logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş Yalova’da konuştu: "Bu milletin 5 bin yılda elde ettiği en büyük kazanım cumhuriyettir"

Partisinin Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, "Bu milletin 5 bin yılda elde ettiği en büyük kazanım cumhuriyettir. Geri kalan bütün kazanımları tekrar kazanabilirsiniz. Yitirir, yeniden elde edebilirsiniz. Ancak elinizde cumhuriyet, milletin iradesi, halkın gücü kalmazsa geçmişte elde ettiğimiz hiçbir şeyin de bir değeri olmaz" dedi

14.06.2026 16:00:00 / Güncelleme: 14.06.2026 16:18:55
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş Yalova’da konuştu: "Bu milletin 5 bin yılda elde ettiği en büyük kazanım cumhuriyettir"
BTP lideri Hüseyin Baş Yalova’da konuştu: "Bu milletin 5 bin yılda elde ettiği en büyük kazanım cumhuriyettir"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Yalova'da partisinin Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katıldı.
 
İl teşkilatıyla bir araya gelip parti faaliyetlerinin değerlendirildiği toplantıda konuşan Hüseyin Baş sıcak gündeme dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.







BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
 
"Türkiye'de cumhuriyetle kavga eden bir anlayış hakim olmaya başladı"
 
"Türkiye bugünlerde yaşadığını belki de Cumhuriyet tarihinde hiç yaşamadı. Çünkü geçmişte Türkiye'de yaşanan bütün arızalar, öyle veya böyle cumhuriyeti ayakta tutmak için yaşanan arızalardı. Şu anda tam tersini yaşıyoruz. Bugün insanların yediği baskı, cumhuriyete uyum sağlasınlar diye değil. Bugün insanların özgürlüklerinden, hürriyetlerinden endişe etme sebebi, devlete karşı bir suç işlemiş olduklarından dolayı değil. Şimdi baktığınızda adeta cumhuriyetle kavga eden bir anlayışın Türkiye'de hâkim olmaya çalıştığını gözlemliyoruz.







"En hassas noktası inancı olan vatandaşlarımız şunu bilsinler: Ellerinden cumhuriyet kavramı gittiği anda ne dinleri kalır, ne bir şeyleri" 
 
Bu milletin 5 bin yılda elde ettiği en büyük kazanım cumhuriyettir. Çünkü elinizde cumhuriyet var. Geri kalan bütün kazanımları tekrar kazanabilirsiniz. Yitirir, yeniden elde edebilirsiniz. Ancak elinizde cumhuriyet, milletin iradesi, halkın gücü kalmazsa geçmişte elde ettiğimiz hiçbir şeyin de bir değeri olmaz. Bu hayatı ne için yaşıyor olursanız olun, örnek verelim en hassas olunan noktalardan biri dini için bütün hayatını yaşayan ve en hassas noktası inancı olan vatandaşlarımız şunu bilsinler: Ellerinden cumhuriyet kavramı gittiği anda ne dinleri kalır, ne bir şeyleri. 







"Yokluk ve yoksulluk, garibanlık milletimize kadermiş gibi yutturuldu"
 
Cumhuriyet sahip olduğumuz her şeyin garantörü. O yüzden çok ilginç bir süreçten geçiyoruz. Peki, bu noktaya nasıl geldik diye dönüp bakacak olursak değerli arkadaşlar; sadece son 25 yıldır değil, belki de 50 yıldır yoklukla imtihan edilen, açlıkla sınanan bir millet hâline getirildik. Yokluk ve yoksulluk, garibanlık milletimize öyle bir kadermiş gibi yutturuldu ki şu anda sizlere sorsam veya hep birlikte çıkıp sokakta anket yapsak, bu ülkede bir emekli 100 bin lira maaş alabilir mi? Yani bir şey olsa, ne bileyim, gökten bir fil düşse olur mu? Evet, der... Mesela gökten bir fil bu masanın üstüne düşecek... Olabilir mi? Evet, olabilir deriz. 







Bir emekli 100 bin lira alabilir mi desek, "Yok canım, mümkün değil." deriz. Yani o garibanlık kaderine öyle bir ikna edilmişiz ki… Ya da bir işçi tek başına bir maaşla dört tane evladı olsa, onları okutur, büyütür, evlendirir. Hatta çocuklar işini gücünü oturtana kadar ceplerine harçlık koymaya devam eder desek, hanginiz inanır buna? Hiç kimse inanmaz. Çünkü garibanlık bu toplumun kodlarına işlendi. Şimdi bu garibanlık psikolojisi, bizim millet olarak düştüğümüz yerden kalkacağımıza olan inancımızı yok etti. Türkiye, önündeki ekonomik meselelerini çözmediği müddetçe başka hiçbir meseleyi çözme imkân ve kabiliyetine sahip olamayacaktır.
 
