logo
28 EYLÜL 2026

"Bu sene de şampiyonluk istiyorum"

Süper Lig'de zirve mücadelesi veren ekiplerden Başakşehir'in teknik direktörü Okan Buruk, teknik adamlık kariyerinde ilk kez şampiyonluk hayali kurduğunu söyledi

20.01.2020 13:00:00
 
"Bu sene de şampiyonluk istiyorum"
"Bu sene de şampiyonluk istiyorum"
Medipol Başakşehir'in teknik direktörü Okan Buruk, yaptığı açıklamada, "İlk defa şampiyonluğa oynayan bir takımda çalışıyorum. İlk defa şampiyonluk hayali kuruyorum. Bunun hırsını, isteğini, hayalini, birçok şeyi kendi içimde barındırıyorum." dedi.

"Avrupa Kupası'nda da devam eden bir takımız, bu ikisini bir arada götüren bir takımın hocası olmak beni çok mutlu ve motive ediyor." sözlerini kullanan Buruk, "Oyuncularımızı da başarılar motive ediyor. Daha önce Akhisarspor'la Türkiye Kupası kazanmıştım. Bu sevinci yaşamıştım. Çok düşük bütçelerle kurulmuş, böyle bir takımda kupa kazanmak benim için çok önemli ve değerliydi. İnşallah bu sene de şampiyonluk kupasını gören teknik adam olurum. Bunun hayalini kuruyorum. Bu iş zor bir iş. Hayaller kuracaksınız, bunun peşinden koşacaksınız, takım olarak en iyisini yapacaksınız.. Hem benim, hem oyuncularımın hayali bu sene kupa kazanmak." şeklinde konuştu.

Şampiyonluk yarışındaki rakiplerini de değerlendiren Buruk, "Herkes aynı şeyleri düşünüyor. Bu yarışın içinde olmak. Bunu düşünen 5-6 takım var. Herkes şampiyonluk hayali kuruyor. Biz de aynı şeyleri düşünüyoruz. Zorlu bir dönem olacak, ne zaman buradaki takım sayısı azalır, bunu bilemeyiz. Herkesin birbirini yendiği bir dönem oldu, son haftalarda şampiyonluğa oynayan takımların daha az puan kaybettiğini görüyoruz. Tahminim 7-8 haftadan sonra biraz daha ligin şekilleneceğidir ama şu anda bütün takımlar yarışın içerisinde ve herkes aynı hayali kuruyor." ifadelerini kullandı.

Sezona ligde ve Avrupa'da dört yenilgi ile başladıklarını hatırlatan turuncu-lacivertli takımın teknik direktörü, "Oyun olarak çok kötü değildik, kazanabilirdik ama beklemediğimiz, kötü bir başlangıç oldu. Tam olarak toparlanamamıştık, kampa eksik gittik, sakatlarımız, cezalılarımız vardı. Gençlerbirliği maçını kazanarak ilk galibiyetimizi aldık, daha sonraki süreçte hem ligde hem Avrupa'da sadece sonuç olarak değil, oyun olarak da gelişen bir takım olduk. Her geçen gün üstüne koyarak gittiğimizi net bir şekilde görüyoruz. İnsanların bize olan yaklaşımları, geri bildirimleri çok olumlu. Lig, Avrupa Ligi ve Türkiye Kupası'nda devam eden bir takımız. Bu üçünde birden devam eden tek takım olmak çok değerli ama bir yandan da hiçbir şeyi başarmış değiliz. O yüzden ayaklarımız yere basıyor. İyi çalışıyoruz, iyi bir oyuncu grubuna sahibim. 2019'u güzel kapattık, inşallah mayıs ayını da aynı güzellikler içerisinde devam ettiririz." değerlendirmesinde bulundu.

