logo
28 ŞUBAT 2026


Clinton'den patriğe tam destek

08.11.2009 00:00:00
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşmesinde Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve Patrikhanenin 'ekümenik' haklarının Türkiye tarafından tanınmasını istedi.

 

Fener Rum Patriği Bartholomeos onuruna verdiği yemekte konuşan ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve Patrikhanenin 'ekümenik' haklarının korunmasını istedi. Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy'un da katıldığı yemeğin başında bir konuşma yapan Clinton, Patriği yıllardır tanıdığını ve ağırlamaktan şeref duyduğunu ifade etti. Bartholomeos'un 11 Eylül'den sonra dini liderleri, terörist saldırıları kınama ve dinler arasında uyum çağrısı yapmada birleştirme girişimini özellikle takdir ettiğini kaydeden Clinton, "Patrik Bartholomeos'un dini özgürlükler ve barış içinde bir arada yaşama için yürüttüğü kampanya, inananlar arasındaki bölünmüşlükleri onarmaya katkı sağladı. ABD, onun hem Türkiye, hem dünyada dini hoşgörü için yaptığı çağrıları desteklemekten onur duyuyor. Başkan Barack Obama ve benim Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve Patrikhanenin 'ekümenik' haklarının korunması ihtiyacını güçlü bir şekilde ifade etmemizin nedenlerinden biri de bu. Bu konuları kamuoyu önünde defalarca dile getirdik ve ele alınana kadar da bunu yapmaya devam edeceğiz" dedi. Clinton'ın bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı.

Patrik: Diyalogun sponsoru bizizClinton'dan sonra konuşan Bartholomeos ise, son 20 yılda hem Hristiyan, hem İslam ülkelerindeki Müslüman ortaklarla 12 uluslararası diyalog programına sponsor olduklarını, çok daha fazlasına da katıldıklarını, dinler arasındaki çok taraflı diyalog programlarına sürekli destek verdiklerini belirterek şöyle konuştu: "İşte bu nedenle Heybeliada Ruhban Okulumuzun yeniden açılması hususu, bizim ruhani misyonumuz açısından en çok aciliyet taşıyan konu olmaya devam ediyor ve Başkan Obama'nın TBMM'deki konuşmasında bu konudan bahsetmesini derin takdirle karşıladık. Bizzat siz, insani ve dini özgürlüğün bu en basit hususun arkasında her zaman katı bir şekilde durdunuz, ama aslında bunun önemi, 'ekümenik' Patrikhanenin çok ötesine geçiyor. Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve oradaki uluslararası akademik topluluğun aktif katılımı, daha fazla diyalog ve araştırma yolunda büyük ihtiyaç duyulan fırsatı sağlayacak. Böylesine tarihi öneme sahip bir kurum, ortak insanlığımızın yararı için yürütülmesi gereken dinler arası çalışmaya dair yeni fırsatların sunulmasında güçlü bir çekim merkezi olacak"

Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz


 
Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

28.02.2026 02:09:00
AA
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz
Ekran gözlerinizi bozduysa, çaresiz değilsiniz

Göz kuruluğu, yanma, bulanık görme ve odaklanma sorunlarına neden olan dijital göz sendromu her yaş grubunda daha sık görülmeye başlarken, basit ergonomik düzenlemeler dijital göz yorgunluğunun azaltılmasına katkı sağlıyor.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazların günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi, ekran karşısında geçirilen sürenin artmasına yol açarken, bu durum göz sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Uzaktan çalışma, çevrim içi eğitim ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla gün içinde uzun süre yakın mesafeye odaklanmak, göz kaslarının sürekli çalışmasına ve göz yüzeyinin kurumasına neden olabiliyor. Dijital göz sendromu da bilgisayar, tablet ve telefon gibi ekranlara uzun süre bakılması sonucu ortaya çıkan göz yorgunluğu ve görme problemlerini ifade ediyor. Özellikle masa başı çalışanlar, öğrenciler ve gün içinde yoğun ekran kullanan kişiler risk grubunda yer alıyor. Dijital cihaz kullanım yaşının düşmesiyle çocuklarda da göz yorgunluğu ve kuruluk şikayetleri daha sık görülmeye başladı.

