logo
28 EYLÜL 2026

BTP’den üye seferberliği: “Unutmayalım, istikbal biziz. Biz geleceğiz”

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), teşkilatlarıyla gerçekleştirdiği çevrim içi toplantıda yeni üye çalışmaları için önemli mesajlar verdi. Dün akşam online gerçekleştirilen toplantıya 3 bin 700 kişi katıldı

07.03.2026 15:50:00 / Güncelleme: 07.03.2026 15:58:31
Hasan Gündoğdu
 
BTP’den üye seferberliği: “Unutmayalım, istikbal biziz. Biz geleceğiz”
BTP’den üye seferberliği: “Unutmayalım, istikbal biziz. Biz geleceğiz”
Program, BTP Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi İşler Başkanı Fuat Şengül'ün açılış konuşmasıyla başladı. Toplantıda teşkilat çalışmaları, üye kazanım faaliyetleri ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı.






Toplantıda konuşan BTP Teşkilat Başkanı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, teşkilatların sahada yürüttüğü üye çalışmalarına dikkat çekerek önemli bilgiler paylaştı. Kepekçi, canlı yayın sırasında yaptığı açıklamada sadece bir gün içinde 1.000'in üzerinde yeni üye başvurusu alındığını belirtti.
Teşkilatların gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade eden Kepekçi, "Teşkilatımızın ortaya koyduğu bu enerji ve kararlılıkla yarın çok daha yüksek üye sayılarına ulaşacağımıza inanıyorum" dedi.

"Sen de Bir Üye Kat" kampanyası başlatıldı

Toplantıda ayrıca BTP Teşkilat Başkanlığı öncülüğünde yürütülecek "Sen de Bir Üye Kat" isimli yeni üye kazanım kampanyasının başlatıldığı duyuruldu.

Çevrim içi toplantının temel amaçlarından birinin teşkilat mensupları arasındaki iletişimi güçlendirmek ve birlik beraberliği pekiştirmek olduğu belirtildi. Türkiye'nin farklı illerinden teşkilat üyelerinin katıldığı programda, sahada yürütülen çalışmalar ve yeni hedefler de değerlendirildi.
Genel Başkan Yardımcısı Fuat Şengül, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş tarafından ortaya konulan hedef doğrultusunda Haziran ayına kadar 100 bin yeni üyeye ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti. Şengül, bu hedefin gerçekleşmesinde teşkilatların göstereceği gayret ve katkının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Parti yönetimi, teşkilatların sahadaki çalışmalarının artarak devam edeceğini ve üye kazanım faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde daha da hız kazanacağını belirtti.

Genişletilmiş teşkilat toplantıları devam edecek

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Teşkilat Başkanı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, teşkilat çalışmalarını daha güçlü ve daha yaygın hâle getirmek amacıyla "Genişletilmiş Teşkilat Toplantıları" uygulamasını başlattıklarını açıkladı.

Göreve geldikten sonra 23 ili ziyaret ettiğini belirten Kepekçi, bu ziyaretler sırasında gerçekleştirilen geniş katılımlı toplantıların teşkilatlar açısından önemli bir motivasyon ve birlik ruhu oluşturduğunu gözlemlediklerini ifade etti.

Bu toplantılara yalnızca parti yöneticilerinin değil; mahalle ve sokak başkanlarının, yeni ve eski üyelerin, hatta partiye sempati duyan vatandaşların da davet edildiğini söyleyen Kepekçi, böylece partiye katkı sağlayan herkesin aynı ortamda buluşmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Toplantıların YouTube üzerinden canlı yayınlanacağını belirten Kepekçi, amaçlarının Türkiye'nin dört bir yanındaki teşkilat mensuplarının ve üyelerin aynı platformda buluştuğu güçlü bir iletişim ağı oluşturmak olduğunu kaydetti. Bu kapsamda gerçekleştirilen toplantının ise yeni uygulamanın ilk denemesi olduğu ifade edildi.

Konuşmasının sonunda teşkilat çalışmalarının planlı ve disiplinli bir şekilde yürütüleceğini vurgulayan Kepekçi, sahadaki faaliyetlerin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Teşkilatların daha görünür olması gerektiğini belirten Kepekçi, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Unutmayalım, istikbal biziz. Biz geleceğiz."






"Şampiyonlar Konuşuyor" bölümünde tecrübeler paylaşıldı

Programın "Şampiyonlar Konuşuyor" bölümünde, üye yarışmasında en fazla üye kazandıran teşkilat mensupları söz alarak sahada yürüttükleri çalışmalar ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.

Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinden İlçe Başkanı Cuma Özdemir, bir ay içinde 320 yeni üye kazandırarak yarışmada birinci oldu. Özdemir, elde ettikleri başarının arkasındaki saha çalışmalarını anlattı.

Sahada yoğun ve planlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Özdemir, ekip olarak kapı kapı dolaştıklarını, esnaf ve kahvehane ziyaretleri yaptıklarını, ayrıca fabrika çıkışlarında vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Gün içinde yapılan saha çalışmalarının ardından akşam saatlerinde ise ev ziyaretleri gerçekleştirerek vatandaşların sorunlarını dinlediklerini söyledi.

Vatandaşlarla iletişim kurarken samimi bir bağ oluşturmaya özen gösterdiklerini belirten Özdemir, çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

"Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Ev ziyaretlerine elimiz boş gitmiyoruz. Küçük hediyelerle gönül almaya çalışıyoruz."

Özdemir, sahadaki en önemli unsurun vatandaşlarla kurulan güven ve gönül bağı olduğunu vurgulayarak, disiplinli çalışmanın üye kazanımında önemli sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.






Gemlik teşkilatından örnek çalışma

Bursa Gemlik İlçe Başkanı Hasan Torun, programda söz alarak üye yarışmasında elde ettikleri başarıyı ve sahadaki tecrübelerini paylaştı. Torun, Gemlik teşkilatının kadın kolları, gençlik kolları ve sivil toplum temsilcileriyle oluşturduğu güçlü ekip yapısıyla ilçede yoğun bir saha çalışması yürüttüğünü ifade etti.

Teşkilat olarak belediye, kaymakamlık, emniyet ve meslek odaları başta olmak üzere ilçedeki tüm paydaşlarla düzenli ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Torun, bu çalışmaların partiye olan ilgiyi artırdığını söyledi.

Üye kazanımının bireysel bir çabadan ziyade tüm teşkilatın ortak emeğiyle ortaya çıktığını vurgulayan Torun, Gemlik teşkilatının bir günde 56 yeni üyeye ulaştığını belirtti. Bu başarının Türkiye genelindeki teşkilatlara yayılması hâlinde çok daha yüksek üye sayılarına ulaşılabileceğini ifade etti.
Torun ayrıca Gemlik'te yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirterek, ilçede en kısa sürede 3 bin üyeye ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.






Hatay'dan Onur Şirin, üye çalışmalarındaki tecrübelerini paylaştı. Şirin, başarının temelinde samimiyet ve inancın bulunduğunu belirterek, ekibiyle birlikte sahada hem telefon aracılığıyla hem de yüz yüze iletişim kurduklarını ifade etti.

Şirin, çalışmalarını aile, arkadaş ve sempatizan çevresinden başlayarak genişlettiklerini, gönüllülerin aklındaki soru işaretlerini gidermek için partiyi ayrıntılı şekilde anlattıklarını söyledi. Ayrıca birebir ziyaretlerle vatandaşlarla temas kurduklarını ve yürüttükleri çalışmalarda mücadeleden vazgeçmediklerini vurguladı.






Adana'dan Yüreğir İlçe Başkanı Ayhan Silindir, üyelik çalışmalarındaki tecrübelerini paylaştı. Silindir, şehirde sahada yürüttükleri çalışmaları ve edindikleri deneyimleri anlattı.

Üye kazanımının yalnızca bireysel çabayla değil, teşkilatın ortak çalışmasıyla mümkün olduğunu vurgulayan Silindir, halkla birebir iletişim kurduklarını ve düzenli ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirtti. Ayrıca Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın tanınırlığının çalışmalarını kolaylaştırdığını ifade etti. Adana teşkilatının sahada güçlü bir tempoyla çalıştığını dile getiren Silindir, genel başkana ve ekip arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerini tamamladı.






Hülya Terzi, üyelik çalışmalarındaki deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Sahaya aktif şekilde çıkmasının ardından kısa sürede önemli bir sonuç elde ettiklerini belirten Terzi, yürüttükleri çalışmalar sayesinde 150'den fazla yeni üyeyi teşkilata kazandırdığını ifade etti. Üyelik faaliyetlerini büyük ölçüde birebir iletişim üzerine kurduklarını dile getiren Terzi, akrabaları, arkadaş çevresi ve partiye sempati duyan kişilerle doğrudan temas kurarak çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

Terzi, özellikle sahada yapılan yüz yüze görüşmelerin güven oluşturduğunu ve insanların sorularını doğrudan cevaplayabilmenin üyelik sürecini kolaylaştırdığını belirtti. Bu süreçte hem ziyaretler gerçekleştirdiklerini hem de telefon üzerinden görüşmeler yaparak geniş bir çevreye ulaştıklarını ifade eden Terzi, çalışmalarını İstanbul ve Trabzon'da yoğun şekilde sürdürdüklerini dile getirdi. Terzi'ye göre sahada kurulan samimi iletişim, partinin hedef ve politikalarının anlatılması açısından önemli bir fırsat sunuyor.

