlar var. Onları içeri almamız lazım. Bugün başkan adayı çıkarmakta bile zorlanıyoruz. Bu işlerde aktif olmak isteyen insanlar var. Buna yönelik tüzüğü değiştirmemiz lazım." ifadelerini kullandı. Galatasaray'da çalışacak profesyonellerin liyakat içinde seçilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Polat, "Çalışacak insan seçerken 'onun kardeşi, bu okuldan mezun' diye değil, erbabını getirip koymak lazım. Şöyle bir örnek vermek istiyorum. Benim işlerimin içinde otelcilik de var. Oranın genel müdürlüğüne, 20 senelik deneyimi olan, birçok kişi içinden seçim yapıyoruz. Siz 50 bin kişinin 3 saatlik süre içinde girip çıktığı Türk Telekom Stadı'nın başına, sırf size yakın diye herhangi birini koyamazsınız. Galatasaray'ın bu devrimini yapması şart." açıklamasında bulundu.

"Bir milyar dolar ortadan kayboldu"

Yapılan hesaplara göre Galatasaray'ın 500 milyon dolar borcu bulunduğunu söyleyen Polat, 2011-2014 döneminde 1 milyar dolar harcama yapıldığını iddia ederek, "Borçlar temizlenebilirdi ama 1 milyar dolar gelir ortadan kayboldu. 'Birileri zenginleşirken Galatasaray fakirleşti.' deniyor ama hiçbir şey yapılmıyor. Yapacağız dediler, yapmadılar." diye konuştu. Riva ve Florya arazilerinin kötü değerlendirildiğini ifade eden Polat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim en iyi bildiğim iş gayrimenkul. Baktığımız vakit, Riva ve Florya arazisinden gelecek para 1 milyar lira civarı. Bugünkü kurdan 250 milyon dolara geliyor. Riva tek başına 250 milyon dolar arsa bedeliydi. Bunun 525 milyonunu zaten almışız. Kurların da böyle gittiğini düşünürseniz toplam 200 milyon doları ancak geçecek. Bu arazilerin gelirleri Galatasaray'ın borçlarının sadece faizini ödeyecek. Bunların hiçbirinin hesabı da sorulmayacak. Gönül kırgınlığını bıraktık, çözüm bulamıyorum. Çok zor bir dönem. Eskiden kulüple ilgili ve bilgili insanlar vardı. Şimdi onları da pek göremiyoruz. Bir kulüp düşünemiyorum ki arazilerini böyle versin ve adasını böyle yıktırsın. O adayı yapmak için biz çok uğraştık. Boğazın ortasında bir utanç abidesi olarak duruyor. Yıktıranlar şimdi ortada yok. Kıbrıs'ta 150 dönüm arazi almıştık, var mı yok mu belli değil. Büyükçekmece Gölü yamacında 150 dönüm arazi almıştık, sanırım o da elden gitti. Böyle bir kriz döneminde gerekli adımların camia olarak atılması lazım. Hep beraber kulübü nasıl ayağa kaldırırız, diye düşünmemiz lazım."

Galatasaray Sportif AŞ'nin yabancılara olası satışını gerçekleşebilir görmediğini aktaran Polat, kulüplerin mali sıkıntılardan kurtulabilmesi için federasyon ve devlet yetkililerinin devreye girmesiyle yeni bir yapılanma gerektiğini belirtti.

"Arda ve Emre adam gibi adamdır"

Adnan Polat, Galatasaray'ın Medipol Başakşehir ile yaptığı maçta tribünlerin ıslıkladığı eski futbolcuları Arda Turan ile Emre Belözoğlu'na destek verdi. Kendi başkanlığı döneminden Arda Turan ve Emre Belözoğlu ile ilgili anekdotlar anlatan Polat, "Bu insanların kendi hayatlarını kazanmak için verdikleri emeğe saygı duymalı. Kötü duruma düşen oyunculara kim dönüp bakıyor şimdi. Taraftar, Arda'nın başka bir formayla gelip oynamasını içine sindiremiyor. Bu nedenden oluyor tepkiler de. Arda da Emre de adam gibi adamdır." şeklinde konuştu.

Mecidiyeköy'de inşası süren Galatasaray Oteli'nin faaliyete geçememesiyle ilgili soruya Adnan Polat, "Orası otel olmaz. Yemin ediyorum, oturduğum yerden serçe parmağımla 10 kez bitirmiştim şimdiye kadar. Orası bir iş merkezi olmalıydı." yanıtını verdi.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.