logo
10 TEMMUZ 2026

Bosna'da Sırp terörü

19.06.2001 00:00:00
 
Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde, Ferhadiye Camii'nin restorasyon törenini ikinci defa engellemek isteyen Sırp milliyetçilerle polis arasında çatışma çıktı. Görgü tanıkları, yüzlerce Bosnalı Sırp'ın, taş ve şişelerle polise saldırdığını ve bazı görevlilerin yaralandığını söyledi. Sırp göstericilerin ayrıca, Müslümanlar aleyhine sloganlar attıkları, milliyetçi şarkılar söyledikleri belirtildi. Polis, göstericilere karşı gözyaşartıcı gaz ve basınçlı su kullandı. Olaylara rağmen, caminin restorasyonu için düzenlenen törenin sıkı güvenlik önlemleri altında başladığı kaydedildi. Ferhadiye Camii'nin restorasyonu için daha önce düzenlenen törendede olaylar çıkmış ve İçişleri Bakanı ile Gizli Servis Başkanı istifa etmişti. Bosna savaşı sırasında Sırplar tarafından yıkılan 16. Yüzyıl'dan kalma tarihi Ferhadiye Camii'nin yeniden inşası için 7 Mayıs'ta yapılması öngörülen temel atma töreni, yaklaşık 4 bin Sırp tarafından engellenmişti.

DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.

DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, “Yasa geçerse Öcalan, sekretaryasıyla birlikte yeni yerleşkeye geçecek” dedi

10.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.
DEM Parti'nin Terörsüz Türkiye sürecine dair yaptığı toplantıda, "Öcalan'a yeni yerleşke" iddiaları da soruldu.
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Milletvekili Saruhan Oluç ve DEM Parti STK Komisyon üyesi Sultan Özcan'dan oluşan heyet, Ankara'da süreçte yaşananları konuşmak, eleştiri ve görüşleri dinlemek için bir grup gazeteci ile bir araya geldi.

Toplantıda, İmralı'da Öcalan'ın çalışmalarını yürütmesi için yeni bir yer inşa edildiği haberleri de soruldu. Öcalan'a "yeni bir yerleşke inşa edildiği, ancak yasa çıkmadan Öcalan'ın buraya geçmeyi reddettiği" haberlerini Adalet Bakanlığı'nın yalanlaması da hatırlatıldı. Bu konuya dair üzerine Temel, yeni çıkacak çerçeve yasanın, Öcalan'ın süreçte nasıl yer alacağını içermesi gerektiğini ifade ederek şunu söyledi: "Yasa temmuz ayında geçer ve koşulları sağlanırsa Öcalan, sekretaryasıyla birlikte yeni yerleşkeye geçecek."

DEM Parti heyeti, 24 Mayıs'tan bu yana Abdullah Öcalan'la kendilerinin, ailesinin ve avukatlarının bir temasının olmadığını açıkladı.

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı. Türk mutfağına özgü lezzetlerin ikram edildiği zirve, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı

10.07.2026 12:41:00
AA
 
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde devlet ve hükümet başkanının katıldığı NATO Zirvesi'ne Türk mutfağı damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderler onuruna verdiği yemek iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak tarafından hazırlanırken, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeğe Şef Osman Sezener imza attı.

Şef Sinem Özler de zirvede uluslararası heyetlere verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan şeflerden biri oldu.

Gerek zirve kapsamındaki yemeklerde gerekse de liderlerin konakladığı otellerde sofralara tandır, mantı, içli köfte, sütlü Nuriye, baklava ve Maraş dondurması gibi Türk mutfağına özgü lezzetler damga vurdu.

Türk şeflerin, konuk liderler ve eşleri için hazırladığı Türk mutfağına özgü bu lezzetler, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı.

"İkramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik"
Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı ve Sheraton Ankara Otel'in Başaşçısı Zeki Açıköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki otellerde son bir hafta içerisinde yoğunluk yaşandığını belirtti. Açıköz, liderler ve heyetlerinin tercihinin marka zincir oteller olduğunu vurguladı.

Aralarında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Starmer, İtalya Başbakanı Meloni, Almanya Başbakanı Merz, İspanya Başbakanı Sanchez ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de olduğu 10 liderin çalıştığı Sheraton Ankara Hotel'de konakladığını kaydeden Açıköz, kimi liderlerin 2, kimi liderlerin ise 3 gün konakladığını söyledi.