Konuşmasında motivasyon kaynaklarına da değinen Hülya Terzi, sahada karşılaştıkları vatandaşların ilgisinin kendilerini daha fazla çalışmaya teşvik ettiğini söyledi. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın özellikle gençler ve yeni seçmenler arasında giderek artan tanınırlığının da çalışmalarına olumlu katkı sağladığını vurgulayan Terzi, bu durumun partiye yönelik merakı artırdığını ve insanların daha fazla bilgi almak istediğini ifade etti.

Teşkilat çalışmasının sabır ve istikrar gerektirdiğini belirten Terzi, her yeni üyeliğin aslında bir güven ilişkisi üzerine kurulduğunu dile getirdi. Bu nedenle çalışmalarını yalnızca bir üyelik faaliyeti olarak değil, aynı zamanda insanlarla güçlü bir bağ kurma süreci olarak gördüklerini söyledi. Konuşmasını ise şu sözlerle tamamladı: "İnşallah karşılaştığımız tüm sorunları aşacağız ve çalışmalarımıza aynı azim ve kararlılıkla devam edeceğiz."






Aksaray'dan İbrahim Doğan da toplantıda söz alarak üyelik çalışmalarına dair tecrübelerini paylaştı. Doğan, üye kazanmanın görece zor olduğu Aksaray'da çalışmalarını sabır ve istikrarla sürdürdüklerini belirterek, sahada birebir temasın büyük önem taşıdığını ifade etti. Vatandaşlarla doğrudan iletişim kurarak partinin temel politikalarını ve hedeflerini anlattıklarını dile getiren Doğan, özellikle Milli Ekonomi Modeli üzerine yaptıkları bilgilendirme görüşmelerinin dikkat çektiğini söyledi.

Bu görüşmelerin yalnızca halkla sınırlı kalmadığını, şehirdeki iş dünyası ve kanaat önderleriyle de temas kurduklarını belirten Doğan, ticaret odası çevresi ve şehirdeki bazı elit kesimlerde Milli Ekonomi Modeli'ne yönelik ciddi bir merak ve ilgi oluştuğunu aktardı. Doğan'a göre ekonomik sorunların yoğun şekilde hissedildiği bir dönemde modelin ortaya koyduğu çözüm önerileri, farklı kesimlerin dikkatini çekiyor.

Çalışmalarını daha sistemli hale getirmek için yeni üyelerden oluşan bir iletişim ağı kurduklarını ifade eden Doğan, 100 kişilik bir üye grubuyla düzenli bilgilendirme ve istişare çalışmaları yürüttüklerini söyledi. Bu grubun hem partinin politikalarının daha geniş kitlelere anlatılmasına katkı sağladığını hem de teşkilat çalışmalarının daha organize şekilde yürütülmesine yardımcı olduğunu belirtti.

Teşkilatlı çalışmanın önemine özellikle vurgu yapan Doğan, bireysel gayretlerin ancak güçlü bir ekip çalışmasıyla kalıcı sonuçlara dönüşebileceğini dile getirdi. Aksaray'da elde ettikleri sonuçların bu anlayışın bir ürünü olduğunu ifade eden Doğan, bundan sonraki süreçte çalışmaları daha da genişleterek sahadaki faaliyetleri artırmayı hedeflediklerini söyledi. Gösterdiği başarıyla dikkat çeken Doğan, üyelik çalışmalarını daha güçlü bir teşkilat yapısı içinde, planlı ve istikrarlı şekilde sürdürmeyi amaçladıklarını belirterek sözlerini tamamladı.

Uşak'tan Havva Çakın da toplantıda söz alarak üye kazanma çalışmalarındaki deneyimlerini paylaştı. Çakın, üyelik çalışmalarının sanıldığı kadar zor olmadığını, asıl önemli olanın sahaya çıkmak, gönülden çalışmak ve insanlarla samimi ilişkiler kurmak olduğunu vurguladı. Teşkilat çalışmalarında birebir iletişimin büyük önem taşıdığını belirten Çakın, vatandaşlarla kurulan sıcak ve güvene dayalı ilişkilerin üyelik sürecini kolaylaştırdığını ifade etti.

