logo
28 EYLÜL 2026

"Dörtlü final için elimizden geleni yapacağız"

Fenerbahçe Beko Basketbol Takımı Genel Menajeri Derya Yannier, "Olympiakos, THY Avrupa Ligi'nin favorisi olarak gösteriliyor ama biz de Fenerbahçe Beko'yuz. Son ana kadar Dörtlü Final şansımızı zorlamak için elimizden geleni yapacağız" dedi

24.04.2023 13:03:00 / Güncelleme: 24.04.2023 13:06:58
 
"Dörtlü final için elimizden geleni yapacağız"
"Dörtlü final için elimizden geleni yapacağız"
Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Derya Yannier, ana hedeflerinin sarı-lacivertli erkek basketbol takımını tekrar Avrupa'nın zirvesine taşımak olduğunu söyledi.

Yannier, sarı-lacivertli ekibin bu sezon sergilediği performans, 3 sezonu kapsayan planlamaları, THY Avrupa Ligi play-off çeyrek finalindeki Olympiakos eşleşmesi, altyapıda attıkları adımlar ve gelirleri arttırmaya yönelik yaptıkları çalışmalar konusunda soruları yanıtladı. Sezon başında başantrenör değişikliği ve kadroyu büyük oranda yenileyerek 3 senelik bir planlama yaptıklarını anlatan Derya Yannier, "Bu süreç sabır gerektiriyor. Ana hedef olarak Fenerbahçe'yi tekrar Avrupa'nın zirvesine taşıyacağımızı söyledik. Bu 3 sene içinde üst üste inşa ederek oraya varacağımızı öngördük. Şu anda THY Avrupa Ligi'nde play-off'lara kalmış durumdayız. Geçen sezon play-off'lara kalamamıştık. Dolayısıyla üzerine ufak da olsa bir tuğla koyduğumuzu söyleyebiliriz fakat bir konunun içimizde ukde kaldığını da söylemem lazım. Sezonun büyük bir kısmını hep ilk 5'te götürdük. Son haftada 8'inci bitirmek, eşleştiğimiz takımdan bağımsız, içimizde buruk bir tat bıraktı. Daha üst sıraları hak etmiş olduğumuza inanıyoruz." diye konuştu.

"En rekabetçi sezonlardan biri yaşandı"

Avrupa Ligi'nde çok iddialı takımların play-off dışında kaldığı son yılların en rekabetçi sezonlarından birinin yaşandığını aktaran Yannier, şunları söyledi: "Herkes herkesi yenebildi. Kalite tartışılır fakat sportif rekabet düzeyi olarak belki de en iyi Avrupa Ligi sezonlarından biri oldu. Böyle bir sezonda kendimizi play-off'a atmış olmak ve bundan sonrası için de aynı mütevazılık ve açlıkla devam edecek olmak bizim için artı taraf. Şimdi play-off'lar başlıyor ve bu ilk adımı daha da ileriye taşımak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Türkiye Ligi'nde de tüm sezonu ilk 2'de götürdük. Burası da uzun bir maraton. Bizim gibi Avrupa Ligi'nde oynayan takımlar bazen burada aynı kadro yapısı ve konsantrasyonla oynayamayabiliyor, zaman zaman önceliklendirme yapmak durumunda kalabiliyor. Ama oradaki hedefimiz de her zaman şampiyonluk."

"Dörtlü Final şansımızı zorlamak için elimizden geleni yapacağız"

THY Avrupa Ligi play-off çeyrek finalinde karşılaşacakları Yunanistan ekibi Olympiakos'un şampiyonluk favorisi gösterildiğini belirten Derya Yannier, eksikleri bulunmasına rağmen Dörtlü Final'e yükselebilmek için ellerinden geleni yapacaklarını kaydetti. Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunun 34. ve son haftasında Sırbistan ekibi Kızılyıldız'a mağlup olmaları nedeniyle sıralamalarının ve play-off'taki rakiplerinin değiştiğini hatırlatan Yannier, "Her şey elimizdeydi. Kızılyıldız, play-off'a kalamamış bir takım olarak karşımıza çıktı ama sezon içinde bazı oyuncularını kullanamamış olduklarını da unutmamak lazım. Play-off'a kalamamış bir takımın son maçında tribünlerin neredeyse bir saat öncesinden tamamen dolduğunu görmek de basketbol adına olumluydu. Böyle bir ortamda oynamak doğal olarak bizi zorladı ama bir yandan da Avrupa basketbolu adına sevindiriciydi. O maçta şans biraz lehimize olsaydı ve daha akıllı kararlar verebilseydik şu an 5'inci olacaktık ve başka bir rakibi konuşacaktık." değerlendirmesinde bulundu.