Konuk devlet ve hükümet başkanlarını Türk misafirperverliğine yakışacak şekilde ağırladıklarını dile getiren Açıköz, şu ifadeleri kullandı:

"Türk misafirperverliği dünyada bir numara. Aşçılar olarak bunu en güzel şekilde yapmaya çalıştık. Bu kapsamda Türk mutfağını da çok iyi tanıttık. Çünkü Türk mutfağı sadece baklava, pide, döner ve kebaptan ibaret değil. Mutfağımızda, 7 farklı bölge, 7 farklı kültür hatta daha da fazlası var. Biz de ikramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik."

"Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından zirve kapsamında konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeklere de değinen Açıköz, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde çok muhteşem bir yemek oldu. Oraya da dışarıdan bir şefimiz geldi. Türk mutfağını inanılmaz güzel yaptılar. Şefimize ve Külliye'de çalışan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Çankaya Köşkü'nde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi gelen başkan, başbakan eşlerine güzel bir yemek verdi. Oraya da bir şefimiz geldi. O şefimize, ekibine ve orada çalışan bütün meslektaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zirveyle aşçılar olarak Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk."

LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca, "2026 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu" yayımlandı. Buna göre Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak, yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos'ta açıklanacak

10.07.2026 12:03:00
İHA
 
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS sonuçları açıklandı. Söz konusu sınava toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu. Sınava 994 bin 358 aday katılırken, sınava katılım oranı ise yüzde 97,23 olarak gerçekleşti. İki oturum halinde yapılan sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda; yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde uygulandı. Tercih sonuçlarının ise 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacağı belirtildi.

Merkezi yerleştirme ise; merkezi sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre öğrencilerin tercihleri doğrultusunda yapılacak.

Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek. Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8'inci sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

Yerel yerleştirme işlemleri ise; okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak. Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 6,7 ve 8'inci sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak.

Tüm öğrenciler yerel yerleştirme tercihi yapacak

Merkezi sınava giren ve sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerektiği belirtildi. Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak. Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak. Öğrenciler; merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek. Merkezi sınava girmeyen öğrenciler ise yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere iki grupta tercih yapabilecek.

İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek ve yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 5 okul tercihi yapabilecek. Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek. Yerel yerleştirme tercih ekranındaki; yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk, öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

Nakiller iki dönem sürecek

Yerleştirmelere esas nakillerin ise iki dönemde yapılacağı duyuruldu. Her iki dönemde de Merkezi Sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. Ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek. Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak olup öğrenciler, tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

Sonuçlar 5 Ağustos'ta açıklanacak

Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanların, 5 Ağustos tarihinde "meb.gov.tr" adresinde ilan edileceği duyurulurken, yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos tarihleri arasında alınacak olup tercih sonuçları 10 Ağustos tarihinde açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınarak 14 Ağustos tarihinde duyurulacak. Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos tarihleri arasında yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos tarihinde tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül tarihinde ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi

10.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 10.07.2026 11:51:30
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
Kırmızı bültenle aranan 54 suçlu Türkiye'ye iade edildi
İçişleri Bakanlığı, uluslararası (kırmızı bülten) ve ulusal düzeyde aranan 54 suçlunun yakalanarak Türkiye'ye iade edildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı.



Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.A., S.O., Y.T., S.K., F.M., S.M., N.A., S.B., H.K., M.D., Y.B., B.D., L.T., T.Y., B.M., F.E., H.İ.Ç., Ü.M., N.T., K.N., Ç.Y., D.B., C.B., A.D., S.Ö., U.Ç., B.K., Ö.T. ve Y.L. ile ulusal seviyede aranan M.A., S.B., M.A., Ü.K., H.M., F.C., S.Y., M.Ö., B.B., G.B., H.U., N.A., M.A., G.K., H.Ç., K.C., H.K., İ.U., A.İ., B.K., B.A., K.Y., B.Y., H.A. ve Ü.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadeleri yer aldı.



Zanlıların yakalandığı ülkeler ise şu şekilde:

Gürcistan (38), Almanya (5), Azerbaycan (2), Bulgaristan, Avusturya, Ekvador, Fransa, Hırvatistan, Kazakistan, Mısır, Yunanistan, Kuzey Makedonya.

