logo
24 ŞUBAT 2026


CIA'ye yardıma 33 yıl hapis

Pakistan, Usame Bin Ladin'in yakalanması kapsamında Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) için çalışan Pakistanlı bir doktoru 33 yıla mahkûm etti

24.05.2012 00:00:00
Pakistan'da, CIA'ye El Kaide'nin eski lideri Usama Bin Ladin'in yerini bulma konusunda yardım eden doktor 33 yıl hapse mahkum edildi. Bir resmi yetkili, Şakil Afridi adlı doktorun, CIA'ye yardım etmek için sahte bir aşı programı uygulayarak vatan ihanet etmek suçundan mahkum edildiğini açıkladı. Afridi ayrıca 3 bin 500 dolar da para cezasına çarptırıldı. Bu parayı ödemezse hapis cezası üç yıl daha uzayacak. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, yaptıklarıyla Pakistan ve Amerikan çıkarlarına hizmet ettiğini söylediği Afridi'nin serbest bırakılması çağrısında bulundu. İslamabad yönetimi, operasyonun ülke egemenliğinin ihlali anlamına geldiğini düşünüyor. Operasyondan kısa süre sonra Afridi, Pakistan devletine karşı komplo kurmak suçlamasıyla tutuklanmıştı. Afridi'nin CIA'ye yardım ederken operasyonun kimi hedeflediğini bilip bilmediği kesin değil. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, Şubat ayında yaptığı açıklamada Afridi'nin uygulamaya soktuğu aşı programıyla, Ladin'in yerinin bulunması için DNA topladığı bilgisinin doğruluğunu teyit etmişti. Usame Bin Ladin, 2 Mayıs 2011'de düzenlenen CIA operasyonunda öldürülmüştü. DIŞ HABERLER

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Almanlar artık Alanya'da ölüyor


 
Alanya'da yerleşik Alman evinde ölü bulundu. İlçede yaşayanların yüzde 10'unu yabancılar oluşturuyor. Almanlar, Ruslar ve Ukraynalıların ardından 3. sırada geliyor. İlçede 78 ülkeden insan ikamet ediyor!

24.02.2026 01:23:00
ÖNDER YILMAZ
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor
 Almanlar artık Alanya'da ölüyor

Antalya'nın Alanya ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Alman uyruklu kişi, evinde ölü bulundu.
Cumhuriyet Mahallesi'nde ikamet eden Wolfgang Brendel'den (78) haber alamayan arkadaşları, eve gittiklerinde kapının açılmaması üzerine durumu İlçe Emniyet Müdürlüğüne bildirdi.

Eve çilingir yardımıyla giren polis ekibi, Brendel'ı salonda hareketsiz halde buldu.
Sağlık ekibinin yaptığı incelemede hayatını kaybettiği belirlenen Brendel'in cenazesi Alanya Belediye Mezarlığı'nın morguna götürüldü.

Nüfusun yüzde 10'u yabancı

Alanya'da yaklaşık 36 bin 500 yabancı yaşıyor. Yaşamak için Türkiye'yi tercih eden yabancı uyrukluların en yoğun olduğu kentlerden birisi Alanya'da ilçe nüfusunun yüzde 10'unu 78 ülkeden yerleşik yabancı oluşturuyor. 36 bin 465 yerleşik yabancı ülke vatandaşı arasında ilk sırada 11 bin 720 ile Rus vatandaşları bulunurken, ikinci sırada 5 bin 52 ile Ukrayna, üçüncü sırada 3 bin 902 ile Alman, dördüncü sırada ise 2 bin 421 ile Kazakistan vatandaşları yer alıyor.

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi

23.02.2026 15:41:00
Ahmet Turan Yiğit
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi
Gazeteci Fatih Ergin, İmam Hatiplerden deist ve ateist yetişiyor diyerek, bunun Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey olduğunu söyledi.
Fatih Ergin, "Türkiye'de ilk defa AKP döneminde görülen bir şey oldu. İmam hatiplerden de ateist yetişiyor. Evet. Siz normal okulları müfredatınızla bu dizi etkinliklerinizle bir medreseye çevirmeye çalışırken sizin açtığınız
imam hatiplerde deist ve ateistler yetişiyor. Yani bizim millet olarak İslam'la bir derdimiz yok. Ama İslam adına öne çıkan insanların liyakatlı olmadıklarını görüyoruz" dedi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Sivas'ta kar sularının hızla erimesiyle Kızılırmak'ın debisi yükseldi

23.02.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.02.2026 14:04:10
İHA
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kızılırmak'ın debisi son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Kentte ısınan havayla birlikte kar sularının erimesi şehrin birçok noktasında derelerin taşmasına yol açtı. Eriyen karların oluşturduğu yoğun akış, Türkiye'nin en uzun nehri olan Kızılırmak'ın debisini de önemli ölçüde yükseltti.



Bölgedeki vatandaşlar, ırmak debisinin bu kadar arttığına daha önce şahit olmadıklarını belirtti.



Yıllardır Sivas'ta yaşayan Necati Başara, "Son 15 yıldır böyle bir manzara görmedik. Debi çok yüksek, su oldukça bol. Su tarlalara ve bitkilere büyük fayda sağlıyor. Suyun değeri kesinlikle hafife alınmamalı" dedi.

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haber, yayın ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi

23.02.2026 00:36:00
AA
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:
İstanbul Valiliği, "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi:

Valilikten yapılan açıklamada, çeşitli medya ve sosyal medya mecralarında "İstanbul'da kuduz vakalarında patlama" şeklinde haber, yayın ve paylaşımlar yapıldığı belirtildi.

Kentte yapılan kuduz aşısı sayıları baz alınarak yapılan bu haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İstanbul'da son kuduz vakası 2007 yılında görülmüştür. Bu tarihten beri, şehrimizde herhangi bir canlıya kuduz teşhisi konulmamıştır. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 123 bin 538 kuduz aşısı uygulanmış olup, bu uygulamaların tamamı tedbir amacıyla yapılan aşılarıdır. Tedbir aşılamalarının bir kısmı sahipsiz sokak hayvanı saldırı sonucu, bir kısmı ise sahipli hayvanların tırmalama, salya bulaşması ve benzeri sebeplerle oluşan durumlarda uygulanmıştır."

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak. Normalde 4 lira olması gereken köprü geçişini 59 TL yaptılar, peki özelleştirilince kaç TL olacak? CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı

21.02.2026 16:18:00
Ahmet Turan Yiğit
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
AKP Boğaz Köprülerini satacak geçiş ücretleri katlanacak CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz anlattı
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Boğaz köprülerinin 25 yıllığına özelleştirileceği iddiasını kamuoyuna taşıdı. Yavuzyılmaz'a göre; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün yıllık geliri: 53,9 milyon dolar. Gideri ise 1,7 milyon dolar. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün yıllık geliri 63 milyon dolar, gideri ise 3,5 milyon dolar. İki köprünün toplam yıllık net gelirinin yaklaşık 112 milyon dolar olduğunu belirten Yavuzyılmaz, bu gelirlerin 25 yıllığına devredilmesi halinde kamu adına milyarlarca dolarlık bir kayıp oluşabileceğini savundu. Ayrıca olası bir özelleştirme sonrası köprü geçiş ücretlerinin artabileceği ve Boğaz geçişlerinde rekabet ortamının ortadan kalkabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu.

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.