logo
28 EYLÜL 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan 11. Tıp Kurultayında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere sağlıkta kurduğumuz sistem dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip ediliyor. Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık" dedi.

26.11.2025 16:32:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan 11. Tıp Kurultayında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan 11. Tıp Kurultayında konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 11. Tıp Kurultayı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri töreninde konuştu.

Programı düzenleyen Sağlık Bakanlığına, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve ekibine, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yurt dışından ülkemizi, kurultayımızı ve ödül merasimimizi teşrif eden katılımcılara başkentimiz Ankara'ya hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Kurultay çerçevesinde düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu'ndan çıkan sonuçların başta sağlık sektörümüz, üniversitelerimiz ve Türk Sağlık Bilimi olmak üzere milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Farklı kategorilerde TÜSEB Ödülleri'ne layık görülen bilim insanlarımızı, değerli hekimlerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum" dedi.

Bu sene ebediyete irtihal eden ve adına ödül takdim edecekleri Prof. Dr. Gazi Yaşargil ile birlikte tıp bilimine katkıda bulunmuş ancak vefat etmiş hocalara ve doktorlara rahmet dileğinde bulunan Erdoğan, "Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın iftihar ettiği bilim insanı kıymetli Aziz Sancar hocamıza da hayırlı ve uzun ömürler diliyor, Nobel ödülü alacak daha nice çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeryüzünde insan hayatından, insanın sağlıklı, onurlu, özgür bir hayat sürmesinden daha kıymetli bir şey olmadığını belirterek, insanın asli varlığına musallat olan marazları ortadan kaldırmak, insan bedenini ve ruhunu sağlıklı kılmak, yaralarını sarmak, hastalıklarını iyileştirmek, acılarını dindirmek meselesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu kaydetti. Erdoğan, deva ve şifa arayışının yeryüzünde insanla başladığını ve devam etmekte olduğunu dile getirdi. Esasında bütün kadim geleneklerin, bütün dinlerin, bütün köklü düşünce ve felsefe akımlarının nihai amacının insanın konumunu muhafaza etmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen ecdadımız insanı yaşatmayı merkeze alırken, sadece devletin bekası ve sosyal devlet anlayışının altını çizmekle kalmamış, asırlar önce kadim bir hakikati de dile getirmiştir. 'Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' diyen bir hayat felsefesinden ancak kurucu ve kuşatıcı bir sağlık anlayışı zuhur edebilir. Doktor, hekim ve tabip kelimelerinin kökenlerinde ve mana evrenlerinde iyileştirme, selamete çıkarma anlamları olduğu kadar bilgelik ve hikmetle birlikte halden anlama vasıflarının bulunması boşuna değildir. Eski Türk tıbbında 'otacılar' olarak isimlendirilen zümrenin aynı zamanda bilge kişiler olması, ancak bu hakikatle izah edilebilir" değerlendirmesini yaptı.

Tıp ilmindeki gelişmelerin, yeniliklerin, buluşların, keşiflerin, hangi milletten, hangi devletten, hangi kuruluştan doğarsa doğsun, kaynağı neresi olursa olsun, insanlığın ortak malı, ortak kazanımı, ortak sevinci olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık kadar eski bu ilkenin çağımızın kar odaklı anlayışında maalesef geçmişe kıyasla zemin kaybettiğini görüyoruz. Para kazanmayı, rantı, çıkarı, kâr hırsını teşvik eden kapitalist sistem, hayatın pek çok alanı gibi tıpla ilgili paradigmayı da dönüştürüyor. İnsanlığın karşılaştığı modern açmazlardan biri, sağlık sektörünün, sağlık sektörünü domine edenlerin 'sınıfsallaşarak' kendilerini geniş kitlelerden ayrı, ayrıcalıklı bir katman gibi görmeleridir. Bir diğer husus da tıptaki gelişmelerin insanın hayrına ve insan hayatının kurtarılması için kullanılacağı yerde aksi istikamette kullanılmasıdır. Bunun, tıp ilminde ve tabiplik mesleğinde yol açtığı sıkıntıları, siz kıymetli bilim insanlarımızın takdir ve değerlendirmesine bırakıyorum. Kadim tıp bilimini, bilançolara sığdırmaya çalışmanın yanlışlığını, en iyi sizler biliyorsunuz. Ataların ifadesiyle 'Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir.' Yani, sağlık her işin başıdır; mutlu, huzurlu bir hayatın temel şartıdır. Gerçekten de şayet sağlığınız yerindeyse gerekirse taşı sıkar, suyunu çıkartır, bir şekilde hayatınızı idame ettirirsiniz. Ama sağlığınızı kaybetmişseniz, tüm dünya size altın tepside sunulsa bile gözünüzde hiçbir kıymeti olmaz" dedi.

"Dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli, daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor"
Hastalanan her insanın kendini tedavi ettirme imkanı bulamadığı, nihai ürüne dönüşen tıbbi gelişmelerin insanların hizmetine eşit sunulmadığı bir dünyanın adil, eşit ve yaşanabilir bir dünya olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nasıl insan hayatı sömürülemezse, insan onuru ticarileştirilemezse, insanın sağlığı ve hastalığı sömürülemez, bir pazar metası olarak görülemez. İnsanın ruhu ve bedeni, insan sağlığı ve hastalığı sadece ticarete konu edilemeyeceği gibi bir tahakküm aracı olarak da kullanılamaz. Gelinen noktada dünyanın sağlık alanında daha sıhhatli, daha rafine, İbn-i Sina ve Hipokrat çizgisine daha yakın bir bakış açısına kavuşması gerektiği anlaşılıyor. Evet bunu açık yüreklilikle konuşmak, bunu tartışmak, böyle bir dönüşüm için ön almak, risk almak, mücadele etmek zorundayız" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de tam 2 yıl boyunca hastanelerin bombalanmasına, hastaların, sağlık çalışanlarının, çocukların, hatta kuvözdeki masum bebeklerin katledilmesine seyirci kalan bir dünyadan böyle bir dünyaya geçmenin şüphesiz kolay olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık, bir hayatı kurtarmanın sevincini kolektif olarak yaşadığı, dünyaya sağlıklı gelen bir bebeğin sevincini kendi sevinci olarak gördüğü zaman inanın dünya cennete dönüşecektir. Biz, işte bunun için çalışıyoruz. Sizler, aynı şekilde bunun için emek veriyor, çabalıyor, ter döküyorsunuz. Bir insanı iyileştirmeye maddi anlamda değer biçilemez. Bir hayatı kurtarmanın maddi anlamda pahası ölçülemez" dedi.
"Hastaya şifa olma bilincinin adeta genlerimize işlediği bir coğrafyanın, bir medeniyetin varisleri olarak nerede durduğumuzu ve misyonumuzun ne olduğunu idrak etme mecburiyetimiz var" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler Lokman Hekim'in varisleriyiz. Bizler Batı'da tıp ilminin temelini atan İbn Sina'nın varisleriyiz. Bizler, Anadolu'yu şifahanelerle ören, insanlığın şifa ve deva arayışına kurumsal anlamda çözümler üreten büyüklerimizin varisleriyiz. Nasıl ecdadımız Anadolu'yu şifahanelerle ilmek ilmek dokuyarak bir şifa medeniyeti inşa etmişse, nasıl istiklal ve istikbal mücadelemizin en büyük payelerden biri tıbbiyenin olmuşsa inşallah Türkiye Yüzyılı'nın sancaktarlarından biri de buradaki kardeşlerim olacak, doktorlarımız, bilim insanlarımız olacak; sizler olacaksınız. Ben buna tüm kalbimle inanıyorum. Her birinize teşekkür ediyor, şimdiden tebriklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu.

İnsan merkezli siyaset anlayışın bir gereği olarak son 23 yıldır sağlığa büyük önem verdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yürüttüğümüz çalışmalarla yaygın, kaliteli ve ekonomik bir sağlık sistemini hayal olmaktan çıkarıp, halkımızın hizmetine sunduk. Anayasamızın en temel hükümlerinden olan 'sosyal devlet' ilkesinin rehberliğinde ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşlarımızın da sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde istifade edebilmelerini sağladık. İlaç almak için insanların sabahın köründe yollara düştüğü, muayene sırası alabilmek için saatlerce kuyrukta beklediği, parası yetmeyince hastalarımızın rehin tutulduğu günler inşallah bir daha gelmemek üzere geride kaldı" dedi.

"1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunuluyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, toplam 1 milyon 470 bini aşan sağlık personeliyle 86 milyon vatandaşa birinci sınıf sağlık hizmeti sunulduğunu belirterek, "2002'den bu yana personel sayımızı yüzde 288 artırdık. Son 1,5 yıl içinde 57 bin 504'ü hekim olmak üzere 99 bin 567 yeni atama yaptık. Türkiye'de hekim sayısının artması yalnızca hastalarımızın değil, onlara hizmet veren değerli hekimlerimizin de işini kolaylaştırdı, yükünü hafifletti. Kamu hastanelerimizin yüzde 80'ini yeniledik veya yeniden inşa ettik. 794 yeni hastaneyi hizmete kazandırarak, kamu hastanelerinde toplamda 173 bin yatağa ulaştık. 2002 yılında kamuda yalnızca 7 bin nitelikli yatağımız vardı, bugün bu sayı 18 kat artışla 122 bine ulaştı. Toplam yatak sayımız ise 164 binden 271 bine ulaştı. Son 1 yılda 4 bin 60 yatak ünit kapasiteli 60 projeyi bitirdik" açıklamasında bulundu.

