logo
08 AĞUSTOS 2026

Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -36-

Kim Beni seviyorsa, mutlaka Ali’yi de sevsin. Kim, Ali’ye düşman olursa, Bana düşman olmuştur

23.06.2026 00:48:00
Haber Merkezi
 
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -36-
Allah Resulünün dilinden Hz. Ali -36-
456- Resulüllah buyurdu: "Ya Ali, kim Seni sever ve Sana muhabbet beslerse, Ben de onu sever ve ona muhabbet beslerim. Kim de Sana buğzeder ve Sana düşmanlık beslerse, Ben de ona buğzeder ve düşmanlık beslerim, zira hiç kuşkusuz Sen Bendensin, Ben de Senden..."

457- Resulüllah buyurdu: "Kim Beni seviyorsa, mutlaka Ali'yi de sevsin. Kim, Ali'ye düşman olursa, Bana düşman olmuştur. Ve Bana düşman olan, şüphesiz Allah'a düşman olmuştur. Allah'a düşman olan kimseyi de Allah ateşe sokacaktır."

458- Resulüllah, Hz. Ali'ye hitaben: "Senin dostun, Benim dostumdur ve Benim dostum, Allah'ın dostudur. Senin düşmanın, Benim düşmanımdır. Ve Benim düşmanım, Allah'ın düşmanıdır. Benden sonra Sana buğzeden kimsenin vay haline!..."







459- İbn Abbas, Resulüllah'tan nakletmiştir. Şöyle buyurdu: "Kim, Allah'ın kendisi için bütün hayırları bir araya toplamasını istiyorsa, Benden sonra Ali'yi ve O'nu sevenleri sevsin ve O'nun düşmanlarına düşman olsun."

460- Mufazzal, İmam Câfer-i Sâdık'tan, o da babalarından, onlar da Resulüllah'dan şöyle nakletmişlerdir:

"Hiç kuşkusuz Allah, Ali'yi kendisiyle yaratıkları arasında bir nişane olarak belirlemiştir. O halde, kim O'nu tanırsa, mü'min olur.

Kim O'nu inkâr eder, ona cahil kalırsa, yolunu şaşırır. Kim O'nun velayeti ile mahşere gelirse, Cennete ve kim O'nun düşmanlığı ile gelirse ateşe girer."







461- Emirü'l-mü'minin Ali buyurdu: "Bizim hakkımızda gluvv yapmaktan (aşırı gitmekten) sakının. Bizim hakkımızda (Allah'ın) rubûbiyyeti altında olan kullar deyin. Sonra bizim faziletimizde istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz."

462- Emirü'l-mü'minin Ali buyurdu: "Benimle ilgili iki kişi helak olacaktır. Aşırı (ölçüsüz) sevenim ve buğzeden düşmanım."

463- İmam Rıza babaları kanalıyla Hz. Ali'den Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Ya Ali, Sende İsa b. Meryem'e olan bir benzerlik vardır. O'nu bir topluluk sevdi ve sevgilerinde aşırı gittikleri için helak oldular. Bir grup da O'nun düşmanlığında aşırı gidip helak oldular. Üçüncü bir grup ise orta yolu tuttu ve kurtuldular.

464- Emirü'l-mü'minin Ali buyurdu: "Benim hiçbir suçum olmadan benimle ilgili iki kişi helak olacaktır.

Aşırı seven ve aşırı buğzeden. Biz onların, bizim hakkımızda gluvv edip bizi haddimizin üzerine çıkarmalarından beriyiz. Aynı Hz. İsa b. Meryem'in Hristiyanlardan beri olduğunu iddia ettiği gibi."







465- Ebu Hamza Sümali diyor ki, İmam Muhammed Bâkır bana hitaben şöyle buyurdu: "Ey Eba Hamza; Ali'yi Allah'ın yücelttiği yerden aşağı indirmeyin ve Allah'ın koyduğu yerden de yukarı çıkartmayın."  

466- Muhammed b. Müslim es-Sekafi, İmam Muhammed Bâkır'dan, Resulüllah'ın şöyle buyurduğunu nakletmektedir:

"Arş'ın sağ tarafında bir topluluk duracaktır ki yüzleri nurdan olan bu topluluk, nurdan minberler üzerinde yer alacaklardır. Onlar Ali'nin takipçileridir ve Ali'de onların imamı…"







467- İbn-i Abbas, Resulüllah'tan Ali'ye şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

"Ya Ali, Senin takipçilerindir kıyamet günü kurtuluşa erenler; kim onlardan bir tanesine hakaret ederse, Sana hakaret etmiştir ve kim Sana hakaret ederse, Bana hakaret etmiş sayılır.

Böyle bir kimseyi de Allah ebedi kalmak üzere (Cehennem) ateşine sokacaktır. Ne kötü bir dönüş yeridir.

Ya Ali, Sen Bendensin, Ben de Senden. Senin ruhun, Benim ruhumdan ve Senin tıynetin, benim tıynetimdendir. Senin taraftarların bizim tıynetimizin artanından yaratılmışlardır.

O halde kim onları severse bizi sevmiştir. Kim de onlara buğzederse bize buğz etmiştir. Kim onlara düşman olursa, bize düşman olmuştur ve kim onlara muhabbet beslerse bize muhabbet beslemiştir.

Ya Ali, Senin taraftarlarının günahları ve kusurları affedilir.

Ya Ali, Ben yarın Makam-ı Mahmud'da durduğum zaman, Senin taraftarlarının şefaatçisi olacağım. Bunu onlara müjdele.

Ya Ali, Senin taraftarın Allah'ın taraftarıdır ve Sana yardım edenler, Allah'a yardım edenlerdir. Senin dostların Allah'ın dostlarıdır ve Senin hizbin Allah'ın hizbidir.

Ya Ali, Senin velayetini kabul eden, saadete kavuşur, Sana düşmanlık besleyen bedbaht olur.

Ya Ali, Cennette Senin için bir hazine vardır. Sen Cennetin Zülkarneyn'isin. Hamd, âlemlerin Rabb'ine mahsustur. Allah'ın salatı, yaratıklarının en üstünü olan Muhammed'e ve O'nun tertemiz, seçkin ve seçilmiş Ehl-i Beyt'ine olsun." (Kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.