logo
28 EYLÜL 2026

Boey artık bek değil golcü

Galatasaray'daki ilk döneminde 2.5 sene Sarı-Kırmızılı formayı giyen Sacha Boey, toplamda 4 gol bulmuştu

01.03.2026 15:01:00
Haber Merkezi
 
Boey artık bek değil golcü
Boey artık bek değil golcü
Galatasaray'daki ilk döneminde 2.5 sene Sarı-Kırmızılı formayı giyen Sacha Boey, toplamda 4 gol bulmuştu. Bayern'den dönüşünde bir şeyler değişmiş gibi gözüküyor!






Galatasaray, 2021 yazında Rennes Kulübü'nden Sacha Boey'i kadrosuna katmıştı. Fransız sağ bek tam bir kapalı kutuydu. 






Hatta o dönemde konuyla ilgili çok eleştiri yapılmıştı. Ardından Fransız futbolcu büyük bir gelişim gösterdi. 






2024'ün Ocak ayında 30 milyon euro karşılığında Bayern Münih'e satıldı.






GÖZDEN DÜŞMÜŞTÜ

Ancak Alman devinde yaşadığı sakatlıklar ve performansı sebebiyle gözden düştü. Ara transfer döneminde satın alma opsiyonuyla birlikte Galatasaray'a kiralandı.







Boey, kısa süre içinde farklı bir istatistiğe imza attı. 25 yaşındaki futbolcu, daha önce 2.5 sene Sarı-Kırmızılı formayı giymişti.






JUVENTUS VE ALANYASPOR

Bu uzun süreçte 4 gol buldu. Ara transfer döneminde Galatasaray'a döndükten sonra ise 323 dakika (Süper Lig+Şampiyonlar Ligi) forma giydi. Juventus ve Alanyaspor ağlarını havalandırdı.







Sacha Boey'in ikinci Galatasaray dönemi, skor açısından oldukça iyi gidiyor...

Okan Buruk'tan Kasımpaşa maçında büyük revizyon

Galatasaray milli ara sonrasında ligde Kasımpaşa'yı ağırlayacak. Sonrasında ise Barcelona konuk edilecek! Teknik Direktör Okan Buruk, ülkelerinin kamplarına katılan bazı oyuncularla ilgili zor kararlar verebilir

28.09.2026 16:32:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'tan Kasımpaşa maçında büyük revizyon
Okan Buruk'tan Kasımpaşa maçında büyük revizyon
Birçok kulüp gibi Galatasaray'da çok sayıda futbolcusunu milli takımlara gönderdi. Sarı-Kırmızılılar milli ara sonrasında Kasımpaşa'yı RAMS Park'ta konuk edecek (9 Ekim). Ardından Şampiyonlar Ligi'nde kritik Barcelona sınavı var (13 Ekim). Teknik Direktör Okan Buruk, milli takımlara giden futbolcuların durumlarını yakından takip ediyor.






DURUM DEĞERLENDİRMESİ
 
Sarı-Kırmızılı takımdaki bazı futbolcu kıta değiştirdi. Diğerlerinin de İstanbul'a ne kadar dinç döneceklerini zaman gösterecek. Okan Buruk'un bütün milli oyuncularla ilgili bir durum değerlendirmesi yapacağı öğrenildi. Yorgun görülen bazı isimlerin Kasımpaşa'ya karşı oynatılmayabileceği konuşuluyor.







BARCELONA'YA SAKLANABİLİRLER
 
Cim-Bom'da Barcelona karşılaşmasına ekstra önem veriliyor. O maç, dünya genelinde de geniş bir izleyici kitlesine sahip olacak. Okan Buruk, Kasımpaşa sınavında sakatlık problemleriyle karşılaşmak istemiyor. Bu yüzden Galatasaray'ın Kasımpaşa 11'in büyük sürprizler yaşanabilir.