Normal sezonu lider bitiren Olympiakos'un çok güçlü bir takım olduğuna vurgu yapan Yannier, şu ifadeleri kullandı: "Rakip kim olursa olsun, iyi durumda olduğumuzda biz bu ligdeki her takımla oynayabileceğimizi ve hatta çoğu dönemde de oyunumuzu dikte edebileceğimizi gösterdik. İlk sezonumuz olmasına ve bazı taşlar tamamen yerine oturmamasına rağmen, özellikle belli bölümlerde bunu ortaya koyduk. Olympiakos çok değerli bir rakip. 2-3 senedir inşa etmiş oldukları bir yapı var, bizim başında olduğumuz sürecin neredeyse son aşamasına gelmiş durumdalar. Düzen olarak çok oturmuş bir takım. Basketbol ve birliktelik anlamında Avrupa Ligi'nde sezonun en istikrarlı takımı diyebiliriz. İşimiz kolay olmayacak. Saha avantajı da onlarda ama önemli olan bizim orada hangi fiziksel ve takım bütünlüğü haliyle sahada olacağımız. Uzun süredir sakatlıklarımız da var ve sezonun son bölümünü maalesef bir arada oynayamadık. Bu bir bahane değil ama bizim gibi yeni kurulmaya başlayan bir takım için önemli bir faktör. Özellikle deplasmanda zorlu bir atmosfer olacak. Şimdiden biletlerin tamamının tükendiğini duyuyorum. İyi bir takıma karşı oynayacağız. Olympiakos, bu ligin favorisi olarak gösteriliyor ama biz de Fenerbahçe Beko'yuz. Umarım en sağlıklı halimizle gideriz ama bu şekilde gidemesek bile en iyisini yaparak son ana kadar Dörtlü Final şansımızı zorlamak için elimizden geleni yapacağız."

"Sakatlıklardan canımız epey yandı"

Bu sezon sakat oyuncuların sayısının fazlalığı nedeniyle çok sıkıntı yaşadıklarının altını çizen sarı-lacivertli takımın genel menajeri, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sakatlık üzerine çok kafa yorduğumuz fakat bir yandan da çok net sonuçlara varamadığımız bir konu. NBA'de de özellikle ana oyuncular özelinde yaşanan sakatlıklar geçmişe göre çok daha fazla. Bunun sebebi olarak bir sürü farklı teori var. Basketbolun hızının ve fizikselliğinin artması, rekabetçi maç sayısındaki artış, yaz döneminde yeteri kadar dinlenememe. Fakat sonuç olarak bizim de bu sene sakatlıklardan maalesef canımız epey yandı. Jekiri'nin sakatlığı döneminde kadromuza Kostas Antetokounmpo'yu eklemiştik. Sonra da gelecek sezonki yapılanmamızı düşünerek Tyler Dorsey'i aramıza kattık. Kadromuz kağıt üzerinde 18 kişi fakat bu 18 kişinin hep beraber ve sağlıklı olarak birlikte idman yapabildiği gün sayısı sadece 3. Bu durum trajikomik bir şey. O üç gün sonunda da burada Bologna maçı oynamıştık hatırlarsanız ve havamız çok farklıydı.

Biz birlikte idman yapma lüksünü maalesef çok fazla yaşayamadık ve bu yeni bir takım için çok önemli bir eksiklik. Şu anda tüm sezon boyunca hiç idman kaçırmayan oyuncu sayımız 2 ya da 3. Birçok oyuncumuz sakatlık geçirdi. Bjelica'dan ilk 6-7 ay yararlanamadık. Şu anda da hala fiziksel olarak yüzde 100 hazır değil. Jekiri ameliyat oldu ve 2-3 ay uzak kaldı. Pierre de 2 defa ayrı ayrı sakatlandı ve ikisinde de bir aya yakın kaçırdı. Wilbekin iki defa sakatlandı ve ikisinde de bir aydan fazla kaçırdı. Motley bir dönem kaçırdı. Metecan hala aramızda değil. Tarık'ın bir sakatlık dönemi oldu, Booker şu anda sakatlığı nedeniyle yok. Bunları üst üste koyduğunuzda sakatlık adedimiz çok fazla. Bunu analiz etmeye çalışıyoruz. Buna teknolojik olarak da yatırım yapıyoruz. Kasa yönelik sakatlıkların uyarılması için bir sistem geliştirildi, buna yatırım yaptık. Yine Avrupa'nın ve Türkiye'nin en saygıdeğer kondisyonerlerinden ikisi takımımızda. Buraya ciddi emek harcayan çok önemli bir doktorumuz var ve sağlık ekibimiz de hem sayı hem de tecrübe olarak çok önemli isimlerden oluşuyor. Kulüp olarak bu konuya bilimsel yaklaşmaya çalışıp ciddi kafa yoruyoruz ama sonuçta play-off öncesi 4-5 sakat oyuncumuz var. Ne kadar dönme şansları var ya da dönseler bile fiziksel olarak bu seviyede katkı verebilmeye ne kadar hazır olurlar çok net bir şey söyleyemiyorum. Önümüzdeki süreçte durumlarını gözlemleyip durumlarına bakacağız."

