logo
11 EYLÜL 2026

Devlet Tiyatroları sezona hazır

Devlet Tiyatroları (DT) yeni sezonda sahne sayısını arttırırken aralarında Lüküs Hayat, Hazerfan Ahmet Çelebi'yi anlatan Uçmak, İskender Pala'nın Leyla ile Mecnun’un yer aldığı birçok yeni eseri seyircinin beğenisine sunacak
 

24.08.2019 00:00:00
 
Devlet Tiyatroları sezona hazır
Devlet Tiyatroları sezona hazır
DT Genel Müdürü Mustafa Kurt, Genel Müdürlükte düzenlediği basın toplantısında, 2018-2019 sezonunu değerlendirdi, 2019-2020 sezonuna ilişkin bilgi verdi.
Kurt, geçen sezon 90'ı yeni olmak üzere yaklaşık 150 oyunun tiyatroseverlerle buluştuğunu, bunların dörtte birinin daha önce DT'de oyunu sergilenmemiş yazarlara ait olduğunu aktardı.
 
Tüm bölgelerde başarılı bir sezon geçirdiklerini, toplam 1 milyon 770 bin seyirciye ulaştıklarını bildiren Kurt, bu sezon seyirci sayısını yüzde 50 artırmayı hedeflediklerini vurguladı.

Ankara'da "klasik oyunlar" ve "yerli yazarlar" haftaları düzenlediklerini, her birinde 15 binden fazla izleyiciyle buluştuklarını anlatan Kurt, cezaevindeki mahkumlara yönelik ve uyuşturucuyla mücadelede farkındalık yaratmayı amaçlayan farklı sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdiklerini kaydetti.
Tüm illere turne düzenlediklerini, organize ettikleri 6 uluslararası festivalin, yüzde 90'ın üzerinde seyirciye ulaştığını anımsatan Kurt, DT'de ilk kez üniversitelerin yazarlık bölümü öğrencileriyle atölye çalışmaları gerçekleştirdiklerini, buna bu sezon da devam edeceklerini bildirdi.
 
Nöbetçi tiyatro İstanbul'da da olacak
 
Ankara'da 30 Haziran'a kadar sürdürdükleri "nöbetçi tiyatro" uygulamasında yüzde 100 doluluk oranına ulaştıklarını dile getiren Kurt, uygulamayı gelecek sezon İstanbul'da da hayata geçireceklerini, Tekel Sahnesi'nin 15 Mayıs-30 Haziran tarihlerinde nöbetçi tiyatro olarak hizmet vereceğini söyledi.
"DT Türkiye'nin en büyük kültür sanat kurumu, o yüzden tüm Türkiye'yi kucaklayan bir repertuvar yapmaya özen gösteriyoruz." diyen Kurt, hem dünya klasikleri hem yerli yazarlar hem yeni yazarların olduğu bir repertuvar hazırladıklarını, provaların tüm sahnelerde devam ettiğini bildirdi.
 
Kurt, Edirne'de DT sahnesi kurulacağını, İstanbul'a 5, Ankara'ya 2, İzmir'e 3, Diyarbakır'a 2 sahne kazandıracaklarını, Van Devlet Tiyatrosuna bir oda sahnesi açacaklarını kaydederek, şöyle konuştu:
"Önümüzdeki sezonda Beyoğlu'ndaki Garibaldi, Devlet Tiyatro'muzun sahnelerinden biri olacak. Mecidiyeköy Artı Sahnesi'nde Devlet Tiyatrosu her akşam perde açacak. Zeytinburnu Belediyesine ait salon da ayda 3 hafta perdelerini açacak. 2 sahnemiz daha var. İstanbul'a 5 yeni sahne daha kazandırmış olacağız.
 
Ankara'da CerModern Sahnesi'ni de Devlet Tiyatrosu kullanmaya başlayacak. Şu anda tadilatta olan Mamak eski konservatuvar Muhsin Ertuğrul Sahnesi de yeni sahnelerimizden olacak."

