logo
28 TEMMUZ 2026

Brezilya: Arjantin Devlet Başkanı Milei'nin suçlamaları "görülmemiş bir provokasyon"

Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ile Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes'i hedef alan açıklamalarını, iki ülke ilişkilerinde "görülmemiş bir provokasyon" olarak nitelendirdi

28.07.2026 05:00:00
AA
 
Brezilya: Arjantin Devlet Başkanı Milei'nin suçlamaları "görülmemiş bir provokasyon"
Brezilya: Arjantin Devlet Başkanı Milei'nin suçlamaları "görülmemiş bir provokasyon"

Arjantin merkezli yayın organı Infobae'ye konuşan Vieira, Milei'nin Sao Paulo'da Lula da Silva ile Yüksek Mahkeme Yargıcı Moraes'i hedef alan açıklamalarını değerlendirdi.

Vieira, "Bu, 200 yılı aşkın ikili ilişkilerde eşi benzeri görülmemiş bir provokasyondur. (Milei) Brezilya'ya parti içi bir etkinliğe katılmak üzere özel bir ziyaret gerçekleştirdi. Açıklamaları saldırgandı, iç işlerimize müdahale niteliği taşımasının yanı sıra yalnızca Devlet Başkanı Lula'ya ve yargıya değil, demokratik kurumlarımıza ve Brezilya halkına da hakaret içeriyordu." ifadelerini kullandı.

Milei'nin açıklamalarının iki ülke ilişkilerine zarar verdiğini vurgulayan Vieira, "Ne içerideki ne de dışarıdaki aşırı sağın sözcüleri gözümüzü korkutamaz. Devlet Başkanı Lula'nın da belirttiği gibi, hiç kimse yalanlarla Brezilya'yı yenemez." diye konuştu.

Öte yandan Brezilya Maliye Bakanı Dario Durigan ise Brezilya basınına yaptığı açıklamada, Milei'yi "palyaço" olarak nitelendirerek, Arjantin ekonomisinin "çok kötü" durumda olduğunu öne sürdü.

Milei'nin Arjantinlilerin dikkatini başka yöne çevirmeye çalıştığını dile getiren Durigan, "Arjantin'in ülke riski, kamu borcu ve enflasyonu çok daha yüksekken, o palyaço Arjantin Devlet Başkanı (Milei) Brezilya'ya gelip ülkemiz hakkında konuştu." şeklinde konuştu.

Ne olmuştu?

Milei, 26 Temmuz'da Sao Paulo'daki Pacaembu Stadyumu'nda düzenlenen Liberal Parti kongresinde yaptığı konuşmada, eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'ya destek verirken, Lula da Silva ile Bolsonaro hakkında ev hapsi kararı veren Yüksek Mahkeme Yargıcı Moraes'i sert sözlerle eleştirmişti.

Bolsonaro hakkında verilen ev hapsi kararını "hukuksuz" olarak nitelendiren Milei, "Lula hapisteyken yabancı liderleri kabul etmekten çekinmezken, Brezilya adaleti haksız yere ev hapsinde tutulan dostumu ziyaret etmeme izin vermedi." ifadesini kullanmıştı.

Brezilya, Arjantin lideri Milei'nin suçlamaları üzerine Buenos Aires'teki büyükelçisini geri çağırmıştı. 

Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinde en kritik aşamaya girildi. PKK'nın tasfiyesi ve silah bırakma sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak 10-12 maddelik "çerçeve yasa" teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Meclis tatile girmeden yasalaşması hedeflenen düzenlemenin sınırları netleşirken, siyasi kulisler hareketlendi

27.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Çerçeve Yasa bu hafta Meclis'e geliyor
Ekim 2024'te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan, Temmuz 2025'te örgüt üyelerinin Kuzey Irak'ta sembolik olarak silah yakması ve Şubat 2026'da TBMM Komisyon raporunun kabul edilmesiyle ilerleyen süreçte, hukuki zemin nihayet şekilleniyor.

Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkililerinin ortaklaşa hazırladığı taslak metinde yasanın sınırları ana hatlarıyla belirlendi.

Yasa, PKK'nın silah bıraktığının ve kendisini resmen feshettiğinin teyit edilmesiyle yürürlüğe girecek.

İlk aşamada suça karışmamış örgüt mensuplarının eve dönüşü kolaylaştırılacak ve denetimli serbestlik hükümleri uygulanacak.

Çerçeve Yasa kapsamında dönüş yapan bu kişilere, topluma entegrasyon sürecinde beş yıl boyunca siyaset yasağı getirilmesi öngörülüyor.

Kandil'deki örgüt yöneticilerine ve lider kadrosuna ilk etapta dönüş yolu açılmayacak.

Yasanın uygulama süresinin 3 yıl olması ve ihtiyaç halinde 6 aylık periyotlarla uzatılması planlanıyor.


DEM Parti ve PKK kanadından açıklamalar


Yasa teklifi öncesinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti gruplarını ziyaret ederek temas trafiğini yürüttü.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yasanın muhtemelen bu hafta geleceğini belirterek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır. Kategorik ayrımlar yapmamalı, tam bir yasa olmalıdır" dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise yasanın "yeni bir başlangıcın ilk adımı" olduğunu, siyasete katılım ile dönüşleri hukuki güvenceye bağlaması gerektiğini vurguladı ve yasa sonrasında Meclis'te bir "barış izleme ve takip kurulu" kurulmasını talep ettiklerini açıkladı.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu da taslağı beklediklerini ifade ederek, "Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz. Yeni adımların ön adımı olacaksa teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz" açıklamasıyla taslağı görmeyi beklediklerini dile getirdi.


Ankara kulisi


Ankara kulislerinde en çok tartışılan konuların başında Abdullah Öcalan'ın hukuki durumu geliyor. Edinilen bilgilere göre, MHP lideri Bahçeli'nin daha önce değindiği statü adımlarına AK Parti mesafeli yaklaşıyor.

Yasada Öcalan'a özel bir hukuki statü yer almayacak, mevcut hükümlü durumu korunacak. Ancak fiili bir esneklik sağlanarak İmralı'ya gazeteci, yazar ve akademisyenlerin gitmesinin önünün açılması planlanıyor. Kulislere yansıyan bir diğer bilgiye göre ise terörist başı Öcalan'ın bu taslağa olumlu baktığı, eksiklerin sonraki süreçlerde tamamlanabileceğini ilettiği belirtiliyor.


Ne zaman yasalaşacak?


Takvim konusunda DEM Parti yöneticileri, teklifin Meclis yaz tatile girmeden Adalet Komisyonu ve Genel Kurul aşamalarından geçerek yasalaşacağına dair bilgileri teyit etti.

Siyasi partiler arasında büyük ölçüde mutabakat sağlandığı ve yasanın en geç Ağustos ayı ortasına kadar yasalaşmasının hedeflendiği aktarılıyor. Kulislere düşen "B Planı" senaryosuna göre, takvim sıkışırsa Meclis tatile girse dahi Adalet Komisyonu çalışmaya devam edecek ve Genel Kurul olağanüstü çağrılarak süreç tamamlanacak.

Madencilerin parası yine ödenmedi

Eskişehir'de Doruk Madencilik'te çalışan işçiler ödenmeyen hak edişleri için yeniden Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde oturma eylemi başlattı

27.07.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Madencilerin parası yine ödenmedi
Madencilerin parası yine ödenmedi
Yıldızlar SSS Holding bünyesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Doruk Madencilik'te çalışan Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Türk Maden-İş) üyesi işçiler, "alacaklarının resmi taahhütlere rağmen ödenmediği" gerekçesiyle holding binası önünde oturma eylemi başlattı.

Sıcak havaya rağmen eylemde olan işçiler, "Ölmek var, dönmek yok", "Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen madencinin ayak sesleri" sloganları attılar. Baretlerini yere vuran işçiler düdük çaldılar. İşçiler öğle yemeğinde soğan, domates ve ekmek yediler.