"Mevcut ekonomik meseleleri kim çözer?"
 
Bugün Türkiye'de siyasete baktığınız zaman, mevcut ekonomik meseleleri kim çözer sorusunun cevabı gerçekten yok. Zaten bir emekli 100 bin lira alabilir mi diye sorduğumda kimsenin inanmamasının sebebi nedir? Onu sağlayabilecek bir siyasi iradenin Türkiye'de olmadığına inandığından dolayıdır. Yani hiç kimse demiyor ki, 'Ya bu iktidar devam etsin, şunu da halledince bana bu parayı verecek' veya 'Bu iktidar gitsin, ana muhalefet gelsin. Onlar geldiği zaman biz bu paraları kazanabiliriz.' demiyor. Kimsenin böyle bir inancı yok.
 
"Rusya ve Çin Milli Ekonomi Modeli ile değişti"
 
Biz, bir kere diğer bütün siyasi partilerden, bütün fikir hareketlerinden farklı olarak bir ekonomik modele sahip siyasi bir oluşumuz. Bağımsız Türkiye Partisi'nin ekonomik fikirlerini ve parti programının temelini oluşturan şey Millî Ekonomi Modeli'dir. Nedir bu Millî Ekonomi Modeli dediğiniz zaman, bugün dünyada Amerikan hegemonyasına, Amerikan tek kutbuna karşı başkaldırabilmiş, kendi ekonomileri Amerika ekonomisini dahi geçebilecek noktaya hızla ilerleyen ülkelerin kullandığı modeldir. Mesela bu modeli biz 2013 tarihinde merhum liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş ile birlikte Rusya'nın meclisinde anlattık. Haydar Baş bu modeli Rusya'nın meclisinde anlattı. Kime? Rus bilim insanlarına, Rus akademi öğrencilerine ve Rus siyasetçilerine. Rusya, o tarihlerden daha öncesinden beri süregelen şekilde bugüne kadar Millî Ekonomi Modeli'ni uygulamış bir devlet ve bugün Amerika'yla çatışabilen dünyadaki ender devletlerden biri. Yine bakıyoruz; Çin şu anda Amerika'nın en büyük derdi. Çin'in bu gidişatı bu hızla devam ettikçe Amerika şunu görüyor ki; dünya artık benim çiftliğim olmayacak! Peki Çin nasıl bu noktaya geldi dersek, Çin de Millî Ekonomi Modeli'ni uygulayarak bu noktaya geldi. Yani buradan şu sonuç çıkıyor: Bizim elimizde Bağımsız Türkiye Partisi olarak öyle bir model var ki dünyada hiçbir siyasi partinin böyle bir kabiliyeti ve imkânı yok arkadaşlar. Bağımsız Türkiye Partisi'nin parti programı Millî Ekonomi Modeli. BTP'nin parti programı, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen ekonomistler tarafından dünyanın kurtuluş reçetesi olarak ortaya konuyor. Şimdi siz bana lütfen şunu söyleyin: Türkiye'deki herhangi bir siyasi partinin, buna iktidar partisi de dâhil, parti programındaki bir cümleyi dünyanın herhangi bir yerinden herhangi bir konudaki akademisyen çıkıp, 'Bu cümle doğrudur' desin.
 
"Tavuk şirketlerine kayyum atıyorlar…."
 
Şimdi halk zarar görüyor diye tavuk şirketlerine kayyum atıyorlar. Yaa halkı bu kadar düşünüyordunuz madem, SEKA'yı kapatmasaydınız, TEKEL'i satmasaydınız, Sümerbank dursaydı, şeker fabrikaları elimizde dursaydı, limanlar bizde olsaydı, altın madenleri özelleştirilmeseydi. Bu halkın en çok tavuk dürüm yiyor olmasının sebebi tavuğu çok sevmesi değil. Halkı bu kadar düşünmenize gerek yok. En çok tavuk dürüm yiyor olmasının sebebi cebinde para olmayışı. Sözde halkı düşünüyorlar ama halkın kârına ne varsa elden gitti. Dolayısıyla bu ekonomik tablonun, bu tutarsız tablonun bir iktidar değişimiyle düzeleceğini düşünürseniz orada da yanılırsınız arkadaşlar. Bu ekonomik tablonun düzelebileceği tek yol Bağımsız Türkiye Partisi iktidarıdır."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.