logo
28 EYLÜL 2026

Dünya Kupası’nın olaylı maçları

Futbolda en büyük uluslararası organizasyon Dünya Kupası'nın tarihinde sahaların savaş alanına dönüştüğü maçlar halen belleklerde yer alıyor

18.11.2022 14:50:00
 
Dünya Kupası’nın olaylı maçları
Dünya Kupası’nın olaylı maçları
Düzenlenmeye başladığı 1930'dan itibaren golleri ve yıldızlarıyla hatırlanan 21 Dünya Kupası, saha içi ve dışı olaylarıyla da akıllarda yer etti.

Uruguay'da düzenlenen ilk turnuvada Romanya ile Peru arasındaki gerilimli karşılaşmada futbolcuların kavgasına polisin karışmasıyla başlayan olayların yanı sıra İsviçre, Şili ve Almanya'daki Dünya Kupalarında yaşanan gerginlikler, Bern, Santiago ve Nürnberg Muharebeleri olarak tarihte yer buldu. Dünya Kupası'nın 92 yıllık tarihinde unutulmayan olaylı maçlardan bazıları şöyle:

Romanya-Peru (1930)

Romanya ile Peru arasında 1930'da oynanan karşılaşma, Dünya Kupası tarihinde bir futbolcunun ilk kez oyundan atıldığı maç olarak tarihe geçti. Gerilimin çok arttığı maçın ilk yarısında Rumen Adalbert Steiner'in bacağı kırıldı. İkinci yarıda da sert fauller devam etti. Perulu Mario de Las Casas, oyundan atıldı ve oyuncular arasında kavga çıktı. Polis, kavgaya müdahale etmek zorunda kaldı. Yaklaşık 2 bin 500 kişinin izlediği maçı, 3-1 Romanya kazandı.

Brezilya-Macaristan (1954)

1954 Dünya Kupası'nda İngiliz hakem Arthur Ellis'in, "yönettiğim en iyi maç olacağını sanmıştım ama ortaya rezalet çıktı." ifadesini kullandığı çeyrek final maçında Macaristan ile Brezilya karşılaştı. Yetenekli oyunculardan oluşan Macar takımıyla "Sambacılar" arasındaki karşılaşmanın futbol resitali olması bekleniyordu. Ancak İsviçre'deki maç, tarihe "Bern Muharebesi" olarak geçti. Maçta Brezilyalı Nilton Santos'un sert müdahalesine Macar Jozsef Bozsik, rakibine yumruk atarak karşılık verdi. Çıkan kavganın ardından iki oyuncunun da oyundan atılmasından sonra, Brezilyalı Humberto Tozzi de Macar Gyula Lorant'a yaptığı müdahale nedeniyle oyun dışı kaldı. Üç futbolcunun oyundan atıldığı müsabakada 42 serbest vuruş ve 2 penaltı kararı verildi. Macaristan'ın 4-2 kazandığı maçtan sonraki kavgalar, soyunma odalarına giden tünelde de sürdü. Bazı oyuncular, birbirlerine kırık şişelerle saldırdı. Sakatlığı nedeniyle maçta forma giymeyen Macar forvet Ferenc Puskas'ın Brezilyalı Pinheiro'ya şişeyle vurduğu ileri sürüldü. Macaristan Teknik Direktörü Gusztav Sebes'in kafasına, şişe savaşından sonra 4 dikiş atıldı.

Şili-İtalya (1962)

"Bern Muharebesi"nden sonra 1962 Dünya Kupası'nda ev sahibi Şili'nin İtalya ile oynadığı maç, "Santiago Muharebesi" olarak tarihteki yerini aldı. Şili-İtalya maçını yöneten, 2. Dünya Savaşı'nda savaşan emekli asker İngiliz Ken Aston, "Tekrar savaş alanına dönmüş gibi hissettim. Sanki futbol maçı yönetmiyor, askeri tatbikatta gözlemcilik yapıyordum." demişti. Gerginlik, İtalyan gazetecilerin Şili'de 1960'ta meydana gelen depremle ilgili bazı haberleri nedeniyle maçtan önce başladı. İlk faulün ilk saniyelerde olmasından sonra 8. dakikada İtalya'dan Giorgio Ferrini oyundan atıldı ancak sahadan 4 dakika sonra polisin müdahalesiyle zorla çıkarıldı. Şili'den Leonel Sanchez, rakibi Mario David'e attığı yumruk nedeniyle cezalandırılmadı ancak bir süre sonra karşılık vermek için Sanchez'in kafasına tekme atan David, oyundan ihraç edilen ikinci İtalyan oldu. Sanchez, başka bir pozisyonda İtalyan Humberto Maschio'nun burnunu kırdı ancak yine oyundan atılmadı. Şili, polisin birkaç kez sahaya girerek oyuncuların kavgalarını ayırdığı maçı 2-0 kazandı. İtalya basınının yerden yere vurduğu hakem Aston, daha sonra sarı ve kırmızı kartların uygulanmasının öncüsü oldu.