13 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor
Yapılanların sadece bunlarla sınırlı olmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023 yılında yaşadığımız depremin yaralarını hızla sarıyoruz. Bölgeyi yeniden ayağa kaldıracak kalıcı sağlık yatırımlarını hızlandırdık. Böylece 5 bin 123 yataklı 109 sağlık tesisini tamamladık. 11 ilimizde deprem öncesinde kamu hastanelerinde 23 bin 733 yatakla hizmet sunulurken, bugün 27 bin 503 yatakla sağlık hizmeti veriyoruz. Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinin 300 yataklı ek binası ile Kahramanmaraş 600 yataklı Devlet Hastanesini yıl bitmeden açacağız. Salgın döneminde hayati rol üstlenen şehir hastanelerimizden 25 tanesi hizmete girdi. 13 şehir hastanesinin yapımı devam ediyor. Toplamda 9 şehir hastanesinin, sağlık kampüsünün ihale, proje ve arsa çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Başta şehir hastaneleri olmak üzere sağlıkta kurulan sistemin dünyanın pek çok ülkesi tarafından ilgiyle takip edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öyle ki güçlü sağlık altyapımız sayesinde artık pek çok branşta sadece bölgemizdeki ülkelerin vatandaşlarına değil, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel ölçekte sağlık hizmeti verebilen bir ülke konumuna ulaştık. Daha burada saymaya kalksak, değil saatler, günler alacak birçok yatırımı, projeyi, devrim niteliğinde reformu hayata geçirdik. Kuşkusuz 'tüm sorunları çözdük', 'tüm sıkıntıları giderdik' iddiasında kesinlikle değiliz" açıklamasını yaptı.

"Milletimizden gelen teklifler, tenkitler, şikayetler, serzenişler ve tespitler doğrultusunda sağlık sistemimizi iyileştirmeye devam edeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık gibi dinamik bir alanda ihtiyaçların hiçbir zaman bitmeyeceğini belirterek, "Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği üzere sağlık alanında büyük bir devrime imza attığımız da tartışmasız bir gerçektir. Türk sağlık sisteminin gücü, kabiliyetleri ve şokları karşılama kapasitesi, Covid-19 salgınında çok net görülmüştür. Buna rağmen mevcutla yetinmiyoruz. Milletimizden gelen teklifler, tenkitler, şikayetler, serzenişler ve tespitler doğrultusunda sağlık sistemimizi iyileştirmeye devam edeceğiz. Şunun da bilinmesini isterim ki; son 23 yılda sağlık alanında ne yaptıysak bilim insanlarımızla istişare halinde yaptık. İnşallah çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şüphesiz bunların tamamı önemlidir, kıymetlidir, Türkiye ve Türk milleti adına gerçekten gurur verici gelişmelerdir. Fakat sadece 23 yıllık sürede bunları başarmış olmamız, hedeflerimizin tamamına ulaştığımız anlamına gelmez. Bakınız, donanım ve sağlık altyapısında dünyada birinci ligde olmamız yetmez. Vatandaşın sağlık hizmetlerine eşit erişiminde gıpta edilen ülkelerden biri olmamız yetmez. Sağlık hizmetlerini devlet olarak ücretsiz karşılamamız yetmez. Tıp eğitiminde dünya standardının üzerinde doktorlar yetiştirmemiz yetmez. Başta tıp ve ilaç olmak üzere bilimsel araştırmalarda da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olmak durumundayız. Aynı şekilde gerekli AR-GE yatırımlarını yaparak, tıbbi cihaz üretiminde de yeni bir aşamaya geçmek zorundayız. Cumhurbaşkanı olarak sağlıkla ilgili hususlarda kapsamlı bir millileşme ve yerlileşme hamlesine olan ihtiyacı sık sık dile getiriyorum. Ancak bu konuda tüm şahsi çabalarıma rağmen hedeflerimizin çok uzağında olduğumuzu da gayet iyi biliyorum. Savunma sanayiinde olduğu gibi burada da içeriden ve dışarıdan farklı engellerle karşılaşıyoruz. Ama nasıl ki zor, oyunu savunma sanayiinde bozmuşsa, inşallah yerli ilaç ve tıbbı cihaz üretiminde de Allah'ın izniyle bozacaktır. Çalışacağız, geliştireceğiz, üreteceğiz. Hepsinden öte zorluklar karşısında yılmayacağız ve Türkiye'yi çok farklı bir seviyeye hep beraber taşıyacağız. Bizi bu hedefimize bir adım dahi olsa yaklaştıracak her türlü özgün, nitelikli ve gerçekçi çabayı desteklemekte kararlıyız. Onun için bugün ödül alan bilim insanlarımızın çalışmalarını takdirle karşılıyorum. Her biriniz, tıpkı Aziz Sancar hocamız gibi bilimsel çalışmalarınızla yeni yol açıyor, sizden sonra geleceklere cesaret aşılıyorsunuz. Sizlerin bu çalışmaları inşallah diğer hekimlerimize de örnek olacak, ilham kaynağı olacak, daha farklı projelere başlamak için cesaret verecektir" diyerek sözlerini tamamladı.