"Geçen seneyi yenip, hafızalardan attığımızı düşünüyorum. Artık daha güvenliyiz"

Okan Buruk, "Medipol Başakşehir, son üç sezondur devre arasına lider girmişti. Bu kez ikinci sırada olmanız, sizi psikolojik olarak rahatlatabilir mi?" sorusuna ise, "Kötü başladık, iyi gidiyoruz. Bundan önce hep iyi başlayan, iyi giden, sonunu kötü bitiren bir takımdı. Abdullah Avcı ve Başakşehir takımı önemli işler yaptı. Çok başarılılardı ama sonunda iş istedikleri gibi gitmedi ve sonunu iyi bitiremeyen bir takım vardı. Bu senenin başında psikolojik olarak da bunu yaşadık. Geçen seneden kalan moral bozukluğu, kendine olan güvenin kaybolması... Çünkü geçen senenin son 6-7 maçında sadece 1 galibiyet alan bir takım vardı. Bunu yenmek gerekiyordu. Biz de çok kötü başladık ama sonraki bölümünde geçen seneyi yenip, hafızalardan attığımızı düşünüyorum. Artık daha güvenliyiz. Avrupa'daki başarı da bizi psikolojik anlamda inanılmaz güçlendirdi. Şimdi her şey çok daha iyi gidiyor ama futbol sonuç oyunu. Oynadığınız gün hep hazır olmak zorundasınız. Bir yandan çok ümitliyim, bir yandan da çok dikkatli olmamız gerekiyor." yanıtını verdi.

Buruk, "Medipol Başakşehir'e kulüp tarihindeki ilk kupayı kazandırabilecek misiniz?" sorusunu ise, şöyle cevapladı: "Onu görüyorum, hissediyorum. Bizim de birçok eksiğimiz var. Bunları düzeltmeye çalışıyoruz. Psikolojik anlamda takımımızın, önceki seneleri bilmiyorum ama duyduğum ve gördüğüm kadarıyla, geçen senelere göre daha güçlü olduğunu görüyorum. Geçen sene, birçok mevkide eksiklikler yaşanmış. Örneğin geçen sene ikinci yarı stoperde eksikler vardı, bu sene bunları daha iyi şekilde tamamladığımızı görüyoruz. Hücumda, forvette, savunmada birçok oyuncumuz var. Bir tek ilk yarıda Caiçara ve Uğur aynı anda sakatlandı. Roma maçı bu anlamda bizim için çok olumsuz oldu. Bir tek orada zorlandık ama onun dışında oyuncu grubumuzla her maçta birbirine benzer kadrolarla çıktık. Eksik arkadaşlarımızın yerlerini en iyi şekilde kapattık. Burada başkanımızın bize verdiği destek de çok önemli. Buradaki sinerji de inşallah taraftarımızla birlikte bizi iyi yerlere götürecek. Özellikle Avrupa kupası dönüşleri taraftarımızın bizi tesisin önünde karşılaması güzeldi. Stadımıza Başakşehir'i desteklemek için daha çok insanı bekliyoruz. Oyun ve ligdeki durumumuz sebebiyle daha çok seyircinin gelmesini hakettiğimizi düşünüyoruz. İnşallah bizi daha çok destekleyen insanlar çıkar."

Medipol Başakşehir Teknik Direktörü, üç kulvarda yollarına devam etmelerinin şampiyonluk yolunda dezavantaj olmadığını düşündüğünü aktararak, "İlk yarıda da buradan doğru bir şekilde geçtik. Haftada 2-3 maç oynamaya alışan, bu psikolojide yaşayan, mental ve fiziksel olarak buna hazır bir takım olacağız. 3-4 günde bir maç bizi daha dinamik tutuyor. Çok uzun bir seyahat yapmıyorsanız, bazen üst üste maç oynamanın da avantajları oluyor. Takımlar form yakalıyor. Oyuncularımıza sert takvimi değil de hedeflerimizi göstereceğiz." ifadelerini kullandı.

