logo
28 EYLÜL 2026

BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu

Üç gün süren kampta gençler eğitim, spor ve sosyal etkinliklerle bir araya gelirken Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar verdi

10.08.2026 20:26:00
Haber Merkezi
 
BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu
BTP Ege Gençliği Muratdağı’nda buluştu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Ege Bölgesi Gençlik Kampı, farklı illerden gençlerin katılımıyla Muratdağı'nda gerçekleştirildi. Üç gün süren organizasyonda Uşak başta olmak üzere Kütahya, Afyonkarahisar, İzmir, Denizli, Manisa, Aydın ve Muğla'dan gelen gençler bir araya geldi. 






Gençlerin hem birbirleriyle kaynaşmasını hem de teşkilat çalışmalarına ilişkin bilgi ve deneyimlerini artırmasını amaçlayan kampta; siyasi gelişmeler, ekonomi, gençlik politikaları ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapıldı.
 
Seminerlerin yanı sıra kaplıca, futbol, müzik ve film etkinlikleriyle gençler yoğun geçen programın keyfini çıkardı.







KAMP MURATDAĞI HAMAMI'NDA BAŞLADI
 
Üç günlük programın ilk gününde gençler Muratdağı Hamamı'nda buluştu. Farklı şehirlerden gelen katılımcıların tanışmasının ardından kampın eğitim programına geçildi. BTP Gençlik Kolları yöneticilerinin katıldığı seminerlerde parti politikaları, gençlerin siyasetteki rolü, Milli Ekonomi Modeli, Türkiye'nin geleceği ve bağımsızlık anlayışı üzerine değerlendirmeler gerçekleştirildi. 
 
Programda BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı Burak Karataşoğlu, BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Onur Karataşoğlu, BTP MYK Üyesi Emre Belge, BTP Gençlik Kolları Genel Sekreteri Osman Bedri Bektaş, BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı Furkan Hamza ve BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Akburak gençlerle bir araya geldi. 
 
Seminerlerde ayrıca BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ve merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın siyasi ve ekonomik yaklaşımları, Milli Ekonomi Modeli, Ehl-i Beyt ve Atatürk konuları ele alındı. İlk günün sonunda gençler birlikte film izleyerek programı tamamladı.







İKİNCİ GÜNDE KAPLICA VE SPOR ETKİNLİKLERİ
 
Kampın ikinci gününde ise sosyal ve sportif etkinliklere ağırlık verildi. Gençler Ilıca Kaplıcaları'na götürülerek burada çeşitli etkinliklere katıldı. Kamp alanına dönülmesinin ardından futbol oynayan gençler, günün ilerleyen saatlerinde müzik eşliğinde bir araya geldi. 
 
Şarkılar söyleyerek eğlenen katılımcılar, yoğun geçen kamp programı içerisinde keyifli anlar yaşadı. Farklı illerden gelen gençlerin aynı ortamda buluşması, yeni arkadaşlıkların kurulmasına ve teşkilatlar arasındaki iletişimin güçlenmesine de katkı sağladı.







KAPANIŞ PROGRAMINDA GELECEK MESAJI
 
Kampın üçüncü ve son gününde kapanış programı düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda, üç gün boyunca gerçekleştirilen çalışmalar değerlendirildi. 
 
Kapanış programına BTP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Ege Bölgesi il başkanları, BTP Denizli İl Müfettişi Ömer Kılıç, BTP Gençlik Kolları yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Programın açılış konuşmasını BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Onur Karataşoğlu yaptı.

ONUR KARATAŞOĞLU: "BU SİNERJİYİ ŞEHİRLERİMİZE TAŞIYACAĞIZ"
 
Kampın gençler açısından önemli bir buluşma olduğunu belirten Onur Karataşoğlu, üç gün boyunca gençlerin hem eğlendiğini hem de fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi. Karataşoğlu, kampın ardından gençlerin edindikleri bilgi ve motivasyonu kendi şehirlerindeki çalışmalara yansıtmaları gerektiğini belirterek, "Sadece bir araya gelmedik; paylaştık, öğrendik, güldük ve en önemlisi geleceğe dair inancımızı tazeledik" dedi.
 