İddialı oyunlar prömiyer yapacak
 
Kurt, "Lüküs Hayat", Hazerfan Ahmet Çelebi'yi anlatan "Uçmak", İskender Pala'nın "Leyla ile Mecnun", Güngör Dilmen'in "Aşkımız Aksaray'ın En Büyük Yangını", Shakespeare'in "Yanlışlıklar Komedyası", Bertolt Brecht'in "Küçük Burjuva Düğünü" gibi eserlerinin ekim ayında prömiyer yapacağını söyledi.
Geçen sene oynayan yaklaşık 100 oyunun seyircisini tüketmediği için bu sezonda da izleyiciyle buluşmaya devam edeceğini dile getiren Kurt, Müzede Hayat Var Projesi kapsamında, DT oyuncularının Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki müzelerde oyunlar sergilemeye devam edeceğini belirtti.
 
Bu projelere ek olarak başarılı festivallere de imza attıklarını, yurt dışından 44 oyunun festivallerde yer bulduğunu ifade eden Kurt, Küçük Hanımlar Küçük Beyler Tiyatro Festivali'nde geçen sene ulaştıkları 75 bin çocuk rakamını 100 bin olarak revize etmeyi planladıklarını bildirdi.
Kurt, önceliği Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya vermek üzere bir Kamyon Projesi gerçekleştireceklerini ve 56 noktaya ulaşacaklarını söyledi.
 
Devlet Tiyatrosu perde kapatmıyor
 
"Devlet Tiyatrosu artık hiç perde kapatmıyor" ifadesini kullanan Kurt, DT'nin hem yaptığı işler, hem sosyal sorumluluk projeleri, hem çocuk oyunları bakımından öncü olmaya devam edeceğini vurguladı. Kurt, "2019-2020 sezonunun çok verimli ve güzel geçeceğini düşünüyorum" diye konuştu.
Mustafa Kurt, DT'nin 70'inci kuruluş yıldönümüne özel hazırlıklarını olduğunu belirterek, kurumun tarihini anlatan görsellerin de yer alacağı bir gösteriyi de Ankara, İstanbul ve İzmir'de sergileyeceklerini kaydetti.

2019-2020 Tiyatro Sezonu'nda prömiyer yapacak ilk tur oyunlar arasında şunlar yer alıyor: "Vatan Yahut Namık Kemal–Ergün Sav, Buzlar Çözülmeden-Cevat Fehmi Başkut, Keşanlı Ali Destanı–Haldun Taner, Gulyabani–Hüseyin Rahmi Gürpınar, Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye–Sait Faik Abasıyanık, Kozalar-Adalet Ağaoğlu, Arf Sabiti–Feraye Şahin, Lüküs Hayat–Ekrem Reşit Rey, Kasetçi–Yılmaz Gruda, Amak-ı Hayal–Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi, Leyla ile Mecnun–İskender Pala, Yarım Gün Ülkesi–Ayça Nur Kip Akyol, Uçmak–Ömer F. Oyal, Rüstemoğlu Cemal'in Tuhaf Hikayesi–Cengiz Toraman." AA
 

Otopsiden korkunç gerçek çıktı

Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde müstakil bir evde çıkan yangında can verdikleri düşünülen Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin otopsisinde sırtlarında kurşun izleri tespit edildi. Altınları çalındıktan sonra delilleri karartmak amacıyla evleri yakılan talihsiz çiftin ölümüyle ilgili 4 şüpheli gözaltına alınırken, acılı oğul Düzgün Üykü, "2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyorlar" sözleriyle isyan etti

11.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasında yaşanan ve ilk etapta kayıtlara "ev yangını faciası" olarak geçen olayın arkasından tüyler ürperten bir çifte cinayet ve yağma çıktı.

İki katlı müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangına müdahale eden Karakoçan Belediyesi itfaiye ekipleri, alevleri söndürdükten sonra içeride 7 çocuk sahibi Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cansız bedenlerine ulaştı. Dumandan zehirlenerek öldükleri tahmin edilen yaşlı çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Gerçek otopsi raporuyla ortaya çıktı: Sırtlarından vurulmuşlar!