"Sağlıkta bağımsızlık, milli güvenliğin ayrılmaz parçasıdır"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da programda bir konuşma yaptı. "Üreten Sağlık" modeli ile yerli ve milli sağlık teknolojilerini geliştiren, kendi çözümünü üreten ve sağlıkta tam bağımsızlığı hedefleyen bir üretim ekosistemini kurmaya başladıklarını belirten Bakan Memişoğlu, "Sağlıkta bağımsızlık, milli güvenliğin ayrılmaz parçasıdır yaklaşımımız doğrultusunda sağlığı önemli bir güç alanı olarak yeniden konumlandırdık. Bu vizyonu vatandaşımıza doğrudan dokunan somut adımlarla hayata geçirdik. Koruyan ve geliştiren sağlık anlayışı ile aile hekimlerimizi kendilerine kayıtlı nüfusun sağlığını takip eden, düzenli izlem yapan ve sağlık okuryazarlığını geliştiren proaktif bir yapının merkezine yerleştirdik" dedi.

"19 bin kişiye erken evrede kanser tanısı koyduk"
Aile hekimlerinin diyabet, hipertansiyon ve aşırı kilo başta olmak üzere 11 hastalığın aktif tarama ve takibini yapmalarını teşvik ettiklerini kaydeden Bakan Memişoğlu, "Bin 859 ilacı yazabilir hâle getirdik, birçok ilacın raporunu düzenleme yetkisi verdik. Gerekli gördükleri hastalar için MHRS üzerinden bazı üniversite hastaneleri dâhil tüm kamu hastanelerinden ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabilmelerini sağladık. 35 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yaptık, 7,3 milyon kişiye yeni kronik hastalık tanısı koyduk. Toplamda 105 milyon kez tarama ve izlem yaptık. Kanser taramaları neticesinde 19 bin kişiye erken evrede kanser tanısı koyduk ve binlerce vatandaşımızın hayatına dokunduk" açıklamasını yaptı.

Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen Normal Doğum Eylem Planı neticesinde primer sezaryen oranında ilk kez gerileme sağlandığını, 4,1 puanlık azalışla yüzde 12,3'lük düşüş gerçekleştiğini aktardı. Memişoğlu, bu süreçte bin 524 gebe okulu ve 3 bin 400 yeni koordinatör ebe ile annelerin yanında olduklarını, 360 bini aşkın anne adayına eğitim verdiklerini bildirdi. Türkiye'nin güçlü sağlık veri altyapısı ve dijital kapasitesi sayesinde artık yapay zeka destekli tıbbi cihazlarını kendi imkanlarıyla geliştirebilen ve üretebilen bir ülke konumuna ulaştığını vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Liderliğinizde yürütülen Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda biyoteknoloji, kişiselleştirilmiş tıp ve genom alanlarında Türkiye'yi stratejik bir konuma taşıyoruz. Ulusal Genom Projesi ile erken tanı ve hedefe yönelik tedaviler için güçlü bir altyapı oluşturduk. Üreten Sağlık vizyonumuz, sağlık alanında kendi ilacını ve teknolojisini üreten, bilgisini geliştiren ve bunu dünyaya ihraç eden güçlü bir Türkiye idealinin en somut göstergesidir" dedi.

TÜSEB Ödülleri sahiplerini buldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdim ettiği 2025 TÜSEB Ödülleri, sağlık ve bilim dünyasında önemli isimleri onurlandırdı. TÜSEB Teşvik Ödülü, bu yıl Prof. Dr. Suat Tekin, Prof. Dr. Sercan Karav, Doç. Dr. Beyza Servet Göncü ve Prof. Dr. Erkan Yılmaz'a verildi. TÜSEB Hizmet Ödülü'nün sahibi ise Prof. Dr. Mehmet Erdem Büyükbingöl oldu. 2025 TÜSEB Sağlık Teknolojileri Prestij Ödülü, Şahin Gürsel'e takdim edilirken, dünyaca ünlü beyin ve sinir cerrahı Ordinaryüs Prof. Dr. Gazi Yaşargil anısına hazırlanan TÜSEB Özel Ödülü bu yıl Prof. Dr. Uğur Türe'ye verildi. İnovatif Sağlık Ekibi Ödülü'ne çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Serkan Topaloğlu ve ekibi layık görüldü. Bu yılın Aziz Sancar Bilim Ödülü ise Prof. Dr. Fikrettin Şahin'in oldu. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Gazze'deki insani girişimleri nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Özel Ödülü takdim edildi.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.