logo
06 ŞUBAT 2026

Ciğerlerimiz yanıyor: Mücadelede bilimi kullanmalıyız

29.07.2025 00:00:00

Hava sıcaklıklarının artması, küresel ısınmanın da olumsuz etkileriyle orman yangınlarının daha sık görülmesine neden oluyor. Ama ülkemizdeki yangınların çoğunun insan kaynaklı olduğunu da unutmayalım.

Bu yıl, sadece belirli bölgelerde değil, yurdun dört tarafında ormanlarımız yandı. Bursa, Karabük, Kahramanmaraş, Antalya, Muğla, Mersin, Manisa, İzmir, Hatay, Çanakkale, Tekirdağ, Bilecik, Zonguldak, Uşak, Aydın, Diyarbakır, Bingöl, Elazığ ve daha birçok ilimizde ve ilçemizde ormanlarımızın önemli bir bölümünü kaybettik.

Ülkemiz sadece bir deprem ülkesi değil, aynı zamanda birçok doğal afetin (orman yangını, sel, don, kuraklık, dolu, fırtına, yağış vs.) şiddetli bir şekilde yaşandığı bir afet ülkesi durumunda. O halde tüm bu felaketlere önceden hazırlık oldukça önem arz ediyor.

Orman yangınlarının çoğu "insan kaynaklı" dedik; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya 1 Mayıs-24 Temmuz arasında Jandarma Genel Komutanlığınca 34 ilde meydana gelen 184 orman yangınına ilişkin yakalanan şüphelilerden 25'inin, Emniyet birimleri tarafından 56 orman yangınına ilişkin yakalanan şüphelilerden de ikisinin tutuklandığını belirtti. Jandarma tarafından 47 kişiye adli kontrol uygulanırken emniyet tarafından iki kişiye uygulandı.

Soruşturma dosyalarında öne çıkan suçlamalar:

Kasten orman yangını çıkarma, tarım-makineleriyle kıvılcım çıkarma, kaynak yaparken çıkartılan yangınlar, bahçe atıklarını yakarak yakın ormanlık alana zarar verme şeklinde. Benzin (yakıt) kullanılarak yangın çıkarma eylemleri ve elektrik hatlarından kıvılcım atması sonucu başlayan yangınlar da suçlamalar arasında yer almakta. Bazı olaylarda doğrudan kundaklama şüphesiyle gözaltılar yapıldı. 

Terör örgütü PKK'nın sözde yapılanması Ateşin Çocukları İnisiyatifi'nin de geçmişte birçok yangın çıkardığı biliniyor.

En son Bursa yangınında FETÖ'cü bir askerin yangın çıkardığı görüldü. Bursa'da alevlerin yükseldiği bölgede vatandaşların şikayeti üzerine gözaltına alınan Ufuk Aytekin'in 2019 yılında FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edildiği ortaya çıktı. Aytekin, ifadesinde "petrol istasyonundan bidon ile benzin aldığını, kendi arabası ile Kışmanlar Parkı'na giderek ağaçları tutuşturduğunu" itiraf etti.

Türkiye'de 2020 ile 2024 yılları arasında meydana gelen orman yangınları, yangın sayısı ve yanan alanlar endişe verici.

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ve ilgili kurumların yayımladığı resmi verilere göre, son beş yılda yaklaşık 14 bin 249 orman yangını yaşandı. Bu yangınlarda toplam 215 bin 891 hektar ormanlık alan zarar gördü. 

2020 yılında 2 bin 793 yangında yaklaşık 20 bin 971 hektar alan yandı. 2021, son yılların en ağır orman yangını sezonu oldu. Bu yıl içerisinde çıkan 2 bin 957 yangın, 139 bin 505 hektarlık alanı yok etti. 2022'de 2 bin 160 yangın meydana geldi; toplam yanan alan 12 bin 799 hektar olarak kaydedildi. 2023 yılında çıkan 2 bin 539 yangında ise 15 bin 616 hektar alan zarar gördü. 2024'te orman yangını sayısı 3 bin 800'e ulaştı. Bu yangınlar 27 bin hektara yakın alanın yok olmasına neden oldu.