Kamp boyunca oluşan dayanışmanın BTP gençliğinin gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Karataşoğlu, Genel Başkan Hüseyin Baş başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Karataşoğlu, "Buradaki o muazzam sinerjiyi ve motivasyonu şimdi şehirlerimize taşıma vakti" ifadelerini kullandı.







BURAK KARATAŞOĞLU: "ASIL MESELE KAMP SONRASINDA NE YAPACAĞIMIZ"
 
Onur Karataşoğlu'nun ardından konuşan BTP Gençlik Kolları Teşkilat Başkanı Burak Karataşoğlu ise kampın yalnızca sosyal bir etkinlik olmadığını vurguladı. Gençlerin üç gün boyunca aynı sofrayı, heyecanı ve ideali paylaştığını belirten Karataşoğlu, kamp sürecinde kurulan dostlukların ve kazanılan motivasyonun bundan sonraki çalışmalara aktarılması gerektiğini söyledi. 
 
"Ancak asıl mesele, buradan ayrıldıktan sonra ne yapacağımızdır" diyen Karataşoğlu, gençlerin şehirlerine daha güçlü ve kararlı şekilde dönerek çalışmalarını sürdürmeleri gerektiğini ifade etti. BTP'nin fikir üreten, proje geliştiren ve ülke meseleleri üzerine çalışan bir gençlik hedeflediğini belirten Karataşoğlu, gençlerin yalnızca bugünün değil, Türkiye'nin geleceğinin de sorumluluğunu taşıdığını dile getirdi.
 







KEPEKÇİ: "GENÇLERİ YALNIZLIKTAN KURTARMANIN YOLU AİDİYETTEN GEÇİYOR"
 
Kapanış programında gençlere hitap eden BTP Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, gençlerin günümüzde yaşadığı yalnızlık ve aidiyet sorununa dikkat çekti. 
 
Yaklaşık 40 yıl önce Prof. Dr. Haydar Baş ile tanıştığını anlatan Kepekçi, bu süreçte insanı merkeze alan bir anlayış, millet sevgisi ve gençlere güven konusunda önemli kazanımlar elde ettiğini ifade etti. Teknolojinin iletişim imkânlarını artırmasına rağmen gençlerin yüz yüze ilişkiler konusunda daha fazla yalnızlaşabildiğini belirten Kepekçi, sorunun yalnızca iletişim eksikliği olmadığını, aidiyet duygusunun da büyük önem taşıdığını söyledi.
 
"GENÇLİK BUGÜNÜN DE GÜCÜDÜR"
 
Prof. Dr. Haydar Baş'ın gençliğe bakışına değinen Kepekçi, gençlerin yalnızca geleceğin değil, bugünün de önemli bir gücü olduğunu ifade etti. Gençlerin bir topluluğa, hedefe ve geleceğe dair umuda ihtiyaç duyduğunu belirten Kepekçi, gençlere yalnızca sorunların anlatılmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda bir ideal ve sorumluluk duygusu kazandırılması gerektiğini söyledi.
 
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerine de değinen Kepekçi, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılık gibi sorunlarla mücadele edilirken gençlerin aynı zamanda topluma ve ülkeye aidiyet duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Kepekçi, "Gençler bu ülkenin misafiri değildir. Gençler bu ülkenin ev sahibidir" mesajını verdi.
 