Morga kaldırılan cenazeler üzerinde yapılan ön otopsi incelemesi, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Uzmanların yaptığı incelemede, Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin vücutlarında, özellikle de sırt bölgelerinde kurşun izlerine rastlandı. Canilerin, yaşlı çifti silahla vurarak katlettikten sonra cinayete "yangın süsü" vermek ve delilleri yok etmek amacıyla evi ateşe verdikleri belirlendi.

Vahşetin arkasındaki neden: Altın yağması

Cinayet şüphesi üzerine soruşturmayı derinleştiren jandarma ekipleri, evde yaptıkları detaylı aramalarda çarpıcı bir bulguya daha ulaştı. Hayriye Üykü'ye ait olduğu bilinen altın ve bazı değerli ziynet eşyalarının evde olmadığı ve çalındığı saptandı. Sadece 4-5 hanenin yaşadığı tenha mezrada, çiftin gece saatlerinde kapıyı açmış olmasından yola çıkan ekipler, faillerin aileyi tanıyan ya da mezra çevresini iyi bilen en az iki kişi olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Yürütülen çok yönlü teknik ve fiziki takip sonucunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Gözyaşları içinde toprağa verildiler

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından yakınları tarafından teslim alınan Ağa ve Hayriye Üykü'nün cenazeleri, Ürünlü mezrasına getirildi. Kılınan cenaze namazının ardından yaşlı çift, köy sakinlerinin ve yakınlarının gözyaşları arasında aile kabristanında yan yana toprağa verildi.

"Biz kaza biliyorken vahşet çıktı: 2 bilezik için can alıyorlar"

Cenaze töreninin ardından metanetini koruyarak açıklamalarda bulunan çiftin oğlu Düzgün Üykü, adaletin yerini bulmasını isteyerek şu yürek yakan ifadeleri kullandı:

"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli... Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor; 2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor." (Açıklamanın tam metni için ilgili kaynaklara başvurulabilir).

Jandarma ekiplerinin, cinayetin tüm ortaklarını ve kayıp ziynet eşyalarını ortaya çıkarmak için bölgedeki arama kurtarma köpekleriyle yürüttüğü geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

İBB önünde olaylı eylem

Fatih Saraçhane'de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan çalışanlar, Sosyal Denge Sözleşmesi (SDS) sürecinde taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle eylem yaptı. Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini söyleyen işçiler, belediye binasına girmeye çalışınca gerginlik yaşandı. Barikatları aşmaya çalışan eylemciler, polis ekipleri tarafından sakinleştirildi

11.09.2026 17:27:00 / Güncelleme: 11.09.2026 17:32:26
İhlas Haber Ajansı
 
İBB önünde olaylı eylem
İBB önünde olaylı eylem
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane önünde toplanan Tüm Yerel Çalışanları Sendikası'na (Tüm Yerel-Sen) bağlı çalışanlar, SDS sürecinde tıkandıklarını belirterek eylem yaptı. Saraçhane'deki belediye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, sözleşme masasındaki tutumlar eleştirildi.

"Şantajla karşı karşıyayız"

Grup adına konuşma yapan Sendika Başkanı Sezgin Sevin, "Biz hep söyledik, biz kıran döken bir sendika değiliz, biz belediye başkanlarını zor durumda bırakmak için çöp dağları sendikası değiliz. Biz vuran, kesen, asan bir sendika değiliz. Ama nereye kadar. Emekçinin hakkı peşkeş çekildiği zaman biz vuran, kıran, döken bir sendika haline geliriz. Tıpkı bugün burada olduğu gibi. Buradan şantajcı İBB yetkililerine, sarı sendikaya sesleniyorum. İETT'de imzaladığınız toplu sözleşmeden dolayı "bizler de İETT'de gizli kapaklı olarak toplu sözleşme imzaladık. Yüzde yüz 20 dışında bir şey vermedik. Sizlerde gelin toplu sözleşmeyi imzalayalım. Kaçak, göçek, el altından duymaz' diyen İBB yetkilileri, isterseniz toplu sözleşmemizi kesin sonuna kadar direneceğiz, isterseniz hiç vermeyin sonuna kadar mücadele edeceğiz. Maalesef İBB'nin genel sekreter yardımcısı Zeynep Akçabay, bu hanımefendinin kibrini, egosunu yenersek 20 bin memur arkadaşımız çoluğunun çocuğunun rızkını alacak" dedi.