2021–2023 döneminde, elektrik dağıtım hatlarındaki bakım eksiklikleri ve arızalı kablolar nedeniyle çıkan kıvılcımların birçok yangının kaynağı olduğu ortaya çıktı. Özellikle Muğla, Marmaris, Manavgat, Datça ve Çanakkale'de tespit edilen yangınların belli bir kısmı enerji hattı kıvılcımlarına bağlandı. 2024 itibarıyla enerji kaynaklı yangınlar tüm vakaların yaklaşık yüzde 6'sını oluşturmasına rağmen, yanan alanların yüzde 11.9'unun enerji hatları kaynaklı olması dikkati çekti.

Yangınlarla mücadele konusunda İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), orman yangınlarıyla, "2025 itibarıyla 27 yangın söndürme uçağı, 105 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracı ve 25 bini aşkın personel" ile mücadele edildiğini vurguladı.

Yanan ormanlık alanların büyüklüğü dikkate alındığında, yangınla mücadele araçlarının sayısı artmasına rağmen yeterli olmadığı da görülmüş oluyor.

Orman yangınları ile mücadelede gelişmiş ülkelerin uyguladığı yenilikçi teknolojilerin mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Bakın hangi yöntemler uygulanıyor:

ABD ve Kanada, geleneksel su yerine "retardant" adı verilen kimyasal sıvılar kullanıyor. Bu sıvılar; yanmayı geciktiriyor, bitki örtüsünün tutuşmasını önlüyor, uzun vadeli koruma sağlıyor. Bu maddeler genellikle fosfat bazlı olup, kırmızımsı renktedir. Almanya gibi Avrupa ülkeleri, çevre dostu versiyonlarını tercih ederek ekolojik etkileri minimuma indirmeye çalışıyor.

Orman yangınlarını söndürmede yangın söndürme bombaları da etkili bir yöntem. Özellikle Çin, İHA'lara entegre edilen yangın bombası sistemleriyle dikkat çekiyor. Bu küçük bombalar, içlerinde yangın söndürücü kimyasallar taşıyor. Yüksek irtifadan alevin yoğun olduğu bölgelere bırakılarak anında etki gösteriyor.

ABD'nin Kaliforniya eyaleti, "akıllı sensör ağı" kurarak sıcaklık, nem, rüzgar gibi verileri anlık takip ediyor. Almanya, coğrafi bilgi sistemleri (GIS) ile yangına açık alanları önceden belirliyor. Yapay zeka algoritmaları, uydu görüntülerinden potansiyel riskli alanları analiz edip önlem alınmasını sağlıyor.

Japonya'da bazı araştırmalar, yangının yayılmasını yavaşlatacak biyolojik jeller üzerine yoğunlaştı. Çin, lazer tabanlı yangın tespit sistemleriyle saniyeler içinde dumanı algılayabiliyor. ABD, yapay zekâyla eğitilmiş robotlar aracılığıyla alevlerin merkezine müdahale etmeye yönelik projeler yürütüyor.

Orman yangınlarıyla mücadele teknikleri artık yalnızca su püskürtmekten ibaret değil. Gelişmiş ülkeler, yangınları daha başlamadan durdurmaya çalışıyor, yüksek teknoloji ile kontrol altına alıyor ve çevreyi minimum etkiyle korumaya odaklanıyor. Türkiye gibi yangın riski yüksek ülkeler için bu çözümler, gelecekte yerli teknolojiyle uyumlu hale getirilerek çok daha etkin ve sürdürülebilir yangın yönetimi sağlayabilir.

Kısırdöngü siyasi çekişmelerden ve milletin gerçek sorunlarıyla alakalı olmayan gündemlerden bir an önce kurtulup, gerçek sorunlara gerçek çözümler üretmeye odaklanmalıyız.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.