logo
28 EYLÜL 2026

Düğün sonrası yaşanan otopark kavgasında başından vuruldu

Hatay'da düğün sonrası yaşanan otopark kavgasında kurşunların hedefi olan 37 yaşındaki İbrahim Ekmen'in ölümüyle ilgili katil zanlısına mahkeme tarafından 13 yıl hapis cezası verildi. Ekmen'in ailesi mahkeme tarafından verilen hapis cezasının yeterli olmadığını savundu

16.06.2026 11:45:00
İHA
 
Düğün sonrası yaşanan otopark kavgasında başından vuruldu
Düğün sonrası yaşanan otopark kavgasında başından vuruldu
Olay, 14 Kasım 2025 tarihinde İskenderun ilçesi Cırtıman Mahallesi'nde gece saatlerinde yaşandı. Mahallede bulunan çok amaçlı spor salonunda yapılan düğünün sona ermesinin ardından 30 yaşındaki A.Y. isimli şahıs ile aracının arkasına çıkışı engelleyecek şekilde aracını park eden kiracısı U.K.S. ve 37 yaşındaki İbrahim Ekmen arasında tartışma yaşandı.






 Yaşanan tartışma çevredekilerin araya girmesiyle son buldu ve A.Y. aracına binerek uzaklaştı. 15 dakika sonra A.Y., kendi aracıyla tekrar olay yerine gelerek Ekmen ile tekrar tartışmaya başladı. Kısa süre içerisinde tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda A.Y., yanında bulunan tabancayla Ekmen'i baş kısmından vurarak ağır yaraladı. Olay sonrası A.Y., kuzeniyle birlikte olay yerinden kaçarak ayrıldı.

Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda olayın şüphelisi A.Y., Yenişehir Mahallesi'nde 15 Kasım 2025 tarihinde olay sabahında yakalandı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 2 çocuk babası İbrahim Ekmen, 2 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Olayla ilgili İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Mahkeme tarafından olayın zanlısı A.Y.'ye 13 yıl hapis cezası verildi. Olayla ilgili toplanan kamera görüntülerinde; katil zanlısı şahsın, Ekmen ile tartıştığı anlar ve A.Y.'nin silahla havaya ateş açtığı anlar görüldü.

Park yeri tartışmada ölen babasını özlediğini ifade eden Asya Yağmur Ekmen, herkesin babasıyla doyasıya mutluluğu yaşadığını belirterek kendisinin babasının mezarında ağladığını söyledi.









"Ya bizleri de katletseydi çocuklarımın gözleri önünde, babalarının vurulduğunu gördüler"

Evlatlarının babalarının gözü önünde vurulduğunu ifade eden Emine Ekmen, "Ben ölen İbrahim Ekmen'in eşiyim. 14 Kasım 2025 tarihinde, gece saatlerinde evimize baskına geldiler. Düğün salonunda düğünümüz vardı. Dışarıdan 3 el silah sesi duydum. Biri eşimi vurduğu anda hemen yanına gittim. Kocama baktığımda başından kanlar akıyordu. Başımdaki eşarbı çıkarttım ve kocamın başına tampon yapmaya başlarken diğer iki el silah sesini duydum. Biri zaten hemen yanımda patladı ve diğeri de 20 metre ilerisinde patladı. Bu olaydan sonra eşim yoğun bakımda yattığında çocuklara baktım o anda da eşimden haber geldi ve eşim vefat etti. Biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Devletimize ve adaletimize güveniyoruz. Benim 3 çocuğumun boynu bükük ve babasız kaldı. Güvenlik güçleri katilin arabasında arama yapmışlar. Güvenlik güçlerinin aramasıyla 250 küsur mermi çıktı. Biz yoğun bakım önünde beklerken çeşitli çaplarda mermi bulunduğunu öğrendik. Bir savaş varmış gibi çeşitli çaplarda mermiyle geldi. Ya bizleri de katletseydi, çocuklarımın gözü önünde babalarının vurulduğunu çocuklarım gördü" dedi.








"Çocuklarının gözünün önünde, anasının babasının yanında oğlumu katlettiler"

Düğün sonrasında çıkan park yeri tartışmasında evladını başından vurularak katledildiğini söyleyen baba Vaysal Ekmen, "Benim evimin karşısında 14 Kasım günü gece yarısı düğün vardı. Park yeri kavgası nedeniyle benim oğlumun kiracısı aracını park yapmıştı. O arabayı çekmesini istediler. Bu arada benim oğlum kiracısına söyleyerek 'arabayı çek oradan çıksınlar' dedi. Bunlar kargaşa yaparken benim evime hücum ettiler. Benim evimdeki sandalyelerime varana kadar kırdılar ve bu arada mahalle sakinlerinden bazıları yatıştırmaya çalıştılar. Olay biraz dindi. Bu şahıs arabanın çekildiği yerden bile çıkmadı. Çekti gitti ve geri geldi. Geri gelince bana saldırdı. Ben de kendilerine dedim ki niye bu olayı büyütüyorsunuz' Kendilerine ne var bunda derken İbrahim de 'babamın suçu ne babamdan ne istiyorsunuz' sözleri söyledi. O arada 'gel senle hesaplaşalım' dediler. O grup geri tekrardan geldi ve büyük bir kargaşa çıktı. Katil silahı çekti ve oğlumun kafasına sıktı. Kendisiyle gelen şahıs iki kişi beraber geldiler. Bu arada üçüncü şahıs; birinci mermiyi oğluma sıkınca ikinci mermiyi elinde tuttu ve yere patlattı. Üçüncü mermiyi de 20 metre ötede kendi ateş etti. Katil silahı eline aldı ve beline soktuğu gibi kaçtı. Ben bunların hepsinin; evime saldıranların ve bu katilin gereken cezayı almasını istiyorum. Çocuklarımın gözünün önünde, anasının babasının yanımızda benim oğlumu katlettiler. Ben bunların hepsinden şikayetçiyim. Devletin adaletine güveniyorum ve gereken cezasını bunların almasını talep ediyorum" şeklinde konuştu.








"Herkesin babası geldiğinde ona sarılırken ben babamın mezarına gidip ağlıyorum"

Babasını özlediğinde mezarlığa giderek ağladığını ifade eden Asya Yağmur Ekmen, "Ben babamı çok özledim. Herkesin babası geldiğinde ona sarılırken ben babamın mezarına gidip ağlıyorum. Babamı vuranın en ağır cezayı almasını istiyorum" ifadelerini kullandı.













Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.