Trafikte selektör terörüne hapis şoku

Yargıtay’dan emsal karar! Yol istemek veya uyarmak amacıyla arkadan sıkıştırıp peş peşe selektör yapanlara TCK 123 uyarınca 1 yıla kadar hapis cezası verilebilecek

09.07.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte selektör terörüne hapis şoku
Trafikte sürücülerin en çok maruz kaldığı psikolojik şiddet ve taciz yöntemlerinden biri olan "ısrarlı selektör" eylemi artık sadece bir trafik kuralı ihlali sayılmayacak. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, trafikte takip mesafesini tehlikeli biçimde azaltarak öndeki araca peş peşe selektör yapmayı doğrudan adli bir suç olarak kabul etti. Alınan emsal kararla birlikte, bu davranışı sergileyen magandalar ceza mahkemelerinde yargılanarak hapis cezası alma riskiyle karşı karşıya kalacak.

1 yıla kadar hapis istenebilecek

Yüksek mahkemenin kararına göre, direksiyon başında selektör kolunu adeta bir taciz silahı gibi kullananların bu eylemi, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu kapsamında değerlendirilecek. İlgili kanun maddesi uyarınca, trafikte diğer sürücüleri psikolojik baskı altına alıp huzurunu kaçıran kişiler hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle kamu davası açılabilecek.

"Tek sefer" yasal, "ısrar ve sıkıştırma" suç

Türkiye'deki trafik alışkanlıklarında selektör kolu genellikle sol şeritte yol talep etmek ya da karşı tarafı olası bir tehlikeye karşı uyarmak için kullanılıyor.

Uzmanlar, yol istemek ya da bir tehlikeyi haber vermek amacıyla anlık olarak sadece tek bir sefer selektör yapılmasının gerekli olduğunu, öndeki sürücü reaksiyon göstermediğinde takip mesafesini sıfırlamak, peş peşe ve ısrarlı şekilde selektör yağmuruna devam ederek sürücüyü taciz etmek olduğunu söylüyor.

Panik ve kazalara zemin hazırlıyor

Yargıtay'ın bu kararı almasındaki en büyük etkenlerden biri, arkadan yapılan yoğun selektör baskısının öndeki sürücüde panik ve telaşa yol açmasıdır. Özellikle acemi veya heyecanlı sürücüler bu baskı altında direksiyon hakimiyetini kaybederek ölümcül kazalara sebebiyet verebiliyor. Eylem sadece huzur bozmakla kalmayıp can güvenliğini de açıkça tehdit ettiği için ceza hukuku kapsamına alınmış durumda.

Hukukçular, trafikte bu tarz bir selektör terörüne maruz kalan sürücülerin araç kameraları veya telefon kayıtlarıyla birlikte doğrudan cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunabileceğini belirtiyor.

Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti

Kırklareli'de annesinden boşanan babasının silahlı saldırısına uğrayan 4 yaşındaki Öykü K., tedavi gördüğü Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Çocuk parkında yaşanan silahlı saldırıda anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle acı ikiye katlandı

09.07.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Annesinden sonra 4 yaşındaki Öykü de yaşam savaşını kaybetti
Olay, Kırklareli'nin Demirtaş Mahallesi'ndeki bir çocuk parkında meydana geldi. 26 yaşındaki Çisem Çalkantı., 4 yaşındaki kızı Öykü K. ile parkta bulunduğu sırada bir süre önce boşandığı eski eşi Y.K. ile karşılaştı. İddiaya göre Y.K., yanında bulunan tabancayla eski eşine ve kızına peş peşe ateş açtıktan sonra olay yerinden kaçtı.

Silahlı saldırıda ağır yaralanan anne ile kızı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Çisem Çalkantı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Durumu ağır olan Öykü K. ise ileri tedavi amacıyla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.

Yoğun bakım ünitesinde günlerdir yaşam mücadelesi veren 4 yaşındaki Öykü K. da doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Böylece çocuk parkında başlayan silahlı saldırı, anne ve kızının yaşamını yitirmesiyle çifte acıya dönüştü.

Anne Çisem Çalkantı'nın cenazesi, Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesine bağlı Yenice köyünde toprağa verildi. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren 4 yaşındaki Öykü K.'nın da köye getirileceği ve annesinin yanına defnedileceği öğrenildi.

