HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Düdük, zart zurt ve esas durus

08.07.2002 00:00:00
Şaşkınlıklar içinde kalıyorum... Ülkeyi AB'ye teslim için çırpınan politikacılarımızın AB standartlarına hiç uymayan davranışlarını gördükçe ellerim böğrümde kalıyor.

Blair oğluna özel ders aldırdı diye İngiliz eğitim sistemini beğenmediği gerekçesiyle kamuoyu tarafından yerden yere vuruluyor, Çevre Bakanı'nın oğlu Tekirdağ'da kırmızı ışıkta arabayla adam öldürüyor bakan "ölen zaten özürlüymüş" diyor.

Bu bayanlar, baylar ülkeyi AB standartlarına uygun hale getirince kendilerinin gene de şarklı kalacaklarına izin verilebileceğini mi zannediyorlar?

Hiç şüphe etmesinler yeni efendileri, görevlerini tamamlayan bu bey ve hanımları "yere düşen bir gözyaşı damlası gibi" silip atarak yola devam edeceklerdir.

Kendi öz evlâtları olan kendi askerlerinin bir çıt sağa veya sola düzeltme tanzimi, bozuk tekerleklere ve ön düzene de balans ayarı yapmasını içlerine sindiremeyerek ayak sürüyenler, "yüce AB idealleri uğruna" Aydın Doğan'ın çaldığı düdükle ve bir eksiksiz bütün kazan mevcudu ile Almanya'da içtima ettiler. Askerine "intihar celladı" dedi diye mahkeme mahkeme başı dönenler "Türk milleti adına" karar veren "Bağımsız Türk yargısı"nı AİHM'ye şikâyet ettiler. "Başka milletler adına" karar veren "bağımlı" yargıyı tercih ettiler.

Doğan Medya Grubunun Almanya'daki tesislerinin açılışı için düzenlenen törende kürsüye önce; Time'a "1995'ten beri RTÜK yasasının çıkması için uğraştım...RTÜK yasasındaki bazı bölümlerin kendi çıkarlarıma uymasından memnuniyet duyuyorum" (Yenişafak. 30 Mayıs 2002) diyen Aydın Doğan çıkıyor ve diyor ki;

"Türkiye'yi Avrupa'ya bağlayacak yolları bir an önce açınız. Bu yolları genişletiniz, sonuna kadar açınız. Bir araya geliniz ve bizi Avrupa'ya götürecek Kopenhag kriterlerini hayata geçiriniz."

Davetlilere düşen elbette davet sahibinin arzularına "esas duruşta" icabet etmektir.

Önce Mesut Yılmaz sahne alıyor ve diyor ki; "20'nci yüzyılın nesilleri olarak AB'ye üye olmak istiyoruz. Almanya'nın desteğine ihtiyacımız var. Modern Türkiye yolunda kaybedecek zamanımız yok, kazanacağımız gelecek var. AB'ye tam üyelik güçlü ve adil bir partner olmayı sağlayacak''.

Çiller geliyor; "Şimdi hiçbir şart ortaya koşmadan, yani hükümet çekilsin veya çekilmesin, seçim kararı alsın veya almasın, şu teklifi yapıyorum: Meclis'in çalışamayaçağı belli oldu. Ben diyorum ki, gelin Meclis'in 2-3 hafta daha çalışmasını sağlayalım ve Kopenhag kriterlerinin gerektirdiği bütün değişiklikleri yapalım" diyor.

Tayyip geliyor; "Türkiye çok önemli ve zor dönemden geçiyor. AB'ye geçiş süreci çok dar zamana sıkıştı. Aralık ayında Kopenhag Zirvesi yapılacak. Türkiye bu sıkışık bir dönemde ciddi bir adımı atma kararını vermek zorunda. Ancak siyasi irade yok'' diyor.

"Törene" Türk ve Alman Cumhurbaşkanları kutlama mesajı gönderiyorlar.

MHP'den kimse yok törende.. Dahası, iki gün sonra Karayolları Lokali'nde gerçekleştirilen Türk Mühendisler Birliği İstanbul Şubesi Kongresi'ne katılarak bir konuşma yapan MHP'li Devlet Bakanı Mirzaoğlu şöyle okkalı bir lâf ediyor:

"Bugün siyasi kriterler olarak hükümete dayatılmak istenenler, PKK'nın siyasi amaçlarıdır. PKK'nın siyasi amaçlarını sıralayınız. Bizim anlı-şanlı gazetelerimizde, medyamızda diretilen şeylere bakınız. Ha PKK'nın ağzından çıkan siyasi kriterler, ha AB Kopenhag Kriterleri tıpatıp aynıdır. Buna karşı Kuvayı Milliye birliğini göstermemiz lazım."

Duyan da zannedecek ki Aralık 1999'da Kopenhag kriterleri Türk Hükümetince kabul edildiği zaman, Kopenhag'a uygun KOB hazırlandığı zaman, ona uygun "Ulusal Program" yazıldığı zaman MHP muhalefette (veya tatilde) ydi..

Amaçlarını açıkça söyleyenlere gene de helâl olsun; gizleyenlere, "olduğu gibi görünmeyenlere" ise yazıklar olsun.

"Törende" büyükelçilerimizi, devlet memurlarını da gördüm. Siyasilerin, siyasi meşreplerine göre elbette katılabilecekleri bir özel davette devletin atanmış temsilcilerinin ne işi vardı? TRT Genel Müdürü ne arıyordu? Dışişleri mensuplarının ne işi vardı?

O teslim-tesellüm törenine katılanların isimlerini ve söylediklerini bir kenara yaz kıymetli okuyucu. O fotoğrafı zihnine nakşet. İleride lâzım olacak.

Bende bir bir var, isteyene veririm.
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.