HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 TEMMUZ 2021, PAZARTESİ

Cumhuriyet ve Demokrasi: Farklar?

20.10.2003 00:00:00
Sabah'tan Mehmet Barlas, Azerbaycan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yola çıkarak, Cumhuriyet ile Demokrasi arasındaki farkları analiz ediyor. Yazının başlığı maksadı ifade ediyor: Cumhuriyet, demokrasi ile taçlandırılmalıdır!

Barlas'ın yazısını olduğu gibi aktarıyoruz:

"Azerbaycan'daki aile boyu başkanlık seçimi ve sonrasında yer alan kargaşa, bu çağda bir ülkeye "Cumhuriyet"in yetmediğini yine kanıtladı.

Tek başına "Cumhuriyet", bazen bir despotun, bazen bir oligarşinin, ülkeye egemen olmalarını da ifade ediyor.

"Demokrasi" ile taçlandırılmamış bir cumhuriyet, "örgütlenmiş şiddet" şeklinde ifade edilebilen "Devlet Terörü" ile eş anlamlı da olabilir.

Bunun yakın örneklerini, Orta Doğu'daki nasyonal-sosyalist "Baasçı Cumhuriyetler"de de, 1990 öncesi Doğu Avrupa'daki komünist "Halk Cumhuriyetleri"nde de görmedik mi?

p Gerekçe istikrar...

Demokrasisi olmayan cumhuriyetleri savunanların söylemlerindeki en sık kullanılan gerekçe "İstikrar"dır.

Bunlar, tartışılmaz bir veri olarak, "Rejim"in kutsallığını kabul ederler. "Rejimi Korumak" ile "İstikrarı Korumak" kavramlarını, eşanlamlı görürler.

Geniş kitlelerin yoksulluğu, gelişmemişliğin kronik bir olgu halinde bulunması, devletin köhnemişliği, engelleyici bürokrasi, evrensel uygarlık yarışındaki gerilik, hep önemsiz ayrıntılardır bunlara göre.

Temel hak ve özgürlükler ya da hukukun üstünlüğü, "Rejim" için tehditlerdir.

Bu tür cumhuriyetlerde, "Yönetmek" değil, "İdare Etmek" kavramı geçerlidir.

İdarenin başındaki kişi de, ya toplumun "Baba"sıdır, ya "Rehber"dir; yahut "Şef"tir, "Duçe"dir, "Führer"dir.. (Recep Bahar'ın notu: Şef, İkinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'nün; Duçe, İtalyan faşist lideri Mussolini'nin; Führer de Hitler'in lakaplarıdır.)

Onların anladığı "İstikrar" ise, despotun ve çevresindeki oligarşinin, saraylarında güven içinde yaşaması ve halkın sırtından, müsrifçe harcamalar yapabilmeleridir.

İşin gerçeği ise, çok çarpıcıdır.

Demokrasiden yoksun cumhuriyetler, hiçbir zaman kalıcı istikrara sahip olamazlar. Ne kendi vatandaşları, ne de dış dünya, bu ülkelerin yarın ne tür gelişmelere sahne olacağını kestiremez.

p Petrol bir işe yaramıyor

Bu yüzden, mesela petrol gibi olağanüstü yeraltı zenginlikleri bile, onların halklarına refah getirmez. İçerideki ekonomik ve sosyo-politik başarısızlıklar, demokrasisi olmayan ülkelerde, dış politika maceraları ile unutturulur. "Milli Dava", "Hayat Hakkı", "Ulusal Çıkar" gibi sloganlarla, dış politikada, çözümü düşünülmeyen kronik uluslararası anlaşmazlıklar üretilir. Eldeki kitle iletişim araçları kullanılarak, halk sokaklara dökülür ve sloganlarla, dünyaya meydan okunur.

Ve hatta, bu şekilde savaşlar bile çıkarılır.

Kimse ortaya çıkıp "neden böyle" diye soramaz.

Soranlar ya "Hain", ya da "Rejim Düşmanı" ilan edilir.

Biz, 80'inci yıl dönümünü kutladığımız Cumhuriyet'imizi, demokrasi ile taçlandırdık.

Bu yolda bazı duraklamalar ve kesintiler yaşanmış olsa bile, Türkiye'de demokrasi, sürekli yükselen değerdir.

Bu nedenle, "Cumhuriyeti Korumak" gerekçesi ile demokratik rejimi tartışan ve halkı (ya da seçmeni) rejimin tehdidi olarak sunan görüş sahiplerine, iyi gözle bakmıyoruz.

Onların idealindeki "Cumhuriyet" modelinin, şimdi Azerbaycan'daki durumla izdüşümü içinde olduğunu biliyoruz."


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.