Sendika Başkanı Sezgin Sevinç, haklarını alana kadar Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini vurgulayarak süresiz eylem mesajı verdi. Sevinç, alanın terk edilemeyeceğini belirtirken, tüm çalışanlar kurum kimlik kartlarını çıkarmaya davet edildi.

Açıklamanın ardından "Haklıyız, kazanacağız" sloganları eşliğinde kurum kartlarını gösteren belediye çalışanları, tepkilerini göstermek üzere İBB binasına doğru yürüyüşe geçti. İçeri alınmayan çalışanlar, barikatları yerlere atarak belediyeye girmeye çalıştı. Kısa süreli gerginlik ve izdiham polis ekipleri tarafından sonlandırıldı.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu

11.09.2026 14:10:00
AA
 
 Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu
 Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA, operasyonel yeteneklerini geliştirmeye ve uzun menzilli farklı mühimmat entegrasyonlarını artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan testte ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile 250 kilometrenin üzerindeki menzilde yer alan hedef başarıyla vuruldu.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan Bayraktar AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte deniz üzerindeki hedef, Bayraktar AKINCI'dan ateşlenen İHA-300 mühimmatı tarafından tam isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından Bayraktar AKINCI, planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya geri döndü.

Daha önce İHA-122 ve İHA-230 süpersonik füzelerinin Bayraktar AKINCI'ya entegrasyonu başarıyla tamamlanmıştı. İHA-300 füzesinin de başarılı entegrasyonu ile AKINCI'nın uzun menzilli ve yüksek etkili taarruz kapasitesi yeni bir seviyeye taşındı. Farklı görev ihtiyaçlarına yönelik çok çeşitli mühimmatları hem kara hem de hava hedeflerine karşı kullanabilen AKINCI, sahip olduğu geniş milli mühimmat yelpazesiyle stratejik görev kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu.

Milli mühimmatlarla görev çeşitliliği
Bugüne kadar milli TİHA'nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi.

Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekat ve taarruz kabiliyeti kazandı.

İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Son 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu.

2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye'deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023'te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye'yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı.

Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplamda 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

11.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
17 Ağustos depreminin 27'nci yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bina denetim raporları ortaya çıktı. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların talebi üzerine ekipler 40 bin binada inceleme yaptı. Karar gazetesinden Selin Işık'ın haberine göre gerçekleştirilen testler sonucunda 20 bin binanın 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu belirlendi.
İncelenen 40 bin binanın 20 bininin yüksek veya çok yüksek riskli olduğu belirlendi. En kötü durumdaki ilçeler ise Avcılar ve Zeytinburnu oldu.

EN KÖTÜ YERLER AVCILAR İLE ZEYTİNBURNU
İBB verileri riskli binaların çoğunun 1999'dan önce yapıldığını gösterdi. Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti. Başvuru talebi en çok Kadıköy'den, en az ise Sultanbeyli'den geldi. 6 Şubat Depremleri sırasında inceleme talepleri artsa da bir süre sonra düşüş yaşanması dikkat çekti.

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ACİLİYETİ
Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birim risk altındayken, kentsel dönüşüm aciliyetinin en yüksek olduğu şehir, ülke genelindeki 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık üçte birini (600 bin bağımsız birim) tek başına barındıran İstanbul oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012'de resmi olarak başlamasıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 291 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ederek toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü açıkladı.