"Bruma ile hiçbir görüşmemiz olmadı"

Transfer düşünmediklerinin altını çizen Okan Buruk, Galatasaray'da da bir dönem forma giyen Bruma'yı transfer edecekleri yönündeki iddialarla ilgili olarak ise, "Şu anda transferle ilgili bir çalışma yapmıyoruz. Bir dönem takıma takviye anlamında bir şeyler yapabiliriz diye ben de söylemiştim ama şu andaki görüntü bizi hiçbir şey için acele ettirmiyor. Bir ihtiyaç olursa 31 Ocak'a kadar vaktimiz var. Bizim haberimiz olmadan da devamlı Bruma yazıldı. Bruma ile hiçbir görüşmemiz olmadı. Bruma'nın ayrılıp ayrılmadığını bile belki kimse bilmiyordur, büyük ihtimalle takımında devam edecektir. Bizim haberimiz olmadan böyle şeyler de yazılıyor. Daha az oynayan oyuncularımızı kazanmaya çalışıyoruz ama 31 Ocak'a kadar da bir vaktimiz var." açıklamasını yaptı.

Kadrolarından hiçbir oyuncuyu bırakmaya niyetleri olmadığını belirten Buruk, "Arda'nın ayrılma isteği oldu, Arda ayrıldı. Onun dışında şu anda bize gitmek istiyorum diyen bir oyuncumuz olmadı ama olabilir de. Özellikle uzun süre alan oynayan oyuncularımızla ilgili bir düşüncemiz yok, hiçbir oyuncumuzu bırakmayacağız. Kimseden bir transfer teklifi gelmedi. Visca, Mahmut gibi isimler hep konuşuluyor, sezon başı da konuşuldu. Belki önümüzdeki yaz da aynı şeyler konuşulacak. Hedeflerimiz olduğunu söylemiştik. Bizden oyuncu alacak takım olmadığını, oyuncu alacak bir takım varsa bizim olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü Türkiye Ligi'nde, Avrupa Ligi'nde ve Türkiye Kupası'nda devam eden tek takım biziz. Takviye yapacak takım, istersek biz olabiliriz." şeklinde konuştu.

"Yarıştığımız takımlar içerisinde, Sivas'ı bunun dışında tutuyorum, maliyet olarak en düşük kulübüz"

Turuncu-lacivertli takımın teknik direktörü, "En geniş kadro Başakşehir'de" görüşlerine katılmadığını da vurgulayarak, "Birçok takımın geniş kadrosu olduğunu düşünüyorum. Yarıştığımız takımlar içerisinde Sivas'ı bunun dışında tutuyorum, maliyet olarak en düşük kulübüz. Kadro olarak da en dar kadroya sahip kulübüz diyebilirim. Onun dışındaki kulüpler hem bizden daha fazla para harcamış hem bizden çok daha fazla oyuncusu olan hem de çok daha kariyerli oyunculara sahipler. Bizim kadromuzun da iyi olduğunu düşünüyorum. Alternatif olması gerekiyor, birçok alanda oynuyoruz. Tabii ki iyi bir kadromuz var ama bence diğer takımların da benzer kadroları var. Kulübesinde birçok yıldız oyuncu bekleten kulüp var. Eren Derdiyok ve Yasin Öztekin, Göztepe kulübesinde bekleyen oyunculardı. Çok iyi ve kariyerli oyuncular ama işler istedikleri gibi gitmedi. O kulübeye de geniş diyebiliriz. Bizim kulübemize de geniş diyebiliriz ama her şey isimle olmuyor, oyuncuların performans vermesi çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Okan Buruk, Demir Grup Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay'ın, "Robinho'yu kadromda isterim" sözleriyle ilgili olarak ise, "Bize bir teklif gelmedi. Robinho maliyetle buraya geldi. Oradan böyle resmi bir teklif gelirse, hem oyuncunun hem de kulübün görüşü önemli. Bize böyle bir teklif gelmedi. Robinho'ya oyuncu ve kişilik olarak güveniyorum. Oynasa da oynamasa da ne çalışma temposunu değiştiriyor ne de yüzündeki gülücük eksik kalıyor. Çok pozitif bir insan. Hiçbir şeyi kendine dert etmiyor. Her zaman takımın yanında olmaya çalışıyor. Ondan çok memnunum. Çok önemli bir oyuncu, bize daha çok katkı sağlayacağını düşünüyorum. Şu anda istediği katkıyı veremedi ama o potansiyele sahip bir oyuncu. İnşallah ikinci yarıda birçok maçta bize destek verecek." açıklamasını yaptı.

