logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş, Ankara'daki iftar programında konuştu: "AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz"

Partisinin Ankara'daki iftar programına katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Şu anda bunları yaşamamızın sebebi, önümüzdeki ilk seçimi AK Parti’nin kaybedecek olmasıdır. Bunu kaybedeceğini gören siyasi irade başka yollarla iktidarını devam ettirmeye çalışıyor. Ama istedikleri kadar devam ettirmeye çalışsınlar. Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir" dedi

16.03.2026 14:42:00
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş, Ankara'daki iftar programında konuştu: "AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz"
BTP lideri Hüseyin Baş, Ankara'daki iftar programında konuştu: "AKP seçimi kaybedeceği için bunları yaşıyoruz"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Ankara'da iftar programına katıldı. BTP Ankara İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftara Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.

Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda partinin üye yapma kampanyasında dereceye girenlere plaketleri verildi. İftarda bir konuşma yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş muhalefete yönelik yargı süreçlerine dikkat çekti.






"Bunun adı hukuk falan değil"

Soruşturma süreçlerinin gizliliğine vurgu yapan Yavaş, "Hazırlık soruşturması gizli olduğu halde kişinin kendi avukatının haberi olmadan çarşaf çarşaf her yerde ifadeler yayınlanmaya başlıyor. WhatsApp gruplarında paylaşılıyor, itibarsızlaştırmak için uğraşılıyor. Kendini savunmak isteyenlerin konuşması da mümkün değil. Zaten savunabilecekleri televizyon kalmadı" dedi.

BTP lideri Hüseyin Baş hakkında başlatılan ve beraatle sonuçlanan sürece de dikkat çeken Mansur Yavaş muhalefete yönelik yargı süreçlerine dikkat çekti.

"Cenab-ı Allah beş parmağın beşini farklı yaratmış. Demek ki Cenab-ı Allah insanları farklı yarattığına göre bunun bir hikmeti var" diyen Mansur Yavaş, "Ama siz istiyorsunuz ki hep aynı şeyi düşünelim. Bize itiraz etmeyin. Biz ne edersek bizi haklı görün. Hiçbir şeyi eleştirmeyin. Eleştirince ne oluyor? İşte görevi eleştirmek olan, daha güzel bir Türkiye için çalışan Bağımsız Türkiye Partisi'nin sayın genel başkanını götürüyorsunuz, imza karşılığı sözünü kesmeye çalışıyorsunuz. Bunun adı hukuk falan değil. Peki hukuk olmayınca ne oluyor? İşte ekonomi bu hâle geliyor" dedi.






"Prof. Dr. Haydar Baş bugünleri anlatmış"

Konuşmasında Orta Doğu'daki duruma da dikkat çeken Mansur Yavaş, BTP'nin kurucu lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın uyarılarına dikkat çekti ve şunları söyledi; "Sayın Genel Başkanım, ben televizyonlarda izledim. Muhterem rahmetli babanızın Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili yaptığı konuşmaları… O günleri öngörmüş, bugünleri anlatmış ve maalesef aynen yaşıyoruz. Dikkate alınmadı, kimse dinlemedi. Libya'dan, Cezayir'den başladı; Irak, Suriye, İran… Şimdi de Gazze'de binlerce insanı adeta imha eden, katliam yapan İsrailliler "Sıra Türkiye'de." deme cesaretini kendilerinde buluyorlar. Ben de diyorum ki; evet, kim ne kadar harita çizerse çizsin, proje yaparsa yapsın görmedikleri bir şey var: Türk milletinin feraseti. Farklı farklı düşünsek de biz böyle tehlikeli pozisyonlarda mutlaka Türk milleti olarak toplumca yan yana geliriz ve direnmesini biliriz. İstiklal Harbi bunun en büyük örneğidir. Buradan ders almalılar. Her ne kadar 100 yıl geçse de o ruh hepimizin içerisinde. Dün biz şehit aileleriyle birlikteydik. Türkiye'de şu anda milyonlarca aile var. Allah korusun, böyle bir tehlike olduğu zaman "Vatan sana canım feda." diyebilecek binlerce aile var. Allah onları eksik etmesin."

"Muhalefet olarak yan yana gelmek mecburiyetindeyiz"

Muhalefetin birlikte hareket etmesi gerektiğini de ifade eden Mansur Yavaş sözlerini şöyle tamamladı; "Sayın Genel Başkanım şunu söyleyeceğim; 'Ayrılıkta azap var' derler. Evet, ayrılıkta azap var. Bizler artık bu saatten sonra, özellikle muhalefetin ülkedeki kötüye gidişi görüp yan yana gelmemesinin hiçbir mazereti yok. Hani meşhur bir deyim vardır: "Armudun sapı, üzümün çöpü." değil. Yan yana gelmek mecburiyetindeyiz. Yoksa biz bugünlerimize mum yakar hâle geliriz. Onun için inşallah hep beraber bir olalım, diri olalım, iri olalım. Cenab-ı Allah'tan Ramazan Bayramı'mızın mübarek olmasını diliyor, hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah'a emanet olun."