Saha çalışmalarında özellikle ev ziyaretlerine ağırlık verdiğini söyleyen Çakın, bu ziyaretlerin oldukça verimli geçtiğini dile getirdi. Bazı ziyaretlerde aynı evden birden fazla kişinin partiye üye olduğunu belirten Çakın, kimi zaman bir ev ziyaretinde 4–5 yeni üye kazandıklarını söyledi. Bu durumun, kurulan güven ve samimi iletişimin bir sonucu olduğunu ifade eden Çakın, çalışmalarını büyük bir motivasyonla sürdürdüklerini belirtti.

Üyelik faaliyetlerinde en önemli unsurun insanlarla kurulan gönül bağı olduğunu vurgulayan Çakın, şu ifadeleri kullandı:

"Üyelikte en önemli şey ikili ilişkiler ve gönül bağıdır. İnsanların mutlu ve zor günlerinde yanlarında olmak kapıları açıyor." Çakın'a göre vatandaşlarla yalnızca seçim dönemlerinde değil, hayatın her anında temas halinde olmak teşkilat çalışmalarını güçlendiriyor.

Sahada yürüttüğü çalışmaların kendisine büyük bir motivasyon ve mutluluk verdiğini de dile getiren Çakın, teşkilat faaliyetlerinin sadece bir siyasi çalışma değil, aynı zamanda insanlarla güçlü bağlar kurma süreci olduğunu ifade etti. Konuşmasını ise şu sözlerle tamamladı: "Genel başkanımızın da söylediği gibi insanlar önce bizleri sevecek, gerisi zaten geliyor."

Kadın kolları üyelik çalışmalarını anlattı

Kadın Kolları Başkanı Seçil Mumcuoğlu, toplantıda yürütülen üye kazanım çalışmalarını paylaştı. Mumcuoğlu, ekip olarak her bireyin ayda en az 3-5 yeni üye kazandırmayı hedeflediğini ve bu kapsamda Bandırma'daki iftar programında yeni üyeler ve sempatizanlar kazandıklarını belirtti.
Mumcuoğlu, sahadaki öncü isimlerden Onur Şirin, Havva Hanım ve Hülya Hanım'ın motivasyonun kaynağı olduğunu ifade ederek, tüm ekip arkadaşlarının aynı tempoyu yakalayarak çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. Konuşmasını, "Üzerimize düşeni yapmak için elimizden geleni yapacağız" sözleriyle tamamladı.

Bağımsız Türkiye Partisi'nin (BTP) Gençlik Kolları Başkanı Fatih Akburak, teşkilatın yürüttüğü üyelik çalışmalarında önemli bir ivme yakalandığını açıkladı. Canlı yayın programında konuşan Akburak, teşkilatın sahip olduğu potansiyelin oldukça yüksek olduğunu belirterek bu potansiyelin sahada daha etkin şekilde ortaya konacağını söyledi. Akburak, "Potansiyelimiz çok yüksek ve bu potansiyeli devreye sokacağız. Genel başkanımızın ortaya koyduğu hedefe ulaşmak için gece gündüz çalışacağız" ifadelerini kullandı.

Teşkilat içerisinde saha çalışmalarına dair tecrübelerin paylaşılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Akburak, bu sayede üyelik çalışmalarındaki çekincelerin ve psikolojik bariyerlerin aşılacağını dile getirdi. Farklı illerde elde edilen başarı örneklerinin diğer teşkilatlara da ilham verdiğini belirten Akburak, bu deneyim paylaşımının teşkilatın motivasyonunu artırdığını söyledi.

Üyelik çalışmalarının yalnızca bireysel çabalarla değil, güçlü bir teşkilat koordinasyonuyla büyüyeceğini ifade eden Akburak, sahada yürütülen faaliyetlerin kısa sürede geniş bir etki oluşturacağını dile getirdi. Bu sürecin kartopu etkisiyle büyüyeceğini belirten Akburak, üye sayısının her geçen gün daha hızlı artacağını vurguladı.

Fatih Akburak ayrıca kadın kolları, gençlik kolları ve ana kademe teşkilatlarının koordineli şekilde çalışmasının hedeflere ulaşma sürecini hızlandıracağını söyledi. Tüm teşkilat birimlerinin ortak bir hedef etrafında kenetlendiğini ifade eden Akburak, yürütülen çalışmaların planlanan süreden daha kısa zamanda önemli sonuçlar verebileceğini belirtti.

Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına çağrıda bulunan Akburak, sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ifade ederek, birlik ve ortak çalışma ruhuyla hedeflenen üye sayısına ulaşılacağına inandığını dile getirdi.

Toplantıda ayrıca Av. Ali Haydar Kepekçi tarafından üyelik süreci ve üye kazandırma çalışmalarına ilişkin bilgilendirme yapıldı.

Ruhi Sarı'dan sosyal medya çağrısı: Etkileşim üyelikte kritik rol oynuyor

Bağımsız Türkiye Partisi Teşkilat ve Sosyal Medya Sorumlusu Ruhi Sarı, çevrim içi sunumunda sosyal medyanın parti çalışmaları ve üye kazanımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Sarı, sosyal medyanın günümüzde yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çıktığını belirterek, siyasetten ticarete, ulusal ekonomiden uluslararası gelişmelere kadar birçok alanda belirleyici bir etkiye sahip olduğunu ifade etti.

Sarı, teşkilat mensuplarının dijital alanda daha aktif olması gerektiğini vurgulayarak özellikle genç ve aktif üyelerin sosyal medya kullanımını artırmasının önemine değindi. Sosyal medya algoritmalarının etkileşimi öne çıkardığını belirten Sarı, teşkilat üyelerinin farklı platformlarda daha görünür olması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda üyelerin birden fazla hesap üzerinden içerik üretmesi ve paylaşımlara katkı sağlamasının dijital görünürlüğü artırabileceğini ifade etti.

Teşkilatın tüm kademelerinin sosyal medyada aktif rol almasının önemine dikkat çeken Sarı, il ve ilçe teşkilatlarının yanı sıra kadın ve gençlik kollarının da kendi sosyal medya hesaplarıyla düzenli paylaşımlar yapmasının parti çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacağını belirtti. Bu sayede parti faaliyetlerinin, saha çalışmalarının ve teşkilat etkinliklerinin daha fazla kişiye ulaşabileceğini dile getirdi.

Genel Başkan'dan üye çalışması ve Milli Ekonomi Modeli mesajı

Programın sonunda konuşan Genel Başkan, toplantının temel amacının parti üye sayısını artırmak ve Milli Ekonomi Modeli'ni daha geniş kitlelere anlatmak olduğunu vurguladı. Teşkilat mensuplarına hitap eden Genel Başkan, yürütülen çalışmaların yalnızca bir üyelik faaliyeti olmadığını, aynı zamanda bir fikir ve dava hareketinin büyümesi anlamına geldiğini ifade etti.

Bağımsız Türkiye Partisi'nin kurucusu Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan Milli Ekonomi Modeli'nin, Türkiye'nin ve dünyanın karşı karşıya olduğu ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm sunan kapsamlı bir sistem olduğunu belirten Genel Başkan, bu modelin adalet, üretim ve paylaşım temelli bir ekonomik düzen önerdiğini söyledi. Modelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal refahı da hedeflediğini dile getiren Genel Başkan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu model, adaletsizliği, sömürüyü ve ekonomik sıkıntıları ortadan kaldırarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya sunmayı amaçlıyor. Bu fikri anlatmak, yaymak ve iktidara taşımak hepimizin sorumluluğudur."

Üye kazanımının parti açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Genel Başkan, güçlü bir teşkilat yapısının güçlü bir siyasi hareketin temel şartı olduğunu söyledi. Üyelik çalışmalarının bu nedenle bir tercih değil, bir sorumluluk olduğunu ifade eden Genel Başkan, teşkilatın sahadaki gayretlerinin partinin büyümesinde belirleyici rol oynadığını belirtti.

Konuşmasında teşkilat mensuplarının sahada gösterdiği gayretlerden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Genel Başkan, birlik ve dayanışma içinde yürütülen çalışmaların kısa sürede daha büyük sonuçlar vereceğine inandığını ifade etti. Teşkilatın ortaya koyduğu enerjinin partinin hedeflerine ulaşmasında en büyük güç olduğunu söyleyen Genel Başkan, tüm kadroları çalışmaları daha da artırmaya davet etti.

Genel Başkan konuşmasını katılımcılara teşekkür ederek ve teşkilata aktif çalışma çağrısında bulunarak tamamladı. Mesajını ise şu sözlerle noktaladı: "Ayağınıza taş değmesin. Hep birlikte güçlü bir yürüyüş yapacağız ve iktidar yolunda kararlılıkla ilerleyeceğiz."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.