"Sporting, Mönchengladbach ve Roma'ya oranla bir seviye altta diyebilirim"

Bu sezon en üzüldüğü maçları, "Ligin başındaki maçlar tabii ki. İki Olympiakos maçı, oyun olarak daha iyiydik, birçok net pozisyonu kaçırdık. Şampiyonlar Ligi'nden elenmek... İki Olympiakos maçı en çok üzüldüğüm maçlar diye söyleyebilirim." sözleriyle anlatan Buruk, Borussia Mönchengladbach'ı yenerek turu geçmeleriyle ilgili olarak ise, "Zor maç olacağını biliyorduk. 90'da golü attık, 91'de direğimizden top döndü. Rakibimizin ne kadar güçlü olduğunu biliyorduk. Allah bize böyle bir başarıyı, galibiyeti nasip etti. Hem bizler hem de ülke için çok önemli bir galibiyet aldık. Turu geçen, Şubat 20'de tekrar maç oynamaya hazırlanan takım olduk." ifadelerini kullandı.

Okan Buruk, UEFA Avrupa Ligi son 32 turundaki rakipleri Sporting Lizbon hakkında ise, "Güçlü bir takım, kadrosuna baktığımızda Bruno Fernandes gibi çok önemli bir oyuncuya sahipler. Hücum hattında birçok opsiyonları var. Sezona kötü başladılar, hoca değişikliklerinden sonra daha da toparlayan, oyunu biraz daha oturan bir takım haline geldiler. Porto maçını seyrettik, o maçta da gördük ki her takıma karşı üstünlük kurabilecek, maç kazanabilecek bir takım. Zor bir maç olacağını düşünüyorum ama Sporting'in 'Mönchengladbach ve Roma'ya oranla gücü ne?' derseniz, belki onlardan bir seviye altta diyebilirim ama yine de çok önemli oyunculara sahipler." şeklinde konuştu.

Okan Buruk, "Avrupa kupası maçları için konuşurken sizde ekstra bir motivasyon görüyoruz. Bunu futbolculuk döneminde yaşadığınız başarıları, teknik adamlık kariyerinde de yakalama hedefi olarak yorumlayabilir miyiz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "En prestijli yer orası, hem kulüp hem teknik adam hem de oyuncular için. Keşke Şampiyonlar Ligi'nde olabilseydik. O heyecanı yaşasaydık. Bu bizim için daha önemli olabilirdi ama Avrupa Ligi'nde de aynı heyecanı yaşıyoruz. Avrupa kupasında gidiyorsunuz güzel statlarda iyi takımlara karşı oynuyorsunuz. Bunlar çok önemli ve değerli. Bunu teknik adam olarak ilk defa bu sene yaşıyorum. Buna da çok önem veriyorum. Hem Avrupa'yı hem de Türkiye'yi doğru bir şekilde götürmeye çalışıyoruz. Oyuncular için de bu güzel bir serüven. Başarılarla dolu bir sene geçirmek, Avrupa'da böyle takımlarla oynamak ve yenebilmek de onlar için de çok büyük mutluluk. Hem ben hem oyuncularımız hem de başkanımız buna çok değer veriyor. Ülkemiz de değer veriyor. Hepimizin ülkemiz için de bir görevi var, bu görevi de doğru bir şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz."

"Arda'nın ilk maçındaki başarısı hala aklımda"