Brezilya-Portekiz (1966)

Brezilya ile Portekiz arasındaki Eusebio ve Pele'nin karşı karşıya geldiği 1966 Dünya Kupası grup maçı, Pele'ye atılan tekmelerle tarihe geçti. Portekiz'in 3-1 kazandığı ve Brezilya'nın gruplardan çıkamamasına yol açan maçta Pele, defalarca yediği tekmeler nedeniyle yerde kaldı. Maçta Pele'ye o kadar çok tekme atıldı ki Eusebio bir pozisyonda takım arkadaşını azarlamak zorunda kaldı. Pele, maçtan sonra bir daha Dünya Kupası'nda oynamamaya karar verdiğini söyledi ancak kararını değiştirerek 1970 Dünya Kupası'nda forma giydi.

İngiltere-Arjantin (1966)

Arjantin ve İngiltere arasındaki anlaşmazlık, genelde Falkland Savaşı ve Diego Armando Maradona'nın 1986'da eliyle attığı ve "Tanrı'nın Eli" diye nitelendirdiği gole bağlansa da 1966'daki çeyrek final maçı, iki ülke arasında futboldaki rekabetin temelini oluşturuyor. Maçta sadece Arjantin'den kaptan Antonio Rattin atıldı. Söylediği sözler nedeniyle oyundan atıldığı belirtilen Rattin, sahayı terk etmeyi reddetti. Rattin'in haksız yere oyun dışı bırakıldığını düşünen Arjantinli oyuncular, İngiliz oyunculara sık sık tekme attı. Maçı 1-0 kazanan İngiltere'nin teknik direktörü Alf Ramsey, Arjantinli oyuncular için "Hayvanlar." dedi ve İngiliz futbolcuların Arjantinlilerle maçtan sonra forma değiştirmemesini istedi.

Fransa-Batı Almanya (1982)

Batı Almanya, 1982 Dünya Kupası'nda normal süresi 1-1, uzatmaları 3-3 tamamlanan yarı final maçında Fransa'ya penaltılarla 5-4 üstünlük kurdu. Söz konusu karşılaşma, sahadaki futboldan çok Batı Almanya kalecisi Toni Harald Schumacher'in Fransız Patrick Battiston'a yaptığı müdahaleyle hatırlanıyor. Almanlar, maçın genelinde sert bir oyun ortaya koysa da maçta sadece 3 sarı kart çıktı. Bir dönem Fenerbahçe'de de forma giyen Schumacher, maçtaki en sert faule imza attı. Fransız forvet Battiston, karşı karşıya kaldığı pozisyonda kendisine doğru koşarak gelen Schumacher'in sert darbesiyle yerde kaldı ve bilincini kaybetti. Battiston'un 2 dişi kırıldı, omurları zarar gördü. Fransa kaptanı Michel Platini, "Battiston'un öldüğünü sandım." dedi ancak hakem pozisyonda faul olmadığına hükmetti ve kale vuruşuyla oyunun başlamasına karar verdi.

Uruguay-İskoçya (1986)

Uruguaylı Sergio Batista, İskoçya ile oynanan 1986 Dünya Kupası grup maçının 56. saniyesinde rakibine arkadan yaptığı sert müdahale nedeniyle kırmızı kart gördü. Bu kart, Dünya Kupası'nın en erken kırmızı kartı olarak tarihe geçti. Maç, bundan sonra da benzer faullerle devam etti ve Uruguay Milli Takımı'nın sert futbol oynadığı yönünde bir izlenim oluşmasına yol açtı. Alf Ramsey'nin 1966'da kullandığı ifadeyi, bu kez İskoçya Futbol Federasyonu üyelerinden Ernie Walker dile getirdi ve Uruguaylılara "Hayvanlar." dedi. Maç, 0-0 eşitlikle sona erdi.

Arjantin-Kamerun (1990)

Dünya Kupası açılış müsabakalarının en serti, 1990'daki Arjantin-Kamerun maçı oldu. Kupaya son şampiyon olarak katılan Arjantin, Kamerunlular tarafından her açıdan hırpalandı. Claudio Caniggia'yı çok sert bir müdahaleyle düşüren Andre Kana Bıyık, kırmızı kart gördü. Benjamin Massing de son dakikalarda doğrudan üzerine gidip Caniggia'yı düşürerek kırmızı kartla atıldı. Bu atakta Caniggia'yı düşürmeye çalışan iki Kamerunlu, başarılı olamamıştı. Birçok pozisyonda tekmelenen Arjantinli oyuncular, François Omam Bıyık'ın attığı kafa golüyle maçtan 1-0 mağlup ayrıldı.