"Türkiye sustuğunda korkun"

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da iftar programında konuştu. Hüseyin Baş konuşmasında şu değerlendirmeleri yaptı:

"Sayın Başkanımın bahsettiği gibi bizler bir hukuki soruşturma geçirdik. Bir sosyal medya taarruzu ve jet hızıyla gecenin saat 2'sinde bir soruşturma… Hemen takip eden günlerde bir gençlik örgütü başkanı bir siyasi parti genel başkanına ekranlar önünde açık açık hakaret edip tehdit etmişti ve hiçbir soruşturma açılmamıştı. Gece 2'de bizim için ayakta olan irade, öğlen vakti herhâlde gözlerini kapatıp uyuyor. Kimseyi duymuyor! Velhasıl şunu söylemek istiyorum; Bir soruşturma başladı. 11 ay boyunca bana adli kontrol uygulandı. Bir siyasi parti lideri olarak burada bulunuyorum. Bir siyasi partiyi temsil ediyorum. Bir fikri temsil etmeye çalışıyoruz. O dönem dedim ki bizi yönetenlere: "Bizim konuşmamızdan korkmayın, bizim susmamızdan korkun. Eğer ülke elden gidiyor diye veya iktidarınıza zeval geliyor diye korkacaksanız, Türkiye sustuğunda korkun." Ve 11 aylık sürecin sonunda biz yargılandık. Mahkemeye çıktık ve ne oldu? Ben beraat ettim. Mahkeme dedi ki: "Ortada suç yok."

Peki 11 ay boyunca bize uyguladıklarınız ne olacak? Şimdi aynısı belediye yargılamalarında görülüyor. Yarın, eğer hukuktan birazcık kaldıysa herkes beraat edecek.






"Demokratik haklarımızı sonuna kadar savunacağız"

Şu anda bunları yaşamamızın sebebi, önümüzdeki ilk seçimi AK Parti'nin kaybedecek olmasıdır. Bunu kaybedeceğini gören siyasi irade başka yollarla iktidarını devam ettirmeye çalışıyor. Ama istedikleri kadar devam ettirmeye çalışsınlar. Bu ülke demokratik bir hukuk devletidir ve bu ülkede milletin dediği olur. Dolayısıyla millet olarak bize bir iş düşüyor: Demokratik haklarımızı sonuna kadar savunmak.






"Amerika'nın kayığına binen elbet batar"

Ortadoğu'da bir vahşet var. Gazze'de çocuklar ölüyor. Bugün İran'da kız çocukları öldürüldü. Amerika "Ben dünyanın jandarmasıyım" diye çıktığı yolda aslında İsrail'in polisliğini yapıyor.  Arap dünyası da diyor ki: "3,5 trilyon dolar sana para ödedim. Sen beni korumuyorsun. Benden aldığın parayla gidip İsrail'i koruyorsun." Şu anda Arapların Amerikan üsleri, Körfez ülkelerinin üsleri bombalanıyor ve Amerika o Arapları korumuyor. Bütün dünyanın şunu görmesi lazım: Amerika'nın kayığına binen elbet batar. Peki Amerika o kayığı nasıl batırıyor? Şöyle batırıyor arkadaşlar: Ortadoğu'da bir kavgayı körükleyerek batırıyor o kayıkları. Nedir o kavga? Mezhep kavgası. Şii-Sünni kavgası. Bugün İran'la bizim aramıza da çekilmek istenen, Türkiye'de de Mossada iş yapan, İngilizlere uşaklık yapan, ortak özelliği Atatürk düşmanlığı olan bazı tipler, bizi "Yok onlar Şii, biz Sünniyiz" diye yine kavga ettirmeye çalışıyorlar. Bu tam bir Amerikan emperyalizmi oyunudur. Bu oyuna asla gelmeyeceğiz. Ne dedim? Amerika'nın kayığına binen batar. Kim kurtulur? Haydar Hoca vaktinde dedi: "Ehlibeyt'in gemisine binen, Nuh'un gemisine binmiş gibi olur; kurtulur."  Bugün Amerika dünyaya mafya gibi davranıyor. "Seni koruyacağım." diyor. Kimden koruyor? Kendisinden koruyor.






"Netanyahu'nun ölümü doğrulanırsa bir koyun adağım olsun"

Bir uyanışa ihtiyacımız var. 1915'te Mustafa Kemal Atatürk'ün Çanakkale'de yenilmez denen emperyalizmi denizin dibine gömdüğü gibi bir uyanışa ihtiyacımız var.

İran'daki şehadetler bu uyanışa vesile olsun. Dün tweet attım. Burada tekrar edeyim. O 21. yüzyılın Hitleri, katil Netenyahu'nun ölüm haberi konuşuluyor. Eğer doğrulanırsa bir kurban adağım olsun dedim.  Sayın başkanıma ve arkadaşlarına da teşriflerinden dolayı tekrar teşekkür ediyorum. Hayırlı iftarlar diliyorum. Sağ olun."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.