ANKA'nın haberine göre, 3,5 yıldır çalışan bir işçi, "Soğan ekmeğe muhtaç kaldık" diye sözlerine başladı. İşçi, işverenin 23 Temmuz'da ödemelerin yapılacağına ilişkin sözünde durmadığını anlatarak, "Kıdem tazminatlarımız var. TMSF'den alacaklarımız var, maaşlarımız var. Onlara hep söz verdi ama vermedi. Soğan ekmeğe muhtaç koydu bizi. Evdekiler ne yiyor, bilemiyorum. Biz şimdi burada yiyoruz ama evdekiler ne yer, ne içer bilemiyoruz. Oraya da bir şey götüremiyoruz" ifadelerini kullandı.


"KOLESTEROL, TANSİYON İLACI KULLANIYORUM"


Murat Kaya isimli işçi ise 2012'den bu yana çalıştığını, 2024'te emekli olduğunu ve yine de çalışmaya devam ettiğini kaydetti. Kaya, emekli olunca tazminatını ve geçen aya ait ücretini alamadığını söyleyerek, "Haziranda grev yaptık. Maaşları aldık ama Çalışma Bakanlığı bize Temmuz'un 23'ü diye söz verdi. Artık şirketle muhatap olmuyoruz, Çalışma Bakanlığı ile oluyoruz" dedi.

Kullandığı ilaçları gösteren Kaya, "Kolesterol ilacı kullanıyorum, tansiyon ilacı kullanıyorum, kalp ilacı kullanıyorum" diye konuştu.

Hüseyin Kara isimli işçi de 11 sene elektrikçi olarak çalıştığını ve dört yıldır da tazminatlarının ödenmesini beklediğini kaydetti. Kara, "En son grevden sonra söz verdiler, üç taksitte ödeyeceklerini. Bunların sözü hiç bitmiyor" şeklinde konuştu.

Muhataplarının kendilerine alacaklarının ödeneceğini söylediğini aktaran Kara, "Gün verdiler, 23'ünde ödenecek diye, 27'si oldu Temmuz'un, halen bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı'na ayrıyeten hakkımı helal etmiyorum. Arkadaşlarımın da helal edeceğini sanmıyorum. O da garantörlük sözü verdi. Onun sözü de yerde kaldı" dedi.


"300 AİLENİN VEBALİ KENDİSİNDE"


Yaklaşık 16 senedir çalıştığını söyleyen bir diğer işçi, muhataplarının ödemelerini ayın 23'ünde yapacaklarını belirttiklerini aktararak, "Bekleyecek sabrımız yok. 300 tane aile boşandı burada. 300 tane ailenin vebali de kendisinde. Diyecek başka bir şeyim yok. Kendi vicdanına kalmış. Biz sadece bekliyoruz, yatırırsa acaba... Başka bir yerde de çalışamıyoruz. İş de bulamadık. Başka yere uyum sağlaması da zor. Şu anda yaşımız geldi 40-45'e. Nasıl yapacağız, bilmiyorum" ifadelerini kullandı.

Necmi Karaöz isimli bir işçi ise iki çocuğu olduğunu dile getirerek, "Zor şartlarda geçiniyoruz. Belli bir bölüm paramızı ödediler ama hak ettiğimiz paraları, 23 Temmuz'da söz verilen ödemeleri yapmadılar. Şu an onları bekliyoruz, onu almaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi

27.07.2026 12:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Gülistan Doku soruşturmasında sıcak gelişme
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Dosya kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan ve halen cezaevinde tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu ile eski polis memuru Gökhan Ertok, bugün adliyeye getirildi.

Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildiler
Edinilen bilgiye göre, cezaevinden getirilen şüpheliler Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok, bugün sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesi'ne nakledildi. Hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının hemen ardından şüphelilerin, soruşturmayı yürüten savcılığa ek ifade vermek ve adli işlemleri tamamlamak üzere Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Soruşturmada Whatsapp kayıtları ve masak raporları etkili oldu
Yürütülen derin soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel ile Gökhan Ertok arasında yasa dışı teknik takip ve dijital verilere müdahale içerikli WhatsApp yazışmaları tespit edilmişti. Yapılan MASAK incelemelerinde ise bu faaliyetler karşılığında koruma polisi Şükrü Eroğlu'nun banka hesabı üzerinden Gökhan Ertok'a finansal transferler yapıldığı belgelenmişti. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte son süreçte eski Vali Sonel'in eşi Handan Sonel, bilişim şirketi yöneticileri ve bazı güvenlik korucuları da tutuklanmıştı.İHA

Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişiden 1'i kurtuldu, 4'ü boğuldu. Gece anne, baba ve annenin kız kardeşinin cenazesinin bulunmasının ardından devam eden çalışmalarda, kayıp yeğenin de cansız bedenine ulaşıldı

27.07.2026 11:49:00 / Güncelleme: 27.07.2026 11:52:21
İHA
 
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Mersin'deki denizde 4'üncü kişinin cansız bedeni de bulundu
Olay, dün akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu.

Durumun 112 Acil Komuta Merkezi'ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.



Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk'ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı.

Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma'nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi.

Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!

Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti

27.07.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Tunç Soyer’in avukatlarından tahliye çağrısı: Bir yılı aşkın süredir iddianame bekliyor!
Kooperatif davası kapsamında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, müvekkillerinin hakkında somut bir suçlama ortaya konulamadığını ve ikinci tutukluluğunun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını belirtti. Açıklamada, "Olmayan bir suç var edilemez. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır" denildi.

Tunç Soyer'in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, tutukluluk sürecine ilişkin yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Tunç Soyer, Türkiye'de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen bir yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir.

İlk dosyadan 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edilmiştir. Ancak 17 Temmuz 2025'te ilk dosyadan ayrılan, o zamandan beri açık olan, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin soruşturma sebebiyle tahliyesinden birkaç gün önce tekrar tutuklanmıştır. İkinci tutukluluğun üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hâlâ iddianame yazılmamıştır. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmış, kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır.

"Somutlaştırılmış bir suçlama yok"
Tunç Soyer hakkında varsayım düzeyinde dahi somutlaştırılmış bir suçlama yoktur. Hangi eylemiyle sorgulandığı, neden ve nasıl dosyaya dahil edildiği anlaşılamamaktadır. Savcılığın da kabul ettiği üzere alınan raporlara göre "sorumluluğu olmadığı" anlaşılmıştır.

Her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde Tunç Soyer neyle suçlandığını sormakta, suçunu bilirse ona göre savunma yapacağını beyan etmektedir. Bu sorusuna hiçbir sulh ceza hâkimi cevap verememekte ancak hepsi tutukluluk hâlinin devamına karar vermektedir. İtirazlarımız gerçek anlamda değerlendirilmemekte, isnat edilen somut bir eylem gösterilmemekte, kararlarda bir gerekçe yazılmamaktadır.

"MASAK raporu da bunu kanıtladı"
Tunç Soyer hiçbir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi değildir. Kooperatiflerin paraları ve kararları üzerinde hiçbir yetkisi yoktur. Kooperatiflerin yüklenici firmalarını da tanımamaktadır. Dosyada imzaladığı bir belge, elde ettiği bir menfaat, kurduğu bir para ilişkisi veya şüpheli bir mali işlemi bulunmamaktadır. Nisan ayında gelen MASAK raporu da bunu tekrar kanıtlamıştır.

Aylardır birçok bilirkişi raporu alınmış, teknik takipler yapılmış, onlarca kişinin ifadesine başvurulmuş, mali incelemeler titizlikle sürdürülmüş ve ek fezlekeler hazırlanmıştır. Sonuçta dosyadaki tüm deliller toplanmıştır. Her biri Tunç Soyer lehinedir ve suçsuzluğunu yeniden yeniden kanıtlamaktadır.