1999 ÖNCESİNE DİKKAT
Vatandaşların dijital ortamdaki ve yazılı başvuruları üzerine şimdiye kadar 142 bin bina ziyaret edildi. Çoğunluğu 6 Şubat depremlerinden sonra olmak üzere Hızlı Tarama yöntemi için toplam 173 bin 189 başvuru yapıldı. Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, resmen 23 Temmuz 2020'de yapılan tanıtım toplantısıyla başlayarak, Avcılar ve Silivri pilot bölgeleriyle hayata geçti. Tam 6 yıl boyunca yapılan başvuru ve incelemelerin ardından Temmuz 2026 verileri de dahil olmak üzere İstanbul genelinde 40 bin binanın yarısının 'yüksek ve çok yüksek riskli' (D ve E sınıfı) kategorisinde yer aldığı görüldü. İBB'ye ait verilerde riskli yapıların çoğunun 1999'dan önce yapılmış olduğuna dikkat çekildi.

100 BİN KİŞİNİ TAHLİYESİ PLANLANIYOR
İBB'nin incelemelerindeki verilere göre öncelikli binalardan şimdiye kadar 2 bin 330 binanın (22 bin 527 bağımsız birimin) yıkımı gerçekleştirildi. Ayrıca 612 binada resmi işlem başlatıldığı belirtilirken bu binaların yıkılmasıyla da bağımsız birim sayısı 28 bin 263'e yükselecek. Bu dönüşüm kapsamında riskli binalardan tam 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleşmesi planlanıyor. Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

EN RİSKSİZ BÖLGELER
Yine ilçelerin risk dağılım oranlarında Şile yüzde sıfır, Çekmeköy yüzde 0,6 ile en düşük riskli ilçeler arasında yer alırken şu ilçeler takip etti: yüzde 0,08 ile Beykoz, yüzde 0,27 ile Başakşehir ve Sarıyer, yüzde 0,30 ile Sancaktepe, yüzde 0,32 ile Adalar, yüzde 0,36 ile Çatalca ve Sultanbeyli, yüzde 0,37 ile Beşiktaş.

19 İLÇEDE RİSKLİ BİNA ORANI
Ümraniye: Yüzde 0,48
Ataşehir: Yüzde 0,52
Arnavutköy: Yüzde 0,57
Şişli: Yüzde 0,58
Eyüpsultan: Yüzde 0,64
Beylikdüzü: Yüzde 0,73
Tuzla: Yüzde 0,88
Kartal: Yüzde 0,89
Üsküdar: Yüzde 0,91
Kağıthane: Yüzde 0,94
Pendik: Yüzde 0,95
Kadıköy: Yüzde 0,10 (Yüzde 1,10)
Beyoğlu: Yüzde 1,17
Sultangazi: Yüzde 1,21
Maltepe: Yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: Yüzde 1,56
Bayrampaşa: Yüzde 2,09
Güngören: Yüzde 2,33
Büyükçekmece: Yüzde 2,58

Afyonkarahisar'da 105 milyon TL'lik yasadışı bahis operasyonu: 9 tutuklama

Afyonkarahisar'da hesapları üzerinden 105 milyon TL tutarında paranın yasadışı bahis ve sanal kumar sitelerine aktarıldığı belirlenen 9 şahıs polisin düzenlediği operasyon ile yakalanırken, şahısların hepsi tutuklanarak cezaevine gönderildi

11.09.2026 12:09:00
İHA
 
Afyonkarahisar'da 105 milyon TL'lik yasadışı bahis operasyonu: 9 tutuklama
Afyonkarahisar'da 105 milyon TL'lik yasadışı bahis operasyonu: 9 tutuklama
Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yasadışı bahis ve sanal kumarla mücadele çerçevesinde teknik ve fiziki çalışma başlatıldı.

Yapılan çalışmalar sonucunda, banka hesap bilgilerini komisyon karşılığında toplayan ve hesaplarını kiralayan 9 şüpheli tespit edildi.

Şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 9 kişi yakalanarak gözaltına alındı.