"Geleceğini şimdiden planlama lüksüne sahip takımlardan biriyiz"

Avrupa basketbolunda çok fazla başantrenör değişikliği olacağını düşündüğünü belirten Derya Yannier, bu anlamda gelecek sezon öncesi avantajlı birkaç takımdan biri olduklarını ifade etti. Başantrenör ve kadro olarak istikrarın önemine dikkati çeken Yannier, konuyla ilgili görüşleri şu şekilde aktardı: "Sporla normal bir iş arasında bağlantı kurabiliriz, örneğin restoran işletmek. Fenerbahçe'den bağımsız konuşursam; takımın bir başkanı ya da sahibi oluyor. Bir genel müdür alıyor ve o da bir şef, yani aslında basketbol organizasyonundaki koçu alıyor. Basketbolda ofis çalışanları var, restoranda da o organizasyonun çalışanları oluyor. Peki bu restoran nasıl kalıcı ve başarılı olabilir? Sürekli şefinizi değiştiriyorsanız ya da size bir kez gelen müşteri memnun kalıp tekrar geri gelmiyorsa, sürekli yeni müşteri aramak zorunda kalıyorsanız o restoran başarılı olamıyor demektir. Elbette sürekli yeni müşteriler de gelecek ama aynı müşteri defalarca geliyorsa, belirli bir kitleyi oluşturabiliyorsanız o restoranı başarılı sayabilirsiniz. Tabii ki bire bir aynı olmasa da basketbolda da aynı şey geçerli. Doğru insanları doğru pozisyonlara getirdiğinizde, bir başantrenör ve çekirdek oyuncu kitlesiyle istikrar takımın başarılı olması açısından çok önemli. Tabii ki burada tek bir doğru yok ama benim inancım bu şekilde. En önemli şey, bir araya getirdiğiniz insanların aynı lisanı konuşması. Saha içinde ve dışında iyi arkadaş olmaları, mümkünse ailece görüşmeleri, kulübün ihtiyaçlarını içlerinde hissetmeleri ve kendilerini o kulübe ait hissetmeleri... Bu anlamdaki istikrar bence çok önemli. Biz bu sürece koç Itoudis ile başladık. Bundan sonraki dönemde de aynı koçla devam edecek olmak bizim için bir avantaj. Bu yaz Avrupa basketbolunda başantrenör anlamında normalden fazla değişiklik olacak gibi gözüküyor. Bazı takımlar bu açıdan önünü göremiyor. Biz ise birkaç ekiple birlikte geleceğini şimdiden planlama lüksüne sahip takımlardan biriyiz. Umuyorum istikrarlı yapıyı koruyabiliriz ve attığımız adımlar doğru karşılık verir. Çünkü bir yerden sonra şans faktörü de devreye giriyor. Umarım taşlar yerine oturur, yeni eklemeler yapacaksak da bunlar bizim kimyamıza uygun olur. Bu noktada da çok ince eleyip sık dokuyoruz."