Saldırının ardından olay yerinden kaçan şüpheli Y.K. ise daha sonra boş bir arazide ölü bulundu. Olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor

Kamu bankalarının 14 milyar lirayı aşan devasa reklam bütçesi, reyting gözetmeksizin sadece iktidar medyasının kasasına akıtıldı. Muhalif ekranlara "sıfır saniye" reklam hakkı tanınırken, halkın kaynakları tek renkli bir medyayı fonlamak için adeta seferber edildi

09.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu reklamları yandaş medyaya akıyor
Kamu bankaları ve kuruluşlarının ticari ilan ve reklam harcamaları son üç yılda rekor seviyelere ulaşırken, milyarlarca liralık dev bütçenin televizyon kanallarına dağılımındaki adaletsizlik bağımsız izleme raporlarıyla bir kez daha gözler önüne serildi.

Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank başta olmak üzere kamu kurumlarının reklam pastasında aslan payını hükümete yakınlığıyla bilinen medya grupları alırken, muhalif ve eleştirel yayın çizgisine sahip televizyon kanalları son üç yılda da kamu reklamlarında "sıfır" saniye ile adeta görünmez kılındı.

Üç yılda 14 milyar lirayı aşan harcama dudak uçuklattı

Finansal raporlar ve meclis denetim komisyonlarına yansıyan verilere göre, kamu bankalarının reklam ve ilan harcamaları enflasyon ve artan saniye tarifeleriyle her yıl katlanarak büyüdü. Üç büyük kamu bankasının (Halkbank, Ziraat Bankası, Vakıfbank) 2024 yılındaki toplam reklam harcaması 5 milyar 100 milyon TL seviyesinde gerçekleşmişken, bu rakam 2025 yılında tarihi bir sıçramayla 7 milyar 716 milyon 535 bin TL'ye yükseldi.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılının yalnızca ilk üç ayında (Ocak-Mart) Vakıfbank 613 milyon 254 bin TL, Halkbank ise 451 milyon 920 bin TL reklam bütçesi harcayarak yılın ilk çeyreğinde 1 milyar liralık sınırı hızla aştı. 2026 yılı genelinde toplam kamu reklam yatırımlarının 10 milyar TL barajını çoktan geride bırakacağı öngörülüyor.

Hangi ekran ne kadar gelir elde etti?

Kamu bankaları ve diğer dev kamu iştirakleri (Turkcell, Türk Telekom) reklam dağıtımında kurum bazlı resmi ve net dökümleri kamuoyuna açıklamaktan kaçınsa da bağımsız medya takip ajanslarının saniye/süre analizleri ve harcanan milyarlık bütçelerin oranlamaları, kanalların kasasına giren tahmini tutarları net biçimde ortaya koyuyor:

En büyük gelir payını Turkuvaz Medya Grubu (ATV ve A Haber) elde etti. Kamu ilanları ve banka reklam kuşağı sürelerinin yaklaşık yüzde 35 ile 40'ını tek başına kapatan bu gruba, 2025 yılındaki 7,7 milyar liralık banka bütçesinden ve diğer kamu iştiraklerinden tahmini 2,8 milyar TL ile 3,2 milyar TL arasında doğrudan nakit akışı sağlandı.

İkinci büyük gelir odağını ise Kanal 7, Ülke TV, 24 TV, TVNET ve Akit TV gibi hükümete tam destek veren yayın organları oluşturdu. Reyting listelerinde geride kalmalarına rağmen yüz binlerce saniyelik kamu reklam kuşağı satın almalarıyla desteklenen bu kanalların, son üç yıllık bütçelerden yıllık ortalama 2,2 milyar TL ile 2,5 milyar TL arasında değişen bir gelir payını paylaştığı hesaplanıyor.

TRT Grubu ise kamu yayıncısı olmasına rağmen ticari nitelikteki kamu bankası ve kamu şirketi reklamlarından muazzam paylar almaya devam etti. TRT 1 ve TRT Haber başta olmak üzere grubun tüm kanallarına son üç yılda aktarılan tahmini ticari kamu reklamı tutarı yıllık ortalama 1 milyar TL civarında seyretti.

Merkez akım çizgide konumlanan ve yayınlarında ekonomi-siyaset dengesini korumaya çalışan CNN Türk ve NTV gibi haber kanalları da düzenli reklam kuşaklarıyla pastadan mahrum kalmadı. Bu kanalların bulunduğu segment, kamu reklam bütçelerinden yıllık tahmini 1,2 milyar TL seviyesinde gelir üretti.

