HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Biz!-I

12.11.2012 00:00:00
"Biz" kavramı kişiden kişiye, toplumdan topluma değişebilen bir kavramdır. Bazen aynı kabileden olan insanlar veya aynı ırktan olanlar yahut ayne mezhepten olanlar kendileri gibi olanlara "biz" derler. Aslında bazıları "biz" derken ayrıştırmaktırlar. Aynı inancı, ideolojiyi, kültürü, mektebi paylaşan insanları mezkûr inanç, ideoloji, kültür ve mektep "biz" etmiştir demektir. Dolayısıyla bu insanları "biz" eden ve "biz" haline getiren inanç, kültür ve mekteptir. Bu kavrama göre Müslümanların tamamı birbirlerini "biz" olarak görmeli ve ona göre hareket etmelidir. Aynı inanç, ideoloji, kültür ve mektebi paylaşan insanların toplumlarında "biz" birin dışına çıkmış ve bu "bizler" iki, üç, dört, beş, altı diye çoğalmışsa burada doğru gitmeyen ve doğru olmayan bir şeyler var demektir. Öncelikle ilim adamları, toplum mühendisleri, akil ve samimi insanlar, ahiret kaygısını güden ihlâslı ve dinamik, aktif gençler "bir olması gereken bizi" birlikten çıkarıp çoğul hale getiren nedenleri ve sebepleri çözmeli ve o nedenlerin aksini yaparak "bizleri" azaltarak "bir bize" doğru gitmelidirler. Çünkü bu "bizlerin" çokluğunun gelecek yıllarda aynı inancı, ideolojiyi, kültürü ve mektebi paylaşan insanlar için vebalinin yanı sıra birçok tehlikeleri de söz konusu olabilir.
İslam dininin kendisinin doğurmuş olduğu ilk "biz"e sonradan katılanlar da geçmişte hangi kültürden, hangi ırktan olurlarsa olsunlar, onlarda o "biz"den olmuş olurlar. Böyleleri kendilerini dışlanmış kompleksine sokmamalı. Zira bir olan "biz" kavramına inananlar onları "biz" halkasında olanlar gibi görür ve değerlendirirler. Dışlanmış, ikinci plana atılmış kompleksi onların kendilerinden önce "biz" dairesi içerisinde bulunanlara mesafeli ve farklı bakmalarına neden olur.  Örneğin; "biz" dışında olan ve hac yolculuğu dönüşünde Küfe güzergâhında imam Hüseyin'in aşk kervanı ile karşılaşmak istemeyen Züheyr b. Kayn ve yine Hür b. Yezidi Riyahi ve daha niceleri sonradan aşk kervanına katılarak bir olan "biz"den olmuş ve kanları ile destan yazanlarla ebedileşmiştir. Züheyr b. Kayn aşk kervanına katılmadan ve "biz" halkasına girmeden önce Osmani idi, Hür b. Yezidi Riyahi İmam Hüseyin'in karşısında idi. Bunlar ve emsallerinin tamamı "biz"den gayrıydılar.  Ama geçmişlerini bırakıp "biz" halkasına katıldıktan sonra halkanın içinde bulunanlara mesafeli olmamış ve farklı bakmamışlardır. Hatta bazıları geç kalmanın, sonradan gelmenin ezikliğini, mahcupluğunu yaşamışlar, kendilerinden önce "biz" halkasında olanlara tepeden bakmamışlar ve kendilerini onlardan farklı görmemişlerdir.
Toplumlar kendilerine, değerlerine, inançlarına hizmet eden, destek veren insanların fiili ve fikri çabalarını ve üretimlerini sadece bir grup insanın çıkarı için yok sayarlarsa ilerleyemezler, bunların yok sayılmasına zemin oluşturanlar da daima zayıflamaya ve kaybetmeye mahkûm olur ve her geçen gün erirler.
Bu zemini oluşturarak her geçen gün kaybedenler davadaşlarım dediklerinin düşüncelerine değer vermediler, onları dinlemediler, sadece kendileri ihtiyaç duyduklarında onlarla yana yana görüntü verdiler. Böyle olunca bunun muhasebesini bile yapma gereği duymadan, daima suçlu aradılar ve başkalarını suçladırlar. İnsanın bu ruh hali kendisini vazgeçilmez, tartışılmaz görmesinden kaynaklanmaktadır.  
İnsanın bu durumu itiraf etmesi elbette zor ve acıdır. Genelde insan kendisinden ve en yakınından saklayamadığı hatalarını, yanlışlarını başkalarına yansıtmamak ve başkalarından saklamak için türlü türlü bahaneler üretir. Ancak bilinmelidir ki, bunun kimseye bir faydası olmadığı gibi aksine birçok zararları da vardır. Bazı insanlar gelişme, büyüme, ilerleme ve daha çok imkânlara sahip olma umutlarının bitmişliğinin verdiği öfkeyle daima başkalarını suçlar sağa sola, insanlara hakaret eder, bu yanlış ile kendilerine daha çok zarar verirler ve zarar verdiklerinin farkında bile olmazlar. İşte nefsin dürtülerinden dolayı bu noktaya gelenler her gittikleri yerlerde "biz" derler ama "biz" hakikatini, kavramını ihlal ettiklerini kabul etmezler. Çünkü onlar "biz" derken başka bir "biz"i murat etmektedirler, İslam dininin oluşturduğu ilk "biz"i değil.
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

12.11.2011, 12.11.2010, 12.11.2009, 12.11.2008, 12.11.2007, 12.11.2006, 12.11.2005, 12.11.2004, 12.11.2003, 12.11.2002, 12.11.2001, 12.11.2000, 12.11.1999, 12.11.1998, 12.11.1997, 12.11.1996, 12.11.1995, 12.11.1994, 12.11.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.