Bir yılı aşkın süredir iddianamenin yazılmaması ve üç kez savcı değişmesi hukuki süreci sürüncemede bırakmış, makul süre aşılmıştır. Olmayan bir suç var edilemez. Biz Tunç Soyer'in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır."

Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Mersin'in Tarsus ilçesinde denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu, 1'i hastaneye kaldırıldı, 1'i kayboldu

27.07.2026 00:41:00
AA
 
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu
Mersin'de denize giren 5 kişilik aileden 3'ü boğuldu

Kulak Mahallesi sahilinden denize giren Zehra (39), Savaş (42), Fatma ve Halil Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağaşan (30), bir süre sonra çırpınmaya başladı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik, jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekipler tarafından 4 kişi sudan çıkarıldı, 1 kişiye ise ulaşılamadı.

Sağlık ekipleri, yaptıkları incelemede Zehra Öztürk, Savaş Öztürk ve Ceylan Dağaşan'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Boğulma tehlikesi geçiren Fatma Öztürk (16) ise hastaneye kaldırıldı. Kaybolan Halil Öztürk'ün (16) bulunması için çalışma başlatıldı.

Vali Atilla Toros'tan açıklama

Bölgeye giden Vali Atilla Toros, ekiplerden bilgi aldı.

Toros, gazetecilere, ailenin Tarsus Çayı'nın denize döküldüğü bölgede serinlemek amacıyla suya girdiğini söyledi.

Boğulma ihbarı üzerine ekiplerin yönlendirildiğini dile getiren Toros, şöyle konuştu:

"Akabinde arama çalışmalarına başladık. 2 kişinin de 5 kişilik ailenin arkasından onları kurtarmak üzere denize girdiğine ilişkin de bilgi edinmiş olduk. Bu 2 kişinin daha sonra kendi imkanlarıyla denizden çıktıklarını da öğrendik. 5 kişilik ailede anne, baba, annenin kız kardeşi, bir yeğen ve bir kız çocuğu var. Anne, baba ve annenin kız kardeşi maalesef hayatlarını kaybetti, cansız bedenlerine ulaştık. Bir kız çocuğu şu an hastanede tedavi altında. Durumu inşallah iyi olacak. Durumunun iyiye gittiğine ilişkin bilgiler geldi."

Toros, kayıp kişiyi arama çalışmalarının denizde ve karada sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Yeğeni arama çalışmalarımız devam ediyor. Halihazırda 4 botumuz şu an sahada, denizde. 2 sahil güvenlik, 1 AFAD ve 1 polis botu, 4 dalgıcımız denizde aramaya devam ediyor. Karada da emniyetimiz, jandarmamız, AFAD'ımız, İtfaiye Daire Başkanlığı ve Sağlık Müdürlüğümüze bağlı 112 ekiplerimizden oluşan bir ekiple buradayız. İnşallah en kısa zamanda denizde arama çalışmalarını sürdürdüğümüz vatandaşımızı da bulmayı ümit ediyoruz." 

CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi

CHP Grup Başkanlığı'na Tekirdağ Milletvekili Öztrak, Grup Başkanvekilliklerine ise İzmir milletvekilleri Erdan Kılıç ile Rahmi Aşın Türeli seçildi

26.07.2026 22:03:00
Haber Merkezi
 
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP'nin yeni Grup Başkanı Faik Öztrak oldu, Grup Başkanvekilliklerine Kılıç ve Türeli seçildi
CHP TBMM Grubu'nun kapalı toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında düzenlendi.
Parti genel merkezindeki toplantıda, grup başkanlığı ve grup başkanvekilliklerinin belirlenmesi için sandık kuruldu. 39 milletvekilinin katıldığı toplantıda 5 milletvekili ise yer almadı.
Toplantıda, CHP Grup Başkanlığı için Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak ve Elazığ Milletvekili Gürsel Erol aday olarak yarıştı.