"Altyapıda daha alt yaş gruplarına yatırım yapma yolunu seçtik"

Fenerbahçe Beko için altyapının önemine değinen Derya Yannier, bu alanda yaptıkları çalışmalarla ilgili şunları paylaştı: "Benim için altyapı ve altyapıdan Türk oyuncuların yetişmesi çok değerli. Fenerbahçe Beko için altyapı her zaman sosyal açıdan da önem arz etmesi gereken bir konu. Fakat bir yandan da Fenerbahçe'nin Avrupa'da geldiği seviye bakımından bazı gerçekler var. Avrupa'nın zirvesine oynayan bütün takımların direkt Avrupa Ligi seviyesinde oynayabilecek oyuncuları yetiştirmeleri mevcut şartlarda kolay değil. İlk olarak; oyuncular artık altyapıdan koleje (NCAA) gidip para kazanabiliyorlar ve sizin bundan herhangi bir çıkarınız olmuyor. İkincisi ve en güncel örnek Alperen Şengün. Kendisi bir sene Avrupa Ligi oynamadan şu anda NBA'in yıldız adayları arasında. Bunlar Avrupa basketbolu için üzücü ve çok ciddi tehditler. Belki bir miktar bonservis alıyorsunuz ama bunlar, bu oyuncuların size katabileceklerinin yanında kıyaslanabilir seviyede olmuyor. Avrupa'da temel problem bu. Bu ülkenin en önde giden basketbol takımısınız fakat en iyi Türk oyuncularla oynayamıyorsunuz. Altyapıda orayı besleyecek sistemi kurmak kolay değil.

Biliyorsunuz bizim bir de Fenerbahçe Koleji DS Energy adıyla Türkiye Basketbol Ligi'nde mücadele eden ikinci bir takımımız var. Bütün altyapı yaşlarımızda da ciddi analizler yaptık. Tüm Anadolu'yu taradık. Maalesef oluşan sistemden dolayı altyapıda bence balon bir piyasa oluşmuş. Benim oynadığım dönemden çok farklı. Ben ilk paramı 18 yaşında A takıma çıktığımda kazandım. Şu anda 13-14 yaşında yetenekleriyle biraz ön plana çıkan çocukları Anadolu'dan bulduğunuzda ciddi bir bonservis bedeli vermeniz gerekiyor. Oyuncunun kalacağı yer ve bunun 8-10 sene garantisi, okul bursu, maaş beklentisi, her türlü desteği… Bunları üstü üste koyduğunuzda bu tarz bir yatırım maalesef çok mantıklı kaçmıyor. Ayrıca bu yaştaki çocukların basketbola para odaklı yaklaşmalarını da çocukların gelişimi açısından çok sağlıklı bulmuyorum. Günün sonunda bu oyuncular diğer takımlara dağılıyor ve A takım yaşına geldiklerinde NBA seviyesinde değillerse tekrar bizim gibi takımlara geliyorlar. Şu anda oluşan sistem bu. Biz buna çözüm olarak altyapıda antrenör seviyesini yükseltip daha alt yaş gruplarına yatırım yapma yolunu seçtik. 13-14-15 yaşında ve bizim kendi seçmelerimizden aramıza katılan çocuklarımızda yeterli yetenek seviyesini görüyoruz. Sabırlı olup bu oyuncuları 4-5 senenin sonunda önce kolej takımımız vasıtasıyla hazırlama, sonra da mümkünse A takıma hazırlama yolunu seçtik. Ancak bu çok zorlu bir yol. Oyuncuları NCAA cazibesinden korumak da kolay değil. Burada kimseyi suçlamıyorum, onun da mantıklı bir yanı var ama maalesef Avrupa'daki kulüpler bu anlamda çok fazla korunmuyorlar."

"Bilet satış gelirimizi 2,5 milyon avrodan 4 milyona yükselttik"

Derya Yannier, bu sezon bilet satışından elde edilen geliri 2,5 milyon avrodan şu ana kadar 4 milyona yükselttiklerini söyledi. Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'ndaki yeniliklerden ve gelirleri arttırmaya yönelik çalışmalardan bahseden Yannier, şu ifadeleri kullandı: "Ülker Etkinlik ve Spor Salonu, bizim Fenerbahçe Beko ofis ailesi olarak çok önem verdiğimiz bir konu çünkü bizim iş geliştirmemiz ve yeni gelir kalemleri yaratmamız gerekiyor. Basketbolun tüm cazibesine rağmen maalesef Avrupa'daki kulüplerin büyük bir çoğunluğu hala para kaybediyor. Gelirleri arttırmamız ve giderleri kontrol etmemiz gerekiyor. Fenerbahçe Beko olarak bilet satışından çok önemli bir gelir elde ediyoruz. Hem kulüpte hem de basketbol ofisimizde biletleme ekiplerimiz var. Bazen taraftarlarımızın hoşuna gitmeyen stratejiler de olabiliyor. Fakat günün sonunda bilet geliri bu takımın ayakta durması için yaratılan gelirlerin yüzde 25-30'unu oluşturuyor. Fenerbahçe Beko olarak geçen sezon 2,5 milyon avro olan bilet satış gelirimizi bu sezon şu ana kadar 4 milyon avroya yükselttik. Buna rağmen kur dezavantajı nedeniyle kaybımız fazla oluyor. İnanın Avrupa'da bizden çok daha az bilet satan bazı takımlar bize kur farkından dolayı yaklaşıyorlar. Taraftarlarımıza bilet fiyatları fazla gelebiliyor ama kur çevriminden dolayı ciddi paralar kaybediyoruz ve bütçemiz de avro-dolar üzerinden. Burada taraftarlarımızı da mağdur etmeden, mümkün olduğu kadar dengeyi tutturmaya çalışıyoruz.