Galatasaray'a Ocak'ta Fransız orta saha geliyor

Galatasaray'ın kış transfer listesinde yer alan Twente'nin genç yıldızı Daouda Weidmann, alternatif isimler arasında ön plana çıkıyor

28.09.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'a Ocak'ta Fransız orta saha geliyor
Galatasaray'a Ocak'ta Fransız orta saha geliyor
Galatasaray kış döneminde bir merkez orta saha takviyesi gerçekleştirecek. Ve geniş listede Twente'den Daouda Weidmann'ın da bulunduğu öğrenildi...






Galatasaray, 2026 yazında beklenen merkez orta saha transferini tamamlayamamıştı. Kış döneminde ise bu bölgeye takviye gerçekleştirilecek. Sarı-Kırmızılılar'ın oluşturduğu geniş listede bazı genç isimler de bulunuyor. Ve bunlardan birinin Twente forması giyen Daouda Weidmann olduğu öğrenildi.






ETKİLİ GİRİŞ

23 yaşındaki Fransız futbolcu, Hollanda Ligi'ne etkili bir giriş yaptı. 6 karşılaşmada 2 gol ve 2 asist üretti. PSG altyapısından yetişen 1.80 boyundaki oyuncu, 2025'te RKC Kulübü'nden sadece 1.1 milyon euroya alınmıştı. Twente'deki mukavelesi 30 Haziran 2030 tarihine kadar devam ediyor.






SORUN ÇIKARSA

Twente Yönetimi'nin çift haneli bir bonservis beklentisi olduğu öğrenildi. Daouda Weidmann, Galatasaray'ın öncelikleri arasında değil... Fakat alternatiflerde sorun çıkarsa, ibre ona dönebilir. Asıl yeri merkez orta saha olan 1.80 boyundaki futbolcu, ön liberoda ve 10 numarada da görev yapabiliyor.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu yetenekli ve lig standartlarında fark yaratabilecek bir millî değer olsa da mevcut milyonlarca Euro net maaş yükü ve şu anki saha içi çıktısı teraziye konulduğunda, maddi karşılığını henüz veremediği net bir şekilde görülüyor

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Oyuncunun bu maaşın altındaki baskıyı kırabilmesi için düzenli ilk 11 oynayıp skoru sırtladığı bir döneme girmesi şart.

Fenerbahçe, geçen sezon başında Benfica kendilerini Şampiyonlar Ligi'nden eledikten sonra parayı bastırıp Kerem Aktürkoğlu'nu aldı... Millî futbolcunun sarı-lacivertli formayı giymesinde dönemin yöneticisi, daha sonra başkan adayı da olan Hakan Safi'nin büyük payı oldu.






Safi, Kerem'in sarı-lacivertli formayı giydiği sürece maaşının tamamını ödemeyi taahhüt etti. Geçen sezonun tamamını da ödedi. Ancak eylül başında Aziz Yıldırım'dan hesap sormak için (locası iptal edildiği için) geldiği kulüpten beklediğini alamadan ayrılan Safi, iddialara göre ödemeyi durdurdu.

Kulüpten gelen bilgilere göre Kerem'in maaşı artık Fenerbahçe yönetimi tarafından ödeniyor. Peki Kerem, yılda kazandığı milyonlarca Euro maaşı hak ediyor mu?






Geçen sezon 8 gol ve 7 asistle 15 gole etki eden Kerem, maç başına 12.5 top kaybı yaptı. Bu sezon bu oranı 7.2'ye düşürmüş görünse de bunda aldığı sürenin azalması etkili.

Geçen sezon 34.9 km/s maksimum hıza ulaşırken bu sezon 32.1 km/s seviyesinde kalmış. Sezon başı fiziki olarak hazır olmaması veya özgüven düşüklüğü göze çarpıyor.

Kerem, ceza sahası çevresinde topla buluştuğunda dikine giden, risk alan bir yapıda. Özgüveni düştüğünde ve skor üretemediğinde hücum akışını kesen top kayıpları taraftarın ve basının gözüne daha çok batıyor.

Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?

Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti

27.09.2026 17:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti. Didier Drogba'lı Schalke maçındaki çamur deryasından, Belhanda'nın yönetimle yollarının ayrılmasına neden olan zemin isyanına kadar Yeni Sami Yen yüzünden birçok kriz yaşandı. 