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Tayfur, "Normalde bir kişi dakikada ortalama 15-20 kez göz kırpar. Ancak ekran karşısında bu sayı yarıdan fazla azalır. Göz kırpmanın azalması, gözyaşı tabakasının hızla buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kuruluk oluşmasına neden olur. Bu durum zamanla batma, yanma, kızarıklık ve bulanık görme gibi şikayetlere yol açabilir" bilgisini verdi. Tayfur, şu önerilerde bulundu: "20-20-20 kuralını uygulamak. Her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarının dinlenmesine yardımcı olur. Bilinçli göz kırpmak. Ekrana odaklanırken göz kırpmanın azalması kuruluğu artırır. Bilinçli ve tam göz kırpmaya dikkat edilmelidir. Ekran mesafesini ayarlamak. Bilgisayar ekranı gözden yaklaşık 50-70 santimetre uzaklıkta ve hafif aşağı seviyede konumlandırılmalıdır. Ortam nemini korumak. Kuru hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ortamın nem dengesine dikkat edilmelidir. Ekran parlaklığını düzenlemek. Çok parlak veya çok loş ekranlar göz yorgunluğunu artırabilir."

Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi


 
TÜRK-İŞ, Şubatta 4 kişilik aile için 'açlık sınırı'nı 32 bin 365 lira, 'yoksulluk sınırı'nı 105 bin 425 lira olarak hesapladı. Açlık sınırı Şubatta yüzde 3.65, Ocak-Şubat döneminde ise yüzde 7.37 yükseldi. Böylece maaşların, özellikle de asgari ücretin alım gücü de iki ayda göçtü.

28.02.2026 01:57:00
ÖNDER YILMAZ
  Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi
  Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi

TÜRK-İŞ, çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nın Şubat 2026 sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, şubatta Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden 'açlık sınırı' 32 bin 365 lira oldu. Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen 'yoksulluk sınırı' 105 bin 425 lira olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın 'yaşama maliyeti' aylık 41 bin 900 lira oldu.



Mutfak enflasyonu tam gaz

TÜRK-İŞ' e göre 'mutfak enflasyonu' verilerindeki değişim Şubat 2026 itibariyle şu şekilde gerçekleşti:
• Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin 'gıda için' yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 3.65 oranında gerçekleşti.
• On iki aylık değişim oranı yüzde 38.76'ya ulaştı.
• 2026'da iki aylık artış oranı ise yüzde 7.37 oranında oldu.

Et ve süt ürünleri fena zamlandı

• Araştırmaya göre Ocak ve Şubat aylarında süt, yoğurt ve peynir fiyatlarındaki hızlı fiyat artışı, tüketici alım gücünü ciddi şekilde zorladı.
• Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta kıyma ve kuşbaşı etin fiyatında artış oldu.
• Balık ürünleri fiyatlarında bir gerileme olduğu tespit edilen araştırmada, tavuk etinin kilogram fiyatında da geçen ay olduğu gibi bu ay da artış tespit edildi, Ocak ayında gerileyen yumurta fiyatlarında ise Şubat ayında yeniden artış olduğu görüldü.
• Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda Şubat ayında kuru fasulyenin kilogram fiyatında gerileme olduğu tespit edildi. Nohut fiyatında artış olduğu gözlemlenirken, yeşil ve kırmızı mercimeğin kilogram fiyatlarında ise bu ay önemli bir değişiklik görülmedi.

Maaşlar zamlar karşısında buzdan hızlı eriyor

TÜRK-İŞ'in araştırması, maaşların özellikle gıda enflasyonu karşısında hızla eridiğini gösteriyor. Türkiye'de asgari ücret 28 bin 75 TL, en düşük emekli maaşı ise 20 bin TL. Emeklilerin yüzde 96'sı 30 bin liranın altında maaş alıyor. Haliyle Türkiye'deki vatandaşların önemli bir bölümü resmen açlık sınırının altında bir gelirle yetinmek zorunda. Yoksulluk sınırının üstünde geliri olanların oranı ise sadece yüzde 10... Durum bu olunca bu yıl iki aylık dönemde mutfakta yaşanan yüzde 7.37'lik enflasyon ücretli kesimin hayat koşullarını iyice ağırlaştırdı. Fiyat artışlarının Mart ve Nisan da da devam etmesi bekleniyor.

Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettirenlerin Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabileceğini bildirdi

27.02.2026 15:14:00
AA
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Yarısı Bizden için vatandaşlara "riskli yapı" kolaylığı
Bakan Kurum, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul İlinde Yürütülecek Kentsel Dönüşüm Uygulamaları Kapsamında Yapım İçin Yardım Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın yürürlüğe girmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazetede yayımlandığını bildirdi.

Yarısı Bizden kampanyasının 22 Şubat 2024'te Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yürürlüğe girdiğini anımsatan Kurum, kararnamede yapılan değişiklikle, 31 Aralık 2026'da sona erecek kampanya ile ilgili vatandaşların lehine önemli bir düzenleme yapıldığını belirtti.

Bakan Kurum, "Yarısı Bizden kampanyamızla ilgili İstanbulluların uzun süredir beklediği bir adımı hayata geçirdik. 31 Aralık'a kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. 2025 ve 2026 yılında riskli ilan edilen yapıların tamamı kampanya kapsamına alınacak" bilgisini verdi.

Kurum, değişiklikle, ev ve iş yerini yenilemek isteyenler için riskli yapıların yıkım, ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği tespiti gibi süreçlerin de zaman aldığı dikkate alınarak hak kaybı yaşamamaları için 31 Aralık 2026'ya kadar riskli yapı ilan edilen tüm bağımsız bölümlerin kampanyadan faydalanmasının önünün açıldığını ifade ederek, "Bu sayede 2025 ve 2026 yıllarında ilan edilen riskli yapıların tamamı Yarısı Bizden kampanyasından faydalanabilecek" dedi.

Yarısı Bizden kampanyası

Kampanyanın bina bazlı dönüşüm desteği kapsamında her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriliyor.

Bu şekilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin liralık finansman desteğinden faydalananlar, evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

İş yerleri için de 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi, 125 bin lira taşınma desteği sunuluyor. Bakanlığın sağladığı 875 bin liralık finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar, iş yerlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor.

Alan bazlı site benzeri büyük dönüşümlerde ise TOKİ veya Emlak Konut inşaatları üstleniyor. Bu modelde her bir hak sahibi için 875 bin liralık hibe desteği ve 125 bin liralık taşınma desteği sağlanıyor. Hibe tutarı bina maliyetinden düşürülüyor, arta kalan borç ise yine uzun vadeli uygun ödeme koşullarıyla taksitlendiriliyor.

Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı

Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında 2 metrobüsün çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, tek yönlü duran seferler araçların olay yerinden çekilmesinin ardından normale döndü

27.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 27.02.2026 11:44:03
İHA
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Edinilen bilgiye göre, kaza saat 10.30'da Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında meydana geldi. Durağa yaklaşan iki metrobüs iddiaya göre, takip mesafini koruyamayınca kaza yaptı.

Arkadaki araç öndeki metrosübe çarptı. Araçlarda bulunanlar panik yaşarken, kazada 4 kişi yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ekipleri sevk edilirken; kaza nedeniyle seferler tek yönlü durdu.

Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, 2 sürücü ise polis merkezine götürüldü.

Araçların çekilmesinin ardından seferler normale döndü.

Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi

26.02.2026 21:50:00
İHA
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
AFAD verilerine göre, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi.

Saat 20.17'de yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Sivas ve Adana'nın Kuzey ilçelerinden de hissedildi.

İlk belirlemelere göre deprem sonrası herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti

25.02.2026 14:18:00 / Güncelleme: 25.02.2026 14:23:42
İHA
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere 'dikkat ve sabır' konusunda uyarılarda bulundu.



İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan'dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.

"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"

İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.



"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"

Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi ve komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet’in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu

25.02.2026 14:13:00
Ahmet Turan Yiğit
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet'in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulunan Yavuz, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini de değerlendirdi.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "CHP'nin komisyona katılımının siyasi sonuçlarını, iktidar ve muhalefetin anayasa sürecindeki pozisyonlarını, "üniter yapı" ve milli bütünlük tartışmalarını, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini, Türkiye'de olası "Lübnanlaşma" riskini ve seçmen tabanlarının milli hassasiyetleri ve siyasi kırılmaları ele aldı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.