Bunun yanında özellikle dijitalde ciddi bir gelişim alanı görüyoruz ve içeride bir iş geliştirme bölümümüz var. Yaklaşık 10-12 kişilik, genç ve aynı zamanda tecrübeli bir ekibimiz var. Her gün yeni gelir kaynakları yaratmaya çalışıyoruz. Salonumuzda taraftarlarımızı mutlu etmeyi amaçladığımız yerler var. Müzemizi herkesin gezmesini tavsiye ederim. Salondaki davet alanlarımızı geliştirmeye çalıştık. 'Courtside Lounge' ve yemekli loca alanlarımızı iyileştirdik. Basına yeni bir alan yaptık ve bu bölümün arkasında onlara bir yemek alanı yarattık. Mümkün olduğu kadar hem gelir kaynaklarımızı artıracak hem de insanları mutlu edecek çözümler bulmaya çalışıyoruz. Şunu da biliyorum, daha ateşli bir ortam da bekliyor insanlar. Fenerbahçe taraftarı Avrupa'nın en iyi, en ateşli ve en sadık taraftarlarından biri. Ama bir yandan bizim bunu gelire de dönüştürmemiz lazım. Örneğin sosyal medyada 1 milyonun üzerinde takipçimiz var. Bu inanılmaz bir rakam. Ama bunu ne kadar paraya çevirebiliyoruz? Bunlara her gün daha fazla kafa yormalıyız. Taraftarlarımızın da bu konuda bize anlayış göstermesini isterim. Bu salondaki atmosferi, bilet gelirimizi de koruyarak daha yukarı nasıl çekeriz, buna da kafa yormaya çalışıyoruz. Bu konuda her türlü öneriye de açığız."

"Gherardini'nin yardımsever bakış açısı bana çok ilham verdi"

Fenerbahçe Beko Basketbol Operasyonları Genel Direktörü Maurizio Gherardini ile tanışma hikayesini ve yıllar sonra beraber çalışma sürecini anlatan Derya Yannier, şunları kaydetti: "Maurizio Gherardini 9 sene önce Türkiye'ye geldi. Ben de 12-13 sene önce basketbolu bıraktım. O dönemde kendi geleceğime ve neler yapmak istediğime dair kararlar vermem gereken bir süreç geçiriyordum. O dönemde de koç Obradovic ve Gherardini, Türkiye'ye geldi ve Fenerbahçe'de Türk basketbolunun gelişimini etkileyecek bir sürecin temellerini attılar. Obradovic ve Gherardini, Fenerbahçe'de çok ciddi bir kültür oluşturdular. Fenerbahçe, Avrupa'nın sayılı kulüpleri arasına girdi ve en saygı duyulan basketbol markalarından biri oldu. Ben de bu süreçte gidip kendisiyle tanışmak istedim. Tanışmamızdan sonra da bugüne kadar süren bir dostluğumuz ve ağabey-kardeş ilişkimiz oluştu. Kendisi her şeyden önce çok yardımsever bir insan. Bu bakış açısı bana her zaman çok ilham verdi. İlişkimizi her zaman sürdürdük. O süreçte de benim Eskişehir ve Türkiye Basketbol Federasyonunda (TBF) çok önemli tecrübelerim oldu. Hatta federasyondan buraya geçtiğim dönemde Başkan Hidayet Türkoğlu ve o dönemki CEO Ömer Onan ile çok iyi ilişkilerimiz vardı. Orada farklı rollerle devam etmemi istediler. TBF'den ayrılmak kolay bir karar değildi çünkü orada da çok mutluydum. Ancak Gherardini böyle bir yol haritası çizince o günkü şartlar öyle gelişti ve buraya geldim. Buradaki ikinci senemi yaşıyorum. Şu anda yapmaya çalıştığımız, tekrar Fenerbahçe Beko'yu en başarılı olduğu dönemlere döndürebilmek. Fakat süreçleri yaşarken bazen normalleştirsek de 5 sene üst üste Dörtlü Final ve sayılı finaller hiçbir takımın Avrupa'da 20 sene boyunca istikrarlı şekilde yapmayı başardığı işler değil ve bu başarılara ulaşmak asla kolay değil. Şu anda Fenerbahçe Beko'nun çıkış trendini tekrar yaratmaya çalışıyoruz."