Sık sık hibrit çimlendirmeye geçildi. Drenaj kanalları sil baştan yapıldı. Rulo çim takviyeleri uygulandı. Ancak köklerin stadın mikrokliması nedeniyle tabana tutunamıyor. Uzmanlara göre yine tutunamayacak.






Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Sami Yen Spor Kompleksi açıldığı 2011 yılından bu yana gündemden düşmeyen zemin, mimari ve konum tartışmalarının sürekli odağında kaldı.






Uzmanlara göre Sami Yen'de devam eden yenileme çalışmaları kapsamında rulo çim ekimin yeni tamamlandı... Ancak Başkan Özbek'in de dediği gibi "Çim denen olay canlı bir varlık. Günün koşullarına, şartlarına ve mekanına göre farklılık gösteren bir canlı." Yani iş bitmiyor aslında daha yeni başlıyor.






Her şey tam planlandığı gibi yolunda gitse bile konunun uzmanlarına göre Sami Yen'de en erken maç oynanma tarihi 15 Ekim. Böyle bir durumda Kasımpaşa maçının başka bir stada alınması gündemde. Ancak Başkan Özbek "5 Ekim itibarıyla Ali Sami Yen Rams Park çimleri hazır hale gelecek." dedi. Yine Başkan Özbek'in de itiraf ettiği gibi stadın mimari yapısı zorlukları gündeme getiriyor.






Stadın Seyrantepe'deki tepe konumuna inşa edilmesi nedeniyle, bölgenin sert rüzgârlara ve değişken hava koşullarına açık olduğu sıkça vurgulandı.

Yüksek konum yüzünden çim sahanın ihtiyaç duyduğu doğal hava sirkülasyonu ile nem dengesinin ideal oranlarda sağlanamadığı, bunun da köklerin yere tutunmasını zorlaştırdığı iddia edildi.

Stadın dik tribün yapısı ve yüksek çatı tasarımı, sahanın özellikle güney ve batı cephelerinin yeterince doğal güneş ışığı almasını engelliyor.







Yılın büyük bölümünde sahanın önemli bir kısmı gölgede kaldığı için çim canlılığını sürekli kaybediyor. Bu sorunu aşmak için milyonlarca euroluk yapay güneş ışığı cihazları ve havalandırma fanları satın alındı. ancak bu sistemler bile zaman zaman doğal ışığın ve rüzgârın yerini tutamıyor.

Stadyum projesinin mimarı Mete Arat ve ekibi, tasarım aşamasında Türkiye'nin iklim koşullarını ve futbol sahasının ihtiyaç duyduğu iklimlendirme parametrelerini yeterince dikkate almamakla suçlandı.







Çatı sahanın üzerine çok fazla kapanıyor. Güneş açısını kesiyor. Tribünlerin dik. Saha adeta çanak içerisinde kalarak "hava almayan bir kuyu" haline geliyor.

Stadyumun üstünün açılır-kapanır çatı olarak tasarlandı. Sonradan bu projeden vazgeçildi. Ancak mevcut mimari bu değişime göre havalandırma açısından revize edilmedi.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?

Guendouzi, fiilî cezasının 1 maçını (Roma maçında) çekti. Kalan 2 maçlık cezası ise 1 yıl süreyle ertelendi. Bu sayede 14 Ekim 2026'daki Aston Villa karşılaşmasında ve sonraki maçlarda sahadaki yerini alabilecek. Önündeki 1 yıl boyunca UEFA maçlarında disiplinsizlik yapmazsa bu 2 maçlık cezayı hiç çekmeyecek. Peki Fenerbahçe, masadaki zaferi nasıl kazandı? İşte cevabı...

27.09.2026 15:29:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Lyon'un terbiyesiz taraftarlarının ailesine, çocuklarına varana kadar küfürler etmesi üzerine çıldıran Matteo Guendouzi, Fransa deplasmanında belki de haddini aşan hareketler yapmıştı. UEFA, Fransız oyuncuyu 2'si ertelenmeli 4 maçla cezalandırınca Fenerbahçe hemen harekete geçti. UEFA Disiplin Yönetmeliği'nin 11 ve 15. maddelerinin ihlal edilmediğini, eylemlerin yalnızca fiziksel bütünlüğü koruma amaçlı (orantılı tepki) gerçekleştiğini gösteren kamera kayıtlarını sundu.