Yapılan incelemelerde, şüphelilere ait banka hesapları üzerinden yaklaşık 105 milyon TL tutarında paranın yasadışı bahis ve sanal kumar sitelerine aktarıldığı belirlendi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Seferihisar Belediyesine bir operasyon daha

İzmir'in Seferihisar ilçesinde, belediyedeki inşaat, imar ve ihale işlemlerinde usulsüzlük ile rüşvet çarkına yönelik düzenlenen operasyonda, 48 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıktı. Haklarında yakalama kararı bulunan şüphelilerden 43'ü gözaltına alındı

11.09.2026 11:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seferihisar Belediyesine bir operasyon daha
Seferihisar Belediyesine bir operasyon daha
Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından inşaat ve imar konularıyla alakalı olarak belediye görevlileri ile müteahhitler arasında usulsüzlükler yapıldığı, bu işlemler karşılığında elden ve banka hesapları üzerinden rüşvet alınıp verildiği tespit edildi. Belediye bünyesinde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda da çeşitli usulsüzlükler yapıldığı belirlendi.

Elde edilen deliller ve tespitlerin ardından harekete geçen ekipler, haklarında gözaltı kararı verilen 48 şüphelinin ikamet ve iş yerlerine sabah saatlerinde eş zamanlı baskınlar düzenledi. Operasyonda 43 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda suç delili ele geçirildi.

Firari durumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi.

Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi

11.09.2026 10:03:00 / Güncelleme: 11.09.2026 10:07:38
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi. Depoların tespit edildiği, 2 milyar liralık uyuşturucu piyasasının önüne geçildiği operasyonlarda aralarında satıcılarında olduğu 23 şüpheli yakalandı.

Türkiye'nin üretimden turizme kadar bir çok alanda ilk sıralarda yer alan Mersin'de gençlerin uyuşturucu madde ile zehirlenmesinin önüne geçilmesi için güvenlik güçleri Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son 10 gün içerisinde önemli çalışmalar yaptı.



İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Narkotik Şubesi ekipleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele de peş peşe operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyonlarda depo olarak kullanılan asansörcüden, fırıncıya, turizm bölgelerinde piyasaya sürülmek için yazlıkta zulanan uyuşturucuya kadar bir çok adres belirlendi.

7'si büyük peş peşe yapılan operasyonlarda merkez ve ilçelerde adreslere baskınlar gerçekleştiren güvenlik güçleri 4 milyon 600 binden fazla uyuşturucu içerikli sentetik hap, yine 4 milyona yakın üretim yapılabilecek 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 6 milyon adet boş kapsül,19 kilo 225 gram esrar ile 65 bin adet ectacy ele geçirdi.

2 milyarlık uyuşturucu piyasası çökertildi

Polis ve jandarmanın çalışmasıyla yapılan 7 ayrı operasyonda yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu piyasası çökertilirken, 10 gün içerisinde şuana kadar 23 şüphelinin yakalandığı öğrenildi. Yakalanan şüphelilerin bir kısmının yapılan işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı, bazı şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın ise derinleştirilerek sürdüğü bildirildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde polis ve jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi.

Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında başlatılan beşinci dalga operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklandı

11.09.2026 06:00:00
AA
 
 Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı
 Ahbap Derneğine ilişkin soruşturmada 20 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen "Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan 49 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan zanlılardan 20'si tutuklanmaları, 8'i "ev hapsi", 21'i ise "imza atma" ve "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, talep doğrultusunda 20 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Zanlılardan 8'ine "ev hapsi", 21'i hakkında ise "imza atma" ve "yurt dışı çıkış yasağı" yönünde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Soruşturma kapsamında, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin inceleme başlatılmış, Başsavcılık, İçişleri Bakanlığının müfettiş ve özel denetim raporları, derneğin envanter ve mali kayıtları, banka hareketleri, şüpheli ifadeleri ve diğer delillerin incelenmesi sonucu, İzmit'teki depolarda depremzedeler için toplanan çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye ürünlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda malzemenin çürümeye terk edildiğinin belirlendiğini açıklamıştı.

Soruşturmada, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihlerinde depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edilmişti.