"Fenerbahçe çok büyük bir kulüp"

Erkek basketbol şubesi olarak Başkan Ali Koç ve yöneticilerin kendilerine çok büyük destek verdiklerini vurgulayan Yannier, şunları kaydetti: "Fenerbahçe gerçekten çok büyük bir kulüp. Avrupa'nın neresine giderseniz gidin, uçaktan indiğiniz anda bunu hissediyorsunuz. Bu noktada erkek basketbol şubesi adına konuşacak olursam şunu söyleyebilirim. Yönetimimiz, başta Başkanımız Ali Koç ve basketboldan sorumlu yönetim kurulu üyemiz Sertaç Komsuoğlu ve tüm yönetim kurulu üyelerimiz bize daima destek oluyorlar. Destek dışında bugüne dek herhangi negatif bir şey yaşamadık. Başarısızlık söz konusu olursa her zaman buradaki profesyonel ekibin sorumluluğunda olacaktır ve bunun sorumluluğunu her zaman ben almaya hazırım. İşin bu tarafını paylaşmak istedim. Fenerbahçe gerçekten çok büyük bir kulüp. Böyle bir takımın herhangi bir yerinden parçası olabilmek çok önemli bir kıymet. Elimizdeki bu değere her anlamda sahip çıkmalıyız. Kendi adıma başkanımıza, yönetimimize ve Sertaç Bey'e tekrar teşekkür ediyorum. Yolu bize sonuna kadar açıyorlar ve yürümemizi istiyorlar. Bundan sonrası bizim sorumluluğumuzda."

"Taraftardan tek ricam pozitif olmaları"

Sarı-lacivertli taraftarlara pozitif kalmaları ve sabırlı olmaları çağrısında bulunan Derya Yannier, sözlerini şöyle tamamladı: "Fenerbahçe'de ikinci sezonum. Bu camianın lokomotifi her zaman futbol. Bunu yok saymak mümkün değil. Umuyorum orada da istenilen başarılara her zaman ulaşılacaktır ama spor sabır, aidiyet ve zaman istiyor. Taraftardan tek ricam pozitif olmaları olacaktır. Negatif ortam yaratmak koçları ve oyuncuları çok farklı etkileyebiliyor. Bu nedenle genel olarak biraz daha pozitif olmak bence fayda sağlayacaktır. Doğru insanlara ve yapılara inanıp sabretmek başarı için bu işin anahtarı. Sporda hiçbir şeyin garantisi yok fakat buradaki insanlar iyi niyetleriyle bu kulüp için çalışıyorlar. Şu anda gerçekten böyle bir spor kulübü yok. Basketbolda hem erkeklerde hem de kadınlarda Avrupa şampiyonluğu... Tüm branşlar her zaman kendi dalında zirveye oynuyor ve bu diğer kulüplerden çok farklı. Bu değere sahip çıkalım. Bizim özelimizde de öncelikle play-off'ta olmanın keyfine varalım. Üç senelik sürecin ilk senesinde play-off yaptık. Bunu sindirelim ama aç kalmaya ve daha fazlasını istemeye de devam edelim. İki maçı en iyi şekilde bitirmeye çalışacağız. Sonrasında da üçüncü maçta buraya gelip taraftarımızla bütünleşeceğiz ve bu seriyi lehimize sonuçlandırmak için her şeyimizle mücadele edeceğiz. Günün sonunda sonuç ne olursa olsun pozitif kalmaya devam etmemiz lazım. Sonra Türkiye Ligi şampiyonluğu için mücadelemizi tamamlamamız gerekiyor. Daha sonrasında da Avrupa'nın zirvesine ulaşmak için inşa etmeye devam etmemiz lazım. İnandığım yol bu. Taraftarlarımızdan beklentim de bu yola destek olmaları."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.