Lyon'un kaleci antrenörü Ferreira'nın tüneldeki ilk fiziksel saldırısını ve rakibin Guendouzi'ye yönelik hakaretlerini iletti. "Haksız tahrik" maddesi uyarınca olası cezaların kaldırılmasını talep etti.






UEFA cezanın tamamını kaldırmadı; ancak ceza, 2'si bir yıllık denetim süresine tabi olmak üzere ertelenmiş toplam 3 maçlık men cezası olarak karara bağlandı. Fransız yıldız, 14 Ekim 2026 tarihinde oynanacak Aston Villa karşılaşmasında forma giyebilecek.






Karar tarihinden itibaren başlayacak 1 yıllık denetim süresi boyunca UEFA organizasyonlarında benzer bir disiplin ihlali yapmaması; sportmenliğe aykırı hareket, kural dışı sertlik veya hakem ile rakibi taciz etmekten kaçınması gerekiyor. 






Kırmızı kart görmese dahi maç içinde veya maç sonunda hakeme, rakip futbolculara, kulübede duran ekibe veya taraftara yönelik ciddi sportmenliğe aykırı hareket, fiziksel müdahale, kavga, hakaret ya da sözlü taciz veya provokasyon içinde olmaması gerek. 
 
Eğer bu 1 yıl içinde yeni bir ihlalde bulunmazsa ertelenmiş olan bu 2 maçlık ceza otomatik olarak tamamen silinecek.

Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?

Altyapıdaki skor baskısı ve metodsuzluk yüzünden Türkiye, İskandinavya'nın aksine elit santrfor yetiştirmekte sınıfta kalıyor

27.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Fransa maçından sonra bir kez daha santrfor derdimiz ortaya çıktı. Türkiye'de yetenekli çocuk sıkıntısı yok... Bunun aksini iddia eden de yok. Ancak yeteneği işleme, doğru pozisyona evirme ve sabırla olgunlaştırma sistemimiz olduğunu iddia eden de yok. İsveç ve Norveç'in yaptığı gibi oyuncu fazlalığını değil, metodu ve sabrı organize ettiğimiz gün Türkiye'nin elinde de elit santrforlar olacak. Ancak bizde o sabır var mı?






"80 milyonluk ülkeden bir santrfor çıkmıyor" gibi sığ bir açıklama ile Türkiye'nin santrfor eksiği açıklanamaz... Çünkü o zaman birisi karşınıza çıkar; "Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'ın tarihinde bir tane Dünya Kupası yok" der. "Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Çin'in bir tane elle tutulur futbolcusu yok" der. Bu kısır döngü de uzar gider.






Burada bizim belki de sormamız gereken; Norveç ve İsveç gibi dünya futbolundaki yerleri orta ve alt seviyeler olan ülkelerin nasıl bu kadar üst seviye forvetler çıkardıkları, bizim onlardan en azından gelecek nesillerde forvet çıkarmak için ne yapmamız gerektiği olabilir.






Norveç spor yasalarına göre 13 yaşına kadar çocuk liglerinde puan durumu tutulmaz, sıralama yapılmaz ve çocuk elenmez. Haaland, 15 yaşına kadar 40 kişilik homojen bir arkadaş grubuyla elenme korkusu olmadan futbol oynadı. Geç fiziksel gelişim gösteren çocukların sırf daha minyon diye sistem dışına itilmesi engellendi.






Haaland çocukken akranlarına göre oldukça çelimsizdi. Antrenörleri ona "fizikle ezmeyi" değil; kör nokta koşularını, vücut açısını ve topsuz alan sezgisini öğretti. Boyu ve fiziği 16-17 yaşından sonra patladığında, zaten elit seviyede bir "pozisyon alma aklına" sahipti.

İskandinav futbol altyapılarında santrforlar küçük yaştan itibaren ceza sahası içi bitiricilik ve dikey koşu şablonlarıyla büyür. Forvet oyuncusundan sadece top saklaması değil, arkaya koşu atması ve geçiş hücumunu tamamlaması beklenir.






