logo
14 TEMMUZ 2026

Yapay zeka kürsüde: Silikon Vadisi'nden Adalet Sarayı'na

Teknoloji dünyasının "hukuk devrimi" olarak nitelendirdiği tarihi bir an yaşandı. Yıllardır bilim kurgu filmlerine konu olan "robot avukatlar", artık mahkeme salonlarının kapısından içeri girdi

01.03.2026 00:33:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Yapay zeka kürsüde: Silikon Vadisi'nden Adalet Sarayı'na
Yapay zeka kürsüde: Silikon Vadisi'nden Adalet Sarayı'na
Teknoloji dünyasının "hukuk devrimi" olarak nitelendirdiği tarihi bir an yaşandı. Yıllardır bilim kurgu filmlerine konu olan "robot avukatlar", artık mahkeme salonlarının kapısından içeri girdi.

Dünyada ilk kez, gelişmiş bir yapay zeka algoritması bir sanık için tam kapsamlı bir savunma hazırlayarak hukuk sisteminde yeni bir dönem başlattı.


Bu tarihi adımın arkasında, kendisini "Dünyanın İlk Robot Avukatı" olarak tanımlayan DoNotPay girişimi yer alıyor.

İlk etapta sadece park cezalarına itiraz etmek için basit bir sohbet botu (chatbot) olarak tasarlanan sistem, OpenAI'ın GPT mimarisine benzer devasa veri setleriyle eğitilerek karmaşık hukuki metinleri analiz edebilecek düzeye ulaştı.

Algoritma Nasıl Savunma Hazırladı?



Yapay zeka, savunma hazırlama sürecinde insan bir avukatın haftalarca sürecek mesaisini saniyeler içinde tamamladı:

Emsal Karar Taraması: Algoritma, on binlerce geçmiş davayı ve Yüksek Mahkeme kararlarını saniyeler içinde tarayarak davanın gidişatını değiştirecek "boşlukları" tespit etti.

Stratejik Argüman Üretimi: Sanığın ifadeleri ile mevcut yasaları eşleştiren yapay zeka, en az riskli ve en ikna edici savunma kurgusunu oluşturdu.

Gerçek Zamanlı Dinleme: Bazı test aşamalarında yapay zekanın, kulaklık aracılığıyla duruşma salonundaki sesleri dinleyip sanığa ne söylemesi gerektiğini fısıldaması planlandı.

Hukuk Dünyasında "Sıcak" Tartışma: Fırsat mı, Tehdit mi?

Bu gelişme, hukuk çevrelerini ikiye bölmüş durumda. İşte masadaki temel görüşler:

Avantajlar:



Adalete Erişim: Avukat tutmaya gücü yetmeyen bireyler için düşük maliyetli hukuki destek.

Hız ve Verimlilik: Yıllar süren davaların, hatasız dosya hazırlığı sayesinde hızlanması.

Duygudan Arınmış Kararlar: Kişisel önyargılardan uzak, tamamen verilere dayalı savunma hazırlığı.

Riskler ve Etik Sorunlar:

Sorumluluk Kimde?: Yapay zeka hatalı bir savunma yaparsa ve sanık hapse girerse sorumlu yazılımcı mı yoksa kullanıcı mı olacak?

Mesleki Gelecek: Avukatlık mesleğinin prestijini ve iş alanlarını daraltma endişesi.

Veri Gizliliği: Müvekkil mahremiyetinin dijital ortamlarda ne kadar güvende olduğu sorusu.

Gelecek Senaryosu: Hakimler de mi Robot Olacak?

Uzmanlar, yakın gelecekte basit tazminat ve trafik davalarının tamamen yapay zeka tarafından karara bağlanabileceğini öngörüyor. Ancak "vicdan" ve "etik değerler" gerektiren ağır ceza davalarında insan unsurunun vazgeçilmez kalacağı düşünülüyor.

Bu ilk "algoritma savunması", hukukun sadece kanunlardan değil, aynı zamanda teknolojik bir yarıştan ibaret olacağı yeni bir yüzyılın ilk sayfasını açtı.

Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile ilgili davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü

13.07.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu"

Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay'ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay'ı temizlikçi aradı ve Aleyna'nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna'yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay'ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin'i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna'yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi'" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi.

"Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur"

Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi.

"Aileden de çok özür dilerim"

Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı.

"Çok mağdurum"

İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşma, savcı değişikliği sebebiyle 8 Aralık'a ertelendi

13.07.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi
Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi
İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Bir önceki celse oluşturulan ara karar ile Ekrem İmamoğlu hakkında 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçundan dava açıldığı ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiği belirtilmişti. Bu kapsamda Ekrem İmamoğlu'nun avukatları aracılığı ile ön ödeme yaptığı öğrenilmişti.

Duruşma, cumhuriyet savcısının değişmesi nedeniyle 8 Aralık'a ertelendi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun 27 Ocak'ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin 'müşteki' sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu'nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu'nun 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs' ve 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 'sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.

Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü

Gaziantep'te cezaevinden izinli çıkan şahıs tartıştığı eşini bıçaklayarak öldürdükten sonra kendisini astı

13.07.2026 15:02:00
İhlas Haber Ajansı
 
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Cezaevinden izinli çıktı, eşini öldürdü
Olay, Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi Kayaönü Mahallesi, Hamidiye Caddesi üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.

Cezaevinden izinli çıktığı öğrenilen E.A, gece geç saatlerde eşi Esengül Doğu ile tartıştı. Tartışma sırasında eşini bıçaklayarak öldüren şahıs daha sonra iple kendisini astı. Kendilerinden haber alamayan yakınları durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri E.A ve Esengül Doğu'nun öldüğünü belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında, "örgüt üyeliği", "kara para aklama" ve "bahis" iddialarıyla gözaltına alınan sanatçı Haluk Levent’in banka hesap hareketleri ve 60 milyon dolarlık vurgun iddiaları gündeme bomba gibi düştü
 

13.07.2026 13:41:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, AHBAP Derneği'nin siber ve mali süreçlerine yönelik fiziki ve teknik takip başlattı. Soruşturma kapsamında derinleştirilen incelemeler ve MASAK raporları, dernek çalışanları ile yöneticileri arasında mali profillerle uyuşmayan, olağan dışı milyonlarca liralık para trafiğini gündeme taşıdı.

İddialara göre, hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Haluk Levent, ilk olarak İstanbul Havalimanı üzerinden Almanya'ya kaçma girişiminde bulundu. Havalimanında yasağı öğrenmesi üzerine rotasını değiştiren Levent, teknik takibi atlatmak amacıyla Yalova üzerinden Bursa'daki bir TIR garajına geçti. Sanatçının buradan bir TIR'a binerek İzmir'e gitmeyi, ardından bir yat vasıtasıyla illegal yollardan yurt dışına kaçmayı planladığı tespit edildi. Planı önceden fark eden güvenlik güçleri, operasyonu öne çekerek ünlü şarkıcıyı Bursa'daki tır parkında yakaladı. Operasyon kapsamında Ahbap Derneği genel merkezine de baskın düzenlenirken, aralarında yöneticilerin de bulunduğu 21 şüpheli gözaltına alındı.

Vahim iddialar: Deprem bağışlarıyla 990 milyon TL'lik bahis!

Soruşturma dosyasında yer alan iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Açıklamalara göre Levent'e yöneltilen suçlamalar şunlar:

• Dernekler Kanunu'na Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Örgüt Üyeliği.

• Şahsi banka hesaplarını kullanamayan Levent'in, dernek kurucularından A.Ç.'nin hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynadığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon TL para kaybettiği ileri sürüldü.

• Depremzedeler için toplanan bağışların yurt dışına kaçırıldığı veya amacı dışında kullanıldığı şüphesi üzerine yapılan incelemede, AHBAP Derneği hesaplarından Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına 120 milyon TL aktarıldığı saptandı.

• Farklı bir dosya kapsamında ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan "kız yurdu yapma" gibi gerekçelerle alınan gayrimenkullerin, asistanı ve üçüncü şahıslar adına tescil ettirilerek 60 milyon dolarlık dev bir vurguna imza atıldığı iddia ediliyor.

Geçmişteki ipuçları ve kamuoyunun tepkisi

Haluk Levent, son dönemde ticari hayatındaki usulsüzlükler ve karşılıksız çek davalarıyla sıkça hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz haftalarda iki farklı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ünlü sanatçıya 70 milyon TL adli para cezası vermiş ve çek hesabı açmasını yasaklamıştı. Bu gelişmenin ardından Levent, "Sağlık sorunları ve denetim süreçleri" gerekçesiyle AHBAP başkanlığını devredeceğini açıklamıştı.

Gözaltı haberinin ardından, Kahramanmaraş depremleri döneminde AHBAP ile ortak yardım projeleri yürüten Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur sessizliğini bozarak, "Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir" açıklamasında bulundu. Soruşturma kapsamında ismi geçen eski bağışçılardan Avukat Ece Güner ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada derneğin hiçbir zaman resmi avukatlığını yapmadığını, geçmişte Levent'e verdiği şahsi borcu dahi almakta çok zorlandığını ve o günden sonra bağışlarını kestiğini duyurdu.

Bursa'da gerçekleştirilen sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilen Haluk Levent ve diğer şüphelilerin ifade işlemlerine başlandı. Emniyet önünde ve dernek binasında geniş güvenlik önlemleri alınırken, soruşturmanın seyrine göre gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı

12.07.2026 18:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
CHP'li belediyelerden sonra sıra Ahbap Derneği'nde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturmada, Dernek Başkanı Haluk Levent ile bazı şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılık, soruşturmanın "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt" suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü açıkladı. Ayrıca depremin ardından yapılan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarda para transferi yapıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı, deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı ve amacı dışında kullanıldığı yönündeki iddiaların artması üzerine ise soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, Haluk Levent'in çok sayıda şüpheliye ait banka hesaplarını kullandığının tespit edildiği, bu hesaplardan birinin asistanı Yeliz Kaya adına olduğu ifade edildi. Dernek hesaplarından Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına yaklaşık 120 milyon lira para transferi gerçekleştirildiğinin belirlendiği kaydedildi.