Muhalif ekranlara "sıfır" çekildi: Ayrımcılık belgelendi

RTÜK'ün listelerinde yer alan ve izlenme oranlarında (reyting) çoğunlukla ilk sıralarda pay sahibi olan Halk TV, Sözcü TV, Tele1 (kapatıldı), KRT, Meltem TV ve TV5 gibi eleştirel yayın organları için ise durum tamamen farklı bir boyutta seyrediyor. Medya izleme raporlarına göre, üç kamu bankasının ve kamu gücünü arkasına alan markaların bu kanallarda yayımlanan reklam süresi tam olarak "0" (sıfır) saniye oldu. Milyarlarca liralık halk kaynağının tek bir kuruşu dahi bu kanalların kasasına girmedi.

Haber merkezlerinin televizyon ekranlarında sıkça gördüğü ve bakanlıklarca hazırlanan bilgilendirici videolar ise "Kamu Spotu" statüsünde olup, mevzuat gereği kanallarda tamamen ücretsiz yayınlanıyor. Bu durum, kamu spotu adı altında muhalif kanalların ekranlarının bedelsiz kullanılırken, gelir getiren milyarlık ticari reklam bütçelerinin ise sadece belirli yayın organlarını finanse etmek için bir enstrüman olarak kullanıldığı eleştirilerini haklı çıkarıyor.

Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı

İstanbul Barosu seçimleri öncesinde üç güçlü avukat grubu, "Cumhuriyetçi Güç Birliği" çatısı altında birleşerek eski Baro Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı gösterdi. Basın toplantısında konuşan Kocasakal, "Bu adaylık şahsi bir tercih değil, bir zihniyet ve duruş adaylığıdır" dedi

09.07.2026 18:18:00
Haber Merkezi
 
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
Kocasakal'dan İstanbul Barosu Başkanlığına adaylık ilanı
İstanbul Barosu'nda Ekim ayında gerçekleştirilecek seçimler öncesinde, hukuk dünyasını hareketlendiren bir iş birliği ilan edildi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu, Önce Avukat Grubu ve İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG), güçlerini birleştirerek "Cumhuriyetçi Güç Birliği"ni kurdu. Birlik, İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı başkan adayı olarak kamuoyuna duyurdu.

Kocasakal'ın adaylığını kamuoyuna duyurmak için Galata Hizmet Binası Kültür Merkezi'nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Kocasakal, adaylığının temelinde "müdafaa-i hukuk, müdafaa-i vatan ve müdafaa-i Cumhuriyet" anlayışının yattığını belirtti. Kocasakal, "1923 Cumhuriyetine, kurucu değerlere, Atatürk'e fikri bağlılık ve hukuk devletine sarsılmaz inanç, İstanbul Barosu'nun tarihsel görevidir" ifadelerini kullandı.

Mevcut hukuk sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunan Kocasakal, Türkiye'de hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının ağır saldırı altında olduğunu söyledi. Hukuk devletini "adeta entübe edilmiş" şeklinde tanımlayan Kocasakal, şunları kaydetti:

"Hukuk ve yargı bağımsızlığı ayaklar altındadır. Kanunilik ilkesinin yok sayıldığı, tutuklamanın esas, özgürlüğün istisna olduğu bir sürek avı ortamındayız. Anayasa Mahkemesi kararlarına mahkemelerin uymadığı, yargısal süreçlere siyasetin gölge düşürdüğü bir ortamda hukuk güvenliğinden söz edilemez."  

Mevcut İstanbul Barosu yönetimini de eleştiren Kocasakal, yönetimin hukuk devletine yönelik saldırılar karşısında "kuzuların sessizliğine büründüğünü" belirtti. Kocasakal, yönetimin Anayasa'nın ilk dört maddesini tartışmaya açan zihniyete karşı takındığı tavrın bilinçli bir sessizlik olduğunu kaydetti.

Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin her türlü Cumhuriyetçi ve hukuktan yana olan meslektaşa açık olduğunu vurgulayan Kocasakal, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Bölünmenin getirdiği olumsuz tablodan ders alarak oluşturduğumuz bu güç birliği, Cumhuriyet'in ve hukukun muhafazası içindir. Atatürk'ün dediği gibi; hak kuvvetten üstündür. Hukuksuzluk kimsenin yanına kalmaz; kazanan Cumhuriyet ve hukuk olacaktır."

Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu

Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini, başvuruların ise 7 Temmuz itibarıyla başladığını duyurdu

09.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu
 Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini duyurdu
Milli Savunma Bakanlığı, 2026 yılının ikinci yarısında bedelli askerlik ücretinin 472 bin 653 lira 60 kuruş olarak belirlendiğini, başvuruların ise 7 Temmuz itibarıyla başladığını duyurdu.
Memur maaş zam oranlarının belli olmasıyla birlikte bedelli askerliğe gelen artış da belirlendi. Bedelli askerlik ücretine ilişkin beklenen resmi açıklama MSB tarafından yapıldı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, "Buna göre bedelli askerlik tutarı 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olmuştur. 7 Temmuz 2026 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda ve dijital platformlarda kişisel verilerin korunması için yeni bir adım attı. 81 ile gönderilen 10 maddelik resmi yazıyla, internet sitelerinden sosyal medya hesaplarına kadar tüm paylaşımlar mercek altına alındı

09.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı 81 ile yazı gönderdi: Okullarda yeni kurallar
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğrenci, veli, öğretmen ve personelin dijital güvenliğini sağlamak amacıyla radikal kararlar aldı. Merkez ve taşra teşkilatları ile tüm eğitim kurumlarına gönderilen resmi yazıyla, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında çok sıkı tedbirlerin hayata geçirilmesi istendi. Yeni kurallara göre, görev ve hizmet sınırlarını aşan, gereğinden fazla veri toplama dönemine tamamen kilit vuruluyor.

Yeni dönemin en dikkat çekici kuralı, geçmişe dönük dijital temizlik kararı oldu. Okul, kurum ve birimlere ait internet siteleri ile sosyal medya hesapları baştan aşağı gözden geçirilecek. Bu platformlarda daha önce yayımlanmış olan ve kişisel veri içeren her türlü liste, belge, fotoğraf, video, duyuru ve dosya kamuya açık erişimden derhal kaldırılacak.

Bakanlığın kesin yasağıyla birlikte artık okul sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında öğrenci sınıf listeleri, öğrenci numaraları, T.C. kimlik numaraları, sınav listeleri, devamsızlık ve başarı bilgileri paylaşılmayacak. Aynı şekilde sağlık ve disiplin bilgileri, veli bilgileri, personel iletişim bilgileri ile öğrenci ve personele ait fotoğraf ve videolar da kamuya açık şekilde yayımlanamayacak. Duyuru ve paylaşımlarda sadece kişisel veri içermeyen yeni yöntemler tercih edilecek.

Eğitim öğretim faaliyetleri sırasında fotoğraf ve video çekimi yapılması gereken zorunlu durumlarda ise kurallar tamamen değişti. Çekim ve paylaşım yapılmadan önce, bu işlemin amacı, paylaşılacağı ortam, verinin saklanma süresi ve bu görsellere kimlerin erişebileceği önceden net bir şekilde belirlenmek zorunda olacak. Özellikle öğrencilere ait görüntülerin paylaşımında maksimum hassasiyet gösterilecek.

Bakanlık, siber güvenliği tehdit eden unsurlara karşı da çok sert yaptırımlar getirdi. MEB sistemlerine erişim sağlayan kullanıcı adı, parola ve doğrulama kodları hiçbir şekilde üçüncü taraflarla paylaşılmayacak. Sistem üzerinden yetkisiz şekilde toplu veri alma, veri aktarma amacıyla kullanılan bot, makro, otomasyon araçları, tarayıcı eklentileri ve yetkisiz üçüncü parti yazılımlar tamamen yasaklandı. Bu kuralları ihlal eden, şifresini paylaşan veya yetkisiz yazılım kullanan personel hakkında idari ve hukuki süreçler anında işletilecek.

Herhangi bir kişisel veri ihlali, yanlış kişiye veri gönderimi, şüpheli yazılım kullanımı veya web sitesinde veri yayımlanması durumunda, durumun vakit kaybetmeksizin okul yöneticisine ve bağlı bulunulan birime bildirilmesi gerekecek. Sürecin sorunsuz yürütülmesi için okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili personel, Öğretmen Bilişim Ağı (ÖBA) üzerinden kişisel verilerin korunması ve bilgi güvenliği farkındalık eğitimlerine katılmaya teşvik edilecek.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.