Arda Turan'ın takımdan ayrılış sürecine de değinen Okan Buruk, şu sözleri kullandı: "Arda ve Göksel Gümüşdağ'ın bir görüşmesi oldu. İki tarafın da özellikle Arda'nın kendi geleceği için yeni bir sayfa açmak istediği ortaya çıktı ve böyle bir karar alındı. Ona saygı duyuyorum. Arda benim için hem oyuncu hem de insan olarak çok değerli. Ülke için çok değerli. Kariyer olarak baktığınızda, en iyi kariyere sahip oyunculardan biri. Çok önemli başarılar yaşadı. Ülkemizi çok doğru bir şekilde temsil etti. Hem iyi insan hem iyi futbolcu hem de çok karakterli bir oyuncu. İlk defa bu sene teknik adam olarak çalışma şansı buldum. Futbolcu olarak beraber oynamıştık, takım arkadaşı olmuştuk. Arda'nın ilk maçındaki başarısı hala aklımda. Ama şimdi de teknik adam olarak bizim ona olan desteğimiz, onun bize olan desteği hep devam etti ama sonunda iki tarafın da çok istemediği gibi bir ayrılık oldu. Arda inşallah çok daha konsantre olmuş ve güçlü bir şekilde bir takımla anlaşırsa, en kısa zamanda kendini doğru bir şekilde ortaya koyacağına inanıyorum."

"Her Türk teknik adam gibi bizler de milli takımda ülkemize hizmet etmeyi isteriz"

Medipol Başakşehir Teknik Direktörü, "Hedefleriniz arasında A Milli Takım teknik direktörlüğü var mı?" sorusunu şu şekilde yanıtladı: "Şu anda çok başarılı bir teknik direktörümüz var. Şenol hoca, Avrupa şampiyonasına götürüyor. İnşallah bir sonraki ayakta Dünya Kupası'na takımımızı götürür. Ondan sonra da tabii ki Türkiye'de milli takımda çalışmak isteyen birçok insan var. Herkes için milli takım önemli bir değerdir, orada çalışmak önemli bir şeydir. Her Türk teknik adam gibi bizler de milli takımda ülkemize hizmet etmeyi isteriz. İleride öyle bir görev verilirse bunu tabii ki isteriz ama şu anda Şenol hocayı ve milli takımımızı çok başarılı buluyorum. İnşallah önce iyi bir Avrupa Şampiyonası sonra Dünya Kupası'na giden bir milli takım olur. Sonrasında Şenol hocanın vereceği karar önemli. Her Türk teknik adam böyle bir göreve layık görülmeyi hep ister. İnşallah ileride böyle bir şey nasip olur."

"Abdullah Avcı, tüm Türk teknik adamlar için örnek bir isim"

Okan Buruk, "Bu sezon birkaç maçtan sonra yaptığınız '1-0 öne geçtikten sonra top çevirmeye başladık, bu da bir alışkanlık. Bunu değiştirmemiz gerekiyor.' açıklamalarınız Medipol Başakşehir'in eski teknik direktörü Abdullah Avcı'ya eleştiri olarak da algılayanlar oldu. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Hiçbir şekilde Abdullah hocayı ne eleştirmek ne de başka bir şey... Abdullah hoca çok sevdiğim, çok değer verdiğim, devamlı görüştüğüm biri. Abdullah hocayı gerçekten çok başarılı buluyorum. İşini çok doğru yapan, disiplinli, çok çalışkan ve iyi bir karakter. Abdullah Avcı, tüm Türk teknik adamlar için örnek bir isim. Takımımızın oyun anlamında alışkanlıkları var, bu eleştirilecek bir şey değil. Topa sahip olmak da pas yapmak da bir oyun, bunu bazen çok fazla abarttığınız zaman... Bunu özellikle Konya ve Denizli maçından sonra söyledim. Oyuncularımdan en kısa zamanda rakip kaleye gitmelerini isteyen bir teknik adamım. Tabii ki pas yapacaklar ama pası da her zaman hücum yapmak, rakip kaleye gitmek için daha dikine bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Bunu da oyuncularımdan istiyorum. Çok fazla geriye, yana oynayan bir takım değil, daha çok öne oynayan, dikine oynayan, rakip kaleye daha çok gol atmaya giden.. 1-0'lık oyun hiçbir zaman garanti olmuyor, 2-0, 3-0 yapmazsanız... Bunu son maçlarda doğru bir şekilde yaptık. Daha çok gol atan, daha çok rakip kaleye giden, maçları zorlaştırmadan kazanan bir takım olmamız gerekiyor. Tabii ki futbolun içinde her sonuç olacak ama mantalite olarak biraz daha rakip kaleyi daha çabuk düşünmemiz gerekiyor."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.