Toplanan bağışların 950 milyon liralık bölümünün 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihlerinde nakit çekildiği, işlemlerden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu, 2 milyar liranın üzerindeki tutarın konut projelerinde, 1 milyar liranın üzerindeki kısmın ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı bildirilmişti.

Başsavcılık, konut ve okul harcamalarının TOKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilirkişi heyetince, mal ve hizmet alımlarının ise ayrı bir bilirkişi heyetince incelendiğini duyurmuştu.

Soruşturmada ayrıca dernekle organik üyelik bağı veya muhasebe ilişkisi bulunan bazı şüpheliler tarafından nakliye şirketi kurularak deprem yardımlarının taşınmasından şahsi menfaat elde edildiğine ve kamu kurumlarına teslim edildiği belirtilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığı belirtilmişti.

Bu tespitler üzerine 53 şüpheliyi kapsayan beşinci dalga operasyonu düzenlenmiş, 45 kişi gözaltına alınmıştı. Çalışmaların devamında 4 zanlı daha yakalanmıştı. 

Mehmet Akif Ersoy hakkında karar

"Çoklu cinsel birliktelik" ve uyuşturucu suçları kapsamında faaliyet gösterdiği iddia edilen, liderliğini gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada sanıkların savunmalarının ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi

10.09.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
Mehmet Akif Ersoy hakkında karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Dosya kapsamında görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik tahliye edildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını kabul etti

Davanın ilk duruşmasında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaların önemli bölümünü reddederken uyuşturucu kullandığını kabul etmişti. Ersoy, "8 senede 15 kez uyuşturucu içtim, hatamı kabul ediyorum" ifadelerini kullanarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin temin etmediğini ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını savunmuştu. Ersoy, ayrıca dosyada yer alan cinsel saldırı iddialarının kendisine savcılık aşamasında sorulmadığını belirterek "Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını iddia eden Mustafa Manaz'a tepki göstererek, "Mustafa Manaz denilen şahsiyete, huzurunuzda ettiği küfürleri iade ediyorum" dedi.

Göçmez'in sözlerinin ardından Manaz'ın "Yalan mı" diye bağırması üzerine Göçmez savunmasına devam ederek, "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir arkadaşımızın evinde tanıştık. Sonrasında maalesef arkadaş olduk, 2-3 yıl yakın arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce defa görüştük. Birkaç tanesinde şeytana uyup yasaklı maddeyi kullandık, bir şeyler yaşandı vesaire ama bizim bütün ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi gösterildi ve suçlu ilan edildik. Akif'in çakarlı bir aracı vardı, kesinlikle aranamıyordu, o nedenle uyuşturucuyu Akif kendisi getirirdi. Israr, ticaret, para vesaire gibi şeyler söz konusu değil. Savcı bey bize yöneltilen diğer iddiaları sordu, reddettim. Böyle bir durum söz konusu değil. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise savunmasında, "Ben herhangi bir suç örgütünün üyesi değilim. Mehmet Akif'i çok uzun süredir tanırım ve kendisi çok merhametli biridir. Savcılık makamı çok ağır bir suçlama yapıyor. Mehmet Akif Ersoy'la aramızda arkadaşlık ilişkisi dışında bir ilişkimiz yoktur. İddianame ilk ortaya çıktığında kendime gelemedim" dedi.

"Burcu Akyüz'le ilgili suçlamaları kabul etmiyorum"

Burcu Akyüz'le ilgili suçlamalara da değinen Dündar, "Burcu Akyüz'ün herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim ya da cinsel saldırı gibi bir beyanı yok. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlık ötesine geçmemiştir. Benim uyuşturucu testim negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili olarak ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı suçlamalarını kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Melis Asena bana husumet duymaya başladı"

Melis Asena Özkan'ın beyanlarına ilişkin ise Dündar, "Melis Asena bana husumet duymaya başladı, iş konusuyla ilgili. Mehmet Akif dosyası ortaya çıktıktan 40 gün sonra bu şekilde ifadelerde bulunmuştur. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

"Birkaç kere kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle ilgili de konuşan Dündar, "Uyuşturucu madde testim negatif çıktı. Birkaç kere kullanmıştım ama negatif çıktığı için ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılıkta belirttim" diye konuştu.