Oyuncular sadece takım antrenmanı yapmaz. 12-14 yaşından itibaren pozisyona özel (santrforlar için kafa vurma açısı, ilk temas, tek dokunuş bitiriciliği) bireysel antrenörlerle çalışırlar.

Türkiye'de U12, U14 seviyelerinde bile antrenörler maç kazanmak ve şampiyon olmak ister. Bu yüzden teknik kapasitesine bakılmaksızın sadece erken ergenliğe girmiş, hızlı ve güçlü çocukları santrfor yaparlar. Bu çocuklar altyapıda fiziğiyle fark yaratır ancak A takıma çıktığında fiziksel üstünlüğü kaybolunca sıradanlaşırlar.






Süper Lig takımları ani başarı baskısı nedeniyle hazır, 30 yaş üstü yabancı santrforlara yönelir. Altyapıdan çıkan 19-20 yaşındaki bir santrforun 3 maç üst üste gol atamama kredisi yoktur; ilk hatasında kulübeye çekilir veya alt liglere kiralanır.

Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek

Türkiye, Fransa yenilgisi sonrası geçiş oyununun belirleyici olacağı kritik İtalya sınavında boyunun ölçüsünü alacak

27.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
İtalya maçı, Fransa maçına kıyasla topun iki kale arasında daha çok gidip geleceği, her iki takımın da net pozisyonlar bulabileceği ve geçiş oyununu daha iyi oynayanın kazanacağı bir "ölçü" maçı olacak. Fransa karşısında "en üst seviyenin uzağında" olduğumuz kanıtlandı... Ancak Türkiye, İtalya maçında 3. sınıf değil ama belki de 2. sınıfın iyileri arasında olduğunu gösterebilir.

Fransa seviyesinde değiliz... Belki daha fazla gol beklentisi yarattık, belki zaman zaman dişe diş oynadık ama Fransızlar bizi Kocaeli'de sahamıza hapsetti. Eğri oturup doğru konuşup eksiklerimizi görmemiz gerek.






Belki de bizim için sınav aslında İtalya maçıdır... Çünkü sahasında Belçika'ya 2-0 yenilen, son Dünya Kupası'na bile katılmayan İtalya'yı ağırlayacağımız maç bize boyumuzun ölçüsünü gösterecek.

Peki bizi İtalya karşısında nasıl bir maç bekliyor?

Fransa karşısında alınan 1-0'lık mağlubiyet ve maçın istatistikleri, Türkiye'nin tepe seviye takımlarla arasındaki farkı net bir şekilde özetledi.






Şut sayısı (12-12) ve gol beklentisi (1.21 - 1.17 xG) kâğıt üzerinde kafa kafaya görünse de topa sahip olma oranındaki ciddi fark (%36 - %64), atılan isabetli paslar (272 - 560) ve çalımlardaki ezici üstünlük (%40 - %76) Fransızların oyunu ve tempoyu tamamen kontrol ettiğini ortaya koydu.






İtalya'nın sahasında Belçika'ya 2-0 yenildiği maçın istatistikleriyle birlikte değerlendirdiğimizde, önümüzdeki Türkiye-İtalya maçı için bizi farklı dinamikler bekliyor olacak.






İtalya, Belçika karşısında %56 topa sahip olup 21 şut atmasına ve 1.70 xG üretmesine rağmen bitiricilik sorunu yaşadı ve kalesinde 2.76 xG vererek 2-0 kaybetti. Belçika'ya karşı maçı domine etmeye çalışan ama geçiş hücumlarında ciddi açıklar veren bir İtalya vardı. Bu durum, Türkiye karşısında reaksiyon göstermek isteyecek ve maça ön alanda yoğun baskıyla başlayacak bir rakibe işaret ediyor.






Fransa maçı gösterdi ki pasla çıkmaya çalışırken yaptığımız top kayıpları bizi sahamıza hapsetti. İtalya da ön alanda basacaktır; ilk baskıyı kırabilirsek İtalya savunmasını az adamla yakalama fırsatımız yüksek.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.