logo
23 HAZİRAN 2026

Dünya Ekonomik Forumu'nda şahit olduklarım

01.11.2008 00:00:00
Mini ya da bölgesel Davos buluşması olarak adlandırabileceğimiz Dünya Ekonomi Forumu Avrupa ve Orta Asya toplantısı dün İstanbul'da başladı, bugün de sona erecek. Toplantıya Letonya Cumhurbaşkanı'nın yanı sıra çok sayıda başbakan, bakan, üst düzey devlet yöneticisi, patron, CEO (tepe yöneticisi) katılıyor. Her yıl ocak ayının son haftası düzenlenen Davos toplantısı Türkiye'de medyada epey yankı buluyor. Ülkemizde Davos'taki buluşmada yer almak bir ayrıcalık, bir saygınlık ve de gösteriş olarak takdim ediliyor. Bilderberg buluşmasıyla birlikte dünyanın nasıl bir şekil alacağının bu toplantıda kararlaştırıldığı savunuluyor. Öyle mi, değil mi, aşağıda bazı ipuçları vereceğim. Davos toplantısını da düzenleyen Dünya Ekonomi Forumu, 1971'de iş idaresi profesörü Klaus Schwab tarafından 'kar amacı gütmeyen' bir teşkilat olarak İsviçre'de kurulmuş. Schwab halen başkanlık görevini icra ediyor ve şu an İstanbul'da. Forum'un bilançosunda da pek bir kar gözükmüyor! 2007-2008 döneminde 2.4 milyon dolar kar elde edilmiş ve bu da sermayeye eklenmiş. Forum'a dünyanın en büyük 1000 şirketi üye. Bunlar her yıl 42.500 İsviçre Frangı aidat ödüyor. Şirketler tepe yöneticilerini Davos'taki yıllık toplantıya göndermek için de ekstradan 18.000 İsviçre Frangı ödemek zorunda. Eğer şirket stratejik ortak olmak istiyorsa, ödemesi gereken meblağ 500.000 İsviçre Frangına ulaşıyor! Stratejik ortaklara her toplantıda özel bir salon tahsis ediliyor, durum ilanla katılımcılara bildiriliyor. Dünya Futbol Şampiyonasına sponsor olmak gibi bir şey.Dünya Ekonomi Forumu'nun 2007-2008 Yıllık Raporu'nun girişinde iddialı bir ifade dikkat çekiyor: "Dünya Ekonomi Forumu; küresel, bölgesel ve sanayi gündemlerini şekillendirmek amacıyla liderleri ortaklıklara angaje ederek dünyanın durumunu iyileştirmeyi kendini adamış uluslararası bağımsız bir örgüttür."Görüldüğü gibi teşkilatın hedefleri arasında 'şekillendirmek' var! Ancak bu şekillendirme nasıl ve ne zaman yapılıyor.  Önceki gün bir toplantıdan öbürüne koşuşturup, peş peşe 5 oturumu izledim. Kimleri mi dinledim? Letonya Cumhurbaşkanı Zatlers, Başbakan Erdoğan, Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Geylani, Kırgızistan Başbakanı İgor Çudinov, Arnavutluk Başbakanı Berişa, Dışişleri Bakanı Ali Babacan,  Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan'ın Dış Politika Danışmanı Ahmet Davutoğlu, Güler Sabancı, Ferit Şahenk? Bazı yabancı bakanlarla ve yetkililerle ayak üstü konuşma imkanı buldum. Oturumlarda öne çıkan ortak gündem maddesi 'dünyayı sarsan ekonomik kargaşa' idi. Birçok katılımcı krizin yol açtığı tahribatın boyutlarının çok büyük olduğunun altını çizerek, dibinin görülmediğini vurguladı. 80'li yıllardan sonra çıkan krizlerin gelişmekte olan ülkelerde peyda olduğu, ancak bu kez krizin Batının en gelişmiş ülkesi ABD'de çıktığına işaret edildi. Batının hastalandığı ve bu hastalığı dünyaya bulaştırdığının altı çizildi. Bu tespitlere itirazımız yok. Bunlar öyle üretilmesi zor, ahım şahım saptamalar da değil. Peki çözüm adına ne duydum? Söyleyeyim: Ülkeler işbirliği yapmalı. İyi de nasıl işbirliği yapacaklar? İşbirliği yaptıklarında nasıl bir program uygulayacaklar? Doktor kim olacak ve daha da önemlisi reçeteye ne yazılacak? Bunlara cevap yok. Özetle tespit var, çözüm yok! Olmayınca da 'dünyanın iyi yönde şekillenmesi' mümkün olmuyor. Nitekim olsaydı, Ocak ayındaki Davos toplantısında kapitalizmin kapıyı çalan krizi görülürdü. Dahası 18-20 Mayıs'ta Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde düzenlenen toplantıda veya 15-16 Haziran'da Kuala Lumpur'da düzenlenen toplantıda görülürdü. Neticede bu toplantı bana şunu açıkça gösterdi ki, katılımcı liderler ve şirket yöneticileri Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli tezine muhtaç. Bu durumu bir başka yazıda derinlemesine irdeleyeceğim.Peki şekillendirme hiç olmuyor mu? Gazetecilerin katılamadığı bazı toplantılar var. Bunlar geceleri yapılıyor. Örneğin önceki gece 22.30-00.00 arasında Rusya'daki mali kriz tartışılmış. Bu tür toplantılarda kimin ne dediğini katılımcılar basınla paylaşamıyor. Bir de ikili görüşme odaları bulunuyor. Bu odalarda şirketler iş bağlayabiliyor, devlet adamları bazı özel temaslarda bulunabiliyor. Bence Dünya Ekonomi Forumu'nun dev şirketleri çeken en güçlü yönü de bu. Ancak İstanbul'daki toplantıya daha ziyade Arap ve Orta Asya'dan şirket tepe yöneticileri geldi. Dünya çapında büyük işler Davos'ta kotarılıyor anladığım kadarıyla.Benim anlatacaklarım çok ama bir bölümünü de bir sonraki yazıya bırakıyorum.
 
Recep Bahar / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.