AİLE, EĞİTİM VE EKONOMİ VURGUSU
 
Gençlerin yaşadığı yalnızlığın bireysel bir sorun olmanın ötesinde toplumsal boyut taşıdığını belirten Kepekçi; aile bağlarının güçlendirilmesi, eğitim sisteminin gençlerin aidiyet duygusunu desteklemesi ve ekonomik şartların gençlere güvenli bir gelecek sunması gerektiğini söyledi. Yerel yönetimlerin de gençlere spor, sanat ve bilim alanlarında daha fazla imkân sağlamasının önemine dikkat çeken Kepekçi, gençlerin üretim yapabildiği ve geleceğini güven içinde planlayabildiği bir ekonomik yapının gerekliliğini vurguladı. 
 
Milli Ekonomi Modeli'ne de değinen Kepekçi, modelin ekonomik yaklaşımın yanı sıra insan merkezli sosyal devlet anlayışını da içerdiğini savundu. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Kepekçi, Türkiye'nin geleceğinin gençlerin omuzlarında yükseleceğini belirterek, "Bir genci kazanmak; bir aileyi, bir şehri ve bir ülkenin geleceğini kazanmaktır" dedi.








AKBURAK: "GENÇLERİ SİYASETİN MERKEZİNE KOYUYORUZ"
 
BTP Gençlik Kolları Genel Başkanı Fatih Akburak da kapanış programında gençlere hitap etti. Üç günlük kampın gençler açısından verimli geçtiğini belirten Akburak, kamp boyunca hem dinlenildiğini hem eğlenildiğini hem de önemli bir motivasyon kazanıldığını söyledi. Bu enerjinin kamp sonrasında saha çalışmalarına aktarılması gerektiğini ifade eden Akburak, gençlerin yalnızca seçim dönemlerinde veya saha çalışmalarında kullanılan bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. 
 
"Bağımsız Türkiye Partisi gençleri siyasetin merkezine koyan bir anlayışa sahip" diyen Akburak, gençlerin ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savundu. Gençlerin iş sahibi olmak, ev ve araç sahibi olmak, iyi eğitim almak, evlenmek ve daha iyi şartlarda yaşamak gibi temel beklentileri bulunduğunu belirten Akburak, gençlerin karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti.
 
"GENÇLER HALLEDER" MESAJI
 
Gençlerin siyasette aktif olmaması halinde, gençlerin sorunlarını yeterince bilmeyen anlayışların ülkenin geleceğini şekillendireceğini ifade eden Akburak, gençleri daha fazla sorumluluk almaya çağırdı. "Gençler Halleder" anlayışına vurgu yapan Akburak, gençlerin Türkiye'nin geleceğinde aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
 
Ekonomik ve sosyal sorunlara da değinen Akburak, BTP gençliğinin mücadelesinin gençlerin iş sahibi olması ve Türk milletinin insanca yaşaması olduğunu ifade etti. Kampın sona ermesini yeni bir çalışma döneminin başlangıcı olarak değerlendiren Akburak, gençlerden şehirlerine döndüklerinde daha aktif çalışmalar yürütmelerini istedi.
 
AKBURAK'TAN ÇAKIN'A TEŞEKKÜR
 
Fatih Akburak, konuşmasının sonunda kampın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti. Özellikle BTP Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın'a teşekkür eden Akburak, Ege Bölgesi Gençlik Kampı'nın gerçekleştirilmesinde Çakın'ın önemli katkıları olduğunu belirtti. Akburak, Çakın'a teşekkür ederek kampın organizasyonundaki emeğini vurguladı.
 
KATILIM BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ
 
Kapanış konuşmalarının ardından kampın düzenlenmesi ve yürütülmesinde emeği bulunanlar ile katılımcılara katılım belgeleri verildi. Gençlere ayrıca kalem hediye edildi. Belge ve hediye takdiminin ardından katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi. 
 
Farklı illerden gelen BTP gençlerini üç gün boyunca Muratdağı'nda buluşturan Ege Bölgesi Gençlik Kampı, gençlerin birlikte geçirdiği keyifli anların yanı sıra eğitim, dayanışma ve teşkilat çalışmaları açısından gerçekleştirilen değerlendirmelerin ardından sona erdi.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.