Adaylıktan çekildi
Oylamanın ilk iki turunda adaylar seçilmek için salt çoğunluğu sağlayamazken, daha sonra Erol'un adaylıktan çekildiği öğrenildi. Yapılan üçüncü tur oylamada Öztrak, CHP Grup Başkanlığı'na seçildi.
CHP kapalı TBMM Grup Toplantısı'nda, Grup Başkanlığı oylamasının ardından iki grup başkanvekilliği için de oylamaya gidildi.
Seçime, Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, İzmir Milletvekili Rahmi Aşın Türeli, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap ve İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç katıldı.
Yapılan oylama sonucunda İzmir milletvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşın Türeli CHP Grup Başkanvekili oldu.

Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye gelmesini beklediklerini söyleyerek, "Bu yasa her şey değil ama çok önemli bir aşamadır" dedi

26.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama
Tuncer Bakırhan'dan çerçeve yasa açıklaması: Her şey değil ama çok önemli bir aşama
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Mersin İl Başkanlığı Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, hükümetin "Terörsüz Türkiye süreci" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın bu hafta TBMM'ye sunulmasını beklediklerini belirtti.

Orta Doğu'daki gelişmelere dikkati çeken Bakırhan, Türkiye'de yeni bir çözüm sürecinin konuşulmasının önemli olduğunu ifade ederek, "Acıları yeniden depreştirecek değil, acıların yeniden yaşanmaması için mücadele edeceğiz. Amed'in onuruyla Edirne'nin onurunu birlikte savunacağız. Siirt'in acısına da Trabzon'un acısına da saygı duyacağız. Umarım bu kez bu süreci ıskalamayız" dedi.

"Müzakereyle çözümünü sağlayacak bir süreç içindeyiz"
Bir aksilik çıkmazsa çerçeve yasanın en kısa sürede Meclis'e geleceğini ifade eden Bakırhan şunları söyledi:

"Bu yasayı küçümsememek gerekiyor. Bu yasa 50 yıllık acının, kanın, çatışmanın ve şiddetin ortadan kalkarak Kürt meselesinin demokratik ve hukuk zemine geçmesini sağlayacak bir yasadır. Kürt meselesini şiddet zemininden alarak diyalog ve müzakereyle çözümünü sağlayacak bir süreç içindeyiz."

Meclis'e gelecek yasanın terör eylemine karışmış, karışmamış gibi kategorik ayrımlar yapmaması gerektiğini savunan Bakırhan, "Yüreğinde ve aklında barışa inanan ve barışa gelmek isteyen hiç kimseye bu yasa kapıları kapatmamalıdır. Yasa, gelmek isteyen hiç kimseyi dışarıda bırakmamalıdır. Yarım bir yasa değil, tam bir yasa olmalıdır" dedi.

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!


 
Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. 

25.07.2026 23:36:00
MURAT ÇORBACI
 
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1.5 milyondan fazla yeni cilt kanserleri teşhis edildi. Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30'lu ve 20'li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmamızda güneş koruyucu ürünlerin kilit bir rol üstlendiğini belirterek, "Koruyucu ürünler ultraviyole ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak hem erken yaşlanma sorunlarına hem de cilt kanseri riskine karşı önemli bir koruma sağlar. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşır. En sık yapılan üç hata; güneş koruyucuyu yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmaktır" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucularda dikkat etmemiz gereken bazı kuralalrı anlattı.

1. "İstediğim kadar güneşlenebilirim" hatasına düşmeyin!
2. SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir.

3. Sadece SPF tek başına yeterli değil. Ambalaj üzerinde 'Broad Spectrum', 'UVA/UVB Koruması' veya UVA logosu bulunan ürünleri tercih etmeniz cilt sağlığınız için çok önemli.
4. Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor.

5. Yüz ve vücudunuza aynı ürünü kullanmayın.
6. 20-30 dakika kuralına dikkat! Kimyasal filtreli ürünlerin cilt üzerinde etkili koruma oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce uygulanması gerekiyor.

7. Cildinizde yeterince sürdüğünüzden emin olun.
8. Gün içinde her 2 saatte bir yenileyin.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.