COP31 sonrası alarm
İklim krizi buzulları eritmiyor sadece milyonlarca çocuğun geleceğini, umudunu ve ruh sağlığını tüketiyor. COP31 güzel sözlerdi, ama çocuklar somut eylem bekliyor
Eyüp Kabil





Son verilere göre, dünya genelinde her yıl milyonlarca çocuk iklim kaynaklı felaketlerden doğrudan etkileniyor. Sel, kuraklık, orman yangınları ve sıcak hava dalgaları sadece fiziksel sağlığı değil, zihinsel gelişimi de tehdit ediyor. Uzmanlar, bu durumun "iklim kaygısı" (eco-anxiety) olarak adlandırılan yeni bir psikolojik sorunu tetiklediğini belirtiyor.
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Ayşe Demir, "Çocuklar, yetişkinlere göre iklim değişikliğinin yarattığı belirsizliğe daha kırılgan tepki veriyor. Sürekli 'Dünya yanıyor mu?' sorusu soran çocuklar arasında uyku bozuklukları, kaygı atakları ve gelecek korkusu giderek yaygınlaşıyor" diyor.
Antalya'daki zirve sırasında açıklanan raporlar da çarpıcı: 2030'a kadar iklim değişikliği nedeniyle 100 milyondan fazla çocuğun yerinden edilebileceği öngörülüyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yetersiz beslenme ve bulaşıcı hastalık riski artarken, Türkiye'de de yaz aylarındaki aşırı sıcaklar ve orman yangınları çocuk sağlığını doğrudan etkiliyor.
Öte yandan umut verici gelişmeler de var. Zirvede kabul edilen "Çocuk Odaklı İklim Eylem Planı" kapsamında, okullarda iklim eğitimi zorunlu hale getirilmesi ve yeşil alanların artırılması gibi adımlar tartışılıyor. Bazı ülkeler ise çocukları karar alma süreçlerine dahil ederek "Genç İklim Elçileri" programı başlatıyor.
Ancak aktivistler yeterli bulmuyor. 15 yaşındaki iklim aktivisti Ece Kaya, "Yetişkinler karar alıyor, biz sonuçlarına katlanıyoruz. COP31 güzel sözlerdi ama somut eylem lazım. Benim yaşımda çocuklar 2050'de nasıl bir dünyada yaşayacak?" diye soruyor.
Uzmanlar, ebeveynlere ve eğitimcilere çağrıda bulunuyor: Çocuklarla açık ve yaşa uygun sohbetler yapmak, doğayla daha fazla zaman geçirmelerini sağlamak ve karbon ayak izini azaltma alışkanlıklarını küçük yaşta kazandırmak, iklim kaygısını azaltmanın en etkili yollarından biri.
İklim krizi artık sadece buzulların erimesi veya deniz seviyelerinin yükselmesi değil; aynı zamanda gelecek nesillerin ruh sağlığı ve hayatta kalma mücadelesi haline geliyor. COP31'in ardından atılacak adımlar, sadece gezegenin değil, çocuklarımızın da geleceğini belirleyecek.


















































