Başsavcılık açıklamasında ayrıca, Haluk Levent tarafından kullanıldığı belirtilen dernek kurucularından Alper Çelik'e ait hesaplar üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon lira tutarında yasal bahis oynandığı, yaklaşık 390 milyon lira kayıp oluştuğunun tespit edildiği bildirildi. Şahsi banka hesabını kullanamadığı ve ticari faaliyetlerinde karşılıksız çekleri bulunduğu belirtilen Haluk Levent'in bu büyüklükte bahis işlemleri gerçekleştirmesinin soruşturmadaki şüpheleri artırdığı ifade edildi.

Soruşturma kapsamında hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Haluk Levent'in yurt dışına kaçma hazırlığında olduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon ve yakalama sürecinin başlatıldığı belirtildi. Farklı bir soruşturmada ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan gayrimenkul alındığı, Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların daha sonra başka kişiler adına tescil edildiği ve bu yöntemle yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet oluşturulduğu öne sürüldü. Açıklamada, dernek hesaplarının kambiyo senetleri ve şahsi hesaplar aracılığıyla boşaltıldığına ilişkin ciddi emarelerin bulunduğu, derneğe ait bazı gayrimenkullerin şüpheliler adına tescil edildiğinin tespit edildiği de kaydedildi.

Başsavcılık, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vatandaşlar tarafından yapılan bağışların şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis faaliyetlerinde kullanıldığı ve üçüncü kişilere yönlendirildiğinin belirlendiğini bildirerek, soruşturma kapsamında şüphelilerin gözaltına alındığını açıkladı.İHA

İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi

Yaz mevsiminin etkisini iyice hissettirmesi ve artan hava sıcaklıkları, İstanbul’un su rezervlerini doğrudan etkilemeye başladı

12.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı hızla aşağı yönlü ivme kaydediyor.

1 Temmuz tarihinde yapılan ölçümlerde yüzde 63,68 seviyesinde olan ortalama doluluk oranı, sadece 11 gün içerisinde belirgin bir düşüş yaşadı. Kavurucu sıcakların tetiklediği buharlaşma ve İstanbulluların artan günlük su tüketimi sebebiyle, 12 Temmuz itibarıyla barajlardaki ortalama su seviyesi yüzde 60,64'e kadar geriledi.

İSKİ'nin güncel havza raporuna göre, İstanbul'un barajları arasında en yüksek doluluk oranına sahip olan rezervuar yüzde 90,29 ile Elmalı Barajı oldu. Elmalı'yı sırasıyla Darlık ve Ömerli barajları takip ediyor. Buna karşın kentin su ihtiyacı açısından en kritik noktaya gerileyen yer ise yüzde 26,05'lik doluluk oranıyla Istrancalar Barajı olarak kayıtlara geçti.

Henüz yaz döneminin başında olunmasına rağmen su rezervlerindeki bu hızlı düşüş, önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayları için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Uzmanlar ve yetkililer, su arzında ilerleyen aylarda bir kriz yaşanmaması adına megakent sakinlerini suyu daha bilinçli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyor.

Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı

Samsun'da iş çıkışı genç bir kadını takip ederek cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen şüpheli, polis tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.07.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Olay 9 Temmuz 2026 akşamı saat 22.30 Canik ilçesi Yenimahalle'de meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirsiz bir kişi bulunan iş yerinde çıkıp evine giden N.U.(27) adlı kadını aracıyla takip edip aracına davet edip daha sonra da araçta elini çıkartıp taciz etti. Genç kadın polise şikayette bulundu.

Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen takip ve araştırma sonucu şüphelinin A.B.Ö. (24) olduğu tespit ederek şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen A.B.Ö., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece " Cinsel saldırı" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı

Adana'da yabancı uyruklu 43 yaşındaki D.G., tartıştığı 38 yaşındaki eşi K.C.'yi apartman girişinde başına defalarca çekiçle vurup boğazından bıçaklayarak ağır yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan kadın hastaneye kaldırılırken, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı

12.07.2026 15:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Tartıştığı eşinin başına çekiçle vurup boğazından bıçakladı
Olay, Çukurova ilçesine bağlı Mahfesığmaz Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yabancı uyruklu D.G. (43) ile eşi K.C. (38) arasında apartmanın 4'üncü katındaki dairelerinde henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine kadın evden çıkarak apartmandan aşağıya kaçtı. Bunun üzerine eline çekiç ve bıçak alan D.G., eşinin peşinden indi.

Apartmanın giriş kapısında kadını yakalayan D.G., eşi K.C.'nin başına defalarca çekiçle vurduktan sonra boğazından bıçakladı. Ağır yaralanan K.C. kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı ağır yaralı K.C., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Öte yandan, olay sırasında evde bulunan çiftin iki çocuğu, polis ekiplerince güvenli bölgeye götürüldü.

Polis ekipleri, firari şüpheli D.G.'nin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.