Hollanda-Batı Almanya (1990)

Batı Almanya ve Hollanda ile arasında uzun süren rekabet, 1990 Dünya Kupası son 16 turu maçına da yansıdı. Hollandalı Frank Rijkaard, 22. dakikada Rudi Voller'e yaptığı faulden sonra sarı kart gördü. İki oyuncu arasında tartışma başladı ve Voller de sarı kartla cezalandırıldı. Serbest vuruşun kullanılmasından sonra ceza sahasında yerde kalan Voller'i, Hollanda kalecisi Hans van Breukelen, kendini yere atmakla suçladı. Tartışma sürerken Rijkaard, Voller'in kulağını çekti ve ayağına bastı. Hakem, iki oyuncuyu da oyundan attı. Rijkaard, oyundan çıkarken Voller'in saçına tükürdü. Üç sarı kart daha çıkan maçın ardından iki takım arasındaki rekabet ve gerginlik, sonraki karşılaşmalara da taşındı. Maçı 2-1 kazanan Batı Almanya, çeyrek finale kaldı.

Arjantin-Batı Almanya (1990)

1990 Dünya Kupası'nın final maçı, ilk kez 2 oyuncunun kırmızı kart gördüğü final olarak tarihe geçti. Karşılaşma, aynı zamanda Arjantin'in iki kırmızı kart gördüğü ilk karşılaşma oldu. Maçta Pedro Monzon sert müdahalesi, Gustavo Dezotti de rakibini boynundan tutarak düşürdüğü için oyundan atıldı. Maçı, Andreas Brehme'nin 85. dakikadaki penaltı golüyle 1-0 kazanan Batı Almanya, şampiyon oldu. Arjantinliler, penaltı kararına uzun süre sert şekilde itiraz etti.

Hollanda-Portekiz (2006)

Hollanda ile Portekiz arasında 2006'da oynanan mücadele, Dünya Kupası tarihinin en fazla kırmızı kart çıkan maçı olarak kayıtlara geçti. Portekiz'den Deco ve Costinha ile Hollanda'dan Khalid Boulahrouz ve Giovanni van Bronckhorst'un kırmızı kart gördüğü maçta 12 de sarı kart çıktı. Karşılaşmadan sonra Rus hakem Valentin Ivanov, kararları yüzünden çokça eleştirildi. Almanya'daki bu müsabaka, "Nürnberg Muharebesi" olarak adlandırıldı.

İtalya-Fransa (2006)

Fransa ile İtalya'nın karşılaştığı 2006'daki final maçı, Fransız yıldız Zinedine Zidane'ın rakibine attığı kafayla akıllarda yer etti. Berlin Olimpiyat Stadı'ndaki finalde Zidane, 7. dakikada attığı penaltı golüyle takımını 1-0 öne geçirdi. İtalya, Marco Materazzi'nin 19. dakikada kaydettiği golle karşılık verdi ve maçın normal süresi, 1-1 berabere sonuçlandı. Zidane, maçın 110. dakikasında Materazzi'ye attığı kafayla kırmızı kart görürken bu kart uzun süre spor dünyasının gündeminde yerini aldı. İtalya, penaltı atışlarıyla 5-3 kazanıp Dünya Kupası'nı müzesine götürürken bu şampiyonluktan çok Zidane'ın kafası konuşuldu. Zidane, bu kırmızı kartın ardından kariyerine son verdi.

Hollanda-İspanya (2010)

İngiliz hakem Howard Webb, Hollanda ile İspanya'nın karşılaştığı 2010 Dünya Kupası finalinde 14 kez kartına başvurdu. İspanya'nın son yıllara damga vuran tiki-taka futbolunu durdurmak için sık sık sertliğe başvuran Hollanda'da birisi kırmızı olmak üzere 8 futbolcu, kart gördü. Bu sertlik karşısında geri adım atmayan İspanya'da ise 5 futbolcu, sarı kartla cezalandırıldı. Müsabaka boyunca 13 sarı ve bir kırmızı kart çıktı. Böylece Dünya Kupası'nda en fazla kartın çıktığı final maçı yaşandı. Uzatma devrelerinde bulduğu golle 1-0 galip gelen İspanya, şampiyonluğa ulaştı. AA

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.