Tanıklar dinlendi

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki kimseyi tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli kişiyi de televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. 'Kütüphane' adlı mekanla sanki mekan benimmiş gibi konuşuluyor ancak böyle bir durum yok. Ben öyle bir mekanın önünden bile geçmedim" dedi.

Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 aylık tutukluluğunun ardından tahliye edilen tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy dışında diğer sanıkları tanımıyorum. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu konusunda birini, bir kadını zorladığını veya taciz ettiğini asla görmedim, duymadım. Onu tanıyan hiç kimse böyle bir şeye inanmaz" ifadelerini kullandı.

Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun yıllardır abi kardeşliğimiz vardı. Ben bu konuları medyadan öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da vardır, çocukları da olurdu. Akif hep çevresine faydalı, bir şey olduğunda aradığımız biriydi. Uyuşturucu madde kullandığını ben hiç görmedim" diye konuştu.

Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy'u tanıyorum. Bahsi geçen doğum günü partisinde Mehmet Akif de vardı. Bahsi geçen kişilerin uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir şey duymadım, asla görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ancak bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim düzenlediğim partide tanıştı" şeklinde konuştu.

Tanık sıfatıyla beyanda bulunan gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara ilişkin benim gördüğüm hiçbir şey yok. Ben Mehmet Akif'in uyuşturucu kullandığını görmedim ya da diğer iddialarla ilgili bir şey duymadım görmedim" dedi.

Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı

Dosya kapsamında henüz beyanı alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi talep edildi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına, adli kontrol tedbiri uygulanan sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı sürdürülmesine karar verilmesi istendi. Mütalaanın ardından tutuklu ve tutuksuz sanıkların beyanları ve sanık avukatları dinlendi.

Alınan beyanların ardından mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken Ufuk Tetik ise tahliye edildi.

Maltepe'de kiracı dehşeti

Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. (61) ile eşi Nursen A.'yı (61) öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı

10.09.2026 21:00:00
İHA
 
Maltepe'de kiracı dehşeti
Maltepe'de kiracı dehşeti
Ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 2 kişi öldü.

Olay, saat 13.10 sıralarında İstanbul'un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. (63) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.

Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açtı

Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.

Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.



"Abi beni kurtarın, diye bağırdı"

Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.

"Ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti"

Mahalle sakini Yıldız Çiçek ise, olaydan önce kiracı ile ev sahibi arasında hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu iddia etti.

Olayın tanığı olan mahalle sakini, tahliye süreci ve kavga anında yaşananları anlattı.

Olayın iki gündür süren bir gerginliğin ardından yaşandığını belirten 14 yıllık mahalle sakini Yıldız Çiçek, "Dün icra memurlarıyla dükkanlar boşaltıldı. Boşaltılmadan önce ufak bir tartışma oldu ve Mehmet Ağabey'e saldırı gerçekleşti. Mehmet Ağabey hiç elini kaldırmadı ama ölen beyefendi ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti. Bugün tekrar geldiler ve o kişi yine 'Terörist, hırsız, yerimi meşgul ediyorsun' diyerek bağırdı. Mehmet Ağabey 'Bak kanun var, işimizi halledelim, yapmayın' demesine rağmen çilingir çağırıp kepenkleri kaldırdılar" dedi.



"'Abi vurma' sesini duydum"

Tartışmanın büyümesi üzerine eve girdiğini ve kısa süre sonra silah sesleri duyduğunu aktaran Çiçek, "İçeri girmemden 5 dakika sonra 'Abi vurma' sesini duydum. Avukat olan kişinin bu tarafa kaçtığını gördüm. Sonra Mehmet Ağabey kadının arkasına doğru gitti, kadını da orada vurdu. Vururken görmedim ama sonradan gidip videosunu çektim, çok üzgünüm. Mahallece böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdik ama Mehmet Ağabey'e çok fazla hakaret ve küfür edildi" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.